6. bölüm · Sessiz Kalan Anılar

~V~

.... Sudevia

5.BÖLÜM
(Eski arkadaş)

Gözlerimi yavaş, yavaş açtım fakat hiçbir şey göremedim etraf kap,karanlıktı.Bir dakika en son ben bir arabaya binmiştim?.Ah siktir kaçırıldım ben!.Ellerimi kullanmaya çalıştım fakat bağlıydılar.Ağzımdada bir bant vardı.Bant'ı yalayıp yapışkanlığını bozdum ve sertçe tükürüp bant'ı ağzımdan çıkardım.Geriye sadece ellerimi çözmek kalmıştı ve birde ayaklarımı...

"İmdat!".Diye bağırdım.Sadece sesim yankılandı.Burası her neresiyse çok korkunç.Ayağımı sertçe savurmaya başladım ama hiçbir işe yaramadı.Dümenci düğümü atmışlar resmen bunedir be! Vur,vur açılmıyor mübarek!.Parmaklarımı oynatmaya çalıştım ve ipin ucunu yakalayabildim zar zor birinci düğümü çözebildim.Derin bir nefes aldım ve ikinci düğümü daha çözmeyi başardım üçüncü düğümü daha çözüp ipi bir tarafa savurup attım.Eğilip ayağımıda aynı şekilde çözüp sandalyeden kalktım.İlerleyerek ışığı açmak için elimi duvarlarda gezdirdim.Bu nasıl bir alandır arkadaş ya!.Beni buraya atıyorlar birde!.Ayy doğam ne kadar telaşlanmıştır.Sonunda ışığı buldum ve açtım.Hemen etrafıma baktım.Bir dakika doğa?.

Doğa buradaydı!.Doğanın sandalyesinin yanına koştum ve onu uyandırmaya çalıştım.Vakit kaybetmeden burdan çıkmamız lazım."Doğa,Uyan.Doğa!".Dedim fakat uyanmadı.Bir kere daha sarstım ama hiç bir işe yaramadı."DOĞA!".Diye bağırdım ama gene uyanmadı.Nefes alıyormu almıyormu diye işaret parmağımı burnunun altına götürdüm.Nesfes alıyordu çok şükür.Bir anda odanın kapısı açıldı.İçeriye takım elbise kaslı kumral yeşil gözlü bir adam girdi.Şimdi ağzına sıçtım it oğlu it!.Önüne geçtim."KİMSİN SEN!.NE HATLE BENİ VE ARKADAŞIMI KAÇIRIRSIN!?.SİZ KİM OLUYORSUNUZ BİR TÜR SUÇ ÖRGÜTÜ FELANMI!?". Dedim sinirle bağırarak.Kim bize bunu yaptıysa annesinin içtiği sütü burnundan fıtil,fıtil getiririm yalan değil."Çokmu aksiyon veya gerilim filmi izledin sen?".Dedi sakin bir ses tonuyla.Ne diyor bu ya?."anlamadım?".Dedim suratına bakarak.Ne bu 1.90 felanmı ya bakarken boynum yoruldu.Evet baya,baya kafamı sırtıma kadar indirerek baktım resmen adama.Kafasını eğip bana baktı.Alayla gülümsedi ve sonra beni takmayıp tekrar önüne döndü ve doğanın oturduğu sandalyenin ve benim oturduğum sandalyenin önüne geçti.Eliyle 'geç' işareti yaptı.Sandalyeye oturdum.Ne bu sakinlik ya?."Ben sorucam sen cevaplayacaksın".Dedim içime derin bir nefes çekerek."Bizi neden kaçırdın!".Dedim sinirle Keskin bir şekilde.Söylemedi bile.Hastalık hastası felanmı bu?."Sana diyorum sağırmısın?".Dedim.Fakat gene hiç bir şey demeden bana bakıp tekrar bomboş duvara baktı.Ya sabır ya!.Bu ne tür bir yer Allah aşkına?. Etrafı inceledim.Kaçacak bir yerde yok mübarek bu adam nerden girdi içeri her yer düz beyaz duvar!."Bari arkadaşım ne zaman uyanacak onu söyle!".Dedim sinirle sandalyeden kalkarak."Doğa beş saniye sonra kalkacak".Dedi.Nerden biliyor ne zaman kalkacağını? Ve ismini nerden biliyor?."İsmini nerden biliyorsu-".Dicektimki sözümü kesti."Ve uyandı".Dedi soğuk bir ifadeyle.Doğa'ya döndüm gerçektende uyanmıştı yanına doğru hızlı adımlarla ilerledim."Doğa iyimisin?Bir yerinde yara varmı?".Dedim telaşla.Gözlerini yavaş yavaş açıp etrafına baktı ve sonra tekrar bana döndü.Bir şey dedi fakat anlamadım.Ağzındaki bant'ı çıkardım."Neredeyiz biz?".Dedi korkmuş bir şekilde."Bilmiyorum.Bilsem söyleyeceğim ama bilemiyorum.Şu karşındaki Hastalık hastası olan adam hiç bir şey söylemediği için!..."Dedim sinirle.Adam gülümsedi Göz devirdim."İyimisin?".Dedim tekrar doğa'ya.Doğa adama uzun,uzun baktı.Aşık oldu galiba yine birine.Elindeki ve ayağındaki ipleri çözdüm.Çözdüğüm gibi adamın karşısına geçti.

Bir yerden tanıyor gibi bir ifade vardı suratında.Yerden kalktım ve doğa'nın yanına geçtim.Adam ellerini cebine koydu.Doğa söze girdi."Sen...".Dedi adamın alnındaki yaraya bakarak.Adam bir anda gözlerini kaçırdı.Yoksa gerçekten benim yakın arkadaşımın eskiden bir sevgilisi vardı da banamı söylemedi?."Ilısu barajıyla ilgili bir geçmişin varmı?".Dedi doğa.Arkadaşımız o olamaz heralde değilmi?.Bu adam mafya lan!."Doğa saçmalama mafya bu ada-"Dicektimki adam sözümü kesti."Hatırlıyorsun...". Dedi doğa'ya bir dakika gerçekten o bizim eski arkadaşımızmı?.Biz Mardin'demiyiz?.Doğa bir anda adama sarıldı."Abi....".Dedi ağlamaklı bir sesle.Gözlerim doldu.Bu bizim eski arkadaşımızdı.İsmi....İsmi:"Alpay abi...?".Dedim.İsmi Alpay 'dı hatırlıyorum.Eskiden ona 'aypay' diyordum. Gıcıklık olsun diye 'abi' demiyordum.İki adım attım ve uzun,uzun yüzüne baktım.Oda benimkisine baktı.Koşarak sarıldım bende.Eski anılar'ı nasıl bir anda hatırlar oldum?.Bir anda herşey kafam dank etmişti resmen.Oda bize sarıldı.

Uzun, uzun kaldık.Üçümüz birbirimizin özlemini uzun,uzun giderdik.Daha sonra ayrıldık."Abi diyorsun artık.Eskiden abi demezdin".Dedi gülümseyerek.Onunda gözleri dolmuştu fakat ağlamamıştı.Gülümsedim gözümden bir yaş akıp giderken.Doğa araya girdi."Mardin'demiyiz?".Dedi.Evet bu kadar dram yeter şimdi soru cevap zamanı gerçekten Mardindemiyiz?."Evet".Dedi Alpay.Doğa ile ben gözlerimizi pörtletip birbirimize baktık.Annem öğrense ağzımıza sıçar..."Siktir...".Dedim ve tekrar ikimizde aynı anda Alpay'a geri döndük.Kaşlarını çatmış bir şekilde bize bakıyordu."Abi bizim acilen eve gitmemiz lazım.Serpil teyze ve annem öğrenirse bizi çok pis hırpalar".Dedi endişeyle.Haklı.Daha sonra helvamızı felan yerdiniz anca."Neden?".Dedi Alpay."Bilsek söyleyeceğizde bilmiyoruz işte...".Dedim.Bir anda Alpay'ın telefonu çaldı."Abi otelleri hazırladım".Dedi bir adam.Alpay alnına vurdu elinin içiyle.Dudaklarımı birbirine bastırdım sertçe.Doğa ise dudaklarını kemirmeye başladı."Bana neden haber vermiyorsunuz itler!".Dedi Alpay.Doğa ile birbirimize endişeyle baktık sonra tekrar Alpay'a geri döndük."İptal ettirin Tolga hemen!".Diye bağırdı."Abicim iptal ettiremeyiz maalesef.Saat geçti".Dedi 'Tolga' denen adam."Kapat orospu çocuğu kapat".Dedi ve telefonu Tolga denen adam kapattı.Alpay 'abi' derin bir nefes çekti."Bu gece burada kalsanız?".Dedi başka çaresi yokmuş gibi.Doğa zaten dünden razıydı direkt söze atladı."Begümüm...".Dedi tatlı,tatlı göz devirdim."Off".Dedim.Bir kerede gayet güzel bir anda kötü bir olay yaşanmasın ya!."Çileğimm".Dedi tatlı,tatlı bu sefer.Sinirle:"Doğa bir çakarım görürsün kim çilek kim armut!".Dedim sinirle.Böyle gelmemeliydi bana karşı!.En hassas olduğum konu bu!."Siz hep böyle misiniz?".Dedi ALPAY."Evet öyleyiz nolmuş?!".Dedim sinirle.Soğuk bir ifadeyle bana baktı."Birşey demedim sakin".Dedi.Bencede deme şuan birşey.Zaten insan arkadaşlarını kaçırarak kendinimi hatırlattırır hangi arkadaş arkadaşına böyle yapar.Biraz düşündüm ve kararımı verdim.Başka çaremiz yoktu bu gün için idare etmeye çalışmalıydık."İyi peki".Dedim.Doğa neşeyle bana sarıldı."Ayyy Çileğim benimm".Dedi güldüm ve bende ona sarıldım."Gelin benle".Dedi abi olacak 'ALPAY'.
İkimizde onu takip ettik.Bir beyaz düğmeye bastı ve kapı açıldı.Bende diyorum kapı nerde.Son teknoloji burası amına koyayim.İçinde olduğumuz evden çıktık ve kapının önünde duran siyah Jeep'e bindik.Biz doğa ile arkaya Alpay'da öne bindi."Taha sana konum açacağım arabayı o otele sür".Dedi."Tamam efendim".Dedi Taha denen şoför ve bizi otele doğru götürmeye başladı.Ne ara bu kadar parayı bulduda adamları var anlamış değilim.Bunun arabası Jeep bu kadar lüks ise evi efsanevi felandır heralde.Cidden acaba evi nasıl?.Üf ne diyorum ben..

Camdan dışarıyı izlemeye başladım.Ben camdan dışarıyı izleyip vakit geçirirken bir anda araba durdu gelmiştik büyük ihtimalle."Geldik efendim iyi geceler".Dedi şoför."İyi geceler".Dedi 'ALPAY ABİ'.Arabadan indik ve otele doğru ilerledik.Bir adam bizi karşıladı."Oda numarası kaç Tolga".Dedi Alpay."Ne oda numarası abi?".Dedi Tolga.Alpay abi derin bir nefes aldı sinirle."Taşşakmı geçiyorsun benle Tolga odanın anahtarını versene!".Dedi sinirle.Tolga denen adam."Abi biz sen istedin diye sildirdik..".Dedi.Alpay abi sinirden sağ elini yumruk yapıp sıkmaya başladı."Tolga...". Dedi Alpay abi sinirle."Efendim abicim".Dedi Tolga denen adam."Vücudunda en sevdiğin bölümün hangisi Tolga".Dedi Alpay abi."Abicim ne diyorsun tövbe yarabbi-". Dicektiki Alpay sözünü kesti."SİKTİR GİT LAN!".Dedi sinirle bağırarak.Herkes bir anda bu tarafa bakmaya başladı.Tolga hiç bir şey demeden otelden çıktı Alpay abinin sağ eli kanamaya başlamıştı.Çünkü elindeki sargı kanlanmıştı.Bize doğru döndü ve sol eliyle kafasını kaşıyıp tekrar bize döndü."Benim evimde kalicaksınız yarın uçak hazırlatıp sizi tekrar İstanbul'a gönderirim".Dediki sakin bir ses tonuyla.Doğa:"Ama abi-".Demiştiki sözünü kesti Alpay."Başka seçenek yok.Sizi dışarıda bırakacak değilim gelin".Dedi ve Jeep'e doğru ilerledi.Peşinden geldik ve arabaya bindik.Bu nasıl bir hayattır be!.Adam bizi kendisine uyduruyor resmen arabaya bindiğim gibi indim ve dışarıda bekledim."Gelsene Begüm".Dedi doğa.Kaşlarımı çattım."Hiç bir yere gelmiyorum!.Resmen bizi peşinde ördek gibi gezdiriyorsun!.Kimsin sen ünlü şarkıcı felanmı he!.Siz gidin ben o arabaya binmem!".Dedim sinirle.Doğa:"Begüm saçmalama kanka gel şuraya gecenin bu saatinden Mardin'de tek başına mı kalcaksın?.Birde buraları eskisi gibi de tam hatırlamıyoruz saçmalama kaybolursun!".Dedi sinirle.Kaybolayim daha iyi!.Ben bu itin evinde kalmam!."Banane!.Beni ilgilendirmez ben onun evinde kalmam!".Dedim sinirle."Bende meraklı değilim heralde benim evimde kalmana.Şuanki şartlar bunu gerektiriyor.".Dedi soğuk bir ifadeyle.İki kaşımıda alayla yukarı kaldırdım."Ne güzel işte!.Sende istemiyorsun benim senin evinde kalmamı!.Bir adamın evinde kalacağıma sokakta yatarım daha iyi!".Dedim bağırarak."Adam dediğin kişi senin bebeklik arkadaşın!".Dedi doğa sinirle."Sen razımısın yani onun evinde kalmaya doğa!?".Dedim aynı şekilde.Arkadaşım şuanda beni resmen eski arkadaşımıza satıyor.Doğa hiçbir şey demedi."Gelmiyorsun öylemi?".Dedi.Alpay bıkmış bir ifadeyle."GELMİYORUM!".Dedim bağırarak.Bir anda Jeep'ten indi ve beni kucağına alıp arabaya bindirdi."NAPIYORSUN ADİ HERİF BIRAKSANA BENİ YA!".Dedim sertçe sırtına vurarak.Yükseklik korkum var benim.Bu adam 1.90 iki metre felan be!.Bir düşsem kaşım gözüm patlar mübarek!.Bırakmadı ve beni arabaya bindirip kapıyı kapattı."Pislik!.Ne diye alıyorsun beni sırtına şerefsiz!.İzin verdimmi ben sana!. GERİZEKALI!.Bir daha beni sırtına alırsan seni doğduğun güne pişman ederim duydunmu BENİ!".Dedim sinirle.Gayette ciddiyim."Salak!.Ne diye aldattıysa o Kaya'da seni.Onun yüzünden geldi bunların hepsi başıma!.Onun gibi erkekler kaldırılır inşallah evrenden!". Dedim bağırarak.Doğa bana şaşkın gözlerle bakıyordu.Alpay bana doğru soğuk bir ifadeyle döndü."Bitti mi?".Diye sordu sakince."BİTTİ!".Dedim bağırarak."Taha arabayı eve sür".Dedi."Tamam efendim".Dedi şoför ve arabayı sürmeye başladı.Doğa:"İyimisin?". Dedi ayağıma dokunarak."Değilim".Dedim ağlamaklı bir sesle.Dediklerimin arkasındayım valla.Hepsi o Kaya denen köpek yüzünden.Aptal herif.O aldatmasaydı doğayı herşey gayet normaldi.Kafamı cama dayadım ve gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım...

Bir kaç dakika sonra:

Biri omzuma dokundu."Begüm uyan geldik".Dedi biri.Adam sesine benziyordu ses tonu.Gözlerimi açtım ve yan tarafta duran Alpay'a baktım.İlk kez onu bu kadar yakınımda görüyordum keskin yüz hatları yakından daha güzel gözüküyordu.Yakışıklı adamdı kendisi yalan değil.Ay ne diyorum ben?!.Yutkundum ve gözlerimi açıp kapattım hızlıca.Oda yutkundu ve biraz geriye gitti."Geldik".Dedi soğuk bir şekilde."Tamam".Dedim ve arabadan indim.Bir anda evin demir kapıları açıldı.Şaşkın, şaşkın eve baktım.Ev denmez yalıydı resmen burası.Doğa kapının önünde mutlu,mutlu bizi bekliyordu.Adam bu kadar parayı nerden çıkarmış böyle."Gel" dedi Alpay.İçeriye girdim ve etrafa daha yakından baktım.Yerler hep çiçeklerle doluydu.Evin girişi için yere taşlar döşenmişti çiçekler ise hemen sağ ve sol tarafta duruyordu çok güzel bir girişi vardı.Eve doğru ilerledim.Sağ ve sol taraftaki kolonlarının çıkıntılarında yere döşenmiş bir LED ışık vardı.Açıkçası burası çok güzel bir yerdi.Hızlı adımlarla Doğa'nın yanına geçtim."Ayy burası çok güzel.Keşke biraz daha kalabilseydik".Dedi.Ona doğru döndüm."Saçmalama".Dedim ve tekrar kapının açılmasını bekledim nasıl açılıyor bu kapı be?.Kolu yok girişinde kapının.Ne diyor kapıyı açmak için açıl susam açıl felanmı?.Alpay yanımıza geldi ve kapının sağ tarafında duran parolaya bir şeyler tuşladı ve hoparlöre tıklayıp:"Kapıyı açın".Dedi.İki tane hizmetçi kapıyı açtı.Yavaş,yavaş içeriye girip baktım.Kocaman bir salonu vardı salon ile mutfak Amerikan tarzıydı yani birleştikti.Üst Kaya çıkan bir merdiven vardı.Alpay eliyle salonu gösterdi."Burası salon mutfakta denilebilir Birleşikler".Dedi daha sonra merdivenlerden çıktık ve bize banyonun yerini gösterdi.Banyo hemen merdivenlerin sağ tarafındaki yerdeydi."Burası banyo".Dedi ve koridorda yürüyerek en son ki kapının sağ tarafındaki kapıyı açıp içeriyi gösterdi."Burası sizin odanız.Birlikte yatabilirsiniz diye düşünüyorum çünkü başka boş oda yok".Dedi Alpay."Aynen yatarız sorun değil".Dedi doğa."Tamam ozaman iyi geceler".Dedi alpay."İyi geceler".Dedi doğa ve kapıyı kapattı.Bu oda bile bizim için fazla büyüktü.Ortada kocaman bir yatak yatağın sol tarafında eşşek kadar gardırop vardı.Yatagım sağ tarafındaysa bir masa vardı masanın önünde beyaz tüylerden yapılmış yumuşak bir sandalye vardı.Doğa:"Çileğim ben direkt uyicam çok uykum var iyi geceler".Dedi.Gülümsedim."İyi geceler".Dedim ve bende yatakta biraz oturdum.Doğa'ya doğru döndüm direkt uyumuştu.Zaten her zaman çok hızlı uyuyan bir kızdı kendisi.Boş,boş kapıya baktım ve sinirden ellerimi saçıma geçirdim."Yaşadığımız olaya bak ya".Dedim alayla sinirden gülerek."Çıldırıcam.Hayatımız resmen filme döndü!'.Dedim sinirle.Şuanda belkide doğa ile birlikte güzel İstanbul'da bir yandan dedikodu yapıp bir yandanda birşeyler yiyip içiyorduk.İçiyorduk demişken sabahtan beri bir bardak su içmedim içsem iyi olur.Odadan sessizce çıkıp merdivenleri inmeye başlayıp salona girdim.Alpayı kanepede birşeylerle uğraşırken gördüm.Takım elbisesinin içindeki beyaz ceketiyle duruyordu.Napıyor bu gece,gece?.Şimdiye kadar uyuması gerekmıyormu bunun?.Yavaş,yavaş içeriye girdim ve mutfağa doğru ilerledim."Uyumadınmı?".Dedi arkasına bile bakmadan.Nasıl gördü beni?."Arkana bile bakmadan beni nasıl gördün?".Dedim bir bardak alarak."Yürüyüşünden anladım senin geldiğini".Dedi.Kafamı onaylar şekilde salladım.Tuhaf biri gerçekten.Bir insan küçüklükten berimi aynı olur.Hala sinir bozucu bir yapısı var kendisinin.Buz dolabından soğuk su aldım ve bardağa doldurup içmeye başladım.Bir yandan suyu içerken ona baktım.Eline yeni sargı sarmaya çalışıyordu fakat saramıyordu.Suyu bitirip bardağı tezgaha koydum ve ona seslendim."Yanlış yapıyorsun".Dedim eline bakarak.Bana doğru döndü."Nasıl yapacakmışım?".Dedi.Yanına doğru ilerledim ve yanına oturup elini elime aldım.Eli benim elimle kıyasla büyüktü ve damarları belli oluyordu.Elinden sargıyı nazikçe çıkardım ve elime kremi aldım."Bunu sürdünmü?".Dedim kremi göstererek."Hayır".Dedi.Güldüm.Evet doğru tahmin etmişim gerçektende hala aynıydı."Hala aynısın.Küçükkende böyleydin herşeyi 'ben yaparım,ben yaparım' diyip üste atlar sonrada eksik ve yanlış yapardın".Dedim.Güldü."Üste atlamadım bu sefer".Dedi.Gülümsedim."Üste atlasan nolur atlamasan nolur.Gene eksik ve yanlış yaptın".Dedim kremi yaranın üzerine sıkarak."Kremi nazikçe eline yavaş,yavaş sürdüm ve kapağını kapatıp sargıyı elime aldım."Nasıl bildin yanlış yaptığımı?".Dedi."Lisede istediğim bölüm hep tıp olmuştu bende belki kazanırım diyerek çok çalışmaya başladım.Tıpla ilgili herşeyi bilmesemde bilmem gereken günlük hayatta da lazım olacak bazı yöntemleri biliyorum tabiki".Dedim kafasını onaylar anlamda salladı.Sargıyı açarak nazikçe eline sarmaya başladım."Ilsu barajında yaşadığımız olayı hatırlıyormusun?".Dedi Alpay.Kafamı onaylar anlamda salladım."O günde üste atlayıp yapıcam demiştin eğer yapamam korkuyorum deseydin zaten bir şey demezdik".Dedim sargıyı eline dolarken.Güldü."Lakin korkmadım ve atladım".Dedi.Alayla gülümsedim."Atladında ne oldu yaralandın.O gün çok korkmuştum Doğa ile.Herkes senin için o kadar çok korktuki neyin ne olduğunu şaşırdım.O günden sonra pikniğe gidesim gelmedi.Çok ağlamıştım o gün.Nerdeyse bir sene kendime gelemedim ben".Dedim sargıyı bileğinden geçirirken."Ciddimisin?".Dedi.Kafamı onaylar şekilde salladım."Tabiki ciddiyim şaka yapar gibi bir halimmi var?.Bir ara sen öldün diye dusunuo küçük yaşta depresyona girdim ben.Herkes salonda mutlu, mutlu otururken ben odamda yatağa yatmış düşünüyordum ne anlatıyorsun sen".Dedim.

Güldü."Benim için depresyona gireceğin aklıma gelmezdi".Dedi.Gülümsedim."İşe küçüktüm ozamanlar korkuyordum yaralanmalardan sevdiklerimi kaybetmekten".Dedim ve sargıyı bitirip kalktım tam o sırada kolumdan tuttu ona doğru döndüm.Bu neydi şimdi?."Konuşalım biraz".Dedi."Ama-".Dicektimki sözümü kesti."Lütfen".Dedi.Yutkundum."Peki".Dedim ve koltuğa tekrar oturdum."Başka ne yaptın ben yokken".Dedi.Biraz düşündüm."Hatırladım.En son küçükken Esma teyzelerle birlikte tekrardan aynı yere Ilısu barajına piknik yapmaya gelmiştik.Yemekler yendi herşey normalden ben herkesten gizli belki görüşebiliriz diye Ilısu barajına atlamaya çalışmıştım daha sonra annem ceza verdi".Dedim.Güldü."Delisin".Dedi.Güldüm."Peki atlayabildinmi? Cezan neydi?".Dedi."Tabikide atlayamadım tam atlayacaktım annem tarafından bu planım iptal oldu.Cezam ise o gün piknikte full örtünün üzerinde oturmamdı.Eğer bu cezayı uygulamazsam ise annem bana patates böreği vermeyeceğini söylemişti.Bende örtüden dışarı çıkmadım".Dedim gülerek."Sen resmen kafadan kontak olmuşsun ozaman".Dedi."Aynen öyle".Dedim gülümseyerek.Gözlerimiz kesişti birbirine sonra fakat çok uzun sürmedi bu."Ee sen ne yaptın biz yokken?".Dedim.Kucağına baktı daha sonra tekrar bana döndü."Ben...Ben siz yokken hep sizi düşündüm.Özelliklede seni.Bana göre sen hep Doğa'dan daha küçük gelirdin gözüme.O yüzden naptılar?Artık başka birinemi abi diyorlar?Beni unuttularmı diye hep böyle düşündüm.Düşünmekten okulda bir ara ders notlarım düştü hatta.Yıllar sonra sizin varlığınızı azda olsa unutabildim.Daha sonra Üniversitede bir sevgilim oldu ama oda aldattı...".Dedi.Son kısmı üzgün bir şekilde söylemişti.Üzülmüştüm onun böyle demesine."Kalbin acımıştır şimdi...O hissi biliyorum boğazın düğümlenmiştir belki bu hüznü içinde yaşattığın için".Dedim.Kafasını onaylar anlamda salladı."Evet.Dediğin gibi oldu.Unutmaya çalıştım ama unutamadım çevremdeki insanlar benim unutmamdansa hatırlamamı sağlamaya çalışıyor gibiydiler".Dedi Burukça gülümsedim."Bu ara herkes birilerini aldatma havasında zaten.Ne kadar kalp acıtıcı bir olay ya.İnsanlar ayrılmak istediğini söylemek yerine neden aldatırki.Gelecekte bir sevgilim olursa ve bir gün o beni aldatırsa ondan direkt ayrılır suratına bile bakmazdım ve onu tanımamazlıktan gelirdim".Dedim."Haklısın".Dedi."Özür dilerim senide sıktım galiba"dedim gözlerine bakarak."Hayır sıkmadın.Bana çok iyi geldi konuşmak".Dedi oda benim gözlerime bakarak.Bir kaç saniye böyle bakıştıktan sonra gözlerimi kaçırdım.

"Ben yatayim artık saat geç oldu zaten iyi geceler".Dedim kalkarak".İyi geceler dedi oda ve arkama bakmadan hızlı adımlarla merdivenden çıkıp koşarak odama girdim ve kapıyı kapattım.Doğa hâlâ uyuyordu Allah'tan.Bende ışığı kapatıp gece lambasını açtım.Bu bile sanki ışığı hiç kapatmamışım gibi odayı aydınlık yapmıştı.Doğa'ya doğru dönerek gözlerimi kapatıp uyudum.Yarın daha fazla olay çıkarmadan buradan gitmemiz gerek.