6. bölüm · Matmazel Bela

5. Bölüm

💋Ceyy💋

Yaklaşık 20-25 dakika sonra tenha bir yere gelmiştik. Bütün yol tek kelime etmeden durmuştum. Bu benim için büyük bir başarıydı.

Alaz arabadan inince bende indim. "Beni takip et." deyince peşinden ilerledim. Biraz yürüdükten sonra bir evin önündeydik. Kamufle edilmiş fakat yine de şık bir evdi.

En nihayetinde sessizliğimi bozup konuştum. "Neredeyiz biz?" Bıkkınlık dolu bir nefes verip "Her şeyin bir zamanı var Deren, şu an önemli olan konuşacaklarımız."

Ne konuşacağız biz anlamıyorum ki! Yine bir şey mi yapmıştım? Hayır,kendimden emindim. Bu ne ya! Merak etmesek sormazdık zaten. "Aynı şeyleri geveleyip durma! Merak etmesem sormam."

Bu çıkışımı beklemiyor olmalı ki şaşkınca baktı. Ama sadece iki saniye sürdü. "Aynı soruları sorma, aynı cevapları alma." Adam haklı doğru söze ne denir.

Aval aval suratına bakmayı sürdürecektim ki kapı açıldı. Karşımda tahminen Alaz'la aynı boylarda iri yarı bir adam duruyordu. Bu da kimdi, burası neresiydi,ne konuşacaktık ve ben hangi akılla Alaz'la gelmeyi kabul etmiştim.

Kafamın içindeki uğultuyu karşımdaki adamın sesi susturdu. "Hoş geldiniz, buyrun geçin." deyip kenara çekildi. Her ne kadar iri olsa da kibar birine benziyordu. Alaz "Hoş bulduk." diyerek içeri geçti. Bende peşinden ilerledim.

İçeri girdiğimizde dikkatimi çeken ilk şey evin dekorasyonu oldu. Krem tonlarında döşenmiş bir salon ve tam karşımda bir tabloda Alaz ve kapıda karşılaştığım adam.

Alaz koltuğa oturup karşısındaki koltuğu işaret ederek "Otur." dedi. Otoriter bir sesi vardı bunu inkar edemezdim. Konuşmadan oturdum.

Kapıda karşılaştığım adam "Bu arada ben Doğu, Doğu Akay." Bir yerden tanıdık geliyordu hem ismi hem yüzü. "Ben de Deren Kara tanıştığımıza memnun oldum." Başıyla onayladı.

"Eee ne konuşacağız,o önemli mesele ne?" diye sordum Alaz'a. "Anlatacaklarıma kızabilirsin ve hatta kırılabilir ama gerçekler acıdır Deren. Nereden başlasam bilemiyorum. Deren ben... Alaz Arslan değilim."

Devam edeceği sırada onu bölen ben oldum. "Ne demek oluyor bu?" Cidden ne saçmalıyordu bu adam. Umarım mantıklı bir açıklaması vardır Alaz ya da her kimsen.

Dudakları aralandı ama bir süre bir şey demedi. "Kimsin sen?" bu soruyu soran ben olmuştum. Çünkü konuşmuyordu. Sonunda konuşmaya başladı. "Ben Bars'ım, Bars KIZILTAN. Senin..."

Elimle onu susturdum. Şaka yapıyor olmalıydı. Kafamdaki sesler susmuyordu. Gerçekten o muydu? Kim olduğunu bilmediğim halde her gece sesini duyduğum ama yüzünü göremediğim. Hiç bir şeyi idrak edemiyordum.

"Deren biliyorum hiçbir şeyi hatırlamıyorsun. Bunun için seni suçlayamam. Neden yıllar sonra geldiğimi merak ediyorsun. Her şeyi açıklaya-" Konuşmasına izin vermedim.

"O sendin. Her gece kabusum olan, hatırlamak istediğim ama hatırlayamadığım. Hatırlayamadığım için her gece ağladığım. Sırf tamamen unutmak için ilaçlar içtiğim kişi. Bars. Sadece adını bildiğim kabusum."

Gözlerim dolmuştu. Ama hayır ağlamayacaktım. Konuşmaya devam ettim. "Babam seni unutmamı söylemişti. Sen bana zararmışsın. Ama zaten hatırlayamıyorum diyemedim. Bunca yıl sadece adın vardı ezberimde. Adın." Son kelimeyi vurgulayarak söylemiştim.

"Deren." demişti sadece. "Ne Deren ne?! Bıktım etrafımdaki herkesin yalan söylemesinden. Senden nefret ediyorum Bars." Ayağa kalktım ve elime gelen ilk şeyi duvara fırlattım. Bu bir vazoydu.

"Bıktım ben. Herkes yalan söylüyor ned-" Beklemediğim anda bana sarılmıştı. Ne hakla ha?! Hızla geri ittim. Şimdi olmazdı bu sefer kanmayacaktım. "Sakın bir daha bana sarılmaya çalışma!"

An itibariyle ağlıyordum. Ama kalbim kırıldığı için değil sinirlendiğim için. Siksinlerdi böyle işi.

Kısık çıkan sesimle "Önceden zorundaydım ama artık yüzünü görmeye hiç tahammülüm yok. Gitmeden önce sormak istediğim bir şey var. Neden bunca yıl sonra ha?" dedim. Kalbime milyonlarca cam parçası batıyordu.

"Bunca yıl gelmediğim için affet Deren. Tuna amca hastalığının ilerlediğini söylemişti. Çok korktum Deren hem de hiç korkmadığım kadar. Burada suçlu tek ben değilim. Sanki her şeyi ben yapmışım gibi davranma."

Cidden mi ben bunu bilmiyordum. "Bitti mi konuşman?" Diliyle dudaklarını ıslattı. "Daha çok gerçek var. Ama şu an sadece bunları bileceksin. Bu kadarıyla bile ne kadar delirdiğin ortada." Kollarını göğsünde bağladı.

"Benden uzak dur Bars başına bela alırsın. Belan olurum."dedim."Ben senden vazgeçmem. Matmazel Bela." Çıldıracağım ben sinirliyken o nasıl sakindi.

"Ben gidiyorum." dedim ama gitmeden önce koltuktan bir yastık alıp Alaz'ın pardon Bars'ın yüzüne fırlattım. Hızlıca kapıya yöneldim.

Arkamdan "Nereye?" dediğini duydum. Duymazlıktan gelerek kapıyı açtım ve hızla kendimi dışarı attım. Derin bir nefes aldım ve evin yolunu tuttum. Saat 17:30'du.

☆☆☆☆

Eve geleli iki saat kadar olmuştu. Lara'ya olanları anlatmak rahatlatmıştı. Kızlara söz verdiğim için film gecesi yapacaktık.

Azra İzmir'den dün gelmişti. Bir hafta kadar önce annesi rahatsızlandığı için İzmir'e gitmişti. Bu gece beş kız eğlenecektik.

Diğerleri atıştırmalıkları hazırlarken biz Lara ile film seçiyorduk. Korku filminde karar kılmıştık. "Kızlar bu fikri sevmeyecek." Gülerek "Aman be alışsınlar. Arkadaşları asker sonuçta."

Ne kadar kırılsam da bu geceyi kaçıramazdım. Madem gerçekten Bars'tı bunca yıl neden gelmemişti. Neden gelipte kabuslarıma son vermemişti. İyiliğim için deyip duruyordu. Külahıma anlatsın onu. Bana iyilik yaptığını zannederken her şeyi daha kötü yapmıştı.

Kararlıydım. Onunla konuşmayacaktım. İlaçlarımı da almayacaktım. İnatsa inattı yani. Kızlar içeri girince iç sesimi susturdum.

Azra "Eee ne izliyoruz kızlar?" diye sordu."Korku filmi izlemeye karar verdik." cevabını verdim. "Bayılırım." dedi Azra. "Korkunç." dedi Helin ve Doğa.

Bu cevaplara karşılık kahkahaları patlattık. Atıştırmalıkları sehpaya bıraktılar. Lara "Sizden bir ricam olucak." dedi ve bir şey diyemeden devam etti. "Ata ve diğerlerini çağırsak mı ha? Babam görüşmemize fırsat vermiyordu. Ben de bu fikri bahane olarak ortaya attım."

Bunu diyeceğini tahmin etmeliydim. "Kim kim gelecek?" dedi Doğa. "Timdekiler." dedi Lara. Bu Bars'ın da geleceği anlamına geliyordu. Hiç kandırma kendini gelmesini istiyorsun.

Bakışlar bana döndü. "Tamam, gelsinler." Lara telefonunu alıp Ata'yı aramaya gitti. Bir süre konuştuktan sonra geri geldi. "Batuhan dışında herkes tamam. Batuhan bu eğlenceyi kaçıracağı için çok şanssız."

Gülmeye başladık. "Ha bide Mert abi Sahra'yı babaannesine bırakıp Aslıhan ablayla gelecekmiş." diye devam etti. Sahra Mert abinin 5 yaşındaki kızıydı. Dünyalar tatlısıydı. Ela gözleri ve sarı saçlarına bayılıyordum.

"Şey O bey de gelecek mi?" diye bir soru yöneltti Doğa. Tutulmuştu birine. Gülerek "Evet Doğa, karşılarına böyle çıkmak istemiyorsak hazırlanalım derim." dedim.

Herkes hazırlanmaya başladı. Tim gelmeden hazırlanmalıydık. Karşılarına pijamayla çıkamazdık.

☆☆☆☆

A

ta ayağa kalkıp "Hadi gidelim."dedi. "Tim siz gidin ben yokum."Deren'in karşısına böyle çıkamazdım. Sinirliyken ona yaklaşmak ateşe benzinle gitmekten farksızdı.

Doğu "Aynen ondan,bende yokum." deyince Ata kaşlarını çatarak "Şu an rütbe de olmadığımız için" boğazını temizleyip devam etti. "Tepemin tasını attırmayın,isteyip istememeniz sikimde değil. İtiraz yok Deren komutanımın kesin emri var tüm timi orada istiyor. Ben Deren komutanıma timi toplayıp geliyorum dedim."

Deren mi istemişti. Beni de mi hatta inanmam. Ayağa kalktım. "Doğu kalk lan Deren'in gazabını az çok hatırlıyorsundur yaşamak istiyorsan kalk."

Doğu sırıtarak ayağa kalktı."Hatırlamaz olur muyum hiç. Ölmek için çok gencim." Ata "Mert abi Aslıhan yengeyi alıp gelecek."

Bana baktı. "Bars bizi de sen götürürsün artık."Bugatti w16 mistralden bahsediyordu.
"E hadi geç kalmayalım." Anahtarı Yavuz'a attım.

"Yavuz hadi yine iyisin." Ali Doğa'dan bahsediyordu. Yavuz Doğaya tutulmuştu. "Boş yapma lan, seviyoruz dedikte bokunu mu çıkarın dedik!"

Aniden gelen farkındalıkla "Batuhan gelmeyecek mi?" dedim. Bunu kaçıracağını sanmıyordum. "Kız arkadaşı gelmiş onunla." dedi Ata.

☆☆☆☆

Tim gelmişti. Bars'a bakmamak için direniyordum. Doğa ve Yavuz hiç bilmediğim bir konu hakkında tartışıyorlar dı. Helin, Azra ve Aslıhan abla yeni açılan bir bakım merkezi hakkında konuşuyordu. Ali, Bars ve Mert abi bir hafta sonraki görev hakkında konuşuyordu.

Doğu yanımda oturuyordu. Tanışalı birkaç saat olmuştu ama sanki yıllardır tanıyordum. "Deren şu yeşil gözlü kızın adı ne?" gülerek "Azra,iyi kızdır ama biraz sert. Noldu birileri biraz etkilenmiş gibi."

Doğu da gülerek "Azra güzel isim. Etkilenmekte de biraz az kalır gibi." Ayağa kalkıp "Ben şu içip geliyorum bir şey istiyor musun?" diye sordum. Başını hayır anlamında salladı.

Bu cevabına karşılık arkamı dönüp mutfağa ilerledim. Dolaptan bir bardak alıp sürahideki soğuk suyu bardağa doldurdum. İçmeye başladım.

Aynı saniyelerde kapının kapandığını duydu. Bardağı tezgaha bırakıp arkamı döndüm. Bars tam dibimdeydi. "Ne yaptığını sanıyorsun sen!"

Yüzünü yüzüme yaklaştırarak "Ne yapmışım ben?" Sesinde bariz bir şekilde alay vardı. Bu oyununa kanacağımı sanıyorsa yanılıyordu.

"Sana benden uzak dur demiştim." Kulağıma yaklaşıp "Ben de sana ben senden vazgeçmem demiştim. Matmazel Bela." 112'yi arayın durumumuz kötü. Bu adama bayılıyoruz da.

"Neden ben Bars?" Yutkunarak "Senden başkası haram bana. Napayım sen söyle." demiş bulundu.
"Beni bırak ve yaşamak için yeni bir neden bul Bars." Yüzünü tekrar yüzüme yaklaştırıp "Benim yaşama nedenim sensin." Woww ilanı aşk mı etti o? Ay bana bir şeyler oluyor. Ben bir fena oldum gibi.

Mutfak kapısı aniden açılınca ikimiz de o tarafa baktık. Siktir.