3. bölüm · Matmazel Bela

2. Bölüm

💋Ceyy💋

Nihayet görev günü gelmişti.Bütün tim olarak kamuflajlarımızı giymiş komutan ukalayı bekliyorduk onunla karşılaşmak istemiyordum sırf onu görmemek için üç gündür askeriyeye gelmiyordum ama bugün olmazdı bu görev benim için önemliydi.Belki Albay timi tekrar benim komutama verirdi.

Tam düşünmeye devam ederken Batuhan'ın seni geldi ''Deren komutanım ne zaman çıkacağız bir kaç terörist vurmak istiyorum son göreve beni götürmemiştiniz'' dediği gibi cevap Mert abiden geldi ''Lan biz mi dedik ceza alıp soğukta kaldıktan sonra hasta ol diye it!'' sonra ses tonunu düzenleyip ''yerinde dursaydın gelirdin Batucum.'' dedikten sonra arkadan ses geldiği anda arkamı dönmeme gerek kalmadan kimin geldiğini anlamıştım.

Gelen kim miydi yaklaşık 20 dakikadır beklediğimiz kişi yani komutan ukala.Ağzımda bir küfür geveleyip arkamı dönüp komutan ukalaya selam verdim.Elimde olsa dövmekten geberteceğim birine saygılı davranmak işkence gibiydi neden bu timdeydi başka tim mi yoktu.

Ben düşüncelere dalmışken komutan ukala yani Alaz konuştu ''Hadi toparlanın bir an önce yola çıkmamız gerek Civan planını değiştirmiş eğer hızlı davranmaksak elimizden kaçacak ve bu isteyeceğim son şey bile değil.'' dedi ve araca yöneldi hemen ardından bizde araca yöneldik.

Tabi içimden ona yine sövüyordum çünkü bunu normalde Time ben söylerdim planı ben kurardım ve bugüne kadar hiç sorun çıkmamıştı çıktığımız son görev dışında. Albay bizden adamı canlı istemişti fakat biz ölmekten beter etmiştik ama Albay hâla bir şey demediğini göre sorun yoktu.

Beynimi bu düşüncelerden uzaklaştırmak adına bir şarkı mırıldanmayı tercih ettim. Şarkıyı mırıldanmaya devam ederken Yavuz ''Komutanım planımız ne?'' diye sordu tam cevap verecekken Alaz konuştu ''Gidince öğrenirsin.'' dedi Yavuz bir şey demeden hafifçe sırıttı.

Ne!?Yavuz mu sırıttı hayatta inanmam.Doğum gününü kutladığımızda dahi gülmeyen biri nasıl bir cümleyle güler hem de Alaz'ın söylediği bir cümleyle aman bana neydi bee!

Yanıma dönüp Lara'ya ''Tam bir ukala.'' dediğimde Lara hafifçe güldü.Bunu yanında oturan Ata da duymuş olmalı ki o da sırıttı.

Her şeyleri çok uyumluydu bunların ya yerdim bunları. Sevgili olmanın hakkını veriyorlardı.Ama Lara'nın babası yani Albay Ekrem onları yanyana görmekten haz etmiyordu.

Ki bunu sürekli Ata'ya görev vererek Lara'dan uzaklaştırmaya çalışmasından anlıyorduk ama Ata vazgeçmiyordu.İyi ki de vazgeçmiyordu başkalarıyla bu kadar mutlu olurlar mıydı? cevabı netti tabi ki hayır!
Birbirleri için yaratılmışlardı.

Bu romantik düşüncelerimi Alaz böldü ''Deren'' ona dönüp ''Efendim Komutanım'' dedim rahat ve sakince ''Sen görevden uzak kalacaksın planda yoksun.'' dediği anda büyük bir şoka uğradım ne demek görevden uzak kalacaktım ne demek planda yoktum ''Ne!Bu asla olmayacak beni görevden uzaklaştıramazsın.'' dedim büyük bir sinirle o sinirimin aksine ''Emri sorgulama denileni yap.'' dedi rahatça ''Bana denilen Civani alıp canlı bir şekilde getirmek,plandan uzak durmak değil.'' dedim.

Benim aksime o sakince ''Albayın emri bu emre karşı çıkamazsın'' dediği anda kan beynime sıçradı. Albay Ekrem neden bunu istemiyordu. Neden ya bu sinirimi sesime de yansıtarak ''PEKI BANA DENİLEN NE BOŞ BOŞ OTURACAK MIYIM HA?'' dedim cevap anında geldi ''İkinci bir emre kadar evet.'' nasıl bu kadar sakindi ya.Yok ben bu adamı boğup öldüreceğim. Geldiği gibi görevimden etti şuna bak.Ben sinir krizi geçirirken araba aniden durdu.

☆☆☆

''Araçtan iniyoruz bu araçla daha fazla ileri gidemeyiz onlara yeterince yakınız.'' diyip araçtan indim ve timde inmeye başladı tam Deren de inecekti ki ''Sen buradasın.'' dedim oflayıp tekrar yerine oturdu.

Arkadan Ali ''Komutanım Deren Komutanım araçta mı kalacak burası o kadar da güvenli değil en azından bizimle gelse daha iyi olmaz mı?'' diye sorunca arkama dönüp Ali'ye ''Dik baslılığıyla teröristleri kaçırır.'' diyip hafifçe sırıttım.

Komutanın bu emri vermesi işime gelirdi.En azından bi süre kendi komutamda müdahale edilmeden görevi tamamlayabilirdik.Düşünmeye son verip ''Tim hadi gidelim.''diyerek timle birlikte ilerlemeye başladım.

Bi süre sonra arkamızdan büyük bir ses geldi.Arkamı döndüğümde araç havaya uçmuştu.Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken Lara ''DEREN!'' diye çığlık atınca kendime geldim. Araç patlamış ama nasıl? Hedef bizdik ortadaydık neden Deren? Bunları düşünecek zaman yoktu.

Araca doğru yöneldik siktir diye mırıldandım ''Çabuk Deren'i bulun çabuk'' yaşıyor muydu bu patlamaya dayanabilir miydi bilmiyordum.

Yavuzun sesi gelince oraya yöneldim.Deren araçtan son anda çıkmış olmalıydı ama yaralıydı.Araçtaki iki er ölmüştü.''İyi mi? Derin yarası var mı?'' diye sordum. ''Karın boşluğunda ve omzunda iki derin yarası var '' diye cevap verdi Yavuz.

Albay bu patlamadan haberdar olmalı ki ''Gök Timi görev iptal konumunuza en yakın yere araç gönderiyoruz çabuk oradan uzaklaşın! Alaz ne olursa olsun Deren yaşamalı!'' diye emretti.

Ben sadece ''Emredersiniz Komutanım'' diyebildim cidden hiç bir askere böyle yaralandığında tepki vermeyen bana nolmuştu ne?! ve Deren Albay için neden bu kadar önemliydi.''Tim çabuk burdan uzaklaşıyoruz Yavuz Deren'i al hadi çabuk!''dedim zorla.

Yavuz Deren'i almış ve bizimle araç gönderilen yere ilerliyordu.İlk defa ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yoktu.Araca yaklaşıyorduk Deren'den hafif inlemeler duyuyordum.Aracın yanına geldiğimizde Yavuz hızlıca Deren'i araca bindirdi.

Ardından Lara binip Deren'in yarasına bakmaya başladı.Bütün tim binince bende bindim.Deren hâla inliyordu.

Benim hatamdı.Onu araçta bırakmamalıydım.Lara'ya ''Durumu nasıl?'' diye sordum Lara'nın cevabı şaşırtmadı ''Bir an önce müdahale edilmeli durumu daha kötü olabilir.''

Yavuz ''Komutanım ne yapacağız?'' diye sorunca ''Bilmiyorum tek bildiğim Albay'ın onu yaşıyor olarak istemesi.'' Bunu dedikten sonra araçta derin bir sessizlik oluştu.