18. bölüm · Maskenin Gerçek Yüzü : Başlangıç

16.BÖLÜM: Gün Batımındaki Fısıldaşmalar

Mi Yeşilyurt

Adamlar bizi ihtişamlı ve oldukça büyük bir salona getirmişti. Salonun tam ortasında vintage bir koltuk takımı vardı. Tavandan sarkan devasa bir avize ve diğer odalardaki gibi duvarlarda birçok lüks tablo vardı. Bu adamın tablolarla bir alıp veremediği vardı.
“Arkadaşınız birazdan gelecek. Patronda bir, bir buçuk saat sonra gelecek,” dedi . İçeriden çıktı ve peşinden kapıyı kapattı.
Salonun ortasında ki koltuk takımına oturduk. Kısa bir süre boyunca kimseden çıt çıkmadı. Sessizliği bozan Emir oldu:
“Evet, seni dinliyoruz Selin. Nasıl kaçacağız?”
“Hüma gelince anlatacağım.”

...

Kapı açıldı ve içeriye girdi. Emre hızla yerinde kalktı ve Hüma’nın bandajlı elini tuttu.
“Hüma iyisin değil mi?” dedi. Sesi titriyordu.
“İyiyim iyiyim. Bir şeyim yok,” diye cevap verdi Hüma. Sesi oldukça yordun çıkıyordu. Yorgun çıkmaması imkansızdı. Şerefsiz resmen ağzımıza sıçmıştı. Adam öldürmüyor süründürüyordu.
Meva, biraz yana doğru kaydı ve Hüma onun yanına oturdu. Emre’yse tam karşına oturdu.
“Anlat artık Selin. Hüma da geldi,” dedi Melih.
“Tamam tamam ama sen iyisin değil mi Hüma?” dedi meraklı bir sesle.
Hüma kafası olumlu anlamda salladı. Meva, Hüma’nın başını omzuna yatırdı.
“Anlatıyorum,” dedi Selin ve derin nefes aldı. Sesini alçalttı ve öne doğru eğildi:
“Şimdi... Bizim odamızın olduğu katta bir koruma var.”
"Sen nereden biliyorsun,” diye araya girdi Melih
“Biraz sabretsen oraya gelecektim zaten.”
“Dün bizi odaya kapattıklarında şalımı kapının arasına sıkıştırdım. Onlar kapıyı kilitlediklerini zannettiler ama kapı açıktı. Biz de gece kapı aralığından onları izledik. Gece iki buçuk gibi hepsi gitti, sadece biri kaldı,”diye açıklama yaptı Selin.
“Yani?” dedi Melih.
“Bir dur be çocuk, kız anlatıyor!” dedi Emir Melih'i azarlarlayarak “Sen anlat.”
“Bu akşam da aynısını yapacağız. Biz adamı alt edip, sizin odanıza geleceğiz.”
“Orada bir dur,” dedi Emir ellerini havaya kaldırarak “Siz o adamı alt edemezsiniz onu biz yaparız.”
“Öyle bir yaparız ki.” Meva kafasını ağır ağır sallayarak.
“Yapsınlar boş ver,” dedim “Yapamazlar da neyse” diye ekledim.
“Öyle mi Mert? ” dedi Selin ve bana bir bakış attı.
“Evet öyle deniz gözlüm.”
“Bekle ve gör, nasıl yapacağımızı gör,” dedi Selin “Kadının gücünü hafife alma.”
“Bunlar bu çeneyle herkesi yenerler,” dedi Melih.
“Sen konuşma istersen Melih,” dedi Çiğdem gözlerini çıkararak.
Melih, sanki ağzında fermuar varmışta onu kapatıyormuş gibi bir hareket yaptı.
“Gece görürüsünüz. Yapıyor muyuz yoksa yapmıyor muyuz,” dedi Selin. meydan okurcasına.
Tam ağzımı açıp cevap verecektim ki, kapı açıldı ve maskeli adam içeriye girdi.
“Patron gelmeyecek. Siz de odalarınıza çıkacaksınız.”
Adam bizi büyük, görkemli salondan ve salondan çıkardı ve odalarımıza getirdi.