12. bölüm · Matmazel Bela

9. Bölüm

💋Ceyy💋

Bölüm geldi. İyi okumalar.❤️🔥❤️🔥❤️🔥

☆☆☆☆

"Kara ve Gözeten nihayet geldiniz. Şu an söyleyeceklerim biraz beter ama sakin olun." Bars... "Gök timi... esir düşmüş durumda. Onları kurtarmak için size Rüzgar timi yardım edecek. Bu görevde kalbinizi değil aklınızı kullanmanızı istiyorum." Esir mi düştüler? Kalbim sıkışıyordu. Hayır. Ben Güneş Kara. Her zorlukta dimdik duran kadın. Bir haberle yıkılmam.

"Akay ellerinde değil. Aktif durumda. Onu da bulmalısınız.
Ayrıca Azra da katılmalı. Her ne kadar ayrılsada ona da ihtiyacınız var. Onu almadan gitmeyin Kara. Yola çıkınca gerekli bilgileri ileteceğiz." Başımla onayladım ve Lara'yı kolundan çekerek odadan çıktım. Demek Azra göreve dönecekti.

"Güneş esir düşmüşler. Ata esir düşmüş." Teselli edebilir miydim? Hayır. Dener miydim? Evet. "Lara ne olur yapma. Güçlü kal. Güçlü kal ki Ata ve diğerlerini kurtaralım." Kurtaracaktık. Telefonumu çıkardım. Vakit kaybetmemeliydik. Azra'yı aradım. Çaldı. Çaldı. Çaldı. Ve nihayet açıldı. "Alo?" Uykuluydu. "Azra Giz. Çabuk hazırlan tekrar sahadasın. Göreve gidiyoruz. Kurtarma operasyonu."

Ses çıkmadı. Ama bekledim konuşması için. "Peki." Tek kelime. Nasıl bu kadar çabuk kabul etmişti? İnanamıyordum. "Lara sen rüzgar timini alanda beklet. Hemen geleceğim. Hazırlanmayı da unutma. Göreve böyle mi geleceksin. 20 dakikaya herkes hazır olsun. Azra bile." Yüzündeki hüzünlü ifade silindi. Manyak bir sırıtış sergiledi ve yanımdam ayrıldı.

Tamam teselli ötesinde bir şey başarmıştım. İkinci Lara'yı ortaya çıkarmıştım. Sevdiği adam için her şeyi göze alacak olan Gök Timi askeri Gözeten'i.
Sürem kısıtlıydı. Vakit kaybetmeden Korgeneral Kara ile görüşmeliydim. Babamla. Kapıyı tıklayıp içeri girdim. Masada bulunan evraklarla uğraşıyordu. Beni görünce odağını masadaki kağıtlardan ayırdı.

"Kara gelmişsin. Gelmezsin sanıyordum." Başımı dik tuttum. "Verilen emirlere uyarım komutanım," Bu cevabım onu memnun etmişti. "eğer önemli bir konuşma degilse vaktimi almayın. Önemli bir görevim var." Timimi kurtarmalıydım. "Görevin için çağırdım. Bars'ta esir düştü. Lakin sadece onu için bir görev değil. Ayrıca ona karşı duygular besliyorsan hemen biti-" Bars'a karşı bir şey hissetmesem de onun benim yerine karar vermesine gerek yoktu.

"Baba hayır. Benim adıma kararlar vermekten vazgeç. Yoksa Güneş diye bir kızın olmaz. Bu konuşma da burda bitsin." Aferin. Böyle devam et. Sana kimsenin sınırlar koymasına izin verme. Hadi Bars ve diğerlerini kurtarmaya gidelim. Gök timini. Odadan çıktım ve görev için hazırlanmaya gittim.

15 dakika sonra:

Dışarı çıktığımda rüzgar timi ve Lara'nın orada beklediğini gördüm. Siktir. Can mı o? Ta kendisi. Göreve o da mı gelecek yani? Bunu nasıl kabul etti ya? İnanamıyorum. Tamam kızım, sakin. Her şey Gök Timi için. Timim için. Yapabilirim. Merdivenlerden indim. Ve onların yanına geldim. Herkese bir göz gezdirdim. Tabiki de cinsiyetçi herifin bütün timi erkekti. "Gözeten, Azra nerede? Sakın gelmedi deme."

Umarım geç kalmaz. "Merak etme. Geldim." Azra. Gelmişti. Yanıma geldiğinde onu tekrar askeri üniforması ile görmek garipti. "Herkes tamam mı?" Ona bakmamaya çalıştım. Ama o kolumdan tutup çekince ne yapacağımı şaşırdım. "Ne yapıyorsun Üsteğmen Teğin? Buna hakkın yok!" Dediğim ile eli gevşeyince kolumu çektim.

"Herkes araca,derhal!"

☆☆☆☆

Gözlerim net görmeye başladığında nerede olduğumuzu anlamam uzun sürmedi. Esirdik. Hızlıca etrafıma göz gezdirdim. Batuhan yaralıydı. Ata, Ali ve Mert baygındı. Yavuz ve Doğu yoktu. Doğu'nun esir düşmemesine anlam veriyordum ama Yavuz? Hareket etmeye çalıştım ama olmuyordu. "Komutan,uyanmışsan. Hiç debelenip boşa uğraşma. Kurtuluşunuz yoktur." Daha tüm timi esir edememişken kurtuluşumuz yok mu diyordu? "Pek ümitlenme. Bilirsin Türk esir düşerse esir düşen o değil onu esir aldığını sanan aptallardır. Yani çok sevinme derim. Bilirsin beni. Karşılıksız iş sevmem. Bu esaretin bedelini ödettiririm."

Bu dediklerim onu sinir etmişti. Yüzü kırmızıya dönerken içeri bir adam girdi. "Civan, Kara yola çıkmış. Timini almaya gelirmiş. Yanında destek kuvveti varmış." Demek Güneş harekete geçmişti. Ama nasıl haberdar olmuşlardı? Doğu mu? Galiba Doğu haber uçurmuştu. "Demek Kara gelir ha. Gelsin madem onu da seve seve ağırlarız." Bu kadar zamandır Güneş'i tanıyamamış yazık. "Civan dikkat et de ağırlanan sen olmayasın." Bu son dediklerim ile iyice sinirlenmiş olmalı ki adamın omzundaki silahı alıp bana doğrulttu.

"Seni şu an heç korkmaz vururdum amma lazımsın be komutan. Daha kelleni T.C'ye yollayacağım." Puşt herif. Silahı ters çevirip kafama mı vurmuştu o? Bundan nefret ediyorum.

Bu bölümü kısa kesiyorum. Oy ve yorumlarını eksik etmeyin.💋❤️🔥