4. bölüm · Matmazel Bela
3. Bölüm
Hastaneye gelmiştik. Deren için gerekli işlemler yapılmıştı.
Fakat yoğun bakımda ruhsuz bir şekilde yatıyordu. Durumu ağırdı.
Eğer onu araçta bırakmasam şu an orda yatmayacaktı.
Başta Lara olmak üzere herkes haraptı. Ailesine haber verilmişti. Lakin gelmeleri uzun sürerdi.
Deren'e baktıkça kötü hissediyordum. Yavuz "Deren komutanımı orda bırakmak büyük bir hataydı. En azından bizimle gelmeliydi." dedi.
Haklıydı neden bıraktım ki! Bırakmasam böyle olmazdı.
"Haklısın." dedim başka ne diyebilirdim.
"Komutanım neden Deren komutanımın gelmesine izin vermediniz ki. En azından yanımızda durabilirdi."
"Yavuz." dedim ılımlı bir sesle.
"Sence ben olayların böyle sonuçlanmasını ister miydim? Albayın emri buydu karşı mı gelseydim?!"
Kısa bir sessizliğin ardından ince bir kadın sesi duydum.
"Deren nerede?" Soru sorarken bir yandan da hıçkırarak ağlıyordu.
Sorusunu tekrarladı. "Deren nerede?" sesi korkuyla kaplıydı.
Yavuz'un "Hanımefendi sakin olun. Kimsiniz? Niçin Deren komutanımı soruyorsunuz?" demesiyle ne olduğunu anlamak istediği bariz bir şekilde ortadaydı.
"Ben Doğa. Deren'in arkadaşıyım. Deren nerede? İyi mi? Görebilir miyim?" diyerek sorularını ardarda sıralamıştı.
Lara "Gel Doğa Deren'in yanına gidelim." deyip ilerlemeye başladı. Daha önceden tanışıyor olmalıydılar.
"Yavuz" dedim fakat ne diyeceğimi bilmiyordum.
"Emredin komutanım."
"Biraz dışarı çıkalım..."
Daha çok şey demek istedim ama konuşamadım.
"Emredersiniz Komutanım."
Hızlı bir şekilde yürümeye başladık. Orada nefes alamıyordum. Orası cehennemden farksızdı.
Derin bir nefes aldım. "Bars" dedi Yavuz sakince.
"Efendim Yavuz" sesimde hissizlik vardı.
"Daha ne kadar Alaz olarak dolaşacaksın. Deren bunu öğrendiğinde ne olacak düşündün mü?" Anlamsızca bakıyordu.
"Bilmiyorum ama bir süre daha böyle olacak gibi. Deren için iyi olan bu. Tuna amca bunu istemese asla yapmazdım. Deren de bize hak verecektir.
☆☆☆
"Deren." Ağlayarak başını hayır anlamında salladı.
"Lara Deren iyi olur mu?" Ağlamaya devam ediyordu.
"Bilmiyorum Doğa ama Deren güçlüdür. Daha önce de yaşadı bunu. " Söylediklerime bende inanmıyordum. Ya toparlanamazsa. Ya hayata tekrar tutunamazsa. Deren aniden sayıklamaya başladı.
O da kimdi? Deren inatla o ismi sayıklıyordu. Deren hafifçe gözlerini araladı. Bu süre etrafa bakındı. Ama sonra tekrar kapandı.
"Bak Doğa ben sana dedim Deren toparlar. " gülümsemeye çalıştım. Ama yersiz bir çabaydı.
"Doktoru çağıralım çabuk." dedi Doğa sevinçli bir sesle ama yüzündeki ifade tam tersini söylüyordu.
Odadan çıktık. Hemen "Ata doktoru çağırın. Çabuk!" dedim bağırarak. Deren uyanacaktı. Herkes ayağa kalkarken Batuhan doktoru çağırmaya gitti.
Ali "Ben Alaz komutanımı çağırayım." diyerek koşar adımlarla uzaklaştı.
☆☆☆
Ali koşarak yanımıza geliyordu. "Yavuz konuyu kapatalım Ali geliyor." dememle Yavuz sessizliğe gömüldü.
"Komutanım Deren Komutanım..."
Soluklandı. "Ne oldu Deren'e?"
"Gözlerini aralamış. Doktor çağırmaya gittiler. Bende sizi çağırayım dedim." Tekrar soluklandı.
"Eyvallah koçum. Yavuz yürü gidelim." deyip hemen ilerlemeye başladım. Ben önde Yavuz ve Ali arkamdan geliyordu. Yavuzları bekleyemezdim. Hızlıca yukarı çıktım. Deren'i bu sefer yalnız bırakmayacaktım.
Yoğun bakımın önüne geldiğimde herkes doktorun çıkmasını bekliyordu. Bende doktorun çıkmasını beklemeye başladım. Ne bok yapıyordu da çıkmıyordu bu doktor.
Doktor odadan çıkınca "Şimdilik korkulacak bir durum yok. Ama önümüzdeki saatlerde ne olur bilemiyorum. Durumu daha iyi de olabilir daha kötü de olabilir. Bunu önümüzdeki saatlerde öğreneceğiz. " dedi.
Ne demek daha kötü de olabilirdi.
"Yani şu an iyi değil mi?" Bunu soran Lara'ydı. Deren'i en az benim kadar merak ediyordu. Aralarındaki bağ dostluktan de öteydi.
Doktor "Şu an iyi." dedi. "Peki şu an görebilir miyim?" Ona bir şey olacak diye ödüm kopuyordu.
"Tabi ki görebilirsiniz. " diyince hızla odaya girdim. Deren yatakta yatıyordu. Baş ucundaki sandalyeyi çekip oturdum.
"Deren... Bana kızmadın değil mi?"
Derin bir nefes kaçtı dudaklarımdan.
Ses gelmedi.
"İnan senin iyiliğin içindi. Biliyorsun sana zarar gelmesini istemem. Tek amacım seni korumaktı."
Yine ses gelmedi.
"Affet beni olur mu? Kendimi bir süre daha gizleyeceğim." kapıya yöneldim.Sakin adımlarla odadan çıktım.
Tuna amca ve ailesi yarım saate burada olurdu. Kim bilir nasıllardır. Küçükken de böyle olmuştu.
O araba kazası Deren'i benden 3 ay ayırdı. Bir daha izin vermem. Zamanı geldiğinde Bars zamanı geldiğinde. Her şeyi Deren'e anlatacaksın. Biraz daha.
☆☆☆
Tuna amcalar gelmişti. Yiğit abi daha gelmemişti. Uçağı rötar yapmış. En hızlı 3 saate burda olurmuş.
Meltem teyze mahvolmuştu. Gözleri ağlamaktan kızarmıştı. Gidip ona sarılmak istedim ama yapamadım. Kimliğim ortaya çıkabilir ve görev iptal olabilirdi.
Yine aynı sahneler. Köşede kızı için heder olan Meltem teyze. Acısını içinde yaşayan Tuna amca. Hastane de Deren'in uyanmasını bekliyorduk.
Geçmişten kesitler;
"Bars hadi yürü dondurma alalım." Daha az önce yere düşüp dizi kanayan o değilmiş gibi şu an dondurma istiyordu.
"Sen dur ben alıp geleyim. Dizin daha kötü olmasın. Burada bekle." Güneş biraz düşündükten sonra "Tamam ama çilekli dondurma al."
"Sakın burdan ayrılma." Bir sokak kadar aşağıdaki markete ilerlemeye başladım. Hızlı adımlarla ilerliyordum.
Yine başına bir şeyler getirmeden gitmeliydim.
Bir çilekli bir kakaolu dondurma aldım. İçeri girip parasını ödedim. Ne kadar hızlı olursam o kadar iyiydi.
Aniden caddede herkesin toplandığını gördüm. Hızla aralarına sıvışıp ne olduğunu öğrenmeye çalıştım.
Bir araç vardı. Yerde kanlar içinde yatan bir kız. Mavi elbiseli bir kız. Güneş.
"GÜNEŞ!"
