16. bölüm · Sessiz Yaralar
16.Bölüm Sığınak
Asel, Alp’in göğsünde sessizce dururken…
Biraz ileride, gölgede kalan dört siluet vardı.
Baran dirseğini Kaan’a dayadı, gözlerini kısarak baktı.
“Gördünüz mü lan…” dedi fısıltıyla.
Kaan dudaklarını bastırdı, gülmemek için kendini zorladı.
“Gördük. Ve evet… nihayet.”
Mert ellerini havaya kaldırdı, sessizce alkış yaptı.
“Arkadaşlar… aylar süren strateji, psikolojik savaş, ortam hazırlama…”
Bir an durdu.
“Başardık.”
Ozan ciddiyetle başını salladı.
“Bu anı rapora geçiyorum:
‘Komutanın kalbi, tim çalışmasıyla ele geçirildi.’”
Baran kısık bir kahkaha attı.
“Yemin ederim şu an madalya taksak yeridir.”
Kaan elini uzattı.
Birer birer tokalaştılar.
Sessiz ama gururlu.
“Tim Anka,” dedi Kaan.
“Görev başarıyla tamamlandı.”
Ve tam o sırada…
Alp başını hafifçe kaldırdı.
Bakışları, karanlıkta bekleyen timi yakaladı.
Bir saniyelik göz göze gelme oldu.
Baran hemen ciddileşti, asker selamı verdi.
Kaan yüzünü başka yöne çevirdi.
Mert gökyüzünü inceliyormuş gibi yaptı.
Ozan dümdüz yere baktı.
Alp kaşını kaldırdı.
Şüpheyle.
Ama sonra…
Asel göğsünde biraz daha sokulunca,
Alp hiçbir şey söylemedi.
Sadece başını çevirip timi görmezden geldi.
Tim birbirine baktı.
Baran dudaklarından tek kelime çıkardı:
“Efsane.”
Ve o an herkes biliyordu…
Bu artık sadece bir operasyon değildi.
Bu, ailenin kazandığı bir savaştı. 🖤🔥
