14. bölüm · ON ÜÇÜNCÜ KAPI 1.KİTAP ARİSTOKRAT

14. BÖLÜM KÜLLERİN YÜKSELİŞİ

Derya Aslı Karayılan

14. BÖLÜM KÜLLERİN YÜKSELİŞİ
BİR GÜN SONRA
Ankara’daki Yankı evinde sabah, televizyonun sesiyle başlamıştı.
Meltem mutfaktan salona geçtiğinde Doğan çoktan koltuğa oturmuş, ekrana kilitlenmişti. Alt yazı kırmızı bir şerit hâlinde ekranın altından geçiyordu.
SON DAKİKA: ERDEM YANKI CİNAYETİNDE YENİ GELİŞME
Meltem olduğu yerde durdu.
— Sesi aç.
Doğan kumandayı eline alıp sesi yükseltti.
Spiker, önündeki kâğıtlara bakarak konuşuyordu.
— Geçtiğimiz haftalarda uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden milletvekili Erdem Yankı’nın ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bulgulara ulaşıldığı öğrenildi. Savcılık kaynakları, dosyada daha önce değerlendirmeye alınmamış bazı dijital kayıtlar ve yeni tanık ifadelerinin bulunduğunu doğrularken soruşturmanın kapsamının genişletildiğini açıkladı.
Doğan’ın yüzü gerildi.
— Yeni tanık kim?
Meltem cevap vermedi.
Spiker devam etti.
— Soruşturma kapsamında birden fazla kişinin yeniden ifadeye çağrılması beklenirken cinayetin organize bir yapı tarafından planlanmış olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu bildirildi.
Meltem yavaşça koltuğun kenarına oturdu.
— Organize yapı...
Doğan annesine baktı.
— Anne, Leyla biliyor mudur?
— Bilmiyorum.
— Arayayım mı?
Meltem bir an düşündü.
— Biraz bekle.
Doğan kaşlarını çattı.
— Niye?
— Haberi yeni görüyoruz. Belki onu da aradılar.
Tam o sırada Meltem’in telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
Meltem ekrana birkaç saniye baktıktan sonra çağrıyı açtı.
— Alo?
Karşı taraftaki erkek sesi resmî ve sakindi.
— Meltem Yankı’yla mı görüşüyorum?
— Evet.
— Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan arıyorum. Erdem Yankı dosyasıyla ilgili sizinle kısa bir görüşme yapmamız gerekiyor.
Meltem’in eli telefonda sıkılaştı.
Doğan annesinin yüzündeki değişimi fark edip ayağa kalktı.
— Ne oldu?
Meltem eliyle susmasını işaret etti.
— Tabii. Ne zaman?
— Bugün için gelmeniz gerekmiyor. Fakat kızınız Leyla Yankı’yla da görüşmemiz gerekiyor. Kendisine doğrudan ulaşamadık.
Meltem kaşlarını çattı.
— Leyla şu an şehir dışında.
— Yanında Damien Şahmar isimli kişi bulunuyor mu?
Meltem’in yüzü daha da gerildi.
— Evet.
Doğan bu ismi duyunca annesine yaklaştı.
Savcılık görevlisi devam etti.
— Savcı bey her ikisiyle de görüşmek istiyor. Mümkünse yarın Ankara’da olmaları gerekiyor.
Meltem birkaç saniye sustu.
— Bir sorun mu var?
— Telefon üzerinden ayrıntı paylaşamıyorum. Ancak dosyaya giren yeni kayıtların bir kısmında Şahmar ailesine ait bazı eski bağlantılar geçiyor. Bu nedenle kendisinin de bilgisine başvurulacak.
Meltem’in bakışları televizyona kaydı.
Erdem’in fotoğrafı ekrandaydı.
— Tamam. Haber vereceğim.
— Teşekkür ederim. Adliye bilgilerini mesaj olarak iletiyoruz.
Çağrı kapandığında Doğan hemen sordu:
— Savcılık mıydı?
Meltem başını salladı.
— Leyla’yla Damien’ı çağırıyorlar.
— Neden Damien’ı?
— Söylemediler. Şahmar ailesiyle ilgili bazı kayıtlar varmış.
Doğan’ın yüzü düştü.
— Bu hiç iyi bir şey değil.
Meltem telefonu elinde tutarken derin bir nefes aldı.
— Artık neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt edemiyorum.
Doğan televizyona yeniden baktı.
Ekranda Erdem’in meclis binasından çıkarken çekilmiş eski görüntüleri gösteriliyordu.
Spiker konuşmaya devam ediyordu.
— Dosyada yeni bir gizli tanığın bulunduğu iddiası ise henüz savcılık tarafından doğrulanmadı.
Doğan bir anda annesine döndü.
— Gizli tanık?
Meltem cevap vermedi.
Ama ikisinin de aklına aynı şey gelmişti.
Birileri konuşmaya başlamıştı.
________________________________________
Mardin’de Kael, güvenli evin arka odasının kapısını kapattı.
Sinan Çulhan masanın başında oturuyordu. Gece boyunca yalnızca birkaç saat uyumuştu. Raven pencerenin önünde dururken Kael karşısındaki sandalyeye geçti.
— Habere çıktı, dedi Kael.
Sinan başını kaldırdı.
— Ne?
— Erdem Yankı dosyası.
Sinan’ın yüzü anında değişti.
— Bu kadar çabuk olmaması gerekiyordu.
Raven ona döndü.
— Neyin?
Sinan bakışlarını ikisinin arasında gezdirdi.
— Ben savcılığa ulaşmadım.
Kael kaşlarını çattı.
— Kim ulaştı?
— Bilmiyorum.
— Ama tahminin var.
Sinan birkaç saniye sustu.
— Benim verdiğim ifadelerin tamamı dışarı çıkmadı. Birisi özellikle belli bölümleri seçip resmî dosyaya sokmuş.
Raven kollarını göğsünde birleştirdi.
— Hangi bölümleri?
— Erdem’in ölüm gecesi, Lucien ve Şahmar bağlantısı.
Kael’in yüzü gerildi.
— Şahmar bağlantısı derken?
— Erdem ölmeden önce Damien’ın ailesiyle ilgili kayıtları araştırıyordu. Ama bu, Damien’ın cinayetle ilgisi olduğu anlamına gelmiyor.
Raven’ın sesi sertleşti.
— Savcılık bunu bilmiyor.
— Biliyorum.
— O zaman neden özellikle bu kısım gönderildi?
Sinan başını iki yana salladı.
— Damien’ı dosyanın içine çekmek için olabilir.
Kael kısa süre sustu.
— Evren?
Sinan cevap vermedi.
Raven pencerenin önünden ayrıldı.
— Ya da Victor.
Sinan’ın gözleri Raven’a döndü.
— İkisi de yapabilir.
Kael telefonunu çıkardı.
— Damien’ı arıyorum.
Raven onu durdurdu.
— Önce ne kadarının savcılığa gittiğini öğrenelim. Yarım bilgi verirsek daha fazla panik yaratırız.
Kael başını salladı.
Sinan ise önündeki suya baktı.
— Bu dosya yeniden açıldıysa artık yalnızca Aureth’in içinde kalmaz.
Raven gözlerini ondan ayırmadı.
— Zaten kalmaması gerekiyordu.
________________________________________
Mersin’de sabah çok daha farklı başlamıştı.
Bennu’nun anneannesi mutfakta kahvaltı hazırlarken Lucas masanın başında oturuyor, dün öğrendiği sünnet meselesini hâlâ hazmetmeye çalışıyordu.
Leyla ise telefonundaki cevapsız aramayı fark ettiği anda yüzünü buruşturdu.
— Annem aramış.
Damien kahvesini bırakıp ona baktı.
— Ee ne duruyorsun geri Ara.
Leyla balkona çıkıp Meltem’i aradı.
Çağrı ilk çalışta açıldı.
— Anne?
Meltem’in sesi her zamankinden daha ciddi geldi.
— Leyla, haberleri gördün mü?
— Hayır. Ne oldu?
— Babanın dosyası yeniden gündemde.
Leyla’nın yüzündeki ifade değişti.
— Nasıl yani?
— Savcılık aradı.
Damien, Leyla’nın bir anda sessizleştiğini görünce ayağa kalktı.
Leyla devam etti.
— Ne istiyorlar?
— Yarın Ankara’ya gelmeni istiyorlar.
Leyla birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
— Sadece beni mi?
Meltem’in cevabı gecikmedi.
— Damien’ı da.
Leyla başını çevirip arkasındaki Damien’a baktı.
— Damien’ı neden?
— Şahmar ailesiyle ilgili bazı kayıtlar dosyaya girmiş.
Damien, Leyla’nın yüzündeki ifadeden kendi adının geçtiğini anlamıştı.
Yanına geldi.
— Ne oldu?
Leyla telefonu kulağından hafifçe uzaklaştırdı.
— Savcılık bizi çağırıyor.
Damien’ın yüzü ciddileşti.
— İkimizi mi?
Leyla başını salladı.
Telefondaki Meltem’in sesi tekrar duyuldu.
— Yarın gelin. Ayrıntıyı orada anlatacaklarmış.
Leyla telefonu tekrar kulağına götürdü.
— Tamam anne. Geliyoruz.
Çağrı kapandığında birkaç saniye balkonda sessizlik oldu.
Damien sordu:
— Ne kadarını biliyorlarmış?
— Bilmiyorum.
— Şahmar adı nereden çıktı?
Leyla ona baktı.
— Bunu ben de bilmiyorum.
İçeriden Bennu’nun sesi geldi.
— Kahvaltı soğuyor!
Leyla cevap vermedi.
Damien gözlerini denize çevirdi.
Birkaç gündür yaşadıkları bütün saçma yanlış anlaşılmalar, evlilik şakaları ve aile karmaşası bir anda çok uzakta kalmıştı.
Leyla alçak sesle konuştu.
— Babamın dosyası tekrar açılıyor.
Damien ona döndü.
— Belki de ilk kez gerçekten açılıyor.
Leyla’nın yüzünde hem korku hem de umut vardı.
Aylarca küllenmiş gibi görünen cinayet dosyası yeniden hareketlenmişti.
Ve bu kez, ateş sadece Aureth’in içinde yanmayacaktı.

Ertesi sabah Ankara Adliyesi’nin önünde hava kapalıydı. Leyla araçtan indiğinde birkaç saniye binaya bakıp olduğu yerde kaldı. Damien kapıyı kapattıktan sonra onun yanına geldi.
— Hazır mısın?
Leyla kısa bir nefes verdi.
— Değilim.
— Ben de.
Leyla ona baktı.
— Sen neden değilsin?
— Çünkü Şahmar adının bu dosyada neden geçtiğini hâlâ bilmiyorum.
Birlikte içeri girdiler. Savcının odasına alınmaları uzun sürmedi. İçeride orta yaşlarda, ciddi yüzlü bir adam ile yanında dosyaları düzenleyen bir kâtip vardı.
Savcı ayağa kalkmadan onları karşıladı.
— Leyla Yankı?
— Evet.
— Damien Şahmar?
— Benim.
Savcı önündeki dosyayı açtı.
— İkinizi birlikte çağırmamızın sebebi aynı kayıtların içinde isimlerinizin geçmesi.
Leyla hemen sordu:
— Babamla ilgili ne buldunuz?
Savcı birkaç sayfayı çevirdi.
— Önce bazı şeyleri netleştirmemiz gerekiyor. Erdem Yankı, ölümünden önceki son haftalarda Mardin’de Şahmar ailesine ait bazı taşınmazlar ve eski şirket kayıtları üzerinde araştırma yapmış.
Damien’ın kaşları çatıldı.
— Hangi kayıtlar?
— Şahmar Oteli, eski restorasyon şirketleri ve Blackthorne bağlantılı birkaç dosya.
Damien’ın yüzü bu kez daha da sertleşti.
— Blackthorne adı neden orada?
Savcı başını kaldırdı.
— Bunu size sormak için buradasınız.
Damien kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi.
— Blackthorne, babamın ailesi.
Savcı not aldı.
Leyla araya girdi.
— Babam neden bunları araştırıyordu?
— Onu henüz bilmiyoruz. Ancak ölümünden iki gün önce yaptığı bazı telefon görüşmelerinde Mardin’deki bu kayıtlarla ilgili bilgi istediği tespit edilmiş.
Leyla’nın yüzü gerildi.
— Kimden?
Savcı önündeki sayfaya baktı.
— Bir numara kapalı hat üzerinden kullanılmış. Diğer numara ise daha önce Sinan Çulhan’ın kullandığı cihazlardan biriyle eşleşiyor.
Damien’la Leyla aynı anda savcıya baktı.
Savcı devam etti.
— Sinan Çulhan ismi size tanıdık mı?
Leyla bir an duraksadı.
— Tanıyorum.
— Nasıl?
Leyla gözlerini kısa süre Damien’a çevirdi.
— Aile Dostumuzdu yani babamın yakın ve iş Arkadaşı olur kendisi.
Savcı onun cevabının eksik olduğunu anlamıştı.
— Başka?
Leyla bu kez daha kontrollü konuştu.
— Babamın son günlerinde onunla bağlantısı olduğunu öğrendik.
Savcı kalemini masaya bıraktı.
— Bunu daha önce neden söylemediniz?
Leyla’nın yüzü gerildi.
— Çünkü babam öldürüldüğünde biz daha ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk.
Savcı birkaç saniye onu izledi.
— Şimdi daha fazlasını biliyorsunuz.
Bu cümle odanın havasını değiştirdi.
Damien sakin bir sesle sordu:
— Bizi şüpheli olarak mı çağırdınız?
Savcı ona baktı.
— Şu an için hayır. Ama sizin üzerinizden bazı bağlantıları doğrulamamız gerekiyor.
Damien başını hafifçe salladı.
— Sorun.
Savcı önündeki başka bir dosyayı açtı.
— Erdem Yankı’nın ölüm gecesinde kullandığı telefonun yedek verilerinde bir ses kaydı bulundu.
Leyla’nın nefesi kesildi.
— Ne kaydı?
Savcı bilgisayar ekranını kendisine çevirdi.
— Kayıt çok kısa ve bozuk. Ama iki isim net duyuluyor.
Leyla istemsizce masaya yaklaştı.
— Kim?
Savcı kaydı açtı.
Önce yoğun bir parazit sesi geldi. Ardından Erdem’in nefes nefese çıkan sesi duyuldu.
“…Sinan… güvenme…”
Bir süre sadece gürültü vardı.
Sonra çok daha zayıf bir cümle geldi.
“…Şahmar… dosyası…”
Kayıt kesildi.
Leyla’nın gözleri doldu.
Damien ise hiç kıpırdamadı.
Savcı kaydı durdurdu.
— Bu kayıt ölümünden yaklaşık üç saat önce alınmış.
Leyla güçlükle konuştu.
— Babam Damien’dan mı bahsediyordu?
— Bilmiyoruz.
Damien ilk kez daha sert bir tonla konuştu.
— Şahmar bir soyadı. Benimle alakalı olduğunu söylemiyor ki size.
— Doğru.
Savcı başka bir sayfayı çevirdi.
— Fakat aynı gece Erdem Yankı’nın telefonunda Şahmar ailesinin eski arşiv kayıtlarının fotoğrafları bulunmuş.
Damien’ın bakışları karardı.
— Bunları nereden aldı?
— Bunu araştırıyoruz.
Leyla bir anda sordu:
— Babamın katilini bulmaya yaklaştınız mı?
Savcı kısa bir süre sustu.
— Yeni bir tanık ifadesi var.
— Sinan mı?
Savcı doğrudan cevap vermedi.
— Tanığın kimliğini şu aşamada paylaşamam.
Leyla çenesini sıktı.
— Babam öldürüldü. Ben kızıyım. Kim konuşuyorsa bilmek istiyorum.
Savcı daha yumuşak bir sesle konuştu.
— Anlıyorum. Ama bu dosya artık sadece tek bir cinayet dosyası değil.
Damien dikkatle ona baktı.
— Ne demek istiyorsunuz?
Savcı ellerini dosyanın üzerine koydu.
— Benzer yöntemle işlenmiş en az üç eski ölüm dosyası yeniden inceleniyor.
Leyla dondu.
— Başka ölümler mi?
— Evet.
— Kimler?
— Şimdilik isim veremem.
Savcı birkaç saniye sustuktan sonra devam etti.
— Ancak bu dosyalardan ikisinde de Valerian Vakfı’na ait finansal hareketler tespit edildi.
Damien’ın bakışları Leyla’ya kaydı.
Leyla’nın yüzü bembeyaz olmuştu.
Savcı son cümlesini daha düşük sesle söyledi.
— Erdem Yankı’nın ölümü, sandığımızdan daha büyük bir yapının parçası olabilir.
________________________________________
Adliyeden çıktıklarında Leyla uzun süre konuşmadı.
Damien araca doğru yürürken birkaç adım geride kaldığını fark edip durdu.
— Leyla.
Leyla olduğu yerde kaldı.
— Babam biliyormuş.
Damien ona döndü.
— Neyi?
— Şahmar ailesini araştırıyormuş. Sinan’ı araştırıyormuş. Valerian’a yaklaşmış.
Damien cevap vermedi.
Leyla gözlerini ona kaldırdı.
— Belki de bizden önce her şeyi çözmeye başlamıştı.
Damien yavaşça yaklaştı.
— O yüzden onu susturdular.
Leyla’nın gözleri doldu.
— Bunu düşündükçe daha çok sinirleniyorum.
— Sinirlen.
— Ne değişecek?
— En azından seni içten içe yemeyecek.
Leyla başını iki yana salladı.
— Ben artık sadece ağlamak istemiyorum.
Damien’ın sesi sakindi.
— O zaman ne istiyorsun?
Leyla hiç düşünmeden cevap verdi.
— Kim yaptıysa karşıma çıksın istiyorum.
Damien birkaç saniye ona baktı.
— Çıkacak.
________________________________________
Mardin’de aynı saatlerde Sinan’ın önüne yeni bir dosya bırakıldı.
Kael dosyayı açıp ilk fotoğrafı gösterdi.
— Bunları tanıyor musun?
Sinan fotoğraflara baktı.
Birinci fotoğrafta orta yaşlı bir adam vardı.
İkincisinde başka bir kadın.
Üçüncüsünde ise Erdem Yankı.
Sinan’ın yüzü değişti.
Raven bunu fark etti.
— Ne oldu?
Sinan ilk fotoğrafa dokundu.
— Bu adamı tanıyorum.
Kael kaşlarını çattı.
— Kim?
Sinan başını kaldırdı.
— Erdem’den önce öldürülenlerden biri.
Raven’ın yüzü sertleşti.
— Nereden biliyorsun?
Sinan kısa bir nefes aldı.
— Çünkü Lucien o dosyada da vardı.
Odada sessizlik oldu.
Kael hemen sordu:
— Victor da mı?
Sinan başını iki yana salladı.
— O zaman Victor’un adı geçmiyordu.
— Evren?
Sinan cevap vermeden önce durdu.
— Valerian vardı.
Raven’ın bakışları keskinleşti.
— Evren mı?
— Emin değilim.
Sinan fotoğrafa yeniden baktı.
— Ama bu yapı Erdem’le başlamadı.
Kael dosyayı kapattı.
— Ne kadar eski?
Sinan’ın cevabı sessizdi.
— Tahmin ettiğinizden çok daha eski.

Adliyeden çıktıktan sonra Leyla ile Damien doğrudan Meltemlerin evine geçti.
Doğan kapıyı açar açmaz Leyla’ya sarıldı.
— Ne dediler?
Leyla içeri girerken başını salladı.
— Çok şey, hiçbir şey.
Meltem salondan çıktı.
— Nasıl yani?
Damien ceketini çıkarıp sandalyenin arkasına bıraktı.
— Erdem Bey’in ölümünden önce Şahmar kayıtlarını araştırdığı ortaya çıkmış. Sinan’la bağlantısı da doğrulanıyor.
Meltem’in yüzü gerildi.
— Şahmar kayıtları neden?
Leyla annesine baktı.
— Bilmiyoruz. Ama babam ölümünden birkaç saat önce telefonuna bir kayıt almış.
Doğan hemen sordu:
— Ses kaydı mı?
— Evet.
— Ne diyor?
Leyla’nın sesi düştü.
— Sinan’a güvenme diyor. Bir de Şahmar dosyasından bahsediyor.
Meltem bir süre konuşamadı.
— Bunu niye bize şimdi söylüyorlar?
Damien cevap verdi.
— Çünkü dosyada yeni ifadeler var. Bir de eski ölüm dosyalarını yeniden açmışlar.
Doğan kaşlarını çattı.
— Başka ölümler de mi var?
Leyla başını salladı.
— Aynı yöntemle işlenmiş olabilecek üç dosyadan bahsettiler.
Meltem koltuğa oturdu.
— Baban neyin içine girmiş böyle?
Leyla annesinin yanına geçti.
— Öğreneceğiz.
Meltem başını kaldırdı.
— Leyla, her öğrendiğiniz şey sizi biraz daha bu işin içine çekiyor.
— Zaten içindeyiz anne.
— Hayır. İçinde olmakla kendini içine atmak aynı şey değil.
Leyla cevap vermedi.
Doğan araya girdi.
— Ben de yardım edebilirim.
Leyla hemen ona döndü.
— Hayır.
— Niye?
— Çünkü gerek yok.
— Sen her şeye girince gerek oluyor da ben girince mi olmuyor?
Leyla’nın yüzü sertleşti.
— Doğan.
Damien sessizce konuştu.
— Leyla haklı. Bu konu şu an sandığımızdan daha büyük.
Doğan ona baktı.
— Siz de sürekli aynısını söylüyorsunuz.
— Çünkü doğru.
Doğan sinirle arkasını dönüp mutfağa geçti.
Meltem derin bir nefes verdi.
— Son günlerde çok değişti.
Leyla kardeşinin gittiği yöne baktı.
— Hepimiz değiştik.
________________________________________
Aynı saatlerde Mardin’de Sinan’ın karşısındaki dosya büyüyordu.
Kael masaya yeni bir fotoğraf koydu.
— Bu adamın adı Haluk Demir. On iki yıl önce aracında ölü bulundu.
Sinan fotoğrafı uzun süre inceledi.
— Onu tanıyorum.
Raven hemen sordu:
— Nereden?
— Valerian Vakfı’nın eski hukuk danışmanlarından biriydi.
Kael başka bir fotoğraf çıkardı.
— Bu kadın?
Sinan’ın yüzü yeniden değişti.
— Selin Arca.
— Kimdi?
— Arşiv tarafında çalışıyordu.
Raven sandalyesine yaslandı.
— İkisi de öldürüldü.
Sinan başını salladı.
— Evet.
— Lucien?
Sinan birkaç saniye sustu.
— Haluk dosyasında vardı.
Kael kaşlarını çattı.
— Selin?
— Onda emin değilim.
Raven doğrudan sordu:
— Victor ne zaman devreye girdi?
Sinan gözlerini masaya indirdi.
— Victor zaten hep vardı. Sadece herkes onun ne kadar içeride olduğunu bilmiyordu.
Kael bu cevaptan hoşlanmadı.
— Yine yarım konuşuyorsun.
— Çünkü bildiğim her şeyi tek seferde söylemek istemiyorum.
Raven’ın sesi sertleşti.
— Pazarlık yapacak durumda değilsin.
Sinan başını kaldırdı.
— Ben de bunu biliyorum.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Sinan devam etti.
— Victor’un kendi adamları var. Lucien bunlardan sadece biri.
Kael öne doğru eğildi.
— Kimler?
— Bir isim vereceğim.
Raven bekledi.
— Marcus Vale.
Kael kaşlarını çattı.
— Soren Vale’le bağlantısı var mı?
Sinan başını salladı.
— Kardeşi.
Raven’ın yüzü anında değişti.
— Emin misin?
— Evet.
— Ne iş yapıyor?
— Görünürde özel güvenlik ve lojistik şirketleri yönetiyor. Gerçekte Victor’un saha ağını kuruyor.
Kael not aldı.
— Başka?
Sinan bu kez daha dikkatli konuştu.
— Helena Voss. Finans.
Raven kısa bir süre düşündü.
— Bu isim Aureth kayıtlarında yok.
— Çünkü Victor’un insanlarının çoğu resmî kayıtlarda görünmez.
Kael başını kaldırdı.
— Kaç kişi var?
Sinan omuz silkti.
— Bilmiyorum.
Raven dosyayı kapattı.
— Öğreneceksin.
________________________________________
İstanbul’da Victor, Sinan’ın verdiği isimlerden haberdardı.
Lucien karşısında ayakta duruyordu.
— Marcus’un adı çıkmış.
Victor sakin kaldı.
— Bekliyordum.
— Onu geri çekelim mi?
— Hayır.
— Sinan konuşmaya devam ediyor.
Victor masadaki bardağı eline aldı.
— Bırak konuşsun.
Lucien kaşlarını çattı.
— İnsanlarımızı tek tek veriyor.
— Bildiklerini veriyor.
— Farkı ne?
Victor bakışlarını ona çevirdi.
— Bilmedikleri daha fazla.
Lucien sustu.
Victor devam etti.
— Sinan’ın konuşması Evren’ı da sıkıştıracak.
— Bunun bize faydası ne?
— Valerian baskı altında hata yapar.
Lucien hafifçe başını salladı.
— Artemis?
Victor kısa bir gülümsemeyle cevap verdi.
— Evren onu fazla sıkıştırırsa kendi elçisi kendi karşısına geçer.
— Ya Ege?
Victor’un yüzü yeniden ifadesizleşti.
— Ege, Artemis’in zayıf noktası oluyor.
— Kullanacak mıyız?
— Şimdilik hayır.
Lucien bekledi.
Victor bardağı masaya bıraktı.
— Önce Evren kullansın. Sonra ne kaldığına bakarız.
________________________________________
Valerian Konağı’nda Evren, Artemis’ten hâlâ düzgün bir rapor alamamıştı.
Cahit pencerenin yanında duruyordu.
Evren telefonu masaya bıraktı.
— Cevap vermiyor.
Cahit başını çevirdi.
— Çünkü baskıyı artırıyorsunuz.
— Çünkü görevini yapmıyor.
— Belki yapmak istemiyor.
Evren’ın bakışları sertleşti.
— İstemek onun işi değil.
Cahit kısa bir nefes verdi.
— İnsanlara yaklaşmasını emrettiniz. Sonra gerçekten yakınlaştığında şaşırıyorsunuz.
Evren ayağa kalktı.
— Ege yüzünden görevini unutmasına izin vermeyeceğim.
— Ne yapacaksınız?
Evren cevap vermedi.
Cahit yüzündeki ifadeyi görünce anladı.
— Ailesini karıştırmayın.
Evren yavaşça ona döndü.
— Ben hiçbir şey yapmadım.
— Henüz.
Evren’ın dudaklarında soğuk bir gülümseme oluştu.
— Bazen bir insanı tehdit etmek için dokunmak gerekmez. Kaybedebileceğini hatırlatmak yeterlidir.
Cahit başını iki yana salladı.
— Bu kız size geri dönerse sadakatten değil, korkudan döner.
— Sonuç değişmiyor.
— Değişir.
Evren telefonunu aldı.
Artemis’e bu kez kısa bir mesaj yazdı.
Yarın görüşeceğiz. Gelmezsen ben gelirim.
Mesaj görüldü.
Cevap gelmedi.
Evren ekranı kapattı.
— Gelecek.
Cahit sessizce ona baktı.
Victor’un beklediği hata yavaş yavaş şekilleniyordu.

Ankara’ya döndüğünden beri Doğan’ın telefonu elinden düşmüyordu. Bazen ekrana bakıp gülümsüyor, ardından telefonu hemen kapatıyordu.
Akşam olduğunda balkona çıktı. Birkaç dakika sonra telefon çaldı.
Raven.
Doğan çağrıyı açtı.
— Alo?
— Müsait misin?
— Evet.
Raven’ın arka tarafında araç sesleri vardı.
— Nerdesiniz?
— Kael’le dışarıdayız. Sinan’ın söylediği bir adresi kontrol ediyoruz.
Doğan korkuluğa yaslandı.
— Siz gerçekten hiç durmuyorsunuz he.
— Şu an pek mümkün değil.
— Leyla ablam bugün adliyeye gitti.
Raven kısa bir sessizlikten sonra cevap verdi.
— Biliyorum.
— Her şeyi de biliyorsunuz zaten.
— Her şeyi değildir ya.
Doğan bir süre sustu.
— Babamın dosyası gerçekten çözülür mü sence?
Raven’ın sesi bu kez daha yumuşaktı.
— Çözülmesi için uğraşıyoruz.
— Bazen herkes bir şeyler söylüyor ama kimse tamamını anlatmıyor gibi geliyor.
— Çünkü çoğu kişi gerçekleri bilmiyor.
Doğan bunu düşündü.
— Sen biliyor musun?
— Hayır.
— Ama bildiğinden fazlasını söylüyorsun.
Raven hafifçe nefes verdi.
— Bazı şeyleri doğrulamadan söylemek istemiyorum.
Doğan gülümsedi.
— Bak, bunu kabul ederim. En azından “seni korumak için söylemiyorum” demedin.
Raven’ın sesinde belli belirsiz bir gülümseme vardı.
— O cümleden hoşlanmıyorsun galiba.
— Hiç hoşlanmıyorum.
Bir süre ikisi de sustu.
Sonra Raven sordu:
— Yarın ne yapacaksın?
Doğan şaşırdı.
— Niye?
— Merak ettim.
— Üniversiteye uğrayacağım. Sonra annemle evde olurum.
— Tamam.
Doğan kaşlarını kaldırdı.
— Bu kadar mı?
— Bu kadar.
— Beni kontrol ediyorsunuz sandım.
— Seni merak etmekle kontrol etmek aynı şey değil küçük Tavşan.
Doğan bu kez cevap vermedi.
Gülüp geçti oof Raven yaa .
Efendim Tavşancık diyerek güldüğü sırada,
Raven’ın yanından Kael’in sesi geldi.
— Çıkmamız gerekiyor.
Raven yeniden telefona döndü.
— Sonra konuşuruz gitmem gerek.
— Tamam.
— Geç saate kalma.
Doğan istemeden gülümsedi.
— İşte şimdi kontrol etmeye başladınız.
Raven kısa bir kahkaha attı.
— İyi geceler, Doğan.
— İyi geceler.
Telefon kapandığında Doğan bir süre ekrana baktı. Sonra telefonu cebine koyup içeri geçti.
________________________________________
Mardin’de Artemis, Evren’ın mesajına bakıyordu.
Yarın görüşeceğiz. Gelmezsen ben gelirim.
Mesajı saatlerdir silmemişti.
Ege odaya girdiğinde Artemis ekranı kapattı.
— Ne oldu?
— Bir şey yok.
Ege karşısındaki koltuğa oturdu.
— Son zamanlarda bunu çok söylüyorsun.
Artemis başını kaldırdı.
— Her şeyi anlatmak zorunda değilim.
— Değilsin.
Ege’nin bu kadar kolay geri çekilmesi Artemis’i şaşırttı.
— Kızmadın mı?
— Neye kızacağım?
— Bilmiyorum.
Ege birkaç saniye onu izledi.
— Ne zaman anlatmak istersen dinlerim. İstemiyorsan da zorlamam.
Artemis’in boğazı düğümlendi.
Evren’ın istediği şey tam olarak buydu.
Ege’nin güveni.
Ama artık o güveni Evren’a taşımak istemiyordu.
— Ege...
— Efendim?
Artemis söyleyeceklerinden vazgeçti.
— Yarın biraz dışarı çıkalım mı?
Ege gülümsedi.
— Olur.
Artemis başını salladı.
Telefonu tekrar titreşti.
Bu kez mesaj Evren’dan değildi.
Bilinmeyen numaradan tek bir fotoğraf gelmişti.
Fotoğrafta Artemis’in annesi evden çıkarken görüntülenmişti.
Altında yalnızca bir cümle vardı:
Yarın. Saat 00.15. Valerian Konağı.
Artemis’in yüzündeki renk çekildi.
Ege hemen fark etti.
— Ne oldu?
Artemis telefonu kapattı.
— Hiç.
Bu kez söylediği yalan, diğerlerinden daha ağır geldi.
________________________________________
Mersin’de ise Bennu ile Lucas’ın aile meselesi hâlâ bitmemişti.
Bennu’nun annesi, akşam çayında Lucas’a düğünle ilgili sorular soruyor; Lucas her sorudan sonra biraz daha geriliyordu.
— Fransa’daki ailene ne zaman söyleyeceksin? diye sordu kadın.
Lucas Bennu’ya baktı.
— Yakında.
Bennu dirseğiyle ona hafifçe dokundu.
— Yarın ararsın.
— Sen de benimle olsan.
— Olurum.
Anneanne hemen araya girdi.
— Sonra yüzük bakarsınız.
Lucas başını salladı.
— Evet Tabi.

________________________________________
Gece yarısına doğru Kael ile Raven, Sinan’ın verdiği adrese ulaştı.
Eski bir depo binasının arka bölümünde uzun süredir kullanılmadığı belli olan küçük bir ofis vardı. İçeride dosya kalmamıştı. Raflar boştu.
Kael el fenerini duvarlara tuttu.
— Temizlemişler.
Raven yerdeki yanmış kâğıt parçalarından birini aldı.
Üzerinde yalnızca birkaç kelime okunabiliyordu.
E. YANKI — TEMAS ONAYLANDI
Raven’ın yüzü sertleşti.
Kael yanına yaklaştı.
— Erdem mi?
— Büyük ihtimalle.
Kael başka bir parçayı çevirdi.
Altında bir tarih vardı.
Erdem’in öldürülmesinden yaklaşık iki ay önce.
Raven kâğıdı eline aldı.
— Bizi cinayetten sonrasına baktırdılar.
Kael ona döndü.
— Ne demek istiyorsun?
Raven gözlerini yanmış dosyalardan ayırmadı.
— Erdem’i öldürmeye karar verdikleri gece başlamamış bu.
Kâğıdı dosya poşetine koydu.
— Onu aylar öncesinden izliyorlarmış.

Raven ile Kael depodan çıktıklarında hava çoktan kararmıştı. Ellerindeki tek somut şey, yanmış dosya parçalarıydı ama o parçalar bile yeterince şey söylüyordu.
Erdem Yankı, öldürüldüğü gece tesadüfen hedef olmamıştı.
Aylar öncesinden izleniyordu.
Kael araca binerken dosya poşetini dizlerinin üzerine bıraktı.
— Bunu savcılığa ulaştırmamız gerekiyor.
Raven direksiyona geçti.
— Doğrudan değil.
Kael ona baktı.
— Neden?
— Çünkü dosyaya neyin, kimin eliyle girdiğini hâlâ bilmiyoruz. Yanlış kişiye verirsek ellerindeki tek kanıtı da kaybederiz.
Kael kısa bir süre düşündü.
— O zaman?
— Önce kopyalayacağız. Sonra iki ayrı kanaldan göndereceğiz.
— Damien’a?
Raven başını salladı.
— Ona da.
Araç hareket ederken Raven’ın telefonu titreşti. Doğan’dan mesaj vardı.
Doğan: Hâlâ çalışıyor musunuz?
Raven ekrana baktı, sonra telefonu sessize aldı.
Kael bunu fark etti.
— Cevap vermeyecek misin?
Raven önüne baktı.
— Birazdan.
Kael hafifçe gülümsedi.
— Birazdan mı?
Raven ona kısa bir bakış attı.
— Konuya dön.
Kael gülümsemesini sakladı.
________________________________________
Ankara’da savcının masasına o gece yeni bir zarf bırakıldı.
Gönderen bilgisi yoktu.
İçinde yanmış dosya parçalarının kopyaları ve tek bir not vardı:
Erdem Yankı cinayeti, ölüm gecesinde başlamadı. Takip kayıtlarını inceleyin.
Savcı ilk kâğıdı eline aldığında üzerinde hâlâ okunabilen satıra baktı.
E. YANKI — TEMAS ONAYLANDI
Yanındaki görevliye döndü.
— Erdem Yankı’nın son altı aylık hareket kayıtlarını yeniden çıkarın.
— Hepsini mi?
— Hepsini.
— Telefon, kamera, banka?
Savcı dosyayı kapattı.
— Ne varsa.
Görevli odadan çıkarken savcı bir kez daha notu okudu.
Bu dosya artık basit bir suikast dosyası değildi.
Birileri Erdem Yankı’yı aylar boyunca izlemişti.
Ve şimdi birileri, bu bilgiyi özellikle savcılığın önüne bırakıyordu.
________________________________________
Mersin’de gece daha sakindi.
Bennu ile Lucas, aileyle geçirdikleri uzun günün ardından bahçede yan yana oturuyordu.
Lucas hâlâ biraz gergindi.
— Babanla konuşunca da böyle mi olacak?
Bennu gülerek ona baktı.
— Daha kötü olabilir.
Lucas derin bir nefes aldı.
— Güzel.
— Korktun mu?
— Hayır.
Bennu sadece baktı.
Lucas birkaç saniye sonra düzeltti.
— Biraz.
Bennu başını omzuna yasladı.
— Kaçmak için hâlâ vaktin var.
Lucas ona döndü.
— Kaçmayacağım.
— Emin misin?
— Evet.
Bennu gülümsedi.
— O zaman ben de değilim.

Aynı dakikalar ‘da Ankara’da
Leyla ile Damien sessizce oturuyordu. Gün boyu yaşanan aile karmaşası ilk kez durmuştu.
Leyla telefonuna baktı.
— Raven dosya göndermiş.
Damien hemen elini uzattı.
— Bana da geldi.
Dosyayı açtıklarında ikisinin de yüzü değişti.
Leyla ilk satırı okudu.
— Babamı iki ay önceden takip etmişler.
Damien’ın yüzü sertleşti.
— Demek cinayet kararı çok daha önce verilmiş.
Leyla sessizce ekrana baktı.
— O zaman babam bir şeye çok yaklaşmıştı.
Damien başını salladı.
— Evet.
Leyla gözlerini kapattı.
— Ve biz hâlâ neye yaklaştığını bilmiyoruz.
Damien telefonu kapattı.
— Öğreneceğiz.
Leyla bu kez karşı çıkmadı.
________________________________________
Aynı gece Artemis, Valerian Konağı’nın önünde duruyordu.
Evren’ın gönderdiği fotoğrafı unutamamıştı.
Annesinin evden çıkarken çekilmiş görüntüsü.
Kapılar açıldığında içeri girdi.
Evren çalışma odasında tek başına bekliyordu.
Artemis içeri girer girmez konuştu.
— Ailemi bu işe karıştırmayacaktınız.
Evren sakin bir şekilde ona baktı.
— Ben henüz kimseye dokunmadım.
— Fotoğraf gönderdiniz.
— Sana ne kaybedebileceğini hatırlattım.
Artemis’in çenesi gerildi.
— Ege’ye yaklaşmamı istediniz. Yaklaştım.
— Ama artık bana bilgi vermiyorsun.
— Çünkü bu görev değişti.
Evren’ın bakışları sertleşti.
— Görev değişmedi.
— Ben değiştim.
Bu kez kısa bir sessizlik oldu.
Evren masanın arkasından çıktı.
— O zaman hatırlatayım. Sen bana babanın dosyası karşılığında çalışıyorsun.
Artemis gözlerini ondan ayırmadı.
— Babamın dosyası için Ege’yi kullanmayacağım.
Evren birkaç saniye ona baktı.
— Kullanacaksın.
— Hayır.
— Ailen güvende kalsın istiyorsan evet.
Artemis’in yüzü değişti.
— Bu bir tehdit mi?
Evren’ın cevabı sakindi.
— İstersen öyle anla.
Artemis bir süre sessiz kaldı.
Sonra dudaklarında acı bir gülümseme oluştu.
— Victor sizin hakkınızda haklıymış.
Evren’ın yüzü ilk kez gerçekten değişti.
— Victor?
Artemis bunu söylediğine kendisi de şaşırmıştı ama geri almadı.
— Kontrol edemediğiniz her şeyi zorla tutmaya çalışıyorsunuz.
Evren bir adım yaklaştı.
— Victor’la ne zaman konuştun?
— Konuşmadım.
— O zaman adını nereden biliyorsun?
Artemis sustu.
Evren’ın bakışları daha da sertleşti.
— Demek oyun sandığımdan daha kalabalık.
________________________________________
İstanbul’da Victor, aynı saatlerde Lucien’in getirdiği raporu okuyordu.
— Savcılık dosyayı genişletmiş, dedi Lucien. Erdem’in takip edildiğine dair kayıtlar da ellerine ulaştı.
Victor dosyayı kapattı.
— Güzel.
Lucien kaşlarını çattı.
— Güzel mi?
— Evet.
— Bu bizi de açığa çıkarabilir.
Victor sakin kaldı.
— Bazen bir yapıyı yıkmak için dışarıdan saldırmak yerine içerideki çatlakları büyütmek gerekir.
Lucien birkaç saniye sustu.
— Evren?
Victor hafifçe gülümsedi.
— Artemis’i tehdit etmeye başladı.
— Nereden biliyorsunuz?
— Çünkü başka ne yapacağını biliyorum.
Victor pencereye yürüdü.
Aşağıda İstanbul’un ışıkları uzanıyordu.
— Evren kendi adamlarını korkuyla tutuyor. Savcılık geçmişi kazıyor. Sinan konuşuyor. Damien Leyla’yı korumaya çalışıyor.
Lucien bekledi.
Victor son cümlesini sakin bir sesle söyledi.
— Kül artık soğuk değil.
Masadaki dosyanın üzerinde Erdem Yankı’nın fotoğrafı vardı.
Victor parmağını dosyanın kapağına vurdu.
— Ve yangın daha yeni başlıyor.