2. bölüm · Satırlar Arasında

Kelimelere Sığınmak💫

Sude Birer

Bölümler
1 İki Kalem, Tek Hikâye💫 2 Kelimelere Sığınmak💫 3 Aynı Rüyanın Farklı Kalemleri💫 4 Sessizliğin Arasında💫 5 Ruhun Cümlesi💫 6 Rüyada Başlayan Hikâye💫 7 Zamanın Kıyısında💫 8 Yağmurun Ritminde Yazmak💫 9 Sessiz Satırlar, Sessiz Yakınlık💫 10 Sözlerin Gölgesinde💙 11 Kalbimde Kalan Cümle💫 12 Kalbimin Kapısını Aralarken💫 13 Suskunluktan Söze💫 14 Geçmişin Gölgesinde, Geleceğin Işığında💫 15 Yazıya Açılan Kapı💫 16 Yazdıkça Var Olmak💫 17 Zaman Bizken Güzeldi💫 18 Kalpte Saklı Zamanlar💫 19 Kalpte Saklı Miras💫 20 Bir Ayraçlık Mesafe💫 21 D+K= Huzur💫 22 Kalemle İyileşen Dünyalar💫 23 Bir Çocuğun Sözü, Bir Ömrün Cevabı💫 24 Sessizlikte Parlayan Cesaret💫 25 Sessizlikle Büyüyenler💫 26 Çatısız Ev, Geniş Pencere💫 27 Çocukların Gözünden Anlamak💫 28 Minik Eller, Büyük Dünyalar💫 29 Bir Hayalin Büyümesi💫 30 Hayalden Raflara💫 31 Bir Sayfa Sevgi💫 32 Yeni Sayfanın İlk Cümlesi💫 33 Bir Fısıltının Hikâyesi💫 34 Kelimelerle Kurulan Yuva💫 35 Çocukların Kurduğu Dünya💫 36 Paylaşılan Hayallerin Gücü💫 37 Üç Kişilik Bir Yuva💫 38 Masalın En Küçük Kahramanı💫 39 Kalpten Kaleme, Kalemden Hayata💫 40 Sessizliğin İçindeki Şarkı💫 41 Kalbimizin Ritmi💫 42 Uykusuzluğun İçindeki Mutluluk💫 43 Sevgiyle Dolu Anlar💫 44 Küçük Yüreğin Büyük Dünyası💫 45 Hayallerin Kanatlarında💫 46 Umut Tohumları💫 47 Birlikte Yazılan Masal (FİNAL)🥹 48 Karanlıkta Parlayan Işık (DENİZ ANLATIMIYLA)💫 49 Sevginin Yol Arkadaşı💫 50 Bir Çocuğun Sessiz Gücü: Hayal Etmek💫 51 YAZAR'DAN💙

Bir iki saat Kaan'dan ayrı kalmak yetmişti şimdi her şeyden soyutlanıp karakterime odaklanma zamanıydı.

Kaan için yazdığım her bir cümle, her bir satır ve her bir kelime beni ona daha da bağlıyordu.

Gerçek olmayan karakterlere aşık olmak denilince de ben...

Kafamda oluşturduğum Kaan karakteri bana çok farklı hissettiriyordu.

Sanki bir anda karşıma çıkıp ben gerçeğim diyecekmiş gibi bir his vardı içimde.

Ya da ben yine o kadar içselleştirdim ki böyle düşünmeye başladım bilmiyorum ama diğer yazdığım karakterlerden çok çok çok daha farklı hissettiriyordu.

Bilmem kaçıncı kez yazarken Kaan'a sinir oldum, trip attım, kızdım sonra aman sonuçta bu da insan bu da hata yapabilir diyip affediverdim.

Telefonumun çalması ile yazma işine ara vermiştim.

"Efendim?"

"Sanada merhaba Deniz."

Tamam tamam biraz fazla tepki oldu bu sefer kabul ediyorum.

Ama elimde olan bir şey değildi ki...

Tam yazmaya başlayıp odaklandığım esnada birisinin o anı bölmesi kadar can sıkıcı bir durum yoktu.

"Merhaba Yaren. Hadi ne söyleyeceksen söyle dinliyorum."

"Arkadaşlarla sinamaya gideceğiz sende gelsene."

"Benim işlerim var biraz siz gidin keyfinize bakın."

"Sürekli böyle yapıyorsun ama. Bir kere de davetimizi kabul et de az bizimle vakit geçir."

"Şuan yeni bir kitaba başladım onu yazıyorum gelemem gelsemde zevk alamam siz eğlencenize bakın."

"İyice asosyal biri olup gittin. Selma teyzeye söylicem birisini bulsun da bir kendine gel artık gerçek dünyaya dön."

Her seferinde konuyu farklı yerlere getirmelerinden ben usanmıştım onlar usanmamıştı.

Telefonu kapatıp yazmaya devam ettim.

Kitabımın konusu sevip de kavuşamaydı ve bu kavuşamamanın sebebi ise Kaan Bey'imizin korkaklığı ve cesaretsizliğiydi.

Kız ona bir adım atıyorsa bizim akıllı çocuk ondan bin adım uzaklaşıyordu.

Neden mi? Çünkü Kaan Bey'imiz tam bir yontulmamış odundu.

Son cümlemi de yazıp sinirle bilgisayarı kapattım ve yatağıma geçip Kaan'a söylenmeye başladım.

"Ne vardı sanki anlasaydın o kızın sana aşık olduğunu? Ne vardı sanki biraz zahmet edip bir adım atsaydın?"

Zihinim biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı bugün fazlasıyla kelimelerle haşır neşir olmuştum.

Yarım kalan kitabımı alıp okumaya başladım.

Ne güzel bir şeydi değil mi? Fazla kelimelerle haşır neşir olduğum için zihnimin dinlenmeye ihtiyacı vardı ama bu dinlenme ihtiyacını yine kelimelerde buluyordum.

Sanırım ben kelimeler, duygular ve kitaplarla yaşayan onlarda oksijen bulan bir insandım ve bu durumdan fazlasıyla mutluydum.

•••

Gün boyu odamda kitap yazıp geri kalan zaman dilimlerinde ise okumuştum.

Şimdi annemin tepkisini bile bile aşağı yanına gitmiştim.

Telefonla konuşuyordu konuşmasını bölmemek adına sessizce oturup televizyon izlemeye başladım.

İzlediğim dizi de bir sahne o kadar hoşuma gitmişti ki telefonumu çıkarıp notlar kısmına girdim ve üstün körü yazacağım cümleyi yazıp kapattım.

Bazen ilhamın nereden geleceği belli olmuyordu.

Bazen bir konuşmada, bazen bir sohbette, bazen farklı bakış açılarında, bazen bir bakışma da ve daha bir çok bazenlerde o ilham gelip yüreğine konuyordu...

Annem telefonu kapatıp yanıma geldi.

"Bugün Yaren ve arkadaşları sinemaya gitmiş seni de çağırmışlar."

"Hıhım."

"Yaren çok kırılmış kızım. Her davetimi reddediyor diyor ki haklı biraz çıkıp kafanı dağıtsan."

"Ben böyle gayet iyiyim annecim merak etmeyin."

"Yarın Ebru Teyzen gelecek onun için hazırlık yapmamız lazım sende erken yat ki yarın sabah bana yardım et işlerimizi erken bitirelim."

"O niye geliyor şimdi durduk yere?"

"Kızım çok ayıp niye öyle diyorsun?"

"Ben o kadını sevmiyorum anne! İtici geliyor her an ağzından laf almaya çalışıyormuş gibi bir hali var."

"Sana öyle geliyordur kızım. Ebru özünde iyi insandır."

"Peki annecim umarım dediğin gibi bana öyle geliyordur. Ama ben hala dediğim şeylerin arkasındayım o kadın bana hiç samimi gelmiyor. Hiçbir zaman da gelmedi."

"Kaç kere yan yana geldiniz ki bu kadar net konuşuyorsun kızım."

"Babamın vefatından sonra evimize gelip yaptığı hareketleri unutmadın herelde anne dimi?"

"A-aklım yerinde değildi o zaman hatırlamıyorum."

"Hatırlamadığın için böyle konuşuyorsun ya zaten. Yavaş yavaş kes onunla iletişimini anne bak gerçekten sonu iyi olmayacak."

"Tamam kızım hadi yatalım sen yine fazla derinlemesine düşünmeye başladın."

"Iyi geceler anne!"

"İyi geceler kızım!"

Ay ay ay bu Ebru Teyze neymiş böyle bakalım ilerleyen bölümler de ne cevherler çıkacak bundan😂
Keyifli Okumalar💫