Sahne Arkasında kitap kapağı

1. bölüm / 6

Sahne Arkasında

Bölüm 1

Vaveyla Yazarı: Soğuk Ristretto

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 1

"Tebrikler Derin! 4.sertifikan hayırlı olsun. Daha nicelerine diyeceğim ama koleksiyon yapacaksın yakında!" deyip kıkırdamaya başladı Leyla Hanım.
Leyla Hanım orta yaşlarında harika bir kurumun müdürüydü. kendisi 2 çocuk annesi ama kurumunda eğitim alan herkese annelik yapıyor adeta. Buralara gelebilmek için zamanında gerçekten çok büyük fedakarlıklar yapmış. Aynı zamanda çok da naif bir kalbi var.
Güzellik ve Cilt Bakım sertifikamı alıp "Teşekkür ederim Leyla ablacığım. Yakın zaman da tekrar bunalıma girersem gelirim tabii ki farklı programlara." dedim.
Protez tırnak, ipek kirpik, kuaförlük ve şimdi de güzellik ve cilt bakım sertifikamı almış bulunuyorum. Ve hala istediğim gibi bir işe girememiştim. Birçok işte yer aldım. Fakat istediğim düzeyde değildi hiçbiri. Mesela bir yere ipek kirpik için başvuru yapmıştım ama işe kabul edilip gittiğim de cilt bakımı uzmanı istediklerini söylediler. Başka bir yerde de deneme süreci adı altında bana hiçbir iş yaptırmamışlardı. Bu ve buna benzer deneyimler edinince bir süre iş aramaya ara verip sertifikalı kurslara yoğunlaştım.
Üstelik kendi işimi kuracak kadar birikimim de yoktu. Tabii bu kursların yanı sıra ingilizce ve ispanyolca kurslarına da devam ediyorum. Evde uzun süre işsiz ve kurssuz kalınca bunalıma giren bir yapım vardı. Ama biliyorum ki bunların hepsi bir süreç, hepsi bir sınav.
Sertifikamı aldıktan sonra arkadaşlarımla ve eğitmenlerimle vedalaşıp binadan ayrıldım. Bugün için hiçbir planım yoktu. Telefonuma baktım ve saat henüz 16:00'ydı. Eve de gidesim yoktu. O yüzden cadde üzerinde bir kafeye oturup kitap okuyup kahve içmeye karar verdim. Günün yorgunluğunu atmak için harika bir plandı.
Çok değişik bir kitaba başlamıştım. Kitap aslında sürükleyici ve merak uyandırıcı ama kişisel gelişimi de sık sık araya sıkıştırmışlardı. Kitap nereye gidecek nasıl ilerleyecek asla kestiremiyordum. Bazı bölümlerde sıkıldığım da olmuştu ama başladığım kitabı bitirmeden bırakamama gibi bir huyum vardı.
Bulduğum ilk kafeye girip kasaya doğru ilerledim. "Kolay gelsin ice flat white alabilir miyim?" dedim kasada duran kızıl saçlı ve gözlüklü kıza. Yaka kartından adının Mira olduğunu görmüştüm. "Tabii ki. Ödemeyi temassız gönderiyorum." diyerek pos cihazını gösterdi. Ödememi tamamladıktan sonra kahvemi aldım ve bahçede boş olan iki kişilik masaya geçtim.
Çantamdan kitabımı, kulaklığımı ve telefonumu çıkarıp masaya koydum. Kitap okurken klasik müzik dinlemeyi çok seviyorum özellikle dışarıda okuyorsam. Kulaklığımı taktıktan sonra telefonumu açıp Spotify'a girdim. Tam arama kısmına tıklayacakken alt kısımda son dinlediğim şarkı dikkatimi çekti : Michael Jackson’dan Beat It İstemsizce yüzümde bir tebessüm oluştu. Michael Jackson'ı zaten severek dinlerdim ama yüzümü güldüren nokta şarkı olmuştu: Beat It.
2 gün önce Idol House finalinde son kez onlardan dinlemiştim. Yarışmayı ilk çıktığı günden beri aralıksız takip ediyordum. Performansların olduğu bölümleri iki kere izlediğim bile olmuştur. Final bölümünde de yeni grubun üyeleri açıklanırken hüngür hüngür ağlamıştım. Sevdiğim yarışmacıların kazanması da bana gururlu bir duygusallık yaşatmıştı.
Kulaklığımdan slow bir şarkı açıp kitabımı okumaya başladım. Ana karakter bazen çok sinirimi bozuyordu. Her şeyden şikayet ediyor, hep olumsuz düşünüyor. İstemsizce olumsuzluğa kapıldığımız anlar hep olur tabii ki. Ama ben genel olarak düşünce gücüne çok inanıyorum. Olumsuzluğa kapıldığım her an olumlusunu düşünüp olmuş gibi kabul ediyorum. Güzel düşün güzel olsun!
Kahvemin bitmesine yakın kalkmayı düşünürken telefonum çalmaya başladı. Arayan Nil'di.
"Canıııım?" diyerek telefonu açtım. "47. sertifikanı tebrik ederim." dedi ve kahkaha atmaya başladı. "Ya abartma alt tarafı dördüncüyü aldım ama teşekkür ederim bir gün o da olur gibi duruyor." dedim
"Haha olur ben eminim. Nerelerdesin neler yapıyorsun?" dedi.
"Kursun bulunduğu caddedeyim kahve içiyorum kitap okuyorum. Muhtemelen birazdan da eve geçerim." dedim ve kahvemden son yudumumu aldım.
"Bir yere ayrılma yanına geleceğim." dedi heyecanlı heyecanlı. "Gel tabii de bir şey mi oldu? Ses tonun değişti birden." dedim. "Hem seni özledim hem de gelince konuşuruz." "Ne konuşa..." cümlemi tamamlayamadan "Gelince konuşuruz on dakikaya oradayım." dedi ve yüzüme kapattı. Böyle yapması beni daha çok meraklandırmıştı.
Nil benim üniversiteden arkadaşımdı. Üniversitenin ilk günü tanıştığım ilk arkadaşımdı. O günden beri de samimiyetimiz ve sevgimiz her geçen gün artarak devam etmişti. Genel olarak çok heyecanlı bir yapıya sahipti ve hayat dolu biriydi. Nil'in yanında asla sıkılmazdınız.
Ha bir de sözünün eridir. Gerçekten tam on dakika sonra yanımda belirdi. Yanıma bir öpücük kondurup içeri geçti. Geri döndüğünde elinde iki tane limonata vardı. "Serin bir şeyler içmemiz gerektiğini düşündüm." dedi ve gülümsedi. "Nil neler oluyor çok merakta bıraktın beni. Yoksa Yiğit'i babana mı anlattın?" dedim aklıma gelen ilk ihtimali söylemiştim. Aklım şu an ihtimallerle doluydu.
"Yok yok öyle bir şey değil." dedi ve limonatasından bir yudum aldı. "Ne olduğunu anlatman için şu an ne yapmam gerekiyor inan bilmiyorum." demiştim çünkü artık sabrım tükenmişti ve meraktan çatlamak üzereydim. "Tamam tamam hazırsan anlatıyorum." dedi. Ellerimi havaya kaldırıp "Gerçekten hazırım." dedim. "Eylül'ü biliyor musun?" dedi. "Nil, yer yüzünde milyarlarca Eylül var ve kimden bahsettiğini anlamadım." dedim.
"Crush grubunun menajeri olan Eylül" dedi. "Aa evet final bölümünde görmüştüm." dedim. "Kendisi benim liseden arkadaşım ve bugün beni aradı." dedi. Hala ne olduğunu anlayamamıştım. Konunun sonu nereye varacak yine kestiremiyordum. "Evet, çok güzel." dedim cümlesine devam etmesi için. "Bana dedi ki: ‘yeni kurulan grubumuza acil makyöz lazım. Deneyimli biri olursa süper olur. Mevcutta varolan makyözümüzün acil yurtdışına çıkması ve ayrılması gerekti. Senin çevren geniş olduğu için aklıma ilk sen geldin’ dedi. Ee haliyle benimde aklıma ilk sen geldin ve direkt CV'ni ilettim. Sana sonsuz referans olduğumu da ayrıca belirttim. Muhtemelen yarın seni arayacak" dedi. Bir saniye hala sindiremememiştim. Kafam allak bullak olmuştu ve şok içerisindeydim. "Bir dakika bir dakika..." dedim cümlemi tamamlayamadan "%99 İhtimalle sen artık Crush grubunun makyözüsün Derin!" diye coşkuyla ve heyecanla bağırmıştı.
Şok olmuş ve gözlerim dolmuş bir şekilde Nil'e bakmıştım. Sanırım bir mucizenin içerisine düşmek üzereydim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

51okunma 12beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.