19. bölüm · Sana rağmen yine sana~Teoden
Adaşım Deniz
Küçük,beyaz boyalı,bir evin önüne geldik
D:Teoman burası neresi
T:Sadece bize ait olan bir yer,ne zaman kaçmak istesem buraya gelirim
D:Şuan kimden kaçıyorsun benden mi
T:Sen hariç herkesden deniz kızı
Gülümsedim
Teoman önden gidiyordu
Bir anda arkasını dönüp
Beni belimden yakaladı
D:Napiyorsunn
T:Sarılmak istiyorum
D:Sarıl öyleyse
Teoman beni sıkıca sardı
Bende karşılık verdim
Teoman saçlarımı avuçlarına alıp koklamaya başladı
Bende onun sapsarı saçlarını karıştırmaya başladım
D:Tamam yeter hadi içeri gidelim
T:Gidelim deniz kızı
İçeri de
Siyah deri bir koltuk
Bir tv ünitesi
Vardı
Diğer odada ise
Büyük bir yatak
bir komodin
Ve dumbel
D:Senin gibi birine göre fazla düşük bir yer değil mi
T:Aslında öyle ama şuan değil
D:Neden şuan değil
T:Şuan sen varsın ve bu evin en güzel dekoru sensin
D:Teşekkürler Teoman Akkaya ama her kızı da bir dekor olarak görür müsün mesela buraya gelen kaçıncı kızım
T:Ah deniz buraya getirdiğim tek kız ve tek kişisin
Biraz yaklaşdım
D:Yalan söylüyorsun
T:Ona sorabilirsin
Kaşlarımı çattım
D:Kime?
Eliyle yerdeki kediyi işaret etti
T:Ona
Bir adım daha yaklaşdım
D:Adı ne
T:Deniz
D:Efendim
T:Kedinin ismi deniz
D:Ne!
Anında kedinin yanına çöktüm
D:Ama bu çok tatlı
T:Öyle
Kediyi kucağıma aldım
Tekrar ayaklandım
D:Pekala bu kedinin adı neden deniz
Diyip sırıttım
T:Seninle bir ilgisi yok sevinme
O an o kadar rezil olduğumu hissettim ki
Yanaklarımın kızardığını tahmin edebiliyordum
D:Sevinmedim zaten niye sevineyim
Teoman sinir bozucu bir şekilde gülmeye başladı
D:Gülme!
T:Sakin ol deniz kızı kedinin isminin nedeni tamamen
D:Dinlemek istemiyorum
Teoman yaklaşıp
T:Emin misin
Sabah aydınlanmaya başlamıştı
Günün ilk ışıkları Teoman ın sapsarı saçlarına yansıyordu
Çok çekici gözüküyordu
D:Eminim
T:Peki sen bilirsin
D:Tamam anlat
Teoman yine sırıttı
T:Ahhah biliyordum
D:Alay etmeyi kes
T:Kedinin ismi Deniz Soysal isimli kızdan esinlenildi Deniz kızından değil
Teoman beni yine utandırmayı başarmıştı
Gülümseyerek baktım Teoman a
T:Ee bugün sabahladık uykun yok mu
D:Yok senin var mı
T:Asla
Teoman sırıtıp yaklaşamaya başladı
D:Acıktım
Teoman o an ki anı bozduğum için biraz bozuldu
T:Ne
D:Acıktım ya
T:Ne yiyeceğiz
Mutfağa doğru yöneldim
D:Umarım buzdolabın doludur
Teoman arkamdan homurdanarak mutfağa doğru yürürken
Ben çoktan buzdolabının kapağını açmıştım bile
İçeriye göz attığımda karşılaştığım manzara tam bir hayal kırıklığıydı
Bir şişe su, yarım kalmış bir paket kaşar peyniri ve köşede birkaç yumurta
D: Teoman bomboş bu dolap!
Teoman mutfak tezgahına yaslanıp kollarını göğsünde birleştirdi
Yüzünde yine o ukala gülümseme vardı
T: Ben buraya genelde kafa dinlemeye geliyorum deniz kızı ziyafet çekmeye değil Ama bak yumurta var
D: Yumurta mı sadece yumurta mı yiyeceğiz yani
T: Eğer Deniz Hanım lütfederse sana hayatında yiyebileceğin en iyi omleti yapabilirim
Kaşlarımı kaldırdım
D: Sen ve yemek yapmak pek inandırıcı gelmedi ama açlıktan ölmek üzereyim o yüzden şansını dene bakalım
Teoman ceketini çıkarıp bir kenara fırlattı
Ve kollarını sıvadı
O sırada yerdeki kedi yani adaşım Deniz miyavlayarak
Teoman’ın bacaklarına sürtünmeye başladı
T: Bak adaşın da onayladı
Teoman hemen aceleyle omleti tavadan tabağa koydu
Ardından da masaya koydu
T:Ye bakalım beğenecek misin
Omletten bir çatal aldım
Şaşırtıcı bir şekilde lezzetliydi
D:Senden beklenmeyecek bir performans
T:Afiyet olsun Deniz kızı
Omletimi yemeye devam ettim
Bir anda aklıma uzun süredir daha doğrusu Teoman a
Bunu kendime söylemeye bile çekiniyordum
Teoman a aşık olduğum süredir
D:Teoman
T:Hıh
D:Kırmızı ip efsanesi hiç duydun mu
T:Hayır neymiş ki
D:Bir inanışa göre iki ruh eşi olan insanın parmaklarına kırmızı bir ip bağlanırmış bu ip bazen gerilir bazen uzaklaşırmış ama asla kopmazmış belki biz de bu hayatın için de yürürken birbirimize çekildik belki o görünmez bağ kalabalıkların içinden seni bana itti sence benim parmağımda ki ipler senin parmağın da ki ipin ucunda mı
T:Ben böyle efsanelere hiç ilgi duymadım daha doğrusu ilgilenmedim ama benim kalbimin senin yanındayken hızla çarptığını gözlerimin yüzlerce kalabalığın içinde tek sana baktığını kalbimin onlarca sesin içinde sadece senin sesinle huzur duyduğuna o kadar inanıyorum ki
Benim de kalbim bu sözler karşısında öyle hızlı çarpmaya başladı ki
Nerdeyse dışardan duyuluyordu
Teoman bir anda elini kalbimin üzerine koydu
T:Bak işte tam dediğim gibi senin de kalbin benim yanımdayken hızla çarpıyor
Teoman elini kalbimin üzerinden yavaşça çekip yüzümü avuçlarının arasına aldı. Başparmağıyla yanağımı okşarken fısıldadı
T:Ee omletin soğudu bu arada
D:Romantizmi ne güzel bozuyorsun Akkaya
T: Gerçekçiyim diyelim deniz kızı hadi bitir tabağını da biraz dinlenelim bütün gece ayaktaydık
Omletimi hızla bitirdikten sonra tabağı masaya bıraktım
Ayağa kalkıp kucağımdaki kediyi yavaşça yere bıraktım
Adaşım Deniz sanki o da uykusunun geldiğini anlamış gibi hemen köşedeki dambılların yanına gidip kıvrıldı
D: Pekala yemeğimi de yedim şimdi nerede dinleniyoruz Akkaya holdingin veliahdı? Tek bir yatak gördüm içeride o da senin
Teoman sırıttı göz kırparak diğer odayı işaret etti
T: Merak etme deniz kızı koskoca yatak ikimize de yeter hem sana sarılmadan uyuyabileceğimi kim söyledi
D:Asla olmaz Teoman
T:Niye ya
D:Ben seninle yatmam
T:Denizcim tek yatak var güzelim benim
D:O zaman sen koltukta yat burada da ben yatıyorum
T:Ayıp ediyorsun çok ayıp ediyorsun
Yastıgın birini Teoman a fırlattım
D:Hadi iyi gecelerrr
T:Gerçekten bu yaptığın oldu mu şimdi
D:Oldu oldu çok güzel oldu
Kapıyı Teoman ın yüzüne kapattım
Derin bir nefes aldım
Kendimi Teoman ın yatağının üstüne attım
Yatak tamamiyle Teoman’ın kokusuyla doluydu
Tam uyacakken aklıma bir şey geldi
Annem
Annem hiç aramamıştı
Üstelik eve gitmeme rağmen
Kesin dönünce çok kızacaktı
Telefonum da yanımda değildi ki
Teoman da kalmıştı
Odadan çıktım
Sessiz adımlarla Teoman’ın yanına geldim
Teoman çoktan uyumuştu
Yavaşça dürtükledim
D:Teoman Teoman
Teoman hiç hissetmedi bile
D:Teo Teo uyan ya uyanman lazım
Teoman bir anda gözlerini araladı
Uykulu gözlerle yarı baygın bir şekilde bana baktı
T: Deniz kızı ne oldu bensiz uyuyamadın mı yoksa
Dalga geçecek zaman değildi ama o hala kendi havasındaydı
Gözlerimi devirip koltuğun kenarına iliştim
D: Teoman saçmalama çok önemli bir şey var telefonum nerede
Teoman doğrulmaya çalışarak gözlerini ovuşturdu
Ses tonu uykudan dolayı iyice kalınlaşmıştı
T: Ne telefonları sabahın bu saatinde güzelim ya ceketimin cebindedir bak oraya
Hemen odadaki ceketine doğru yöneldim
Cebini karıştırıp telefonumu çıkardım
Ekranı açtığım an içimi bir ürperti kapladı
Hiç bildirim yoktu
Annem bir kere bile aramamıştı
Gece boyu eve gitmemiştim ve telefonumda tek bir cevapsız arama bile yoktu
Bu hiç normal değildi
Kesin bir şeyler dönüyordu ya da fırtına kopmak üzereydi.
D: Teoman annem hiç aramamış
Teoman koltukta tamamen dikleşti
Uykusu bir anda dağılmış gibiydi
Bakışları ciddileşti
