1. bölüm / 6
Patronum ve KocamKahvaltı Bekleyebilir 1.Bölüm
Bölümler 6Şu an: Kahvaltı Bekleyebilir 1.Bölüm
- 1 Kahvaltı Bekleyebilir 1.Bölüm629 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Toplantı ve Kötü Topuklular 2.Bölüm663 kelime
- 3 Öğle Yemeği ve Düşünceler 3. Bölüm698 kelime
- 4 Eşler Önemlidir Bölüm 4.573 kelime
- 5 Tatsızlıklar ve Sıcak Kahve Bölüm 51.843 kelime
- 6 Yeni Bir Hafta ve Farklı Hisler Bölüm 62.206 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Alarmımın sesiyle uyandığımda saat tam sekizi gösteriyordu. Üzerimde saten House of Silk geceliğimle banyoya geçtim. Sabah rutinimdeki küçük bakımlarımı tamamladığımda, aşağıdan gelen sesler ve fonda çalan caz müziği sevgilimin çoktan kahvaltıya başladığını haber veriyordu.
Aynanın karşısına geçip makyajımı yapmaya başladım. Tenime kusursuz bir görünüm verdikten sonra koyu göz makyajımı tamamladım. Son dokunuşu da yaptıktan sonra aynadaki yansımama bakıp kendime küçük bir öpücük gönderdim.
Güzeldim. Bunu biliyordum.
Yine de son zamanlarda aynaya her baktığımda aklımdan aynı soru geçiyordu: Yaşlanıyor muyum?
Hâlâ çok güzel olduğumu inkâr edecek değildim. Fakat biraz olsun güzelliğimden kaybetme ihtimali bile zihnimin bir köşesinde sürekli dönüp duruyordu. İnsanların yaşlanmaktan korktuğunu söylerlerdi; benim korktuğum şey, bir gün aynaya baktığımda eskisi kadar güzel olmadığımı fark etmekti.
Telefonumu elime alıp botoks randevum için doktorumu aramayı düşündüm. Birkaç saniye numaranın üzerinde bekledim. Arasam mı, aramasam mı?
Tam o sırada iş çıkışı eşim ve iş arkadaşlarıyla yemeğe gideceğimiz aklıma geldi. Bugün yüzümde en ufak bir şişlik ya da kızarıklık görmek istemiyordum.
Telefonu masanın üzerine bıraktım.
Bugünlük bekleyebilirdi...
Sevgili eşim, dünyanın en yakışıklı ve en centilmen adamıydı. İki yıldır birlikteydik ve yıldırım aşkıyla birbirimize tutulmuş, hiç düşünmeden, koşa koşa evlenmiştik. Üstelik evlilik hayallerimin her birini eksiksiz yerine getirmişti.
Düğün günümde, yüzlerce canlı çiçekle süslenmiş görkemli bir görsel şölen hazırlamama bile gönülden razı olmuştu. Nikâhımızın ardından, yalnızca davetlilerimize özel olarak kapattığımız İtalyan restoranında kutlamaya devam etmiştik. İtalya konseptine uygun hazırlanmış yemekler ve zarif detaylarla dolu gece, davetlilerimizi adeta büyülemişti.
Eşim daha önce de uzun ilişkiler yaşamıştı; fakat benimle yaşadığı aşkın bambaşka olduğunu biliyordum. Bana göre bu, onun hayatının aşkıydı.
Gelinliğim inanılmaz uzun, zarif ve baştan aşağı dantelliydi. Kayınvalidem boynuma siyah pırlantadan göz alıcı bir kolye takmıştı. O gün aynaya baktığımda, kendimi bir masalın içinden çıkmış gibi hissediyordum.
Unutulmaz görünüyordum...
Eve döndüğümüzde, düğünden önce büyük bir heyecanla seçtiğim eşyalar bir anda gözüme sıradan gelmeye başladı. Sanki balayında ben değişmiştim ve eve dönen kadın, düğünden önceki kadın değildi. Eşim bunu söylediğimde yalnızca gülümsedi ve her zamanki gibi, “Nasıl istiyorsan öyle olsun,” dedi.
Ben de evi baştan aşağı değiştirmeye karar verdim.
Salondaki ağır ve klasik havayı tamamen kaldırdım. Krem tonlarında, yere kadar uzanan perdeler, yumuşak kıvrımlı açık renk koltuklar ve ortada tek başına dikkat çeken büyük bir mermer sehpa kullandım. Bir köşeye dev bir ayna, diğerine ise tavana kadar yükselen beyaz çiçeklerle dolu bir aranjman yerleştirdim. Duvarlarda fazla eşya yerine birkaç büyük sanat eseri tercih ettim.
Yemek odasını ise küçük bir İtalyan restoranını andıracak şekilde tasarladım. Yuvarlak kenarlı uzun bir masa, üzerinde sarkıt kristal aydınlatmalar ve her akşam masada duracak ince cam vazolar vardı. Dolaplardan birini tamamen şarap ve kristal kadehler için ayırdım.
Mutfakta daha modern bir çizgiye geçtim. Tezgâhın bir bölümünü kahve köşesine dönüştürdüm; sabahları kahvemizi hazırlarken kullanacağımız her şeyi burada topladım.
Yatak odamızda ise bambaşka bir dünya yarattım. Yatağın arkasındaki duvarı koyu ve sıcak bir tona boyattım, üzerine büyük bir kumaş başlık yaptırdım. Yatağın iki yanına eski Avrupa otellerini andıran küçük aplikler ekledim. Komodinin üzerine de her gece taze çiçek koyacağımız minik kristal vazolar yerleştirdim.
Banyoyu da bir otel süitini andıracak şekilde yeniledim; büyük bir ayna, mermer detaylar ve yumuşak ışıklarla daha gösterişli ama sakin bir hale getirdim.
Son dokunuşlar ise evin her yerine serpiştirdiğim küçük ayrıntılardı: seyahatlerimizden getirdiğimiz objeler, düğünümüzden sakladığım birkaç çiçek, birlikte çekilmiş fotoğraflar ve her odada farklı kokan mumlar...
Birkaç hafta içinde evimiz tanınmayacak kadar değişmişti. Ama bu kez yalnızca güzel görünmüyordu; bizi anlatıyordu...
Düğünden önce hayalini kurduğum evi değil, evliliğimizin ilk günlerinden itibaren birlikte yaratmaya başladığımız hayatı yansıtan bir yuva kurmuştuk.
Merdivenlerden indim
Topuklu terliklerimin sesini duyan eşim beni görünce her zamanki çapkın gülüşünü yaptı ve ne kadar şanslı olduğumu bana bir kez daha hatırlattı.
Kahvaltı masasındaki kusursuz sunuma, bahçeden topladığı çiçeklere ve bulut şeklindeki yumurtaya baktım; sonra gözlerimi tekrar ona çevirdim.
Sonra kahvaltıyı tamamen unuttum. Çünkü o sabah, masadaki hiçbir şey bana eşim ve dudakları kadar iştah açıcı gelmiyordu...
Bölüm etkileşimi
