15. bölüm / 32
Sana rağmen yine sana~TeodenSinir krizi
Bölümler 32Şu an: Sinir krizi
- 1 Sana rağmen yine sana ~Teoden991 kelime
- 2 Teoman’ın yanı436 kelime
- 3 Ama kıskanç276 kelime
- 4 “Sen benim hiç birşeyim değilsin”245 kelime
- 5 Hesaplaşılacak309 kelime
- 6 Okulun bodrumu145 kelime
- 7 Denizin evinde510 kelime
- 8 Kalp kırıklığı523 kelime
- 9 Sıla? Ve Teoman1.046 kelime
- 10 Sinir krizi530 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Ayrılmak istiyorum1.235 kelime
- 12 Sadece bize ait olan yer478 kelime
- 13 Adaşım Deniz995 kelime
- 14 Kırmızı ipler uzaklaşmayacak570 kelime
- 15 Kaçalım1.776 kelime
- 16 Benimle oyun mu oynadın716 kelime
- 17 “Denizimin adını ağzına alamazsın”704 kelime
- 18 Kullanmadım1.006 kelime
- 19 Mavi gül1.149 kelime
- 20 Sıla’nın evi357 kelime
- 21 Neden sürekli sana kanıyorum723 kelime
- 22 Ölemezsin1.298 kelime
- 23 Ölüm saati 19.191.214 kelime
- 24 Elveda sevgilim690 kelime
- 25 Defol655 kelime
- 26 Acıyorsun932 kelime
- 27 Gitme896 kelime
- 28 DUYURU14 kelime
- 29 “Neden terkettin beni?”423 kelime
- 30 Tam 5 yıl605 kelime
- 31 İyileştirici öpücük411 kelime
- 32 Büyük yüzleşme741 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastane koridorunun keskin, steril kokusu burnumu sızlatırken bir grup hemşire telaşla sedyeyi acil odasından çıkarıp içeri taşıdı
Doktorlar hemen etrafını sardı, cihazların sesleri birbirine karıştı
Ben ise zamanın durduğu o daracık koridorda, ayak seslerimin betonda yankılanmasına aldırmadan volta atıp duruyordum
İçimdeki yangın adımlarımı daha da hızlandırıyordu
Leyla titreyen elleriyle kollarımı tutup beni durdurmaya çalıştı
L:Teoman ne olur dur artık! Yalvarırım biraz sakin ol kendini paraladın!
Öfkeyle ellerimi saçlarıma götürdüm
T:Nasıl sakin olayım, Leyla?! Nasıl sakin olmamı bekliyorsun? Ne olduğunu bile bilmiyoruz!
Tam o sırada Aras sessizce yaklaştı, ağır bir hareketle elini omzuma koydu
Zaten zar zor tuttuğum, baraj kapakları gibi yıkılmayı bekleyen gözyaşlarım bu dost eliyle birlikte tek bir damla halinde yanağımdan süzülüverdi
Aras sakin ve güven vermeye çalışan ama kendi içi de titreyen bir sesle mırıldandı
A:Ona hiçbir şey olmayacak inan bana Teoman. Sadece biraz sakinleşmen onun karşısında dik durman gerekiyor
Cevap vermedim sadece titreyen başımı yavaşça sallamakla yetindim
Daha fazla bekleyemedim
Beklemek o koridorda saniye saniye ölüyor gibi hissettirmekten başka bir işe yaramıyordu
Kapıyı çalmaya bile tenezzül etmeden aceleyle içeri daldım
T:İyi mi? Nasıl?
Doktor aceleci tavrımdan rahatsız olarak başını kaldırdı
Doktor:Beyefendi, burası hastane, lütfen biraz sakin olun!
T:İyi mi, yalvarırım söyleyin, iyi mi?
Doktor derin bir nefes alıp yumuşadı
Doktor:Gayet iyi korkulacak bir şey yok. Yoğun üzüntü ve üst üste binen stres nedeniyle bayılmış. Şimdi damar yolu açtık, serum taktık yarım saat kadar sonra tamamen kendine gelir uyanır
T:Yanında... Yanında kalabilir miyim?
Doktor:Elbette kalabilirsiniz
Koşar adımlarla yatağın kenarına yanaştım, bir sandalye çekip sabaha kadar kalkmayacakmış gibi oturdum
Titreyen parmaklarımı uzattım, yüzüne dökülen o güzel saçlarını incitmekten korkar gibi büyük bir şefkatle okşamaya başladım
Tam o sırada dudaklarından cılız ve acı dolu bir ses döküldü
D:Teoman... Teoman...
İçim titredi hemen eğildim
T:Buradayım, buradayım! Yanındayım, sakin ol korkma geçti
Deniz kirpikleri titreyerek yavaşça gözlerini araladı
O an yüzümde istemsiz,kocaman bir gülümseme belirdi
Uyanmıştı gözlerimin içine bakıyordu ya gerisi yalandı
Ama onun gözlerinde o gülümsemenin karşılığı bir buz kütlesiydi
Baktığı yerde ben vardı ama bakışları o kadar yabancı, o kadar öfke doluydu ki...
D:Senden nefret ediyorum
Dedi kısık ama zehir gibi bir sesle
Donup kaldım. Gülümseme yüzümde acı bir maske gibi asılı kaldı
T:Ne? Ne dedin sen?
Bir anda içindeki tüm acıyı, tüm biriken öfkeyi kusar gibi haykırmaya başladı
D:SENDEN NEFRET EDİYORUM! NEFRET EDİYORUM SENDEN!
Çıkan çığlıklarla birlikte hıçkırıklara boğuldu, yatakta doğrulmaya çalışırken vücudu sarsılıyordu
T:Deniz, ne olur sakin ol! Yalvarırım kendine gel lütfen!
Diyerek yeni takılan serum hortumuna zarar vermemeye çalışarak kollarından tutmaya çalıştım
D:DOKUNMA BANA! UZAK DUR!
Odadan gelen çığlık sesleriyle birlikte hemşire panikle içeri koştu
H:Ne oluyor burada?!
T:Bilmiyorum, bir anda böyle oldu!
Hemşire hemen Deniz'in kollarını kontrol etti
H:Sinir krizi geçiriyor, acilen sakinleştirici yapmam lazım!
D:BIRAKIN BENİ! NEFRET EDİYORUM SENDEN! DUYUYOR MUSUN, NEFRET EDİYO—
Cümlesi yarım kaldı. İlacın etkisiyle başı yastığa düştü, hıçkırıkları yavaş yavaş sessizliğe gömüldü
O an gözyaşlarım artık bana itaat etmeyi bırakıp yanaklarımdan döküldü
Hemşire kapıya yönelirken bana dönüp yorgun bir sesle fısıldadı
H:Endişelenmeyin fiziksel bir durumu yok tamamen anlık bir sinir krizi. Yaşadığı ağır stres ve üzüntü bu krizleri tetikliyor. Korkarım ki bu birkaç kez daha tekrarlanabilir hazırlıklı olun
T:Teşekkür ederim
Dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim
Ayakta duracak dermanım kalmamıştı olduğum yere, hastanenin soğuk zeminine yığıldım ve başımı ellerimin arasına alıp sessizce hıçkırdım
Bölüm etkileşimi
