Obsession kitap kapağı

6. bölüm / 13

Obsession

6.bölüm:yeni bir kimlik

Yazar: ⭒✮İćl𝖆𝖑✮⭒ .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: 6.bölüm:yeni bir kimlik

Uyarı
Bu bölüm şiddet unsurları ve rahatsız edici sahneler içermektedir.

Bu lanetten kesinlikle çıkamayacağım....ölüyüm artık.

Woog biraz geçtikten sonra sarılmasını yarıda bırakmayacak şekilde cebinden bir iğne aldı ve boynuma batırdı. Ondan sonra herşey sustu sakinleştim ve karanlık boşluğa, uykuya daldım. Çaresizlik sanki her saniye üzerime doğru gelen bir duvar gibiydi ve ben artık sıkışmış sadece umut ediyordum. Ama sanırım artık onunda bir anlamı yoktu. Sonuçta Kader buna izin vermişse umut neye yarardıki?. Zayıf olan çekmeye mahkumdur. Benim gibi. bu çaresizlik benden üstün ve savaşmama bile izin vermemişti. Ailemi birdaha, hayatımı birdaha göremeyeceğim. E ozaman? Yaşamanın anlamı neki?. Ölmek istesem bile dediğim gibi kaderin izin verdiği şeye ne inancın, ne isteğin, ne şansın, nede umudun asla gücü yetmez. Hiç olmadığım kadar çaresizdim. Nasıl bir kurtuluş olabilirdiki. En kısa çözüm kendimi öldürmek olsasa bu hem olanaksız hemde birazda olsa korkutucu geliyor. Kaderime teslimmi olmalıyım ozaman?Tek seçenek bu sapkın, hayatımı mahveden pisliklemi olmak? İşte bunu gerçek anlamda ölsemde asla kabul etmem. Bu en gurursuz insanın bile zoruna gidecek bir hareket. Şuan gururu bir kenara atmammı önemli bilmiyorum ama asla bunu yapmayacağım.

Saatler ve günler geçiyor. Belirsiz bir günün belirsiz bir saatinde uyanıyorum. Bilincim yerine geldiğinde, gözlerimi açmadan yüzüme bir ışık vurduğunu ve bir yere uzandığımı hissediyordum. Derin bir nefes aldım ve gözlerimi açtım. İnsanı dişçideymiş gibi hissediren bir lamba yüzüme çevriliydi. Yutkundum. Ellerimi kaldırmaya çalıştım ama ellerimi bir güç engelliyordu. Kafamı hafif kaldırıp baktığımda kelepçeler ellerimi ve ayak bileklerimi sarmıştı. Bir kolum sargı beziyle kaplıydı ve yine o lanet garajdaydım. Ayaklarım çıplaktı. Etrafa telaşla baktım. Bir sandalye hemen üstünde yatılı bulunduğum hastane yatağının yanındaydı. Etrafta woog yoktu. Ne yapmıştı bu bana uyurken!?Kendimi doymuş ve diğer günlere kıyasla iyi hissediyordum. Hâlâ kendine gelememiştim doğru düzgün. Tavana baktım. Kalbim ağrıyordu ve aklıma sahte ölümüm geldi. Doğru artık son youno yoktu. Bu sırada odaya woog girdi. Ben dün yada nekadar uyuduysam geçen o günü düşünüyordum. Woog yaklaştıkça şaşırıp sırıttı.

-Amanın kimler uyanmış, benim balım uyanmış

Yaklaşıp yüzüme hafif eğildi ve çenemi tutup ona bakmaya zorladı.

-nasılsın canım?

Sinir vicuduma yüklendi. Altan ellerimi yumruk yapmıştım. Gözlerine ölesiye bir nefretle baktım.

-ne yaptın bana! Neden bu haldeyim

Woog sakince gözlerini kapatıp gülümsemeye devam etti. Konuşmadan önce gözlerini açtı.

-Ah sadece sağlığına baktım sevgilim. Sana vitamin takviyesi, karbonhidrat ve oldukça enerji yapacak takviyeler verdim. Bakıyorumda biraz olsun toparlamışsın?

Dişlerimi sıktım ve yutkundum.

-Bundan sonra hiç birşeye ihtiyacım yok, öldür beni!

Woog'un gözleri hafif büyüdü, geri çekilip kahkaha attı sonra bana sert ve korkunç bir bakış attı.

-Çok komiksin balım, sen zaten öldün. Ah dur dur sen değil 'son youno' öldü. Benim eşim olan 'haylie' şuan bana bakıyor.

Gözlerim büyüdü ve kaşımı çattım, ne diyordu bu manyak adam!. Haylie kim? B-bu yine ne halt işledi. Kalbime bir ağırlık düşmüş ve nefesim sıklaşmıştı.

-Ne cehennemden bahsediyorsun

Woog sandalyesine oturup sırıtarak birşeyler çıkardı cebinden.

-Sana hediye aldım birtanem. Bu artık yeni sen için oldukça önemli olacak!.

Cebindeki paketi çıkatıp sandalyesini ileriye, bana doğru çekti. Ben kafamı endişeyle ona çevirdim. Bir zarfın içinde olan bu şeyi bana tuttup arkadan kıkırdayarak açmaya başladı.

-Ah sevgili eşim, artık senle birlikte Kanuni olarak birlikte olduğum için çok mutluyum

Gözlerim büyüdü ve yutkundum. Çıkardığı şey......bir kimlik kartıydı. Bir an nefesim kesildi. Benim fotorafımın olduğu. 'Haylie winson' yazan bir kimlik kağıdıydı. En korkuncu olan ise woog'un sonradan çıkardığı......evlilik cüzdanı.

Nefesim göğsümde takılı kalmış, iki büyük darbeyle sanki bilincim gidip tekrar geri gelmişti. Birisi kimlik kardı diğeri ise evlilik cüzdanıydı. Woog' un heyecandan eli titriyordu. Benimde nefesim kesiliyor hayat duruyor gibiydi. Tanımlayamıyordum, bu acıyı, bu işgenceyi, bu çaresizliği..... Beni ölü gösteren birinin bana bunları yapması artık istemesemde gerçek geliyordu. Woog bir süre sesiz kaldı sonra elindekilerini gucağına indirdi.

-Sanırım gerçekten şaşırdın sevgilim. Beklemiyordum değilmi?. Ah bu çok heyecanlıydı. Uyuduğun bir hafta boyunca bunu, bu tepkiyi düşündüm! Uyurken senle konuşmak çok sıkıcıydı şuan bu ifaden bile beni çok eylendiriyor!

Gözlerimden bir tanesinin kenarından yaş birikti. Sana delirmiş biri gibi baktım. Gülmedim sadece gözlerim dört dönüyor ve kocamanlardı.

-Senin......

Sesim fısıltılı ve kalındı. Ham bir nefret sesime okadar çok yansımıştıki konuşmak oldukça ağır geliyor, ve söylediklerim bir duvara okadar sert çarpmak gibiydi ki çok acıtıyordu. En azından bu woog için geçerliydi.

-senin eşinim öylemi?.......

Woog gözlerime bakıyordu. Herzamanki sırıtışı yok bu sefer yüzünde. Ciddi. En az benim kadar.

-bu gerçeği değiştirmeyeceksin haylie...

-Haylie kim bilmiyorum ama şunu biliyorum ki. Artık tek temeli etiğim şey seni......öldürmek.....

Woog'un gözleri açıldı ve dudağı hafif aralandı.

-Hayatımı nasıl ellerinle yok ettiysen bende seni....yok ediceğim......woog

Woog dişlerini sıktı ve sertçe ayağa kalktı. Biraz öylece kaldı. Kafası hafif eğikti ve gözleri gözükmüyordu. Sonra aniden tek eliyle tüm gücüyle boğazımı sıktı. Okadar sert ve güçlüydü ki. Tek bir nefes almaya şansım olmamıştı. Ellerimi kulanmaya çalıştım ama kelepçeliydi. Nefesim okadar hızlı kesilmiştiki şimdiden ciğerlerim acımaya, nefes dilenmeye başlamıştı. Gözlerim onun deli gibi açılmış ve simsiyah olmuş o göz bebeklerine kaydı. Alnındaki damar patlayacak gibiydi. Deli, korkunç bir canavar, manevi hayatımı yok ettiği gibi şimdide maddi hayatını yok etmeye çalışıyor. Sesizce ham bir sesle fısıldadı.

-Sözlerine dikat et......pişman olmanı istemem. iyi davranmaya çalışıyorum ama herşeyi mahvediyorsun lanet piç. Kes sesini ve kabullen yeter atık. ANLADINMI!!!???KABULLEN!!!!

sonda haykırdı. Başım dönüyor ve gözlerim bulanıklaşıyordu. Etraf kararmaya başlamıştı. Sesi artık gelmiyor benimde bilincim sonsuzluğa gidiyordu. İçimde bir boşluk. Soğuk vurdu. Bilincim uzaklara ölen son youna'nın yanına ilerledi. Ardından çok geçmeden kapandı. Burası soğuk, sesiz ve beyazdı. Ölüm bukadarmıydı?. Sıradan, basit ve oldukça kolay. Kendi kendime güldüm, yani en azından öyle hissedim. Kurtuldummu?.
Çok geçmeden...
Bir hava boşalması. Sıcak kanla Birleşmiş bir birine yapışan ciğerlerim bir anda şişti. Alabildiğim en büyük nefesi aldım. Sonunda bir baraj tarafında sıkıştırılan güçlü bir akarsunun barajı yıkmasıyla gümbür gümbür akması gibi, okadar derin nefesler alıyordumki vicuduma aldığım nefesler canımı acıtıyordu. O beyaz boşluktan aniden geri çekildim. Gözlerimi açtım. Etraf gözlerim için çok bulanıktı. Gözlerim sağ üst kısımda kaydı. Woog beni izliyordu. Ona bakmamla yüzünü çevirip defolup gitmesi bir oldu. Derin nefesler bir kaç dakika sürdü. Kendime gelmem biraz uzun zaman aldı. Başım aşırı ağrımaya başlamıştı. Ben hangi bir lanete yetişeyim bilemedim. Vicudum buna katlanamazdı, katlanamıyordu'da zaten. Çok geçmeden bayıldım. Ani nefes kesikliği sonrası düzensiz nefes alma ve sırt üstü yatmam, bayılmamı sağlayan en büyük öncülerdendi. Huzurlu bir boşluğa düşmüş ve ani bir rahatlık tüm vicudumu sarmış gibiydi. Birdaha uyanmak istemeyeceğim bir histi. Ama tekrar kalkacağımı biliyordum. Lakin busefer farklı bir kişilik ve kimlikle.....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

271okunma 16beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…