9. bölüm · Sessiz Kalan Anılar

~VIII~

.... Sudevia

8.BÖLÜM
(Şimdidenmi?)

Alpay Vural:

İstanbul'a doğru giden uçağın arkasından uzun,uzun izledim.Evin neşesi gidecekti biliyordum.Gene işkolik bir insana dönüşecektim.En azından kızlar varken sıkıcı olmuyordu."Efendim Gidelimmi?".Dedi Taha arkamdan.Ona doğru döndüm ve kendimi toplarladım."Evet arabay'ı hazırlayın".Dedim."Tamam efendim".Dedi ve arabaya doğru ilerledi.Tekrardan önüme döndüm ve gökyüzüne baktım.Bu kadarmıydı onları tanıma ve görüşme sürem.Sadece yirmi dört saat miydi?.Bu masalın burada bitmesine izin veremem.

Aklıma biranda onun güneşte parlayan o kehribar gözleri geldi.Gülümsedim nedense?.Daha sonra kavga ettiğimiz,O gece geçirdiğimiz vakit,Ona havlu getirdiğim an ve tam burada sarıldığımız an geldi.Lavanta kokuyordu.En sevdiğim çiçeklerden biri lavanta çiçeği....Gözlerimi kapatıp açtım.Neden bunları düşünüyorum ben şimdi?.Arkama doğru döndüm ve arabaya doğru ilerledim ve arabaya bindim."Şirkete gidelim Taha.İşlerim var".Dedim."Tamam efendim".Dedi ve arabayı şirkete doğru sürmeye başladı.Telefonumu aldım ve gelen mesajlara baktım.Bir sürü mesaj vardı.İlk Tolga'nınkine girdim.

Tolga:Abi gökdelen yapıldı haberin olsun.Yazmıştı.Bir kaç dakika öncede bir mesaj atmıştı.Tolga:Bir saat sonra gökdelenin sahibi şirkete gelecek.Ne işin varsa bırak şirkete gel.Ne kadar istemesemde şuanda işkolik olman lazım kral.Yazmıştı.Gülümsedim.Mal.Yalan yok kendisi ne kadar mal olsada insanları mutlu edeceği zamanları iyi bilir.(Sinir etmeyide aynı şekilde).Tamam.Yazıp gönderdim.Daha sonra Doğa'dan gelen mesaja baktım.Numaramı nerden bulduda aldı?.

Doğa:Abi napıyorsunn??.
Doğa:Alpay abi seni şimdiden özledim keşke orada olsak :(.
Doğa:(Numaranı gizlice begümden aldım abi).Yazmıştı.Güldüm.İkinci mesajının altına kalp bıraktım.Sorun yok.Yazdım ve ordanda çıktım.

Annemde mesaj atmıştı ona girdim.
Annem:Oğlum begüm ve doğa ile görüşmeniz nasıldı?.Yazmıştı.Bir dakika?.O nerden biliyor?.Sen nerden biliyorsun anne?.Yazıp gönderdim.Anında mesajımı gördü.Ben seni yıllardır tanıyorum.Ne zaman ne yapacağını iyi bilirim.Yazmıştı.Gülümsedim ve mesajına kalp bırakıp telefonu kapattım.Gelmiştik."Geldik efendim".Dedi Taha."Tamam".Dedim ve arabadan inip şirkete doğru ilerledim.Gece,gece neden şirkete geliyorlar?.İnsan gündüz gelir.Tolga beni kapıda karşıladı ve hızlıca yanımdan ilerledi."Abicim kırk dakikadır seni bekliyorum.Adamlar on dakika içinde gelecekler!".Dedi sinirle.Asansörün düğmesine bastım ve gelmesini bekledim."İşim vardı".Dedim soğuk bir ifadeyle.Hesap verir olduk elaleme.Bunedir?.Asansör geldi.İçine bindim ve 11.Kata bastım."Ne işin vardı Allah'ını seversen?.Şuanda bundan önemli işmi var!.Adamlar gökdeleni beğenmeyip tekrardan yapmamız için üç gün verirlerse ne yapacaksın?!".Dedi sinirle.En baştan yapıcam amına koyayım başka ne yapıcam!?.Bu gevşek ne ara bu kadar işine odaklı bir insan oldu onuda anlamış değilim zaten."Amın evladı sus artık!.O içindeki böbreklerini sana yediririm!.Abartma!".Dedim sinirle asansörden inerek."Üstünü değiştirdiğin gibi toplantı odasına geliyorsun".Dedi soğuk bir ifadeyle.Hiçbirşey demedim ve kapıyı sertçe kapatarak üzerime takım elbisemi giydim ve odadan çıktım.Asansörün yanında doğru ilerleyip içine bindim ve onuncu kata bastım.Asansör durdu.İçinden indim ve asansörün çarprazına doğru ilerleyerek toplantı odasının içine girdim.Herkes buradaydı."Ne zaman geliyorlar?".Dedim Tolga'ya."Şimdi burda olurlar".Dedi ve dediği gibi içeriye girdiler."Hoşgeldiniz".Dedim."Hoşbulduk Alpay bey".Dedi gökdelenin sahibi."Buyrun lütfen".Dedim sandalyeyi göstererek.İkiside oturdu.

"Sizi bu saatte rahatsız ettiğimiz için özür dileriz Alpay Bey.Fakat bunu yarına uzatmak istemedik.Bu arada bu asistanım Bora Çevik". Dedi.Elimi uzattım.Bora bey elimi tutup sıktı."Tanıştığımıza memnun oldum Bora bey".Dedim."Bende öyle".Dedi ve elimi çekip tekrar masaya koydum."Gökdeleni görebilir miyiz lütfen".Dedi.Ömer bey."Tabii,Tolga". Dedim akıllı tahtayı göstererek.Tolga kumandayla tahtayı açtı ayağa kalktım ve kumandayı Tolga'nın elinden alarak gökdeleni gösterdim."Dediğiniz gibi.Gökdelenin dış kısmına cam ağırlıklı bir tasarım uyguladık.Böylece hem şehrin ışıkları yansayacak,Hem de içeriden bakanlar geniş bir manzaraya sahip olacak,ama aynı zamanda enerji tasarrufu için özel yalıtımlı camlar kullandık.Güzellik kadar işlevselliği de korumak istedim".Dedim.Etkilenmiş gibi dudak büzdü."Güzel bir fikir".Dedi.Gülümsedim,ve kumandaya basıp gökdelenin iç kısmını gösterdim."İç mekân için yaptığımız düzenlemeler, Mardin’in kültürel dokusuna zarar vermeden modern standartları karşılıyor.

Lobi yüksek tavanlıdır. Taş sütunlar bölgenin kendi taşından yapılmıştır. Hem dayanıklılığı hem de tarihi kimliği nedeniyle bu seçim kaçınılmazdı. Zemin mermerdir, desenler özel olarak çizildi. Yerel motiflerle çağdaş çizgiyi birleştirdik.

Asansörlerde metal yüzey kullandım. İşlemeler detay gibi görünebilir, ancak bu yapının Mardin’le bağını güçlendiriyor.

Üst katlarda ofis ve toplantı alanları bulunuyor. Akustik paneller gerekliydi, desenli yüzeylerle mekânın kurumsal kimliğini destekledik.

En üst katta ise cam duvarlar Mezopotamya ovasına açılıyor. Bu manzara binanın prestijini artırıyor".Dedim ve Ömer Bey'e döndüm."Ne dersiniz?".Dedim.Ömer Bey asistanı ile birşeyler konuşup,fısıldaştıktan sonra bize döndü."Gökdeleni beğendik.Herşey istediğimiz gibi.Mükemmel.Teşekkür ederiz Alpay Bey,bizi kırmayıp bu gökdeleni yetiştireceğinizi söylediğiniz ve düşündüğümüzden daha güzel bir eser inşa ettiğiniz için".Dedi.Gülümsedim."Ben teşekkür ederim bizi tercih ettiğiniz için".Dedim.İkiside ayağa kalktı ve tekrardan el tokuşturduk."Görüşmek üzere Alpay Bey.Yarın sizi açılışımızda görmekten büyük zevk duyarız".Dedi Ömer bey.Elini sıktım."Bende öyle".Dedim ve elimi çektim."Ben size eşlik edeyim".Dedi Tolga ve onlarla birlikte toplantı odasından çıktı.Bende akıllı tahta'ya doğru ilerleyip onu kapattım ve toplantı odasından çıkıp odama girdim.

Takım elbisemi çıkarttım.Tişörtümü ve kot pantolonumu giyip aynadan kendime baktım.Gözüm bu sefer elimdeki sargıya gitti.O sarmıştı sargımı.Gayet profesyonel'di.Elim sargının üzerine gitti.Gülümsedim.Karanlığa dönmüştüm onlar gidince.O küçük boyuyla nasıl bu kadar şeyi yapabiliyordu.Anlamış değilim.Galiba aklımı kaçırdım.Telefonuma gelen aramayla bütün düşündüklerim biranda kayboldu aklımdan.Arayan kişi annemdi.Telefonu açtım.

"Alo?".

"Alo oğlum".dedi annem

"Ne oldu anne?".dedim.

"Biraz bize gel.Komşumuz gülşen teyzenler geldi seni görmek istiyorlar".dedi annem.Gülşen teyzemden nefret ediyorum.Tek bildiği şey dedikodu yapmak.

"İşim var anne".Dedim yalandan.İşim yoktu sadece eve gitmek istiyordum."Bu saatte ne işin olabilir?".Dedi annem."Bu saatte ne komşusu geliyor sana ozaman anne?".Dedim soğuk bir ifadeyle."Oğlum köyden az önce geldiler.Gülşen teyzende kek yapmış ondan getirdi hazır gelmişken sohbet edelim biraz dedik.Hadi gel bekliyorum".Dedi ve telefonu kapattı.Derin bir nefes çektim.Annem öyle dediyse şuanda girmek zorundayım işte.Gitmezsem bir ay konuşmaz benle.Odadan çıkıp asansöre doğru ilerledim.Birinci kata bastım ve asansörden inerek arabaya doğru ilerledim.

Arabaya bindim."Taha annemin evine sür arabayı".Dedim soğuk bir ifadeyle."Tamam efendim".Dedi ve arabayı sürmeye başladı.Camdan dışarıyı izlemeye başladım.Hava hafif kehribar renk almıştı.Gözüme tekrardan onun gözleri geldi.Neden aklıma hep o geliyor?.O olmasa bile anılar hep etrafımda bir çember kurmuş gibi.Kendimi toparladım.Kısa süre sonra araba durdu.Gelmiştik.Arabadan indim ve eve doğru ilerleyip zile bastım.Annem kapıyı açtı."Hoşgeldin oğlum".Dedi gülümseyerek.Tebessüm ettim."Hoşbuldum anne".Dedim ve ayakkabılarımı çıkartıp içeriye girdim.Gülşen teyze ve aynı yaşta olduğumuz kızı Zehra'da burdaydı.İşte:En istemediğim kadro.Üzerim baktım.İçimi gösteren siyah kısakollu tişört ve siyah kot pantolon.Sikeyim!.Salona geçtim ve kanepeye oturdum."Hoşgeldiniz Gülşen teyze".Dedim soğuk bir ifadeyle.Beni baştan aşağıya süzdü."Hoşbuldum Alpaycığım asıl sen hoşgeldin".Dedi.Annem yanıma oturdu.Bir an önce şu korkunç ortamdan kaçıp bu evdeki odama gitmem lazım.Daha fazla bu ortamda durmak istemiyorum."Nasılsınız?".Dedim."İyiyiz yavrucuğum iyiyiz.Senin işler nasıl?".Dedi Gülşen teyze."İyi".Dedim soğuk bir ifadeyle.Tamam şimdi gidebilirim."Anne ben odama geçiyorum".Dedim ve hiçbir şey dinlemeden hızla odama girip kapıyı kapattım.Odamdaki eşyalarımın birkaçını kendi evime götürdüğüm için pek birşey yoktu.Sadece yatağım dolabım birde çalışma masam duruyordu.Çalışma masanın sandalyesine oturdum ve uzun,uzun bir çift kehribar gözün benim için ne önemi olabileceğini düşündüm.Begüm benden iki yaş küçüktü.Yaş önemli değil hadi.Fakat ona nasıl bir anda aşık olabilirim?.Beynim neden buna izin veriyor?.Ya aşık değilsem ve sadece çağla'dan yeni ayrıldığım için beynim onu unutmak yerine başkalarıyla ilgilenmeye çalışıyorsa?.Hayır.Ben böyle bir adam değilim.Bir kadını unutmak için başka kadınlarla ilişki kurmam.Aşık olduğum kadınla kururum.Begüm'e aşık felan değilim!.

Bir anda gözüme tekrardan o anlar geldi.Burukça gülümsedim.Neden böyle oluyorduki!.Sol elimle kendime Tokat attım.Kendime gelmeliyim.Bir an önce kendime gelmeliyim!.Bir anda kapı açıldı sandalye ile kapıya doğru döndüm.Zehra gelmişti.Göz devirip tekrar önüme döndüm.Kapıyı kapattı ve yatağa oturdu."Naber?".Dedi."İyi".Dedim soğuk bir ifadeyle."Bende iyiyim".Dedi.Beni ilgilendirmez açıkçası.İyi olmasada banane,napabilirim?."Artık bu evde kalmadığını duydum.Bir nedenimi var?".Dedi.Neden ona hesap vermek zorundayım şuan?.Ona doğru döndüm."Bir neden yok.Kendim kendime ait bir eve çıkmak istedim.Ömrümün sonuna kadar bu evde kalamam".Dedim.Kafasını oynarlar şekilde salladı.Bu akıcı olmayan mega rahatsız edici sohbet nereye kadar sürecek?.Çünkü iki erkekle birlikte ilişkiyi sürdürmeye çalışan kız sevmem.Evet Zehra iki erkekle birden ilişki sürdürüyordu.Acaba hâlâ ikisiylede çıkıyormu?.Rezillik..."İki erkekle birdenmi çıkıyorsun hâlâ.Ailenin haberi varmı bundan?".Dedim soğuk bir ifadeyle.Şaşırdı.Büyüm ihtimalle bilmediğimi düşünüyordu.İşin komik yanı biliyorum."S-sen nerde-?".Dicektiki sözünü kestim."Bütün mahalle biliyor bunu".Dedim.Göz devirdi."Ne fenasın...".Dedi sessice.Burnumdan sertçe nefes verip gülümsedim."Bunu banamı söylüyorsun?".Dedim duyamayacağı bir ses tonuyla."İş hayatın nasıl?".Dedi sanki çok gerekliymiş gibi.Sevmiyorum amına koyayım.SEVMİYORUM!."Güzel.Seninki?".Dedim.Alayla gülümsedi.Bu neydi şimdi?."İşten kovuldum dün".Dedi.Gülmemek için kendimi zor tuttum.Allah bilir ne halt yaptıda atıldı."Kötü olmuş".Dedim.Kafasını onaylar şekilde salladı.Elini sargıma doğru uzattı."Eline ne oldu?".Dedi.Elimi çektim biranda refleksen.Napıyorum ben?.Buda neydi şimdi!?.İyice delirdim ben!."Tamam be birşey demedik pardon".Dedi elini hızla geriye çekerek."Sorun değil.Benim hatam refleksen oldu biran".Dedim."Peki".Dedi tam o sırada odaya Gülşen teyze girdi."Zehra kalk gidelim kızım.İyi geceler Alpaycığım".Dedi sevecen bir sesle."İyi geceler".Dedim soğuk bir ifadeyle.Odamdan çıktılar.Daha sonra kapı kapanma sesi geldi.Evden gitmişlerdi.Salona geçtim ve kanepeye oturdum.Annem karşıma geçti."Anlat.Ne yaptınız kızlarla.Nerede kaldılar?".Dedi.Ayağımı ayağımın üzerine attım ve sol elimi kanepenin üstüne doğru uzattım."Şöyle...".Dedim ve anlatmaya başladım.

Bir kaç dakika sonra:

"Sonra bende sen çağırdın diye eve geldim işte".Dedim.Annemin gözlerinden yaş aktığını gördüm."Anne?".Dedim.Ayağımı ayağımın üzerinden çekip düzgün bir şekilde oturarak.İçine bir nefes çekti ve gözlerini silip bana döndü."Keşke burayada getirseydin.Çok özledim onları.Serpil ve esma'da gelmişmiydi yani anneleri".Dedi annem kafamı sağa, sola salladım."Hayır birtek ikisi geldi".Dedim.Kafasını onaylar şekilde salladı."Neyse.Yapacak birşey yok".Dedi.Burukça gülümsedim.Annem haklıydı.Yapacak birşey yoktu.Gitmişlerdi.İkiside acı bir şekilde gitmişti.Ama bu onlarla son görüşüm olmayacak.Bu serüvenin çok çabuk bitmesine izin veremem.Kol saatimden saate baktım.Saat üç olmuştu."Anne ben evime gideyim geç oldu".Dedim ayağa kalkarak.Oda ayağa kalktı."Oğlum bu saatte evine gitme bu gece burada kal.Saat geç oldu".Dedi annem."Kalırım kalmasına ama yatağıma sığmıyorum ve bu küçük kanepelerde yatarsam rahat edemem.Ben eve gideyim sabah ararım seni unutmazsam".Dedim."Peki sen bilirsin.İyi geceler oğluşum".Dedi annem bana sarılarak bende ona sarıldım."İyi geceler anne,Allah rahatlık versin". Dedim ayrılarak."Sanada yakışıklım".Dedi annem ve evden çıkıp arabaya doğru ilerledim.Arabaya bindim."Taha eve gidelim".Dedim."Tamam efendim".Dedi Taha ve arabayı eve doğru sürmeye başladı.Ev zaten çok uzak değildi.Ama yürüyerek gidilecek bir mesafede değildi tabikide.

Araba durdu.Eve geldik."Geldik efendim,iyi geceler".Dedi Taha."İyi geceler Taha".Dedim ve arabadan inip eve doğru ilerledim.Anahtarla kapıyı açıp kapadım ve anahtarı askılığı asıp kendimi yatağıma attım.Aklıma gene Begüm geldi.Neden hep onu düşünüyordum?.Aklım her boş vakitte ona gidiyordu.Neden peki?.Ona gerçekten aşıkmıyım?.Örtüyü üzerime çektim ve kollarımı kafamın altında birleştirdim.Dürüst olacağım kendisi güzel kızdı.Ama daha yeni bir ilişkinin içinden çıktıktan sonra kendime sevgili yapmam hoş olmaz.Özelliklede Begüm ile.Onunla hiçbir zaman çıkmayacağım.İkimizde birbirimizi hak etmiyoruz.O ona göre bende bana göre bir kız hak ediyorum.Bu konuda ciddiyim.Begüm'e aşık olmam doğru olmaz.Bunu bilerekten ona aşık değilim.

Peki neden hep onunla ilgili anılarımız geliyor aklıma?.Ve işin değişik yanı sadece o geliyor doğa gelmiyor.Noluyor bana?!.Gözlerim yavaş, yavaş kapanmaya başladı biranda.Uykum gelmişti.Bu gün fazla yorgun düşmüştüm.Düşüncelerimi bir kenara bırakıp uyudum.