Patronum ve Kocam kitap kapağı

4. bölüm / 6

Patronum ve Kocam

Eşler Önemlidir Bölüm 4.

Vaveyla Yazarı: Sarı Cookie

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Eşler Önemlidir Bölüm 4.

Serdar Bey’in odasının önünde sekreterin onayını bekledim.Sonra topuklu botlarımın sesini biraz daha belirgin çıkararak kapıyı açtım.Yeni mezun değildim. İşimi ciddiye alırdım ve bunu şirkette herkes bilirdi. Bazen mesai dışındaki toplantılara katılamayabilirdim ama kimse bunun işe olan bağlılığımı sorgulamazdı.Yine de içeri girerken nedense kendimi daha özenli hissediyordum.Serdar Bey bilgisayarının başında, başını bile kaldırmadan yazışmalarına devam ediyordu. Beymen gömleğinin kolları dirseklerine kadar kıvrılmıştı. Sakalları dağınıktı ve çok yakışıklıydı.
“Merhaba, Serdar Bey,” dedim.
Başını kaldırıp bana baktı.
“Merhaba.”
“Akşamki revizyona katılamayacağımı söylemek için geldim. Önceden planlanmış bir işim var.”
Birkaç saniye sessiz kaldı. Sakallarının arasında gezinen eli durdu.
“Anladım,” dedi yalnızca.
Ses tonunda ne kızgınlık ne de şaşkınlık vardı. Bu sakinlik, nedense cevabın kendisinden daha fazla dikkatimi çekti.
“Bilginiz olsun istedim.”
Gözlerini yeniden üzerimde tuttu.
Tekrar ekrana baktığında daha fazla rahatsız edilmemek istediğini düşündüğüm için arkamı dönüp çıkmak içim hamle yaptım ki arkamdan sesi geldi.

“Ne planıydı?”

Topuğumun üzerinde dönerek ona baktım.

“Eşimle bir planımız vardı.”

Serdar birkaç saniye yüzüme baktı. Ardından hafifçe gülümsedi.

“Tabii,” dedi sakin bir sesle. “Eşler önemli.”

Cümlesi basit ve yerindeydi. Yine de o gülümsemesinde, söylediğinden fazlasını ima eden bir şey vardı.

“İyi akşamlar, Serdar Bey,” dedim.

“İyi akşamlar.”

Kapıyı kapatırken bakışlarının hâlâ üzerimde olduğunu hissettim.

Evli olmasaydım, bu adamla Yunan adalarından birinde birkaç gün geçirmek için elimden geleni yapardım.
Sakalının yüzüne kattığı o baş döndürücü ifade, konuşurken kelimeleri seçişi, kusursuz diksiyonu, elleri ve omuzlarının her hareketi içimde karşı koyamadığım bir fırtına koparıyordu.
Harika bir kocam vardı. Onunla mutluydum, hayatımdan memnundum; yani ortada gidip de şiir yazmamı gerektirecek bir kriz falan yoktu.

Bu adam da neydi?

Biraz fazla iyi görünüyordu, hepsi bu.

Sakalı, sesi, elleri, o kendinden emin tavırları… İnsan ister istemez bakıyordu. Ben de insan olduğum için, zaman zaman gözlerimi gereğinden birkaç saniye fazla üzerinde tutuyordum. Büyük bir trajedi değildi.

Üstelik kendisi bunun farkında bile değildi.

Ne hoş.

Ben içeride kendi kendime küçük bir roman yazarken, adam muhtemelen benim yalnızca onu dinleyen, son derece normal bir kadın olduğumu düşünüyordu.

Aslında haklıydı.

Dışarıdan bakıldığında öyleydim.

İçerideyse, evliliğinden son derece memnun bir kadın olarak, bu adama neden bu kadar çekildiğimi merak ediyordum.
Bir an önce eve gidip eşime koşmak istiyordum.
Yakışıklı kocam ve iş arkadaşlarıyla bütün gece kadeh kadeh şarap içtik. Sohbetler havada uçuştu, kahkahalar birbirine karıştı. Güzel bir geceydi. Eve dönerken eşimin elini tutmuş, onunla geçirdiğim sıradan bir gecenin bile bana ne kadar iyi geldiğini düşünmüştüm.

Eve geldiğimizde duş alacak hâlim bile yoktu. Saten elbisemi çıkarmaya uğraşmadan kendimi koltuğa bıraktım.

Eşim ayakkabılarımı çıkardı. Saçımı yüzümden çekip alnıma bir öpücük kondurdu.

“Çok yoruldun,” dedi.

“Biraz.”

Bana su getirdi, sonra elbisemin kırışmaması için dikkatlice çıkarıp sandalyenin üzerine bıraktı. Ben itiraz edecek hâlde bile değildim. O ise bütün bunları sanki dünyanın en doğal şeyiymiş gibi yapıyordu.

“Gel, yatağa gidelim.”

Koluma girdi. Başımı omzuna yasladım.

Tam o sırada telefonumun ekranı yandı. Melisa'dan gelen mesajı yan gözle gördüm.

M: Canım, herkes burada. Serdar Bey, burada olmayışını kabul etti mi?

Ben: Evet... “Tamam” dedi. Sorun yok.

Birkaç saniye sonra:

M: İlginç?

Ekrana boş gözlerle baktım.

Tek kelimeydi.

Eşim telefonu elimden aldı, komodinin üzerine bıraktı.

“Artık bakma,” dedi gülümseyerek. “Sabah bakarsın.”

Sonra üzerimi örttü, yanıma uzandı ve beni kendine çekti. Başımı göğsüne yasladığımda, onun kalp atışlarını duydum. Elini saçlarımın üzerinde yavaşça gezdirdi.

İşte bu yüzden kafamın içindeki o anlamsız ayrıntılar bana daha da anlamsız geliyordu.

Çünkü yanımda beni seven, beni tanıyan, yorgunluğumu benden önce fark eden bir adam vardı.

Gözlerimi kapattım.

Melisa'nın mesajı hâlâ aklımın bir köşesindeydi.

Ama eşimin kolu belimdeydi.

Ve o gece, başka hiçbir şeye ihtiyacım yoktu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

49okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.