1. bölüm · Olmayan Mahalle
BÖLÜM 1:Taşınan Evler
Beren Bade çantasını karıştırırken iç çekti.
“Yemin ederim az önce buradaydı…”
Sonunda aradığını buldu ve yüzü aydınlandı.
“Tamam. Krakerlerim kaybolmamış.”
Okul çıkışıydı. Hava hafif serindi. Beren yürürken kraker paketini açtı. Daha ilk lokmasını almadan biri yanına yanaştı.
“Paylaşmak diye bir şey var.”
Poyraz’dı.
Üzerinde her zamanki spor tulumu vardı. Koşarak gelmişti ve nefesi hafif hızlıydı.
“Seninle paylaşmak benim aç kalmam demek,” dedi Beren.
Poyraz çoktan paketten bir tane almıştı bile.
“Olamaz, hâlâ hayattasın bak.”
İkisi yürümeye devam ederken Nehir arkalarından yetişti. Elinde kalın bir kitap vardı. Yürürken bile okumaya çalışıyordu.
“Siz fark ettiniz mi?” dedi.
“Poyraz’ın aç olduğunu mu?” dedi Beren.
“Hayır,” dedi Nehir. “Mahallenin sonundaki eski ev…”
Poyraz hemen konuştu.
“Yıkılmış mı? Yerine restoran mı açılmış? Lütfen restoran olsun.”
Nehir başını salladı.
“Ev taşınmış gibi duruyor.”
Beren durdu.
“Ev taşınmış gibi ne demek?”
“Dün o ev köşedeydi. Bugün sokağın ortasına daha yakın.”
Poyraz güldü.
“Ev yürümüş yani.”
Tam o sırada Mete geldi. Elinde telefon vardı ve hızlı hızlı bir şeyler yazıyordu.
“Siz de fark ettiniz mi?” dedi.
“Sen de mi evi diyorsun?” dedi Beren.
Mete başını kaldırdı.
“Evet. Ben eski mahalle fotoğraflarına bakıyordum. Ev farklı yerde görünüyor.”
Nehir hemen ilgilendi.
“Göster.”
Mete telefonunu uzattı. Fotoğrafta aynı ev görünüyordu. Ama gerçekten şu an durduğu yerden biraz daha uzakta, köşeye yakındı.
Beren kaşlarını çattı.
“Belki fotoğraf farklı açıdan çekilmiştir.”
“Ben belediyenin arşiv sitesinden baktım,” dedi Mete. “Haritalarda da yeri farklı.”
Poyraz hâlâ kraker yiyordu.
“Belki yıkıp yeniden yapmışlardır.”
Nehir başını salladı.
“Hayır. Yapısı aynı. Cam kırıkları bile aynı yerde.”
Dördü birlikte yürüyerek sokağın sonuna geldiler.
Eski ev gerçekten garip duruyordu. Boyası dökülmüş, perdeleri kapalıydı. Ama çevresindeki kaldırım taşları diğer evlerden farklıydı. Sanki yakın zamanda sökülüp tekrar yerleştirilmiş gibiydi.
Mete çömeldi.
“Buraya bakın.”
Kaldırım taşlarının arasında eski paslı bir plaka vardı. Üzerinde silinmiş harfler görünüyordu.
Nehir diz çöktü.
“Temizlesek okunabilir.”
Beren çantasından peçete çıkardı. Biraz silince yazı ortaya çıktı.
"Mahalle Düzenleme Projesi – 2008"
Poyraz kaşlarını kaldırdı.
“Bu mahallede düzenleme mi yapılmış?”
Mete hemen arama yapmaya başladı.
“Ben bunu araştırırım.”
Tam o sırada Beren burnunu çekti.
“Bir saniye…”
“Ne oldu?” dedi Poyraz.
“Buradan yemek kokusu geliyor.”
Poyraz anında ciddileşti.
“Bu çok önemli bir bilgi.”
Nehir gözlerini devirdi ama o da kokuyu almıştı.
Koku evin arka bahçesinden geliyordu.
Kapı kilitli değildi. Hafif aralıktı.
Dört arkadaş birbirine baktı.
“Giriyor muyuz?” dedi Mete.
Beren omuz silkti.
“Sadece bakıp çıkacağız.”
Bahçeye girdiklerinde küçük bir masa gördüler.
Masada eski bir termos, yarım kalmış sandviç ve sararmış bir dosya duruyordu.
Mete dosyayı açtı.
İçinde mahalle planları vardı.
Ama planın bazı yerleri kırmızı kalemle çizilmişti.
Ve en üstte şu yazıyordu:
"Taşınacak Yapılar Listesi"
Dördü aynı anda birbirine baktı.
Listedeki ilk ev…
Az önce önünde durdukları evdi.
Ama listenin devamında başka ev isimleri de vardı.
Ve listenin en altında küçük bir not vardı:
"Proje tamamlanmadı."
---
(Devam edecek…)
