14. bölüm · Lanetin Gölgesi 1

Gölgenin Sahibi Kurt (GSK)

Noctelle 💫

İnsanlar gereksiz merak edenlerdi. Bazıları salak merakından yüzünden ölürdü. Bende merakım yüzünden böyle olmuştum zaten. Nil kızı da o gün merakı yüzünden unutmuştu her şeyi…

Ben en çok tanınandım. Her yerde ismi geçendim. Beni öğrenmenizin zamanı gelmişti, aynı Nil gibi. Zamanı gelince bütün benliğimle beni tanıyacaksınız. Rüzgâr’ın bana seslenmesi ile Rüzgâr’a döndüm. Mezarların arasından geçip geliyordu. Yanıma yaklaştığında konuşmaya başladı.

“Uzun zamandır sen işlere girmiyordun. Örgütümüzün liderini bir işe girmesini neye borçluyuz.”

Tebessüm ettiğinde gri gözlerine baktı. Kardeşimin kayıp ikizi gibiydi. İkisi de gereksiz rahatsız ediciydi. Mezar taşına döndüğümde isime bakmaya devam ettim… “Arat Yılmaz” Çocukluğumun katili.

“Eski tozlu raflara diyelim.”

Rüzgâr mezara baktığında daha çok yaklaştı. Ne yapacak yine diye beklemeye başladım.

“Ha! Birde biz yarın Umay’la Almanya’ya gideceğiz. Silah teslimatı falan bilirsin… Ondan sonra bize bir şey rica ettiler.”

Çiçeği okşadıktan sonra dua okumaya başladı. Tekrar döndüğünde gözleri kısılmış bana bakıyordu. Bunu sadece düşündüğü zamanlar yapardı. Onu tanıyacak kadar çok zaman geçirmiştim.

“Rica edilen bir şey yapmazsın sen Kanlı. Ne kadar para teklif ettiler?”

Çiçeği kökünden koparttığında gayet kendinden emin gibiydi. Çiçeğin kökünde sallanan kameraya baktım. Dudakları düz bir çizgi olduğunda sallayarak bana baktı. Bu işte bir olay olacağının belirtisiydi.

“Küçük bir miktar şey gibi… On milyon Euro. Herhalde bunu kimin yapabileceği hakkında aynı şeyi düşünüyoruz galiba… ”

İşte en büyük savaş yakındaydı. Ölecektik belki bu savaştan kurtulma ihtimalimiz düşüktü. Oldukça düşük…

“Bir şerefsiz geri geldi… Silahları çoğaltın. Lazım olacak gibi.”

Kamerayı eliyle ezdiğinde mezar taşını temizledi. Yine dönmüştü. Her şeyin intikamını almak için uğraşacaktı. Benim de zayıf yanımla oynayacaktı. Bu herkesin hayatını mahvetmekti. Bakışlarımı mezar taşını diktim.

“Birisi daha yaşıyor demek o zaman. Umay’la birbirinizi koruyun. Beni zayıf yanımdan vuracaktır. Unutma Rüzgar bu işe canın pahasına girdin. Eğer ölmek istemiyorsan çık. Çünkü o örgütü almadan hiç kimseyi sağ bırakmayacak. O varsa ölümde vardır.”