1. bölüm / 6
MOR GÖZLÜ LANETBÖLÜM 1 – Doğuş ve Lanet
Bölümler 6Şu an: BÖLÜM 1 – Doğuş ve Lanet
18 yıl önce…
Gece sessizdi. Ama bu sessizlik, içinde korku dolu bir sır barındırıyordu. Küçük bir bebeğin çığlığı, taş duvarlarda yankılanıyordu. Kimse bilmiyordu; doğan çocuk mor gözlüydü. Halk inanırdı ki, mor gözlerle doğan her çocuk felaket getirirdi.
Bebek, Arel, henüz yeni nefes alıyordu ama dünyası çoktan kararmıştı. Gözleri, ay ışığını içine çekiyormuş gibi parlıyor ve etrafını bir lanet gibi sarıyordu. Annesi onu korumaya çalıştı; babası ise korku içinde uzaklaştı; çünkü bu gözler sadece çocuğu değil, etrafındakileri de tehdit ediyordu. Beş yaşına kadar ailesinin yanında kalacak olan Arel, sonrasında Morvian Loncası tarafından alınacaktı.
Morvian Loncası, halkın lanetli ve ölümle bağlantılı olduğuna inandığı mor gözlüleri ve yarı lanetli, uğursuz kabul edilen gri gözlüleri alır, onları suikastçı olarak yetiştirirdi. Ancak mor gözlüler her öldürdükleri kişi sonrası, kendi geçmişlerinden bir parçayı kaybederlerdi; önce isimleri, sonra çocukluk anıları, aileleri ve çok daha fazlası…İsimlerini unuttuklarında onlara yeni isimler verilirdi; çünkü inanırlardı ki, gerçek isimlerini bilmek onları etkilerdi.
Arel, beş yaşına kadar ailesinin yanında kaldı. Annesi bu durumdan büyük üzüntü duyuyor, onu bırakmak istemiyordu; ama lanetli bir çocuk dünyaya getirmek, onun suçu değildi.
Altıncı yaş günü gelmeden önce, siyahlar içinde bir adam Arel’i almaya geldi. Arel, ilk başta ne olduğunu anlamamıştı; halkın “lanetli” dediği o masum mor gözlerle bakan adama bakıyordu. Ve o gün, Arel götürülmüştü.
Morvian’a getirildiğinde, Arel hâlâ beş yaşındaydı; küçük, kırılgan ve kafası karışık bir çocuk. Diğer çocuklar, gri gözlü olanlar farklı odalarda tutuluyordu; mor gözlüler ayrı bir odada, yalnız ve gözetim altında kalıyordu. Arel, ilk kez yalnızlığı ve laneti hissetti.
Eğitimler sertti. Sabahın ilk ışıklarında, sessizce yürümek, gölgeyle bütünleşmek, nefesini ve adımlarını kontrol etmek öğretiliyordu. Her hareket, her duruş, gözetmenlerin gözleri altında titizlikle denetleniyordu. Morvian’da acımasız bir düzen vardı: mor gözlü bir çocuk, ne kadar yetenekli olursa olsun, yalnızdı.
Arel büyüdükçe, görevleri de karmaşık hâle geldi. On yaşına geldiğinde, onu ilk gerçek görevi bekliyordu. Görev basit görünüyordu: bir hedefi takip etmek, bir gece vakti sessizce ortadan kaldırmak. Ama bu, Arel’in ilk ölüm deneyimiydi ve çocuk için kırılma noktası olacaktı.
O gece, Arel nefesini tuttu, gölgelerle bütünleşti ve hedefine yaklaştı. Küçük elleri titriyordu; kalbi korku ve kararlılıkla çarpıyordu. Ve bir an geldi, o masum mor gözler, ilk kez birini öldürdü.Ama ölümün bedeli ağırdı. İlk kişiyi öldürdükten sonra, Arel bir anısını kaybetti: kendi gerçek adını hatırlayamadı. Görev bitip geri döndüğünde, eğitmenler bunu fark etti.
Ona yeni bir isim verdiler: İzora. Bu isim, geçmişi ile arasındaki bağı kıracak, onu lanetli ve unutulmuş kimliğiyle yüzleştirecekti.
O andan itibaren İzora, Morvian’da gerçek eğitimine başladı. Sessizliği ve gölgeleri öğreniyor, ölümün ve lanetin ağırlığını hissetmeye başlıyordu. Her görev, her ölüm, bir parçayı daha alıyor; geriye yalnızca görev bilinci ve soğukkanlılık kalıyordu.
Bölüm etkileşimi
