37. bölüm · KÜLLERİMDEN

Bölüm 37 – Sürpriz Ziyaret

Kibar BABATUTMAZ

Bir sabah telefonum çaldı.

Ekranda “Anne” yazıyordu.
Saat erken sayılırdı. Annem sabahları pek aramazdı. İçime hafif bir telaş düştü.

Hemen açtım.

“Asel,” dedi, sesi garip bir şekilde heyecanlıydı,
“Babanla konuştuk. İstanbul’a taşınmaya karar verdik. Artık yanında olacağız.”

Bir an sustum.

Ne diyeceğimi bilemedim.
Göğsüm sıkıştı.
Sonra gözlerim doldu.

“Gerçekten mi?” diyebildim sadece.

Telefon elimdeyken ağlamaya başladım. Hıçkıra hıçkıra.
Aylarca güçlü durduğum, her şeyi içimde tuttuğum o yalnız akşamlar bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden.

Meğer ne kadar özlemişim.

Güçlü olmayı değil…
Yaslanmayı özlemişim.

Üç ay sonra gerçekten geldiler.

Ev buldular.
Eşyalar yerleşti.
Ve ben yurttan ayrıldım.

O kapıyı kapatırken bir dönem bitiyordu.
Ama bu bir kaçış değildi.
Bu, köklerimle birlikte büyümekti.

Artık sabahları annemin hazırladığı kahvaltı kokusuna uyanıyorum.
Masada çay buharı yükselirken gülüyoruz.
Babam akşam “Günün nasıl geçti?” diye soruyor.
Ve ben gerçekten anlatıyorum.

Yurt odasında güçlü görünmeye çalıştığım o kız değilim artık.
Evdeyim.

Okula gidiyorum.
Derslerime devam ediyorum.
Dönüşte bazen kütüphaneye uğruyorum.
Bazen Melis’le yürüyüşe çıkıyoruz.

Ama içimde bir şey değişti.

Eskiden her şeyi tek başıma taşımaya çalışıyordum.
Şimdi biliyorum ki güçlü olmak, her yükü yalnız taşımak demek değilmiş.

Ailem yanımda olunca omuzlarım hafifledi.
Kırgınlıklar konuşuldu.
Yanlış anlaşılmalar çözüldü.
İçimde yıllardır biriken bazı sessizlikler dağıldı.

Şunu fark ettim:

Ben sadece iyi bir doktor olmak istemiyorum.
Ben iyi, dengeli, mutlu bir insan olmak istiyorum.

Çünkü bir gün ameliyathanede bir hayat tutacaksam…
Kendi hayatım da sağlam olmalı.

Artık hedefim sadece başarı değil.
Huzur da.

Ve ilk kez ikisinin bir arada mümkün olduğuna inanıyorum.