5. bölüm / 10
Koru Akamedi- hedef noktası5.bölüm
Bölümler 10Şu an: 5.bölüm
ERTESİ GÜN
Dersin başlamasına daha bir saat vardı. Kızlarla kantinde oturuyorduk. Çayımdan bir yudum aldım. Kızlar beni süzüyordu; dün anlattıklarımı merak ediyorlardı.
"— Uf kızım, çatladık burada! Konuş artık," dedi Betül.
Ardından Aren de lafa girdi:
"— Evet, ders başlamadan anlat."
Alin ise sessiz bir şekilde konuşmamı bekliyordu. Derin bir iç çektim.
"— Yani pek bir şey olmadı. Tanışırken ilk gerildim ama sonra hemen geçti."
"— Niye?" dedi Betül, dudaklarımı büzerken.
"— Biraz bakışları soğuktu ama biraz konuşunca anlaştık."
"— Hm, iyi... Lakap taktığına göre anlaşmışsınız," diye araya girdi Aren.
Başımı onaylarcasına salladım.
"— Atışlardan sonra kafeteryada sohbet ettik," dediğimde Betül'ün gözleri parlamıştı resmen. Kendisini öne doğru yasladı:
"— Ne konuştunuz?"
"— Öyle, havadan sudan."
Aren sıkılmışçasına elini çenesine koydu.
"— Uf, çok sıkıcı!"
Gözlerimi devirdim.
"— Daha yeni tanıştık, bir durun ya!"
Alin sessizliğini bozarak dediğime katıldı:
"— Evet kızlar, daha yeni tanışmışlar. Hemen bir şey olacak değil ya."
O sırada okul müdürü, İstiklal Marşı için sıraya geçmemiz adına mikrofondan yüksek sesle seslendi...
...
13:25
Edebiyat dersinden sonra öğle arasına girmiştik. Betül kendisini arkaya yasladı:
"— Şükür be! Öğle arası... Kantinden bir şeyler alalım."
Başımı onaylarcasına salladım. Betül ile duvar kenarındaki arka sıraya gittik. Alin her zamanki gibi resim çiziyordu, Aren ise kitaplarını çantasına koyuyordu.
"— Kantine gidiyoruz, gelecek misiniz?"
Aren başını olumsuz anlamda salladı:
"— Kız arkadaşım ile bahçede takılacağım."
Aren biseksüeldi ama ağırlıklı olarak kızlardan hoşlanıyordu. Alin aynı şekilde, bugüne kadar hiç kız arkadaşı olduğunu görmemiştik.
"— Peki Alin, sen bizimle geliyor musun?"
Alin de omuzlarını yukarı doğru kaldırıp indirdi:
"— Ben sınıfta kalmayı tercih ediyorum."
Betül ile aynı anda birbirimize baktık.
"— Sen bilirsin, biz kantindeyiz. İstersen gelirsin."
...
Betül ile tost ve ayran almıştık. Boş bir bank bulunca hemen oturduk. Gözlerimiz Aren'in yeni kız arkadaşını arıyordu; nasıl biriydi acaba?
"— Arka bahçede oturuyorlar," dedi Betül.
"— Olabilir... Kız kesin gotiktir. Genelde hep öyle kızları beğeniyor," dedim.
Betül gözlerini devirdi:
"— Bir günde soft bir kızla çıksa şaşırırım."
"— Kim bilir, belki bu seferki sade, tatlış biridir."
Betül tostundan kocaman bir ısırık aldı:
"— Sanmıyorum."
Bir süre sessizce tostlarımızı yedik.
"— İtiraf etmek gerekirse Alin ile sevgili olsalar çok yakışırlardı," diyerek sesli bir şekilde düşüncemi söyleyivermiştim.
"— Yani evet, iyi hoş olurlar ama karakter olarak uymuyorlar bence..."
Betül de kendince haklıydı. Alin oldum olası sessiz biriydi, kısa ve öz konuşurdu. Aren ise konuşkan, sosyal biriydi; Alin'in aksine epey sesliydi.
"— Ay, Alin yalnız kaldı. Acaba bir baksak mı?"
Betül başını onaylarcasına salladı. Hızlı adımlarla sınıfa çıktık. İçeri girdiğimizde Alin tek başına, müzik eşliğinde resim çiziyordu.
"— Alin?"
Alin başını yavaşça kaldırdı. Yanına oturdum. Mavi gözleri ne olduğunu çözmeye çalışıyor gibi bakıyordu.
"— Bir şey mi oldu?"
Betül ile başımızı aynı anda iki yana salladık.
"— Olmadı, seni merak ettik. Zilin çalmasına daha 20 dakika var, biraz aşağı in, hava al," dedi Betül.
Alin hiç oralı olmadı. Her zamankinden daha farklı ve durgundu. Kim bilir ne olmuştu... Nazikçe sağ koluna sıcak bir öpücük bıraktım; adeta bir kedi gibi sırdaşımdı.
"— Bebeğimin bir şeyi var gibi hissediyorum, bize anlatabilir misin?"
Alin kıkırdadı:
"— Bir şeyim yok Ekinciğim."
"— O zaman sana hayır diyemeyeceğin bir teklif sunuyorum."
Alin'in mavi, kalın, yıldızlı bir küpesi vardı. Dudaklarımı büzerek küpesiyle oynadım:
"— Kahve ve çikolata desem?"
"— Hadi ama Alin, inelim. Biraz hava almış olursun!" diye araya girdi Betül.
Alin yavaşça ayağa kalktı:
"— Uf, tamam, çıkalım."
Alin'in koluna hızlıca girdim, Betül de arkamızdan geldi.
...
Sınıftan çıkarken koridorun sonunda tanıdık birini gördüm. Arkası dönüktü.
"— Kızlar..." dedim bir anda.
Alin ve Betül bakışlarını bana çevirdiler, sonra baktığım yere baktılar.
"— Ne oldu?"
"— Sanırım koridorun sonunda hocayla konuşan kişi Sarp. Öyle hissediyorum," dediğimde kızlar şaşırmıştı.
Yana doğru döndüğünde Sarp olduğuna emin olmuştum.
"— Evet, bu o kızlar."
"— Nasibe bak be!" dedi Betül.
Ardından Alin söze girdi:
"— Kim bilir bizi neler bekliyor..."
Alin'i hızlıca kendime doğru çektim, ileri doğru yürümeye başladık. Betül de aceleyle arkamızdan koştu.
Bölüm etkileşimi
