30. bölüm · Olmayan Mahalle
Badenin Yolu
Bade sisin içine doğru yürürken kalbinin hızlı attığını hissediyordu.
Telefonundaki ok ileri yönü gösteriyordu. Ama adımlarını her attığında içindeki huzursuzluk büyüyordu.
“Bu doğru değil…” diye mırıldandı.
Arkasına baktı.
Meydan çoktan kaybolmuştu.
Bir süre sonra sokak lambaları tek tek yanmaya başladı. Sarı ışık sisin içinde dalgalanıyordu.
Bade telefonunu sıkıca tuttu.
“Lütfen bu bir tuzak olmasın…”
Tam o sırada yerde eski bir oyuncak ayı gördü.
Ayının gözü kopmuştu. Üzeri toz içindeydi.
Bade eğilip oyuncağı eline aldı.
Oyuncağa dokunduğu anda telefon titredi.
Ekranda bir yazı belirdi.
“Hatırlıyor musun?”
Bade kaşlarını çattı.
“Ne hatırlamam gerekiyor?”
Birden çevrede çocuk kahkahaları yankılandı.
Bade irkilerek ayağa kalktı.
Sokak birkaç saniyeliğine değişti.
Duvarlar daha yeni görünüyordu. Sokak lambaları parlaktı. Çocuk sesleri etrafta koşuşturuyordu.
Ama ortada kimse yoktu.
Bade nefesini tuttu.
“Mahalle… anıları mı gösteriyor?”
Telefon tekrar titredi.
Bu kez ekranda tek bir kelime yazıyordu.
“Güven.”
Bade yavaşça yürümeye başladı.
Sokağın sonunda eski bir apartman belirdi. Kapısı yarı açıktı.
Telefonundaki ok apartmanı gösteriyordu.
Bade kapıya yaklaştı.
İçeriden hafif bir müzik sesi geliyordu.
Kapıyı itti.
Apartman boştu. Ama merdivenlerden yukarı doğru ayak izleri görünüyordu. Tozun üzerinde yeni oluşmuş gibiydi.
Bade fısıldadı.
“Buraya biri gelmiş…”
Merdivenleri yavaşça çıkmaya başladı.
İkinci kata geldiğinde bir kapı kendiliğinden gıcırdayarak açıldı.
Bade dondu.
Telefonu tekrar titredi.
“Girmek zorunda değilsin.”
Bade dudaklarını ısırdı.
“Bu test…”
Kapıya yaklaştı.
İçeri baktığında eski bir oturma odası gördü. Duvarlarda solmuş fotoğraflar vardı.
Fotoğraflardan biri yere düşmüş haldeydi.
Bade içeri girip fotoğrafı aldı.
Fotoğrafta dört çocuk vardı.
Yeşil Daire Meydanı’nda gülüyorlardı.
Ama çocuklardan biri kalemle karalanmıştı.
Bade’nin içi ürperdi.
Telefon tekrar titredi.
“Birini kaybetmekten korkuyor musun?”
Bade’nin gözleri doldu.
Sessizce konuştu.
“Evet…”
Tam o sırada kapı hızla kapandı.
Bade irkilerek arkasını döndü.
Oda kararmaya başladı.
Duvarlardaki fotoğraflar birer birer yere düşüyordu.
Telefon ekranında yeni bir geri sayım başladı.
2
Bade panikledi.
“Bu ne demek?!”
Birden odanın köşesinde bir gölge belirdi.
Gölge yavaşça hareket ediyordu.
Bade geriye doğru çekildi.
“Kim var orada?”
Gölge durdu.
Sonra çocuk sesiyle konuştu.
“Arkadaşlarını bırakır mısın?”
Bade hemen cevap verdi.
“Asla!”
Telefon tekrar titredi.
1
Odanın zemini sarsılmaya başladı.
Fotoğraflar havaya savruldu.
Gölge Bade’ye doğru yaklaşmaya başladı.
Bade gözlerini kapattı.
“Onları bırakmam!”
Birden her şey durdu.
Oda tekrar aydınlandı.
Fotoğraflar yere düştü.
Telefon ekranında yeni bir yazı belirdi.
“Güven kabul edildi.”
Bade derin nefes aldı.
Ama tam rahatlayacakken…
Koridordan koşma sesi geldi.
Biri hızla merdivenlerden yukarı çıkıyordu.
Bade kapıya doğru döndü.
Adımlar yaklaştı.
Sonra bir ses duyuldu.
“Bade?!”
Bade’nin kalbi hızlandı.
Ses tanıdıktı…
Ama sis koridoru kaplamaya başlamıştı.
---
