Küller ve sırlar kitap kapağı

3. bölüm / 6

Küller ve sırlar

23.yüz yıl

Vaveyla Yazarı: Ecrin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 23.yüz yıl

Yıl 2238.
İnsanlık, yüzyıllar boyunca geleceği inşa ettiğini sandı.
Gökyüzünü şehirlerle doldurdu. Hastalıkları neredeyse tamamen ortadan kaldırdı. İnsanların ulaşamayacağı hiçbir yer bırakmadı.
Fakat teknoloji ilerlerken insanlık aynı hızda ilerlemedi.
Çünkü 23. yüzyılda, yüzyıllar önce tarihe gömüldüğü sanılan bir düzen yeniden doğdu.
Kölelik.
Yalnızca adı değiştirilmişti.
Ve bu kez zincirler demirden değildi.
Kanunlardan yapılmıştı.
Sabah ondan akşam sekize kadar kadınların yalnızca erkeklerle birlikte dışarı çıkabildiği, yasak saat başladığında bir dakika bile gecikenlerin halkın ortasında cezalandırıldığı bir dünya...
erkeksiz sokağa çıkan bir kadını gören bir erkeğin, ona uyguladığı şiddet nedeniyle haklı bulunduğu; hatta "namusunu temizlediği" gerekçesiyle sokaklarda alkışlarla yürütüldüğü bir dünya...
Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, atılan her adımın ardında yüzlerce hayatın ezildiği bir dünya.
Ve böylece halk uyutuldu.
Tabii "namus bekçileri" olarak adlandırılan erkekler için bu düzen bir hayli hoş karşılanıyordu.
Peki ya kadınlar için?
Anneler için?
Çocuklar için?
Annem için?
Çocukların eğitim hakkı ellerinden alındı.
Henüz oyuncaklarla oynayacak yaştayken, kendilerinden onlarca yaş büyük adamlara para karşılığında satıldılar.
İnsanlar bütün bunları gördü.
Ama sustu.
Çünkü bu toplumda yönetici ne derse, çoğunluk neye inanırsa, geriye kalan herkes de ona inanmak zorundaydı.
Şimdi gelelim benim hikâyeme.
Merak ettiğinizi biliyorum.
Adımı, kim olduğumu, kadın mı erkek mi olduğumu...
Size kendimi kısaca tanıtayım.
Ben Kuzgun.
Sekiz yıl önce her şeyini kaybetmiş biri.
Sekiz yıldır intikamının peşinden koşan biri.
Her cinayetimde amacıma bir adım daha yaklaşıyorum.
Ama siz beni başka türlü tanıyacaksınız.
Keyfi için insan öldüren, bundan zevk alan bir katil olarak.
Herkes gibi.
Çünkü bu toplumda gerçeğin ne olduğu önemli değildir.
İnsanlara neye inanacakları söylenir.
"HERKESİN DİKKATİNE! HER KÖLENİN KENDİ SIĞINAĞINA GÖTÜRÜLMESİ İÇİN VERİLEN SÜRE BEŞ DAKİKADIR. AKSİ TAKDİRDE..."
Cümlenin sonuna doğru gözlerimi devirdim.
Dinlemeye bile tenezzül etmedim.
Kapüşonumu başıma geçirip yağan yağmurun altında yürümeye başladım. Yerdeki çamura aldırmadan adımlarımı hızlandırdım.
Binanın sonuna geldiğimde sağa dönerek diğer tarafa geçmek üzereydim.
Tam köşeyi döndüğüm sırada iri bir bedene çarptım.
Çarpmanın etkisiyle bir adım geriye savruldum.
Tam küfür edecekken yere bir şeyin düştüğünü duydum.
Ne olduğunu anlamak için başımı eğdiğimde adam çoktan ayağını üzerine basmıştı.
Sinirle yüzümü kaldırdım.
Otuzlarında görünüyordu. İri yapılıydı. Yaklaşık seksen kilo, bir yetmiş altı civarında...
Kolaylıkla alt edebileceğim birine benziyordu.
Gerçi şimdiye kadar öldüremediğim kimse olmamıştı.
"Önüne baksana lan."
Adam beni hafifçe itti.
Yerimden kıpırdamadım.
"Sana diyorum! Yoksa sen de bir köle misin? Saatin geçtiğinin farkında değil misin?"
Sesindeki küçümseme yüzümde yavaşça bir gülümseme oluşturdu.
Başımı kaldırıp göz hizasına geldim.
Adamın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Bir adım geriye çekildi.
Ama benim dikkatimi çeken şey onun yüzü değildi.
Yerdeki madalyondu.
Tanıdık.
Fazlasıyla tanıdık.
Tam eğilip almak üzereydim ki adam benden önce davranıp madalyonu kaptı.
Gözlerimdeki ifade değişti.
Artık keyfim yerine gelmişti.
"Bende sıradaki kim diyordum."
Sesimi mümkün olduğunca sevimli çıkardım.
Adam madalyonu avucuna sıkıştırdı.
Sonra arkasını dönüp koşmaya başladı.
Ben ise birkaç saniye boyunca arkasından baktım.
Sonra gülümsedim.
Sekiz yıl boyunca aradığım iz, sonunda kendi ayaklarıyla karşıma çıkmıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 9beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.