2. bölüm / 9
PRENSES KAHRAMAN SEZON 3BÖLÜM 2
Bölümler 9Şu an: BÖLÜM 2
Sinem yemeğe geri döndüğünde Egemen ve Alina çoktan gitmişlerdi. Ferit ise lavabodaydı.
Zeynep: Selam. İyi misiniz?
Sinem: Aa selam! İyiyim. Ya sen?
Zeynep: İyiyim ben de. Şey Berkay…Allah rahmet eylesin. Başım sağ olsun Sinem.
Sinem: Sağolasın Zeynepcim.
Sinem, Zeynep’e dostça sarıldı. Ferit öfkeli bir suratla masaya geldi.
Ferit: Zeynep! Ben demedim mi sana?! Sinem ile konuşma diye! Kızı ağlattın işte!
Zeynep: Ferit, kalbimi kırıyorsun. Sesini yükseltme!
Sinem: Ferit, hiç değişmemişsin. Hala hiçbir şeyi anlamadan, kendi zayıflığını gizlemek için, başka bir kadına laf atıyorsun. Zeynep, beni üzmedi, hatta moralimi düzeltti. Bana bir kez daha kadının, kadının yurdu olduğunu hatırlattı.
Zeynep: Ferit…lütfen bak. Beni yargılama. Zaten ben hayatım boyunca hep ezildim. Lütfen.
Ferit: Zeynep yürü gidiyoruz. Sinem sen de bir silkelen kendine gel. Bana laf çarpacağına, kendine bak.
Zeynep: Hayır Ferit! Hiçbir yere gitmiyorum! Çok istiyorsan sen git. Sinem’den de özür dile.
Sinem: Merak etme Ferit. Senin özrün benim için değersiz. Çünkü sürekli kalp kırıyorsun. Artık yeter! Sonra konuşuruz.
Üçü de restorandan çıktılar. Yol boyunca hiç konuşmadılar.
…
Sabah olduğunda, Sinem telefonunda bir mesajla uyandı.
Tarık: “Sinem, ben iyi değilim. Mezarlıktayım. Gelsene yanıma.”
Sinem: “Bana zarar vermeyeceğini nereden bileceğim?”
Tarık: “Annemin mezarındayım. Onun yanında kötü bir şey yapmam. Çünkü…o benim böyle olmamı istemezdi.”
Sinem biraz gergin şekilde yola çıktı. Mezarlığa vardığında Tarık oradaydı. İlk kez, ne koruması, ne de zırhlı arabası vardı. Günlük şekilde giyinmiş, biraz üzgün görünüyordu.
Tarık: Demek geldin.
Sinem: İyi misin?
Tarık: Şimdi sana bir hikaye anlatacağım Sinem. Bana acıma, olur mu?
Sinem: Anlat.
Tarık: Ben daha çok gençtim. 16 yaşında, gençliğin baharında bir çocuktum. Liseye gidiyordum. Annem çok hastaydı. Okul için burs kazanmazsam, annemin ilacı için para bulamazdık. Ben de sınava çok çalıştım. Bursu bir puanla kaçırdım. Ferit ise, beni bir puanla geçti ve burs kazandı. En acımasızı ise, o kopya çekerek yapmıştı. Maddi durumu gayet iyiydi. Ben hep süründüm.
Sinem: Gerçekten mi?
Tarık: Daha devamı var. Ardından ortaya Alina çıktı. Ferit her gün Alina’yı bizim eve getiriyordu. Alina daha çok küçüktü. Annem, sürekli Alina ile ilgileniyordu. Dinlenecek hiç vakti yoktu. Bir gün Alina’yı tutmak için merdivenlerin tepesindeyken, aniden sendeledi. Merdivenler…aşağı yuvarlandı. Yoğun bakıma alındı. Kurtulamadı. Ben her şeyimi kaybettim. Sonra ise…Ferit’ten intikam almak istedim. Keşke hiç yapmasaydım. Ferit’e ait olan her şeyi almaya çalıştım. Önce Alina, sonra sen.
Sinem: Keşke daha önce söyleseydin. Peki ya Egemen?
Tarık: Annem vefat ettiğinde, Egemen çok küçüktü. Onu kucağıma aldım ve yetimhaneye bıraktım.
Bölüm etkileşimi
