19. bölüm · Sessiz Kalan Anılar

~XVIII~

.... Sudevia

18.BÖLÜM
(Lavanta'm)

Alpay Vural:

Evime gelmiştik.Fakat benim inatçı keçim inlede arabasıyla gitmek istediğini söylediği için doğa benim arabamda kalmıştı ve o şekilde eve gelmiştik.Eve geleli on dakika olmuştu neredeyse.Tam odalarına girecektim ki doğa içerden çıktı."Noldu Alpay?".Dedi."Bir şey yok,Begüm giyiniyormu?".Dedim.Ona göre odaya girmeyecektim."O fazla yorgun olduğu için uyudu".Dedi.Dudaklarımı birbirine bastırdım ve kafamı onaylar şekilde salladım.O merdivenlerden indiğinde yavaşça odaya girip kapıyı kapattım.Kapüşonunu kafasına kapatmış örtüyüde üzerine çekmiş uyuyordu.Yavaş yavaş yanına ilerleyip yüzüne düşen saçlarını geri çektim.Çok huzurlu uyuyordu onu uyandırmadan alnına bir öpücük kondurup odadan çıktım.Merdivenleri inerek aşağıya indim.Doğa salonda oturmuş telefonuna bakıyordu."Kimle yazışıyorsun limon kafa". Dedim kafasını karıştırarak kafasını kaldırıp bana baktı bende kanepeye oturdum."Hiç".Dedi gülerek.Maalesef ben yemek bu numaraları."Sence inandımmı?".Dedim.Ters,ters bana bakıp güldü."Begüm haklıymış".Dedi telefonunda bir şeyler yazarak.Tek kaşımı yukarıya kaldırdım.Ne demiştir ki benim hakkımda?.Telefonu bıraktı ve yanıma oturdu ona baktım."Alpay".Dedi doğa."Efendim?".Dedim.Sorgularcasına

"Begüm hassas bir kız.Biliyorsun.O ne kadar güçlü gözükmeye çalışsada bir üzüntüsü vardır.O hüznünü,kederini içinde yaşar.Herkese anlatmaz derdini.Altı ay boyunca hep kilo verdi hiç bir şekilde dışarıya çıkmadı hep sweatshirtüyle gezdi evin içinde.Göz altları mosmordu.Bana 'iyiyim' derdi hep ama görünüşünden belliydi iyi olmadığı.Geceleri tuvalette hep ağladı bütün kinini savurdu kendisine zarar vererek.Bilmem fark ettinmi?Sağ elinin üzerinde bir yara izi var.Benim ne kadar uyduğumu sansada o gün onu dinledim.İlk kavga ettiğiniz an.O geceden başladı bütün bunlar.Lütfen onu hiçbir zaman bir daha üzme.O seni çok seviyor.Sana kör,kütük aşık.Onu bırakma ne olursa olsun.Çünkü Begüm'ü kaybettmezsin benidr kaybedersin".Dedi gözlerim doldu.Aynıydık.İkimizde aynıydık.O altı ay boyunca bende kendime gelememiştim.Geceleri uyumadım.Bütün gün fotoğraflarımıza bakmıştım.Onu üzmeyeceğim.Ne olursa olsun.O güzel yüzüne gülmek yakışıyordu.Doğa'nın omzuna tuttum."Sözüm,söz kardeşim".Dedim gülümseyerek.Oda gülümsedi ve birbirimize sarılıp ayrıldık.Doğa kalktı."Ben uyumaya gidiyorum,İyi geceler".Dedi.Gülümsedim.Merdivenler doğru ilerleyerek çıkmaya başladı.Eline gerçektende dikkat etmemiştim.O benim için kendini yaralarken bende aynı şekilde defalarca alnımdaki yara izine vurmuştum.'Orospu çocuğu!.O kızı bir daha bok bulursun amcık!' diye:'Allah belamı versin!.PİÇ!' diye bağıra,bağıra defalarca akıtmış o kanı.Ama artık kan akıtmaya gerek yoktu.Ben vardım o vardı en önemlisi biz vardık.Artık ondan bir saniye bile uzak duramayacağım.

O benim herşeyim,lavanta'm,inatçı keçim,ailem,huzurum,nefesim,dünyam,kalbim,hayatım'dı.Ve kendime yemin ediyorum.Bir kere daha onun gözünden yaş akıtıp ona zarar verirsem çekicem silahı dayayacağım kafama.Kolumdaki saatimden saate baktım.Gece üç felandı.Uykum yavaş, yavaş gelmeye başlamıştı.Salonun ışıklarını kapatarak merdivenleri çıktım ve odama girip ışığı kapattım.Kendimi yatağa atıp gözlerimi kapattım.