neForm#İlk Durak kitap kapağı

3. bölüm / 6

neForm#İlk Durak

Yeni Yabancı

Vaveyla Yazarı: ne Form

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Yeni Yabancı

Bir köpek vardı. Erzak dolabımızı açmış, bir şeyler yiyordu.

Hamza: Pişt, gel buraya oğlum. Ne yapıyorsun sen burada? Çok acıkmışa benziyorsun.

Derken karşıma silah doğrultarak birisi çıktı ve:

X: (Yüksek sesle) Hey! Uzak dur ondan!

Elimi silahıma uzattım.

X: Aklından bile geçirme! Kafanı patlatırım. Yağmacı değilim. Köpeğime ve kendime yemek alıp gideceğim.

Hamza: Hop, hop, hop! Tamam, sakin ol. Alabilirsin ama önce o silahı indir.

X: Hadi ya! Aptal mıyım ben?

Hamza: Tamam, al. Silahımı yere bırakıyorum. Sen de indir. Yemek alabilirsin, bizde yeterince var.

X: En ufak hamlende kafanı patlatırım, bil.

Hamza: 17 yaşındaki bir çocuktan mı korkuyorsun?

X: Kapa çeneni.

Silahını indirdi ve çok iştahlı bir şekilde yemek yemeye başladı.

Hamza: Kaç gündür yemek yemiyorsun sen?

X: Sanane bundan? kapa çeneni.

Hamza: Hadi ama, belli. Domuz gibi yemek yiyorsun.

Buğra uyanmış ve silahını adama doğrultmuştu. Tam bağırdım:

Hamza: HAYIR! DUR!

Silahı ateşlemişti. Neyse ki daha yeni öğrendiği için mermi bacağına isabet etti. Ancak düşerken kafasını vurdu ve bayıldı.

Hamza: (Sesli bir şekilde) Ne yaptın? Yemek almaya gelmişler, gidiyorlardı!

Buğra(sinirli ve telaşlı): Ne bileyim! Yağmacılar sandım.

Hamza: Koş, sağlık çantasını getir!

Nefes alabilsin diye maskesini açtım.

Hamza: (Şaşkınlıkla) Ne? Kız mıymış?

30 dakika sonra

Kız uyandı ve elini beline attı.

Buğra: Boşuna bakma. Silahını aldım. Uyanınca beni vurmanı istemedim.

X: SEN KİMSİN?

Buğra: Seni vuran adam.

Hamza: O, günaydın. Al, yemek getirdim. Epey açtın.

X: İstemem. Kuzey nerede?

Buğra: Kim? Kim?

X: Kuzey, köpeğimin adı. Ne yaptınız ona?

Hamza: Merak etme. Dışarıda yemek verdim. Çok yaramaz, iki kere elimi ısırdı.

X: Kes be! Silahımı verin, gideceğim.

Hamza: Bu ayakla dışarıda iki saat dayanamazsın.

X: ...

Buğra: Hamza, uyuyalım. İkişer saat arayla başında nöbet tutalım. Gece ölmek istemiyorum.

Hamza: Benim uykum iyice açıldı. Sen yat, dinlen. Ben tutarım ilk nöbeti.

Buğra: İyi geceler. İyi geceler, aç kız.

Hamza: İyi geceler.

X: İki erkek bir kızdan mı korkuyorsunuz?

Hamza: Konuşma da yemeğini ye, hadi.

Ekmeği aldı ve tabağı itti.

Hamza: Boşu boşuna diretiyorsun. Elinde sonunda yiyeceksin o yemeği. Su getireceğim, sakın bir şey yapmaya çalışma.

Geldiğimde tüm tabak bitmişti. Hatta yıkanmış gibi sıyırmıştı.

Hamza: Ooo, afiyet olsun.

Hamza: Ee, adın ne?

X: ...

Hamza: Nasıl geldin buraya?

Hamza: Ama sen böyle hiç konuşmazsan bu iki saat hiç geçmez.

Hamza: Tamam, ben başlıyorum. Adım Hamza, 17 yaşındayım. Ailemi bulmak için buraya geldim.

Kız arkasını döner ve yatar.

Hamza: (Dalga geçerek) Ee, her şey şöyle başladı aslında. Metroda zombiler yayılmaya başladı. Az daha ısırılıyordum. Ali vardı, benim hayatımı kurtardı ama kurtarırken ısırılmış. Bana söylemedi. Bir şekilde kaçtık. Arabada bana saldırdı. Belindeki silahı aldım ve ona sıktım. Yapacak başka bir şeyim yoktu, beni öldürecekti. İlk işim evime gitmek oldu. Hiç düşünmeden evin bahçesine daldım. Zombi doluydu. Hepsi üstüme doğru gelmeye başladı. Evin kapısı kilitliydi, sıkıştım. Daha sonrasında...

Hamza: Hocam! Hocam beni kurtardı. Eve girdiğimde bir not vardı: "Seni bahçemizde bekliyoruz, oraya gel." Yani buraya... Ölmedikleri için sevinmiştim ama telaşlıydım. Hocamın daha önce ayarladığı bir yer vardı. Oraya gittik, yemek yedim ve uyudum. Sabah uyanır uyanmaz Buğra'yı bulmaya gittim. Kendini hapis etmiş. Onu kurtarmaya gittim ve kanlar içinde yere serildi. Ses yaptığım için zombiler gelmeye başladı. Kapıyı kapattım ve bir şekilde oradan kurtulduk. Giderken bir adam gördük, doktormuş. Buğra'yı iyileştirdi ama gece biz uyurken erzağımızı çantasına doldurduğunu fark ettim. Tersimizden konumumuzu verdi ve elini beline attı. Ya benim ya da Baron'un de...

X: Baron mu?

Hamza: Evet. Ne oldu?

X: Babam Baron'un adamıydı. Bir gün oradan ayrılmak istedi. Baro denen şerefsiz benim babamı öldürdü.

Hamza: Yanımıza gelen adam Baron'un adamı mıydı?

Hamza: Kim bu Baron?

X: Bir çete lideri. Eskiden Rusya'da yaşıyormuş. Babasını ve annesini öldürmüş. Bir silah kaçakçısı. El altı iş yapan herkes bu adamı tanır.

Hamza: Vay şerefsiz.

Efsun: Efsun, ben bu arada.

Hamza: Karnın doyunca sakinleştin sanki.

Efsun: Bir hafta aynı yerde yaşayacağın birinin adını bilmen gerekir.

Hamza: Kim dedi de seni yanımızda tutuyoruz?

Efsun: Beni vurdun. Bana borcun var. İyileşene kadar bana bakacaksın.

Hamza: Ee, Efsun, senin hikâyen ne o zaman?

Efsun: (Tekleyerek) Bir hikâyem yok. Güvenli bir yer ve yemek arıyordum. Buraya girdim. Bilseydim sizin olduğunuzu bırak girmeyi, yanından bile geçmezdim.

Hamza: Kaç yaşındasın?

Efsun: Ne yapacaksın?

Kız çok gergindi. E, haklıydı da, diye düşünürken Buğra geldi.

Buğra: Geç yat, bende sıra. Hadi, iyi geceler.

Hamza: Tamam, iyi geceler.

Efsun: Kuzey'i getir. İyi mi, görmek istiyorum.

Buğra: İyi işte, bahçede.

Efsun: Getir dedim. Vallahi uyutmam gece boyu.

Buğra: Tamam, tamam. HAMZA! Yatmadıysan köpeği getirsene!

Efsun:KUZEY!

Hamza:Çok tatlı bu köpek kaç yaşında

Efsun:KUZEY! kuzeye köpek deyip durmayın

Hamza:Tamam be sakin ol kuzey kaç yaşında

Efsun:11

Buğra:Hadi be

Hamza:nerdeyse bizle yaşıt

Hamza:Neyse ben yatıyorum kavga etmeyin iyi geceler

Efsun(biraz kısık sesle):İyi geceler

Buğra:İyi geceler

Sabah 05.30 gibi kalktım.ve çok yoruldukları için uyandırmak istemedim. dün çok yorucuydu. onlar uyanana kadar bir planlama yaptım.

08.00 — Uyanış

08.30 — Kahvaltı ve yemek işlerini her gün farklı kişi yapacak şekilde değişimli.

09.00 — Bulaşık. Yine her gün farklı biri yapacak şekilde değişimli.

10.00 — Atış antrenmanı. En azından gelişene kadar günde 4 saat.

14.00 — Serbest vakit. İş çıkmadığı sürece.

15.30 — Spor.

17.00 — Akşam yemeği. Kahvaltıyı hazırlayan kişi hazırlayacak.

17.30 — Bulaşık. Sabah yıkayan kişi yıkayacak.

18.30 — Spor. Güçlü olmamız gerek. O yüzden spor yapmalıyız.

19.00 — NASA'nın yaşam merkezini bulmak için çalışmalar.

Bu kadar.

En sevdiğim kahvaltı olan kaşarlı menemeni yaptım. Küçükken annemle mutfaktan çıkmazdım, hep onu izlerdim. O yüzden yemek yapmayı biliyorum.

Uyandırmaya gittim.

Hamza: Buğra, kalk. Hadi, kahvaltı yapacağız.

Buğra: (Esneyerek) Tamam, geliyorum.

Hamza: Efsun, kalk. Kahvaltı yapacağız.

Hamza: Hadiii...

Hamza: Kahvaltı yapacağız.

Uyanmıyordu. Uyansın diye kolunu dürttüm. Bir anda kolumu tuttu ve ters çevirdi.

Hamza: AHHH... Bırak! Bıraaak! Kahvaltı hazır, onu söyleyecektim!

Efsun: Özür dilerim. Kabus gördüm.

Hamza: Kolumu kıracaktın! Bu güç ne?

Ayağa kalkmaya çalıştı ve yere serildi.

Hamza: Bekle, kahvaltıyı buraya getireyim. Burada yiyelim.

Efsun: ...

Hamza: Buğra, burada yapacağız kahvaltıyı. Gel.

Buğra: Neden?

Hamza: Yürüyemiyor.

Hamza: Bir planlama yaptım.

08.30 — Kahvaltı ve yemek işlerini her gün farklı kişi yapacak şekilde değişimli.

09.00 — Bulaşık. Yine her gün farklı biri yapacak şekilde değişimli.

10.00 — Atış antrenmanı. En azından gelişene kadar günde 4 saat.

14.00 — Serbest vakit. İş çıkmadığı sürece.

15.30 — Spor.

17.00 — Akşam yemeği. Kahvaltıyı hazırlayan kişi hazırlayacak.

17.30 — Bulaşık. Sabah yıkayan kişi yıkayacak.

18.30 — Spor. Güçlü olmamız gerek. O yüzden spor yapmalıyız.

19.00 — NASA'nın yaşam merkezini bulmak için çalışmalar.

Hamza: İyi mi sizce, nasıl?

Efsun: Bir hafta buradayım. Daha sonra gideceğim.

Hamza: Nereye gideceksin? Gidecek yerin var mı?

Efsun: Annemi arıyorum.

Hamza: Ben de ailemi arıyorum. NASA yaşam merkezlerine götürülmüşler. Nerede olduğunu bulmaya çalışıyoruz. Senin annen de orada olabilir belki.

Efsun: Tamam. Nasıl bulacağız?

Buğra: Henüz bir planımız yok. Bence iyice araştıralım. Gazeteler, radyolar... Çevredeki marketlere gidelim ilk başta. Ama Efsun, sana güvenmemiz gerek.

Efsun: Gece ikiniz de uyurken işinizi bitirebilirdim ama yapmadım.

Hamza: Evet, haklı. Ben ne olur ne olmaz diye uyanıp bakıyordum. Uyanıktı. Sabah giderken yanında silah olduğunu fark ettim. Bizi öldürebilirdi.

Buğra: Tamam. Öyleyse bugün Efsun evde kalsın. Biz Hamza'yla yakın çevredeki marketlerde bulunan gazeteleri toplayalım.

Hamza: Olur. Efsun, istersen gitmeden yemek hazırlayayım. Acıkırım diyorsan.

Efsun: Yok, sağ ol.

Buğra: En yakın nerede market var, Hamza? Gidelim.

Hamza: En yakın market 15 dk yürüme mesafesi.

Efsun: Giderken yanınıza yeterli cephaneyi alın. Marketlere yağmacılar çok geliyor.

Hamza: Çakmağınız var mı? Kibrit de olur.

Buğra: Çakmak yok ama çekmecede kibrit görmüştüm de ne yapacaksın?

Hamza: Hocama olanlardan sonra almak zorundayım. Bir daha aynı hatayı yapamam.

Efsun: Ne oldu hocana?

Hamza: Gelince anlatırım. Şimdi gidelim.

Yola koyulduk. Kendimi çok değişik hissediyorum. Mutlu gibiyim ama hiç mutlu değilim. Korkuyorum. 17 yaşında, 3 kişi dışarıda virüslü insanlar doluyken bir evde hayatta kalmaya çalışıyoruz.

Hamza: Mahir acaba ne yaptı? Onu da bulmamız gerek. Offf, çok bunaldım.

Buğra: Ailenizi bir bulalım, Mahir'i de buluruz.

Hamza: Ya onları da bulamazsak? Belki de gerçekten dünyanın sonu geldi.

Buğra: Denemekten başka çaremiz yok.

5 dk sessizlik ve yürüyüş sonrası karşımıza bir...

Hamza: NASA arabası mı? KOŞ!

Hamza: HEEEEY! KİMSE VAR MI? HEEEEY!

Araba yoldan çıkmış ve samanlığa vurmuştu.

Buğra: Hamza, dikkat et!

Cam içeriden kanlı ve çatlaktı. (Tık tık.) Camı tıklattım. İçeride kimse yok gibiydi. Tekrar tıklattım. İçeride virüslü varmış. Kafasını kaldırdı ve çığlık attı.

Hamza (korkuyla): AAAAHHH!

Buğra (korkuyla): AAAAHHH!

O kadar korktum ki dilimi yutacaktım. Virüslü çıkar çıkmaz korkudan bir şarjör üstüne boşalttım. Kapıyı açtım ve ölmüştü. Neyse ki yedek şarjör almıştım yanıma. İçeriden çok pis bir koku geldi. Yan koltukta bir ceset vardı. Karnı yenmişti.

Hamza: NYM (NASA Yaşam Merkezleri)'ni bulmak için çok yaklaşmıştık. Offfff...

Buğra: Hamza, buraya bak! Bunlar ne?

NASA-NYM PROJE-07

DOSYA NO: LC-07-2025

PROJE: YAŞAM MERKEZLERİ

KONUM GİZLİLİK SEVİYESİ: ÇOK GİZLİ

DURUM: AKTİF

SON GÜNCELLEME: 14 Ağustos 2025

Yaşam Merkezleri, küresel ölçekte meydana gelebilecek kontrol altına alınamayan salgınlar, çevresel veya bilinmeyen tehditlere karşı seçilmiş sivil nüfusun korunması amacıyla geliştirilen yer üstü büyük duvarlı tesislerdir.

İlk merkezlerin inşasına 2020 yılında başlanmıştır.

Projenin kamuoyuna açıklanmamasının nedeni:

"Toplumda kitlesel paniğin ve kontrolsüz göç hareketlerinin önlenmesi."

Tesis Özellikleri

Her Yaşam Merkezi ortalama 1.500–3.000 kişi barındırabilecek kapasitededir.

Tesislerde:

Uzun süreli su arıtma sistemi, gıda depoları, tıbbi müdahale alanları, enerji üretim sistemleri, virüslülere karşı olası sığınak, araştırma laboratuvarları, güvenlik bölümleri, yer altı ulaşım tünelleri.

14 Ağustos — Acil Toplantı

PERSONEL-04: Merkezleri açmamız gerekiyor.

PERSONEL-02: Henüz erken.

PERSONEL-04: İki gün sonra erken olmayacak.

PERSONEL-01: Halkın haberi yok.

PERSONEL-04: Zaten haberi olmaması gerekiyordu.

PERSONEL-01: Zamanı geldiğinde açacağız.

PERSONEL-04:

[KAYIT SONLANDIRILDI]

Bunun gibi çok fazla dosya vardı.

Hamza: Haaadddi bee!

Buğra: Çok fazla bilgi var.

Hamza: Çok fazla dosya. Hepsini almamız lazım. Eve dönelim, çanta alalım. Hepsini toplayalım.

Buğra: Hızlı olalım.

30 dk sonra çanta alıp geldik. Araba yanıyordu.

Buğra: KOŞŞŞ! KURTARABİLDİĞİMİZİ KURTARALIM!

Çok korkuyordum. Gözüme hocamın yandığı ve rüyamda ailemin yanarak ölmesi geldi.

Buğra: KOŞSANA, HADİ!

Oracıkta bacaklarım sanki geriye doğru koşmak istiyordu ama olmaz. Belki de ailemi bulabileceğim yeterince bilgi vardı. Derin bir nefes aldım ve tüm hızımla koştum.

Hamza: Allah kahretsin! Hepsi yanıyor, hepsi yanıyor!

Bırak, daha fazla dosyayı... Elimizdekilerin de yarısı yanmıştı. Elimiz isli şekilde karşımızda araba yanarken yere oturduk ve.

Hamza: Ne yapacağız şimdi? Sanki bilerek yapıyorlarmış gibi her şey bir şekilde ters gidiyor. Ya da ben aptalım, bilmiyorum.

Buğra: Buraya gelmeden önce hiç bir şey bilmiyorduk. Şimdi elimizde az da olsa bir şey var.
Bir sıfırdan her zaman iyidir.

Hamza: Ne var sanki? Ne zaman yapıldıkları, içindeki imkânlar ve ne zaman kurulduğu dışında bilgi yo... 1 dk, 1 dk! Burada 14 Ağustos'ta Yaşam Merkezleri'nin 2 gün sonra açılacağı söyleniyor. 16 Ağustos'ta da salgın başlıyor. Böyle bir denk gelme olamaz. Nereden biliyorlardı ve halktan gizlemeleri gerekiyorsa, bizi kurtarmak için neden bizden saklıyorlar?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

82okunma 9beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.