3. bölüm / 9
Mafyanın Aşkı2. BÖLÜM: TEHLİKELİ MİSAFİR
Bölümler 9Şu an: 2. BÖLÜM: TEHLİKELİ MİSAFİR
- 1 Karakter Tanıtımı57 kelime
- 2 BÖLÜM 1: Kesişen Kaderler837 kelime
- 3 2. BÖLÜM: TEHLİKELİ MİSAFİR518 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 3. BÖLÜM: BÜYÜK RAPOR VE ANİ TEHLİKE717 kelime
- 5 4. BÖLÜM: CAN PAZARI586 kelime
- 6 5. BÖLÜM: YOĞUN BAKIM VE YENİ SÖZLER578 kelime
- 7 6. BÖLÜM: ŞÜPHE TOHUMLARI711 kelime
- 8 7. BÖLÜM: ÇAPRAZ ATEŞ622 kelime
- 9 8. BÖLÜM: NAMLUNUN UCUNDA550 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ateş Barutçu’nun Anlatımıyla:
Arabayı malikanenin önünde durdurup dikiz aynasından arkaya doğru baktım. Dolunay, arka koltukta mışıl mışıl uyuyordu. O kadar masum görünüyordu ki uykusunu bozmaya kıyamadım. Arabadan inip arka kapıyı açtım ve onu dikkatli bir şekilde kucağıma aldım. Narin tenine zarar vermekten korkarak onu yukarıya çıkardım. En rahat yatak benimki olduğu için onu ana yatak odama götürüp yatağıma yavaşça yatırdım.
Ben ise dolabımdan kendime birkaç parça kıyafet aldım. Dolunay'ı odamda yalnız bırakıp koridorun sonundaki misafir odasına geçtim. Oradaki banyoda sıcak bir duş aldıktan sonra temiz kıyafetlerimi giydim. Misafir odasındaki yatağa uzanıp kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Dolunay’ın Anlatımıyla:
Bacağımdan yukarı doğru yayılan keskin bir ağrıyla gözlerimi açtım. Yabancı bir tavana bakarken irkilerek mırıldandım: "Neredeyim ben?"
Zihnim birkaç saniye içinde yerine geldi. En son Ateş’in arabasında uyuyakaldığımı hatırlıyordum. Bacağım tekrar zonklayınca ağgızımdan ister istemez küçük bir inilti kaçtı. Yataktan doğrulup ayağa kalkmaya çalıştım. Bakın, çalıştım diyorum; çünkü adımımı atar atmaz acıyla yatağa geri çöktüm.
Tam o sırada odanın kapısı birden açıldı. Korkuyla yerimde sıçradım. Kapıda dikilen Ateş, endişeli bir sesle sordu:
"İyi misin? Korkuttum mu?"
"İyiyim..." dedim göğsüm hızla inip kalkarken. "Bir anda girince korktum sadece."
Ateş kaşlarını çatarak yanıma doğru adımladı. "Neden ayağa kalkmaya çalışıyorsun? Ne oldu?"
"Bacağım çok ağrıdı. Ağrı kesici almak için aşağı inecektim."
"Bana seslenseydin ben getirirdim," dedi ses tonunu biraz yumuşatarak. "Hemen getiriyorum, bekle burada."
Aradan beş dakika bile geçmeden elinde bir ilaç ve bir bardak suyla odaya geri döndü. İlaçları bana uzattı. Suyu ve hapı alıp yutarken, gözlerimi doğrudan onun gözlerine diktim ve asıl sormam gereken soruyu sordum:
"Ben evime ne zaman gideceğim?"
Ateş, yüzünde en ufak bir esneme payı bırakmayan kesin bir dille cevap verdi:
"Alçın çıkana kadar buradasın."
Duyduklarıma inanamayarak kaşlarımı çattım. "Ama burada hiç kıyafetim yok. Hem... Devam etmem, rapor götürmem gereken bir okulum var."
"Sen bunları kafana takma, hepsini hallederiz," dedi gayet rahat bir tavırla. Sonra beni tartarmış gibi bir bakış atıp ekledi: "Bu arada, hangi okulda okuyorsun?"
"Polis Meslek Yüksekokulu'nda," dedim gururla.
O an Ateş’in suratı bir anda düştü. Yüzündeki o rahat ifade tamamen silinip gitti. Şaşkınlıkla sordum: "Ne oldu? Neden suratın düştü?"
Toparlanmaya çalışarak, "Hiç..." dedi buz gibi bir sesle. "Şaşırdım sadece. Öyle birine pek benzemiyorsun."
Hafifçe kaşlarımı kaldırıp kahkahayı bastım. "Bir de sen beni antrenmanlarda gör!"
Ateş’in yüzünde belli belirsiz bir tebessüm belirdi ama gözlerindeki o şok dalgası hala duruyordu. Ortamdaki havayı dağıtmak için, "Bir şey sorabilir miyim?" dedim.
"Tabii ki, çekinme."
"Benim duş almam gerek. Nerede alabilirim?"
"Sen istediğin zaman banyoya girebilirsin," diyerek ayağa kalktı. "Ama girmeden önce bana haber ver ki kıyafet işini ayarlatayım. Banyoda, sağ üst dolapta temiz havlular var. Sen burada bekle, alçının üstünü bir şeyle kapatalım."
"Tamam, bekliyorum."
İki dakika sonra elinde bir streç film rulosuyla odaya döndü. Yatağın kenarına eğilip ayağımdaki alçıyı dikkatlice streçledi. İşimiz bitince yavaşça banyoya geçtim. Alçılı bir bacakla duş almak biraz zor olsa da, sonunda temizlenmeyi başarmıştım. Dolaptaki büyük havlulardan birini üstüme sıkıca sararak banyodan çıktım.
Ancak yatağın üstüne bırakılan kıyafetleri görünce şok içinde kalakaldım. İçimden, "İnşallah bunları kendi seçmemiştir" diye dua ettim. Hızla kıyafetleri üzerime geçirip bacağımdaki streç filmi söküp attım.
Yuttuğum ilaçların etkisiyle göz kapaklarım ağırlaşmaya başlamıştı. Kendimi yatağın sıcaklığına bırakıp derin bir uykuya daldım.
Bölüm etkileşimi
