24. bölüm · KÜLLERİMDEN

Bölüm 24 – Yüzüğün Sessizliği

Kibar BABATUTMAZ

Her şey yolundaydı.
Gülüyorduk, seviyorduk, susuyorduk.
Ama içimde bir şey, hafif hafif sızlamaya başlamıştı.

Bir akşam, birlikte otururken telefonunu eline aldı.
Yanağıma değen eli, aniden kayıtsızlaştı.
Bir bildirim… gözlerime ilişti:
“Melis: Bu akşamki gibi biri daha yok.”

Bir cümle.
Bir isim.
Ve ben, altüst oldum.

Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi ama bu defa bağırmadım.
Sadece baktım.
O da bana baktı.
Hiçbir şey söylemeden gözlerini kaçırdı.
Sustuk.

Ayağa kalktım.
Yüzüğümü çıkardım, avucuna bıraktım.
Elim titriyordu.
Ama sesim netti.

“Bu bana iyi gelmiyor Emir. İlişkimize de… bana da.”

O an gözleri doldu.
“Yemin ederim hiçbir şey yok,” dedi.
“Beni yeniden cezalandırıyorsun.”

Başımı iki yana salladım.
“Hayır.
Ben sadece… seni gördüğümde hissettiğim şeyin adı artık güven değil.
Ve bu yüzük, o güvenin simgesiydi.”

Gittim.

Üç gün sonra barıştık.
Emir her yolu denedi.
Ağladı, pişman oldu, anlatmaya çalıştı.
Ben bir kez daha affettim.

Ama yüzüğü getirdiğinde, eline dokunmadım.
“Onu bir daha takmam,” dedim.
“Bir şeyleri temsil ediyor.
Ve ben o temsili artık içimde taşımıyorum.”

Emir önce bir şey demedi.
Sonra boynunu büktü.
Yüzüğü cebine koydu.
Ama o günden sonra…
İlişkimizin tonu değişti.
Sessiz ama derin bir çizgi vardı aramızda.

Güven artık bir anıydı.
Ve biz, o anının içinde hâlâ bir gelecek kurmaya çalışıyorduk.