14. bölüm · Sessiz Kalan Anılar
~XIII~
13.BÖLÜM
(Eskiler umrumdamı?)
Altı ay sonra;
"Alo Begüm napıyorsun kanka?".
"İyiyim alışveriş merkezindeyim bir şeyler bakınıyorum sen?".
"He iyi.Şey Dicektim ben sana bu gün iş yerimin orada parti vereceğiz sende gelsene".
"Oluur banada yeni bir eğlence gelir zaten.Hadi görüşürüz bebeğim öptüm".
"Bendee".Dedi doğa ve telefonu kapattım.Hazır gelmişken kendime elbise seçeyim diye o mağazadan çıktım ve alışveriş merkezinin içinde başka bir yere girdim ve tam bana göre olan siyah sırt dekolteli saten bir elbise buldum onu aldım.Altımada siyah topuklu ayakkabılar alıp alışveriş merkezinden çıktım ve Li One'Ima binip eve doğru arabayı sürdüm.Kısa süre sonra eve geldim ve odama girip elbiseyi denemek için üzerimi değiştirdim, elbiseyi giyip kendime baktım.Beğenmiştim.Yakışmıştı bence kendime.Hatta baya güzel olmuştum bu güzellik kim yaa.Sağ elimi belime koydum.Evet güzeldim.Gözlerim elimin üzerindeki yaraya kaydı.Yavaş,yavaş yatağa oturup elime baktım.Altı ay önce.Onun için ağlamıştım.Depresyona girmiştim.Hatta psikiyatriste bile gitmek zorunda kalmıştım.Benim yüzümden görüşemedik.Benim yüzümden altı ay boyunca birbirimizden uzak kaldık.Hepsi benim suçumdu.Belkide ona görüşmeyelim demeseydim görüşüyor olurduk.Aptal bir insanım.Gözlerim doldu."Nerdesin Alpay Vural... Nerdesin?...".Dedim çaresizce.Derin bir nefes alıp verdim.Onu unutmadım.Unutmayacağımda.Her ne olursa olsun.Ben onun için kendimden vazgeçtim.Onun için göz yaşı döktüm.Bencilce onu unutup aklımdan çıkartacak kadar kalpsiz değilim.Biranda telefonumun çalmasıyla hemen telefona baktım.Arayan Doğaydı."Alo?".Dedim tekefonu kulağıma götürerek."Kanka evinin önündeyim kapıyı aç"."Tamam".Dedim ve telefonu kapatıp kapıya doğru ilerledim.Kapıyı açtım."Ayy bu ne güzellikkk!".Dedi doğa neşeyle elindekilerle içeriye girerek.Güldüm.Kapıyı kapatıp odama doğru ilerledik."Neler aldın bakayım".Dedi."Üstümdekini ve...".Diyerek pakete doğru ilerleyip siyah topuklu ayakkabıları çıkartıp ona gösterdim."Bu bebekleri".Dedim.Şaşkın,şaşkın elimdekilere baktı."Ohaaa!.Çok iyii!".Dedi.Bencede.Mükemmeller!."Sen ne aldın?".Dedim.Paketten parlayan bordo renkte bir elbise çıkarttı."Çok güzell.Sende giy Hadi".Dedim."Tamamdır".Dedi ve elbisesini giydi."Çok yakıştı sana çiçegim!".Dedim neşeyle."Sanada lavantam!".Dedi Doğa.Gülümsedim.Ayağımıza topuklu ayakkabılarımızda giydik ve aynanın karşısına geçtik."Çok güzeliz ya".Dedi doğa.Kafamı onaylar şekilde salladım.Saçlarımızıdamı yapsak?."Hadi saçlarımızı yapalım".Dedim."Olur!".Dedi doğa neşeyle ve banyoya geçerek saçlarımızı yapmaya başladık.Ben saçımı su dalgası yaparak salık bıraktım.Doğa ise topuz yapıp sarı saçlarını bıraktı.Makyakımızı ikimizde biraz abartarak yaptık fakat fazla durmuyordu.Çok yakışmıştı bize.Ben elime elde tutulabilir siyah çantamı aldım Doğa'da yeni aldığı kırmızı bir kol çantasını yanında aldı."Hadi gidelim".Dedim göz kırparak."Emrinizde hanımefendi".Dedi kahkaha attım.Seviyorum bu kızı yaa.Evden çıktık ve arabama bindik."Aç bakalım konumu".Dedim.Doğa telefonundan konumu açtı.Oraya doğru arabayı sürmeye başladım."Şarkı açabilirmiyim".Dedi doğa."Aç aşkım bana niye soruyorsun?".Dedim.Doğa
Sia,Sean Paul-Cheap Thrills- açtı kahkaha attım.Bu kızın enerjisi bende olsa yerinde duramazdım heralde.Doğa dans etmeye başladı.Ona bakıp güldüm ve arabayı hızla sürmeye devam ettim.
Bir kaç dakika sonra:
Geleceğimiz yere vardık.Çantamdan siyah gözlüğümü çıkartıp taktım.Doğa'da aynı şekilde beyaz gözlüğünü taktı ve arabadan inip yan,yana içeriye doğru ilerledik.Doğa büyük bir ürün tasarım şirketinde çalışıyordu.Buranın patronu ise ünlü tasarım üreticisi Yiğit Giray'dı.İçeriye doğru girerken Yiğit Giray bizi karşıladı."Doğa hoşgeldiniz".Dedi neşeli bir ses tonuyla."Hoşbulduk patron.Bu size söylediğim arkadaşım Begüm Altay".Dedi.Yiğit Giray elini uzattı tutup sıktım."Hoşgeldiniz".Dedi."Hoşbuldum".Dedim ve elimi elinden cekti.Yiğit Giray'ın asistanı Melek şen yanımıza geldi."Yiğit Bey önemli misafiriniz geldi".Dedi."Tamamdır geliyorum.Kızlar siz eğlenmenize bakın içerde içki,Rakı herşey var".Dedi.Doğa gülümseyerek kafasını onaylar şekilde salladı.Tamda kendisine göre patron bulmuştu gerçekten.İkiside hep enerjik.Üzerime siyah saten trençkot'umu geçirdim ve içeriye girdik.
Aşşırı derecede doluydu.Zaten şirket kocaman bir binaydı ne bekleyebilirimki?."Oha!".Dedi doğa.Gerçekten oha.Her neyse.Hesap, kitap yapmaya gerek yok.Biz buraya eğlenmeye geldik ve eğlenmeden buradan çıkmayacağız."Eee,eğlenmeye gelmedikmi?".Dedim ona doğru dönerek."Yürü dans etmeye".Dedi.Güldüm.Beni tanıyordu.Trençkotumu ve çantamı masanın üzerine bıraktım ve gözlüğümüde aynı şekilde koyup doğa ile birlikte dans etmeye gittik.Biranda Yaşar-Divane- çalmaya başladı ikimizde dans ede,ede şarkıyı söylemeye başladık."YOKLUĞUNDA CEHENNEM GİBİDİR!.SANA YİNE MUHTACIM!.GEL BENİM BAŞ TACIM YÂR!"."Bunlar birine göndermemi yoksa Begüm hanım!".Dedi doğa.Gözlerimi kaçırdım.Unutsam belkide daha iyi olurmuş.Banane be!.Gönderme lan!.GÖNDERME!."EVET!?".Dedim bende sesim duyulsun diye bağırarak.Islık öttürdü.Kahkaha attım.Bu kız işini biliyor vesselam.Bir kaç dakika böyle dans ederek kurtlarımızı döktük.Tam masaya doğru ilerleyecekken en sevdiğim şarkılardan biri olan:Sinan Akçıl-Tabi Tabi- çalmaya başladı Doğa'nın kolundan tuttum."Seni bu şarkıda bırakamam dans eteliimm!".Dedim neşeyle.Bıkkın bir şekilde kafasını geriye doğru yatırdı ve gülümsedi.Onu kendime doğru çektim ve dans etmeye başladık."Sana yazıkda bana değilmi?.Kaçıp giden hiç geri gelirmi?.Duydun işte sen herşeyi.KALBİM sana atmıyor suç benimmi?".Dedim.Güldü.Ona kesinlikle aşık olmamalıyım."TABİ TABİ KİM SEVİYOR BELLİ.SANA AKIL DAHA YENİMİ GELDİ?".Diyerek dans etmeye devam ettik.Şarkı bitti."Hadi dinlenelim artık".Dedi doğa."Tamam".Dedim ve masaya doğru ilerledik."Çok eğlendim ya".Dedi doğa neşeyle.Gülümsedim.En az bende onun kadar eğlenmiştim.Masaya bir şişe rakı getirdiler.Kadeh bardağıma azıcık dolurdum.Doğa ya da aynı şeyi yaptım.Oda severdi benim gibi rakıyı.İkimizde bardaklarımızı tokuşturup içtik."Şunlara bak.Hala dans ediyorlar.Yorulma diye bir şey yok bunlarda galiba".Dedi doğa.Bardağımdan bir yudum daha aldım."Sanane insanlardan.Bırak napıyorlarsa yapsınlar işte".Dedim.Murat Kursun-Mardinli Güzel Yarim-Çalmaya başladı.Rakımdan bir yudum daha alıp dinlemeye başladım.Burası resmen bana meydan okuyordu.Şarkıyı mırıldanarak söylemeye başladım.
"Ah,aman aman,vay aman aman".
"Görünce aşık oldum,Gözlerine tutuldum".
"Alem ne derse desin.Kız ben sana vuruldum".
"Bir gördüm aşık oldum.Gözlerine tutuldum".
"Alem ne derse desin.Le ben sana vuruldum".
"Mardinli güzel yarim!".
"İnan sana hayranım!".
"Uğruna feda olsun,Varım,Yoğum bu canım!".
Doğa:Aşıkmı oldum sen?.Dedi.Bilmiyorum.Hiçbir fikrim yok.Ama son zamanlarda onu fazla düşünmeye başladım.Ama inşallah aşık değilimdir.Ya da aşığımdır belkide?."Bilmiyorum".Dedim elimle kafama vurarak.Bir bilsem keşke.Doğa kıkırdadı."Gülme!".Dedim ağlamaklı bir ses tonuyla.Şuanda ağlayamam olmaz.Makyajımın akmasına izin veremem.Telefonumdan kameraya girip kendime baktım.Rujumun tazelenmesi gerekiyordu.Telefonumu kapattım ve çantamdan rujumu alıp siyah saten trençkotumu üzerime giydim."Ben tuvalete gidiyorum ruhumu tazeleyeceğim".Dedim doğa'ya."Tamam".Dedi.Masadan uzaklaşıp merdivenleri çıkarak terasa çıktım tam o sırada karşımdaki masada oturmuş:Sigara içen,kaslı.Sadece beyaz ceketi üzerinde o adamı gördüm.O adam...Ağzım açık bir şekilde ona baktım.Onun burada ne işi vardı?.Kafasını çevirip bana baktı.Gözlerini açmış bir şekilde bana baktı.Gitmeliyim.Buradan hemen gitmeliyim.Arkamı dönüp gidecekken ayağa kalkıp kolumdan tuttu."Begüm gidemezsin".Dedi soğuk bir ifadeyle.Sikeyim Begüm'ünü!.Kafamı ona çevirdim."Alpa-".Diyecektimki sözümü kesti."Altı ay boyunca seni bekledim.Lanet olsunki aklımdan bir türlü çıkmadın!.Şimdi ise seni bu kadar kolay bırakamam".Dedi.Ne diyecektim ben?.Kahretsin diyeceklerimi unuttum!.Hepsi o rakının yüzünden!.Sadece yutkunmakla yetindim."Ne içtin sen?".Dedi kafasını hafif sola yatırıp tek kaşını kaldırarak."Rakı".Dedim soğuk bir ifadeyle.Gözlerine baktım.O günki gibi parlıyorlardı gene.Ama uykusuz kalmış gibi göz altları mosmordu.Başım dönmeye başladı.Göz devirdi."Kaç bardak içtin?".Dedi soğuk bir ifadeyle."Sanane?.Sanamı sorucam çık şurdan.Abimsin diye herşeyi sana söyleyecek değilim".Dedim kolumu elinden çekip tuvalete doğru ilerlerken.Sol kolunu bana doğru uzattı ve beni durdurdu.Gözlerim eline gitti.Bu kadar kas yapmak zorundamıydı?.Kafasını eğip bana baktı.Bende kafamı kaldırarak ona baktım."Bana abi deme".Dedi soğuk bir ifadeyle.Küçükken ona abi diyelim diye şekilden şekile girende kendisiydi yalnız."Küçükke-".Dicektimki sözümü kesti."Eski anılar sikimde değil!".Dedi sinirle."Bana abi deme".Dedi tekrardan.Neden ona abi dememi istemiyorki?."Neden?".Dedim.Elini belime koydu ve sarıldı biranda.Ellerim havada kaldı.Gözlerimi kapatım kafamı boynuna koydum ve bende ona sarıldım.Haklıydı.Eskilerin bir önemi yoktu şuanda.Her ne kadar soğuk davransamda özlemiştim onu.Benden ayrıldı fakat eli hala belimdeydi.Ona doğru kafamı kaldırdım.O ise kafasını indirdi.1.90 boylarındaydı kendisi.Yani benim için fazla uzundu.Sarhoşluktan dolayı:"Allah'a aşkına boyun kaç?".Dedim sinirle.Dudaklarını birbirine bastırıp gülmemeye çalıştı."1.98" Dedi.Yuh!.1.98'mi!?."NE!?".Dedim şaşkın, şaşkın."Sence konumuz bumu?".Dedi Alpay gülerek.Kafamı sağ sola sallayıp boğazımı temizledim.Bir daha rakı içersem kafama ne diyim!?."Söyle".Dedim.Gözlerime baktı."Begüm.Diyeceklerimi uzatmayı sevmem.Sana aşığım Begüm Altay.Sana kör,kütük aşığım be kızım.Düşünmen gereken, onaylaman gereken hiçbir şey yok ortada.Sadece sana aşığım.Kalbimin sesini dinlemeyi sen bana öğrettin.Bana ayak uydurup sende kalbinin sesini dinle".Dedi.Gözlerim kocaman açıldı.Alpay bana aşıkmıydı?.Kalbim hızla atmaya başladı.Alpay Vural gerçekten benden hoşlanıyordu.Galiba artık emindim.Ben Alpay Vural'a aşık olmuştum."Gerçekleri söylüyorsak eğer....Beni Yendin Alpay Vural.Bende sana aşığım galiba".Dedim.Gülümsedi bende ona gülümsedim.Bir anda beni kendine çekip dudağıma yapıştı.Artık kafamdaki o karmaşa çözülmüştü.Artık kendimi suçlayacağım bir olay kalmamıştı ortada.Evet bu savaşı ikimiz kazanmıştık.
