Kül ve Ateş kitap kapağı

17. bölüm / 17

Kül ve Ateş

16. Bölüm: Gizli yol

Vaveyla Yazarı: Kerem Kapucuoğlu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: 16. Bölüm: Gizli yol

Telefonu kapattım ve gözlerimi Lizge’ye çevirdim. “Biri bizi izliyor,” dedim. “O adam her zaman bir adım önümüzde.”
Lizge’nin yüzü beyazlamıştı. “Ne yapmalıyız? Hadi, gidelim! Eğer bir şekilde kurtulabilirsek...”
Sarp, sakin bir şekilde gözlerini yoldan ayırmadan konuştu. “Durun. Bir adım geri atmak, en doğru hamle olabilir. Şu an çok fazla dikkat çekiyoruz. Burada durup düşünmeliyiz. O adamın ne yapmaya çalıştığını anlamalıyız.”
Lizge başını sallayarak, bir an önce hareket etme arzusuyla doluyordu ama Sarp’ın doğru söylediğini kabul ediyordu. Bizim de bir plan yapmamız gerekiyordu.
“Sarp, ama o adam kim?” diye sordum. “Neden bu kadar takıntılı? Hedefinde biz varız, ama neden?”
Sarp derin bir nefes aldı. “Bunu öğrenmek çok zor. Ama bildiğimiz bir şey var: O, sadece katil değil, aynı zamanda büyük bir oyunun parçası.”
Bu sözler beni daha da korkutuyordu. Bir yandan, korku içimi sararken, diğer yandan bir bilinmezin içinde olmaktan dolayı bir tür merak da vardı. Ama merak, korkumun önüne geçemedi.
Bir süre sessizce yol aldık. Yol boyunca hiçbir şey görmüyorduk, sadece karanlık ve sis vardı. Bir anda Sarp, direksiyonu keskin bir şekilde kırarak, bir patikaya sapmaya karar verdi. “Burası güvenli olabilir,” dedi. “Kimse bizi burada bulamaz.”
Araba patikada ilerlerken, etraf iyice kararmaya başladı. Ormanın derinliklerine doğru giriyorduk. Hava soğuk ve rüzgarlıydı. Bir an, arabadan inip yürümek istedim ama dışarıda korkunç bir sessizlik vardı. Sadece rüzgarın hışırtısı ve yaprakların uğuldaması duyuluyordu.
Birden, Sarp’ın sesi yankılandı: “Bekleyin! Bir şeyler doğru değil.”
Hepimiz birden irkildik. Sarp, arabayı durdurdu ve motoru kapattı. Etrafı süzmeye başladık. “Bir iz var,” dedi, “Görmüyor musunuz?”
Lizge ve ben gözlerimizi dikkatlice etrafa dikip baktık, ama her şey kararmıştı. Sonra, bir siluetin hareket ettiğini fark ettik.
“O adam!” dedim, kalbim hızla çarparak. “Onun arkasında bir şeyler var.”
Sarp, hızla arabadan indi. “Hadi, hemen buradan çıkmalıyız!”
Fakat, çok geç olmuştu. Siluet artık çok yakındı ve hızla yaklaşıyordu. İçimden bir şey bana, hemen harekete geçmemiz gerektiğini söylüyordu.
Sarp, Lizge’yi arkasına alarak hızla ormanın derinliklerine doğru koşmaya başladı. Ben ise, biraz daha geride kaldım. Ama o adam yaklaşıyordu ve her adımda, bizden bir adım daha fazla ilerliyordu.
“Bu bir tuzak!” diye bağırdım, fakat sesim rüzgarın gürültüsü arasında kaybolmuştu.
Bir anda, karanlıkta bir patlama sesi duyuldu. Sarp yere düştü, Lizge çığlık attı ve ben de korkudan ne yapacağımı bilemedim. O adamı aramaya başladık, ama her şey bir hayal gibi silikleşmişti. Ormanın içi bir labirente dönüşmüştü ve bir çıkış yoktu.
“Sarp!” diye bağırdım, “Lizge!”
Birkaç adım attım ve kendimi tamamen kaybettim. Her yönü karanlıkla kaplanmıştı.

....
Hikaye bu noktada bir dönemeç noktası aldı. Karanlıkta neyin peşinde olduklarını bilmeden ilerlerken, gizemli adamın kimliği ve amacı hala belirsizdi. Eğer devam etmek isterseniz veya başka bir değişiklik yapmak isterseniz, bana söyleyebilirsiniz!

Final...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.