3. bölüm / 11
Sessizliğin ötesindeOmuzlarımdaki yük
Bölümler 11Şu an: Omuzlarımdaki yük
- 1 KARAKTER TANITIMI :)))201 kelime
- 2 Bedenimdeki çığlık380 kelime
- 3 Omuzlarımdaki yük325 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Zavallı Melis....570 kelime
- 5 Görülmeyen yaralar563 kelime
- 6 İlk isyan265 kelime
- 7 İçimdeki fırtına251 kelime
- 8 Yalandan bir nefes282 kelime
- 9 Tükenen sabırlar....282 kelime
- 10 Karanlığın içindeki yankı661 kelime
- 11 Sesin bittiği yer...394 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sınavın bitmesi içimdeki o korkuyu hiç azaltmadı. Aksine okul gününün geri kalanı, o bomboş bıraktığım kâğıdın suçluluk hissiyle tam bir işkenceye dönüştü. Sınıftakiler sınav biter bitmez kendi aralarında hangi sorunun doğru hangi sorunun yanlış olduğunu konuşmaya, cevapları tartışmaya başladılar. Ben ise sadece sırama kapanıp bedenimdeki ağrıların geçmesini bekledim. Uykusuzluktan gözlerim yanıyordu, kafamı bile kaldıramıyordum.
Son zil çaldığında kalbim boğazımda atmaya başladı. Çantamı yavaşça sırtıma takıp okuldan çıktım. Eve doğru yürürken adımlarım her metrede biraz daha ağırlaşıyordu. Anahtarı kapının deliğine sokarken ellerimin titremesine engel olamadım.
İçeri girdiğim an evin o buz gibi havası yüzüme çarptı.
Salondan babamın sesi yükseldi: "Melis! Buraya gel!"
O an kanım çekildi sanki. Yavaşça salona geçtiğimde babam elinde telefonla bana bakıyordu. Okuldan sınavımı haber vermişlerdi, belliydi. Yüzündeki o öfkeyi gördüğüm an nefesim kesildi.
"Bu ne!" diye bağırdı üzerime doğru gelerek. "Hoca aradı, kağıdı bomboş vermişsin! Bütün gece ne yaptın sen o odada?"
Hıçkırıklarım boğazıma dizildi, gözlerimden yaşlar süzülürken geriye doğru çekilmeye çalıştım. "Baba... yapma..." Sesim ağlamaktan titriyordu, kelimeler boğazımda düğüm düğümdü. "...odaklanamadım... zihnim durdu... kafamı toplayamadım..."
"Bana bahane uydurma!" diyerek kollarımdan sertçe kavrayıp beni duvara doğru savurdu. Kolumdaki o sert tutuş bile canımı yakmaya yetti.
O sırada annem mutfaktan çıktı. Ama beni korumak için değil... "İki satır ders çalışmayı bile beceremiyorsun! Bütün gece odandaydın, bir de babana cevap veriyorsun!" diye bağırıp durdu.
O gece hiç bitmek bilmedi. Babamın öfkesi sabaha kadar sürdü, bedenimdeki eski acıların üzerine yenileri eklendi. Annemin acımasız sözleri ve babamın sertliği arasında tek yapabildiğim sessizce hıçkırarak katlanmaktı. Ruhum bedenimden çekilmiş gibiydi...
Ertesi sabah okula gittiğimde bitkin bir haldeydim. Kollarımı zorlukla hareket ettirip sırama geçtim. Bedenimdeki o acılar yüzünden kıpırdayacak gücüm yoktu.
İlk teneffüs zili çaldığında sınıftaki o zorba grup hemen sıramın etrafını sardı. Sıramı dürtüp benimle ve bomboş bıraktığım sınavımla dalga geçmeye başladılar. Yüzümdeki sızıya ve söyledikleri her bir acı söze karşı tek bir kelime bile edemedim. Hiçbir tepki vermedim, veremedim. Sadece gözlerimi sıranın bir köşesine dikip donuk bir şekilde öylece kaldım...
Umarım güzel bir bölüm olmuştur iyi okumalar:)))
Bölüm etkileşimi
