16. bölüm · Sessiz Kalan Anılar
~XV~
15.BÖLÜM
(Felaketten bir gün önce)
Sabah felaket bir boyun ağrısıyla uyandım.Sanki boynumdan vurulmuşum gibi bir acı vardı.Elimi boynuma atıp inleyerek doğruldum ve etrafıma baktım.Doğa'nın kafası kucağımdaydı.Masanın üzerinde dünden kalma bitmiş meyve tabağı vardı.Televizyon açıktı.Savaştan çıkmış gibi bir halim vardı baya,baya.Derin bir şekilde esnedim ve doğanın kafasını tutup yavaşca kucağımdan çektim.Altınada bir yastık koydum ve banyoya doğru ilerleyip kendime baktım.Kahretsinki makyajla uyumuştum.Elime bir pamuk aldım ve üzerine makyaj temizleme suyu döküp suratımdaki makyajı silmeye başladım.En son yüzümü yıkayıp yüz kremlerimden felan sürerek banyodan çıktım.Odama doğru ilerleyerek makyaj masama oturdum ve saçımı açıp taramaya başladım.Birbirlerine fazlasıyla girmişlerdi.Cadı gibi gözüküyorum tövbe yarabbim!.Saçımı yukardan örüp topuz yaparak bıraktım ve aynamdan kendime baktım.Fena değilim bence.Karnım guruldamaya başladı.Acıkmıştım.Mutfağa ilerledim fakat girdiğim gibi geri çıktım.Üşendim çünkü dolaptan kahvaltılıkları alıp bir daha masa hazırlamaya.Bence kahvaltı yapmaya restorant'a gidebiliriz.Hem bizim içinde degişiklik olmuş olur fenamı?. Bari mal,mal mutfağa bakmayayım diyerek salona doğru ilerleyip tabağı aldım ve mutfak tezgahına bırakarak salona gidip tekli koltuğa oturdum ve kahvaltı yapılabilecek restorantları araştırdım.
Bir tane buldum ve konumuna baktım.Bizim evde o kadar uzak değildi.Ama yine arabalık mesafe vardı tabikide.Doğa'nın yanına gidip onu uyandırdım.Hep omu beni uyandıracak yok öyle bir dünya?!."Şşt doğa".Dedim sessizce omzunu sarsarak.Hiçbir tepki vermedi."Doğa kalk". Diyerek omzuna vurdum.Yine uyanmadı.Doğa'nın uykuları genelde derin olurdu.Fakat onu çok sesli bir şekilde uyandırırsanız o günü size zehir ederdi."Doğa uyansana".Dedim kafasına vurarak.Bir anda kalktı.Geriye doğru sendeledim.Hayvan öküz.İnsan yavaş olur!."Oha!".Dedim sinirle."Noldu?!".Dedi endişeli bir sesle.Kahkaha attım."Bir şey yok uyan diy kafana vurdum"."Acıktım".Dedim mutsuz bir ses tonuyla.Esnedi ve göz devirdi."Git hazırla yemeği ozaman".Dedi koltukta oturarak."Üşeniyorum".Dedim.Derin bir nefes verdi.Gülümsedim."Ee napıcaz.Ben hazırlamam bende üşeniyorum".Dedi rahatsız bir ses tonuyla."Kahvaltı yapmak için restorant buldum oraya gidelim.Hem o kadarda uzak değil".Dedim.Kafasını onaylar şekilde salladı."Ben bir tuvalete gideyim sende hazırlan".Dedi."Tamam".Dedim ve odaya doğru ilerledim.Doğa'da banyoya ilerledi.Elime ince bir tarak alarak perçemlerimi düzelttim ve dolaptan:Siyah, omuzları açık basic örme bluz alıp giydim.Altınada siyah bol paça eşofman giyip siyah çantamı koluma taktım ve kapının önünde doğa'yı bekledim.Banyodan çıktı ve odaya gitti.Daha sonra odadan çıktı.Oda üzerine Beyaz askılı bir crop altınada gri etek giymişti.Crop'un üzerinde beyaz ceket atmıştı."Hadi gidelim".Dedim."Tamam".Dedi ve evden çıkıp evin önündeki arabama bindik.Çantamı doğa'ya verdim ve arabayı o restorant'a doğru sürmeye başladım."Yarın için çok heyecanlıyım.Daha valiz hazırlayacağız".Dedi doğa.Yarın içi-.Doğru!.Yarın Mardin'e gidiyoruz dimi!."Evet".Dedim bende aynı şekilde.Eve gidince tek yapacağım iş valiz hazırlamak olacak.Arabada Hande Yener-Deli Bile- çalmaya başladı.Doğa dans etmeye başladı kahkaha attım.Onun bu hâllerini seviyorum."Deli bile,Deli bile,Deli bile veriyor senden daha iyi kararlar!.Deli,bile,Deli bile,deli bile ara sıra laf anlar!".Dedi.Güldüm.Elini yumruk yapmış bir şekilde söylüyordu.Elini bana çevirdi."Beni bile,beni bile,beni bile değil asla sen kendini avuttun!.Beni bile,Beni bile Beni bile kendine aşıktın ettin be adam!".Dedim neşeyle şarkıyı değiştirerek.İkimizde aynı anda kahkaha attık.Evet aşığım.Alpay Vural'a aşığım be!.Şarkı bitti.Bizde istediğimiz yere gelmiştik.Doğa çantamı verdi,aldım.Arabadan indik ve içeriye doğru ilerledik."Hoşgeldiniz".Dedi adam bize."Hoşbulduk.Cama yakın iki kişilik bir yeriniz varmı?".Dedim."Var buyrun".Dedi adam ve bizi cama yakın iki kişilik bir masaya götürdü.Masaya oturup kahvaltı isteyip yemeye başladık."Patatesleri çok güzelmiş ya.Kıtır,kıtır".Dedi doğa.Ağzıma bir patates attım."Bencede".Dedim ve yemeye devam ettik."Bir dakika".Dedi doğa.Kafamı yemekten kaldırdım ve doğa'ya baktım."Eray!".Dedi neşeyle.Eraymı?.Bu taraf doğru baktı.Bir dakika bu bizim lise arkadaşımız olan Eray değilmi?.Gülümsedim.Bize doğru dönünce gülümsemesi büyüdü sandalyesinden kalkıp yanımıza geldi."Naber lan".Dedi ikimizinde kafasının arkasına vurarak.Omzuna sertçe vurdum.Başladı gene şovuna artist."İyi sen?".Ded doğa."İyi bende.Naber lan cüce".Dedi kafama ikinci kez daha vurarak.Çatalı elime aldım ve suratına doğru kaldırdım."Rahat dur indiririm kafana he!".Dedim sinirle.Ellerini yukarı kaldırdı."Şşt sakin şampiyon".Dedi.Doğa kahkaha attı.Gülümsedim."Özledim sizi".Dedi Eray."Bizde seni valla".Dedi doğa.Değişmişti baya.Tek yerinde duran siyah gibi duran ama normalde koyu kahverengi olan gözleri ve gün geçtikçe değişen kasları.Kafasına şapkayı ters takmıştı.Siyah kot pantolon giyiyordu ve üzerindede şekilli,şukullu siyah bol tişört vardı ama bu bile kaslarını gösteriyordu."Kaslanıyorsun gün geçtikçe pislik".Dedim koluna vurarak."Yok be kızım ara verdim spora yiyorum bu aralar".Dedi üçümüzde güldük."Hiç inanasım gelmedi".Dedi doğa alayla.Kahkaha attım."Şşt impostor'mısın sus".Dedi Eray doğanın saçını hafif çekerek.Neşeyle kahkaha attım."Çek sandalyeni gel yanımıza daha yerleşmediysen".Dedim."Durun".Dedi ve sandalyesini alıp yanımıza geldi."Geldim." Dedi aramıza geçerek."Ee napıyorsunuz ne var ne yok?".Dedi Eray."İyiyiz yarın Mardin'e gideceğiz bizim içinde degişiklik olsun diye".Dedi doğa."Mardin'den geldiğinizden sonra mutlaka görüşelim.Özledim sizi".Dedi Eray."Görüşrüz inlaki".Dedim.Dudağını büzüp kafasını hafif sola yatırdı."Eee senden naber".Dedi doğa."İyi bende".Dedi.Doğa'ya bakıp göz kırptım.Bomba soruyu soracaktım ona.Doğa anlamış gibi gülümsedi.Eray'a geri döndüm."Şşt varmı hoşlandığın sevdiğin kız".Dedim göz kırparak.Gözlerinin içi parladı.Evet kesinlikle vardı!."Oooo!"Dedi doğa neşeyle.Güldüm.Aksini bu kanıttan sonra söylemezdi kendisi!."Hadi,hadi söyle".Dedim güldü."Var".Dedi.Üçümüz birden neşeyle güldük."İsmi ne?".Dedi doğa."Ekin".Dedi Eray."Çok tatlı ya!".Dedim neşeyle.Doğa kahkaha attı."Lan maytap geçmeyin dişi tilkiler terk ederim burayı!".Dedi Eray sinirle.Daha çok kahkaha attık.Çünkü biliyorduk.Bu saatten sonra hiçbir yere gidemezdi ve bunu kendiside bildiği halde yalan söylüyordu."Tabi tabi".Dedi doğa.Eray göz devirip güldü."Off hadi kızın fotoğrafını göster merak ettim!".Dedim sinirle Eray'ın ensesine vurarak.Telefonunu açtı ve kızı gösterdi.Kızın saçları siyah kıvırcıktı ve gözleri maviydi.Tatlı kıza benziyordu."Kız güzelmiş he".Dedi doğa.Güldüm."Bencede".Dedim ekrana bakarak.Bir anda telefonu kapattı."Tamam çok bakmayın karıma nazar değdireceksin".Dedi alayla.Daha sonra işaret parmağını kaldırdı."Vallahi ikinizinde son anda biletlerini sildiririm".Dedi Eray."Annem ve Esma teyzede geliyor hesap verirsin onlara sonra".Dedim alayla.Ağzını kapattı."Benden duymadınız böyle bir şeyi".Dedi.Doğa güldü.Uzun bir sessizlik oluştu sonra.Bizde doğa ile kahvaltılarımızı yapıp iki kahve söylemiştik o ara.Sohbeti başlatan Eray oldu."Bir ara bana bir erkekten bahsetmiştiniz.Küçük sizin bebeklik arkadaşınızmıydı neydi.Görürsünüz onuda Mardin'de." Dedi Eray.Gülümsedi doğa."Zaten gidip gördük kendisini.Geçen gitmiştik tekrardan herkesden habersiz bir şekilde Mardin'e o bizi ayağına getirtmişti ama.Meğersem büyük bir mimarlık şirketinin sahibi olmuş.Üstüne üstlük birde baya yakışıklı".Dedi doğa."He".Dedi Eray benim gözüm ise dışarıdaki yeşilliğe gitti.Onunda gözleri yeşildi böyle.Sinirlenince koyulaşıyordu o güzelim yeşil gözleri."Nereye daldı bu bal peteği gene?".Dedi Eray.Aldırış etmedim ve uzun,uzun yeşilliğe bakmaya devam ettim."Şşt dünyadamısın?".Dedi Eray omzumdan tutup beni sallayarak.Aldırış etmemeye devam ettim.Dünyada olmadığım bence bes, belliydi.Eray biranda perçemimi çekti.Koluna yumruk attım sertçe."Öküz!.Perçem çekilirmi!".Dedim sinirle."Hakettin.Of bune ya".Dedi koluna tutarak.Kızarmıştı kolu.İyi oldu bok herif."Pislik".Diye söylendim sessizce."Aşıkmı oldun lan sen?!".Dedi sinirle.Sinirle göz devirdim."Seni alakadar etmez!".Dedim sinirle perçemlerimi düzelterek."Alakadar eder.Kime aşık oldun söyle." Dedi soğuk bir ifadeyle."Sanane be!.Allah,Allah!".Dedim sinirle."Lan söylesene ben söyledim!".Dedi sinirle.Derin bir nefes çekip verdim."Alpay'a".Dedim."O lavuk kim lan!".Dedi."Birde bunu Alpay'ın yanında söyle seni iki dakikaya boks torbası yapar valla". Dedi doğa."Hadi be".Dedi Eray."Kasların oldu diye bir hava geldi sana mübarek.Ama Alpay'ın yanında bu kadar rahat konuşamazsın aslan parçası".Dedim.Doğa son söylediğim kelime için güldü."Öylemi?".Dedi Eray."Öyl-".Dicektimki telefon ötmeye başladı.Çantamdan telefonumu çıkarttım ve ekrandaki yazıyı okudum.Alpay arıyordu."Aha arıyor".Dedim."Hoparlöre al".Dedi Eray.Telefonu açıp masanın üzerine koydum ve hoparlöre aldım.
"Güzelim?".Dedi Alpay.Eray'ın yutkunma sesini duydum."Bu ses ne lan.Ben aşık oldum adama.Begüm siktirgit evlencem ben bu adamla".Dedi Eray sessizce.Güldüm.Doğa ise sessizce elini ağzına koyup kahkaha attı."Alo efendim?".Dedim."Ne oldu dün geceyi hallettinizmi?".Dedi.Kimse duymadan hoparlörden çekip kulağıma koydum.Eray ile doğa gülüyorlardı fark etmemişlerdi."Hallettik hallettik herşey yolunda.Yarın geleceğiz".Dedim."İyi." Dedi.Gülümsedim."Dün aramayı unuttuk ya.Uyuya kalmışız doğa ile".Dedim."Sorun değil yavrum".Dedi Alpay.Gülümsedim."Ozaman ben kapatıyorum görüşürüz".Dedim."Görüşürüz".Dedi ve telefonu kapatıp çantama koydum."Evlencem diyor ya orospu!".Dedi doğa kahkaha atarak.Eray güldü."Ne çabuk sattın ekini be".Dedim.Gözlerini pörtletti."Şaka lan şaka vallahi şaka gay'miyim ben malmısınız tövbe yarabbim.Ekinimde ekinim ulan".Dedi Eray.Doğa ile aynı anda kahkaha attık."Helal be".Dedi doğa Eray'ın omzuna vurarak.Eray kahkaha attı."Yoksa bu Alpay sizin-".Dedi biranda.Gülmeyi durdurup Eray'a döndük."Sen ne çakalsın lan".Dedi Eray."Neden?".Dedim."Bu Alpay sizin bebetoluk kankanız değilmi lan?".Dedi."Hee evet ailemizin arası kötü ama".Dedim.Yüzü düştü."Kanka ozaman siz gizliko,saklıko yapıyonuz bu işi".Dedi Eray."Tamam işte mal onun için annelerimizi yarın Mardin'e gitmeye ikna ettik".Dedi doğa."Heee!. Pardon benim kafa almadı bu kadar gerilimi".Dedi Eray."Belli".Dedim kahvemden bir yudum alarak.Bunuda amma şekersiz yapmışlar ya.Tadım kaçtı.Bir anda eray'ın telefonu çaldı telefonun ekranına tam bakacaktımki kafamdan tutup geriye çekti beni."Nazar değer bakma".Dedi elini ısırdım.Hafif yüzünü sarkıttı acıdan sonra telefonu kulağına götürdü."Alo?".Dedi daha sonra uzun,uzun telefonu dinlemeye başladı."Tamam geliyorum".Dedi ve kapattı."Noldu?".Dedi doğa.Çapkınca gülümsedi."Benimki arıyor.Parti varmış".Dedi Eray.Tamda onluk tu.Partileri çok severdi o yüzden canı sıkıldığında evde ya parti verir ya da klübe giderdi.Tanıyordum onu çünkü.Bilirdim ne zaman ne yapacağını.Sırıttı ve Eray'ın sırtına vurdum."Göster marifetlerini".Dedim gülerek.Onda bana bakarak güldü ve işaret parmağını kaldırıp salladı."Çok fenasın sen".Dedi doğa kahkaha attı.Sandalyeden kalkıp deri ceketini giydi."Hadi bana müsaade." Dedi."Mutlaka ara".Dedim."Ararım görüşürüz".Dedi."Baybay!".Dedi doğa neşeyle ve işaret parmağıyla orta parmağını bildirip geriye geriye giderken kafasına iki kere vurdu ve arkasına dönüp gitti.Kahkaha attım.Aptalın tekiydi aynı zamanda yavşağında.Fakat seviyordum kendisini.Korurudu çevresindekileri."Bizde gitsekmi Begüm işimiz var daha".Dedi doğa bıkkın bir sesle.Ofladım.Evet gerçektende çok işimiz vardı.Valizleri hazırlayacaktık daha."Bencede".Dedim ve garsonu çağırdım."Hesabı alabilirmiyiz?".Dedim."Tabii".Dedi garson ve hesabı getirdi kartla ödeyecektim."Bu karttan çekelim".Dedim fakat doğa izin vermedi."Hayır ya öyle şeymi olur.Ben öderim bundan ödeyelim lütfen".Dedi doğa.Kaşlarımı çattım.Fikir benden çıkmıştı.Öylece onun ödemesine izin vermezdim ve kartımı hızla okutup hesap ödedim."Geldiğiniz için teşekkürler".Dedi."Rica ederiz".Dedim ve garson uzaklaşmışken masadan çantamı alıp kalktım.Doğa'da çantasını alıp koluma girdi."Çok fenasın gerçekten".Dedi sinirle.Gülümsedim."Fikir benden çıktı senin ödemene pekâlâ izin vermezdim".Dedim.Kaşlarını çattı."En azından bölseydik!?.Biletleride sen aldın zaten.Bu gidişle paran bitecek sonra benden dilenirsin!".Dedi."Hayır ya.Bölmedik işte.Zaten onada izin vermezdim.Kızım benden çıktı fikir diyorum sen bu gün misafirimsin kır dizini otur".Dedim.Göz devirdi."İnatçı keçi".Dedi ağzında geveleyerek.Güldüm ve yanağına öpücük bıraktım."Seviyorum seni".Dedim hiçbirşey demedi ama gülümsediğini fark etmiştim.Arabanın yanına gelince çantamı tekrardan doğa'ya verdim ve sürücü koltuğuna oturarak arabayı eve doğru sürmeye başladım.Uzun bir sessizlik yaşandı.Genelde ufak bir tartışma yaşandığında ben ne kadar onunla konuşmaya çalışsamda trip atar hiçbirşey demez arkasını bana dönerdi.Fakat bu o kadarda uzun sürmezdi tabiki.Yine öyle oldu ve uzun sürmedi."Şarkı açalımmı?".Dedi.Gülümsedim."İstediğini aç".Dedim ve telefonundan:Gülçin Ergül-Bir tanecik Aşkım-Açtı.Gülümsedim ve şarkıyı söylemeye başladım
"Küsmeyelim.Hiçmi hiç küsmeyelim".
"Kavga etmeyelim.Emsalsiz sevgilim!".
Dedim ve gelirkenki yaptığımız hareketi tekrarlayıp elimi yumruk yaptım ve doğaya doğru uzattım.Gülümsedi.
"Aaa hiç darılmalayım.Suspus somurtmayalım".
"Ben yoksa ne yaparım?.Gel bir sarıl bakalım!".
Şarkıyı devam ettirdim.
"Kıyamam dayanamam ben sana!".
"Bir Tanecik Aşkım!".Dedim kelimeleri şarkıya göre uzatarak.
"Mum gibi eriyorum sana!.Sensiz her an ziyan.Tamamlanıyorum sarılınca!".Sonra elimi tekrardan doğa'ya doğru uzattım elimi tuttu ve neşeyle söylemeye devam etti:
"Bir Tanecik Aşkım!".
"Mum gibi bitiyorum sana!".
"Senden başkası yalan!".
"Tutun bana hiç bırakma!".
İkimizde aynı anda güldük.Şarkı bir yandan devam ederken bizde mırıldanıyorduk.
Arabayı durdurdum.Eve gelmiştik çoktan.Doğa'dan çantamı aldım ve arabadan inerek eve girdik.İkimizde odaya geçtik.Çantalarımızı yatağa fırlattığımız gibi valizlerimizi çıkarıp hazırlamaya başladık.Ne var ne yok içine herşeyi boşalttım ve makyaj çantamı alıp onunda içini dolurdum ve valizin içine koydum valizini kapatmaya çalıştım fakat kapanmadı."Doğa gel yardım et".Dedim valizi kapatmaya çalışırken yanıma geldi ve tüm gücüyle valizin üstünü kapattı.Fermuarını çektim ve kaldırdım.Hazırdı.Fakat tek hazır olmayan bendim.Yarın için hiçbir şekilde hazır değildim.Yani şuan tek hazır olan şey valizimdi.Fazlasıyla gergindim.Fakat bu gün Eray'ı görmek bana iyi gelmişti."Sonunda".Dedi doğa valizini kapatıp kendini yatağa atarak.Gülümsedim.Üzerimdekileri çıkardım.Üzerime beyaz bol bir tişört altımada gri bir şort giyip bende kendimi yatağa attım."Yoruldum".Dedim.Bende dedi doğa."Hadi uyuyalım".Dedim halsiz bir şekilde güldü,karşılık verdim ve gözlerimi kapatarak uyumaya çalıştım.
