4. bölüm · Olmayan Mahalle

Arda'nın Odası

VildannurIşıktaş VildannurIşıktaş

Poyraz şaşkınlıkla konuştu.

“Bu mahalle… baya eğlenceliymiş eskiden.”

Fotoğraflarda çocuklar bisiklet sürüyor, apartman önlerinde piknik yapılıyordu. Komşular birbirlerine tabak uzatıyor, herkes gülüyordu.

Beren fotoğraflardan birini eline aldı.

“Şimdi neden böyle değil?”

Nehir mektubu açtı.

“Belki burada yazıyordur.”

Kâğıt kat yerlerinden yıpranmıştı. Yazı küçük ve düzenliydi.

Nehir okumaya başladı.

“Eğer bu mektubu bulan kişi varsa…”

Mete hemen yaklaştı.

“Devam et.”

“Mahalleyi düzeltmeye çalıştıklarını söylüyorlar. Ama evleri değiştirerek mahalle düzelmez. İnsanlar konuşmazsa hiçbir şey değişmez.”

Beren dikkatle dinliyordu.

Nehir okumaya devam etti.

“Babam taşınmak istemedi. Çünkü bu mahalle sadece evlerden oluşmuyor. Komşularından oluşuyor.”

Poyraz sessizleşmişti.

“Arda bunu kaç yaşında yazmış acaba…”

Mete fotoğrafları incelerken birine takıldı.

“Buraya bakın.”

Fotoğrafta Arda olduğu tahmin edilen bir çocuk vardı. Elinde defter tutuyor, bir duvara bir şeyler çiziyordu.

Duvarın üzerinde büyük bir harita vardı.

Nehir haritaya dikkatle baktı.

“Bu evin üst katı olabilir.”

Beren hemen merdivenlere baktı.

“O zaman Arda’nın odası yukarıda olabilir.”

Poyraz derin nefes aldı.

“Gizli odadan sonra normal oda biraz sakin gelir umarım.”

Dördü birlikte merdivenleri çıktı.

Merdiven gıcırdıyordu ama sağlamdı.

Koridorda üç kapı vardı.

Mete ilk kapıyı açtı.

İçerisi boş bir yatak odasıydı. Tozlu ve kullanılmıyordu.

Nehir ikinci kapıyı açtı.

Orası eski bir çalışma odasıydı. Ama masada hiçbir şey yoktu.

Beren üçüncü kapıya yaklaştı.

Kapının üzerinde küçük bir çıkartma vardı.

Solmuştu ama hâlâ okunabiliyordu.

“ARDA”

Poyraz fısıldadı:

“Tamam… burası kesin önemli.”

Beren kapıyı yavaşça açtı.

Oda beklediklerinden farklıydı.

Duvarlar haritalarla kaplıydı. Renkli ipler, not kâğıtları ve işaretler vardı. Masanın üzerinde büyüteç, cetvel ve eski mahalle planları duruyordu.

Mete hayranlıkla baktı.

“Bu çocuk mahalleyi araştırma laboratuvarına çevirmiş.”

Nehir duvardaki büyük haritayı incelemeye başladı.

“Buraya bakın…”

Haritada bazı evler kalemle birleştirilmişti.

Beren yaklaştı.

“Bu çizgiler ne olabilir?”

Nehir düşündü.

“Belki insanlar arasındaki bağlantıları gösteriyordu.”

Poyraz pencereye yaklaştı.

“Bu biraz dedektif işi olmuş.”

Mete masanın çekmecesini açtı.

İçinde küçük kasetler vardı.

“Kaset mi?”

Beren şaşırdı.

“Ses kaydı olabilir mi?”

Mete kasetlerden birini aldı. Üzerinde tarih yazıyordu.

“Mahalle Toplantısı”

Nehir heyecanlandı.

“Belki insanlar proje hakkında konuşuyordur.”

Poyraz etrafına bakındı.

“Bunu dinleyebileceğimiz bir şey var mı?”

Mete o sırada dolabın üst rafında eski bir kaset çalar fark etti.

“Sanırım var.”

Cihazı dikkatlice masaya koydu. Tozunu sildi ve kaseti yerleştirdi.

Herkes sessizleşti.

Mete play tuşuna bastı.

Kasetten cızırtılı bir ses geldi.

Sonra bir adamın sesi duyuldu.

“Bu proje mahalleyi kurtaracak…”

Başka biri konuştu.

“İnsanları taşımak çözüm değil!”

Sonra çocuk sesi duyuldu.

Beren’in gözleri büyüdü.

“Bu Arda olabilir…”

Kasetten gelen ses devam etti.

“Eğer insanlar konuşmazsa mahalle kendiliğinden dağılır.”

Cızırtı arttı.

Sonra kayıt aniden kesildi.

Poyraz sessizliği bozdu.

“Bu biraz ürkütücüydü.”

Nehir kasetin kutusunu inceledi.

“Burada başka tarihli kayıtlar da var.”

Mete kasetlerin altındaki küçük notu fark etti.

Notta sadece şu yazıyordu:

“Son kayıt en önemli olan.”

Beren kutunun altına baktı.

Orada tek bir kaset daha vardı.

Üzerinde tarih yoktu.

Sadece tek bir kelime yazıyordu.

“VEDA”

---

(Devam edecek…)