10. bölüm / 10
Koru Akamedi- hedef noktası10.bölüm
Bölümler 10Şu an: 10.bölüm
Koridorun biraz ilerisinde peteğin olduğu yere geçtik. Kalçamı sıcak peteğe yasladım. Sarp'ın benimle ne konuşacağını merak ediyordum doğrusu.
"— Biliyorsun, aylardır gelecek yarışmalar için çalışıyoruz," dedi Sarp. Sesinde oldukça ciddi bir ton vardı.
Başımı onaylarcasına salladım.
"— Büyük gün geldi Ekin... Bir hafta sonra yarışma var," dediğinde donup kalmıştım.
"— Gerçekten mi?... Yani yarışmalar başlıyor mu artık?"
Sarp bir anda sol elimi tutup içtenlikle gülümsedi.
"— Gerçekten."
Göz ucuyla tuttuğu elime baktım. Heyecanlanmıştım ama belli etmemeye çalışıyordum. Sarp hâlâ elimi tuttuğunu fark edince yavaşça elimi bıraktı.
"— Sadece bunun için mi geldin?" dedim bir anda.
Sarp ilk başta donuk bir şekilde yüzüme baktı. Ardından ne demek istediğimi anlayınca yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu.
"— Hayır... Bugün okul çıkışından sonra sana bir şey göstereceğim."
Belli belirsiz kaşlarımı merakla çattım.
"— Ne göstereceksin ki?" diye sordum.
Sarp başını sırıtarak salladı.
"— Şimdilik söyleyemem... Sürpriz olsun."
Kalbim hızlanmıştı. Kim bilir ne gösterecekti? Ama duygularımı kontrol etmem gerekti.
"— Peki... Öyle olsun."
...
15:30
Son dersteydik. Heyecanım artmaya başlamıştı. İlk defa Sarp ile baş başa olabilecektim. Ayağımı ritmik şekilde yere vururken Betül elimi bacağıma koydu.
"— Sakin ol biraz," dedi fısıltıyla.
Başımı onaylarcasına salladım. Sakinleşmek için derin nefesler alıp veriyordum.
...
Zil çalınca kitabı ve defteri çantama koydum. Birkaç eşyamı da çantama koyduktan sonra sırtıma geçirdim.
O sıra Betül kolumu dürttü. Merakla başımı çevirdim.
"— Ne oldu?"
"— Seninki gelmiş, kapının önünde bekliyor... Çaktırma," dedi fısıltıyla.
Derin bir nefes alıp yavaşça arkamı döndüm. Göz göze gelince gülümsedim. O da aynı şekilde sıcak bir gülümsemeyle karşılık verdi. Kızlarla vedalaştıktan sonra Sarp'ın yanına gittim.
"— Göster bakalım..." dedim.
Sarp sırıtarak koluna girmem için kolunu uzattı. Koluna girdim. Fazla heyecanlı gözükmemek için çok soru sormuyordum.
...
Okuldan çıktığımızda iyice merak etmiştim.
"— Nereye gidiyoruz ki?" dedim kendimi tutamayarak.
"— İçin rahat etsin diye söylüyorum... Bir kafeye gidiyoruz."
Kaşlarımı anlamaz bir ifadeyle çattım.
"— Yani?..."
Sarp sırıtarak:
"— Yani göstereceğim şey kafede."
"— Heee..." dedim uzatarak.
...
Kafeye vardığımızda dışı sanki ormanlık bir alana giriyormuş gibi hissettirmişti. Küçük, tatlı bir bahçesi vardı.
"— Hazır mısın?" dedi neşeli bir sesle.
"— Hazırım."
Çantalarımızı masaya koyup bahçeye çıktık. Üç tane hedef tahtası vardı, oldukça hoş duruyordu. Birinde kızıl renkte ve tilki desenli bir hedef tahtası görünce şaşırmıştım.
Elimi alnıma koyup gülmeye başladım.
"— Beğenmedin mi?"
Başımı iki yana salladım.
"— Beğendim... Doğrusu hoşuma gitti."
Sarp rahatlamışçasına derin bir nefes aldı.
"— O zaman atış yapın, Kızıl Tilki."
Başımı onaylarcasına salladım.
"— Ama fazla atış yapmam, ona göre!" dediğimde Sarp'ın yüzü düştü.
Jeton düşünce anlamıştım; iki ay önceki olayı ima ettiğimi düşünmüştü.
"— Ya... O anlamda demek istemedim ki ama ben!"
Sarp başını düşürdüğünde aramızdaki mesafeyi kapattım. Boyu uzun olduğu için parmak ucuma basıp ayağımı havaya kaldırdım.
Elimle çenesini kavradım, başını kaldırdım. Bakışlarını benden kaçırıyordu. Bu sefer iki elimle yanaklarını avuçladım; aramızdaki mesafe resmen yok olmuştu.
"— İki ay geçti üstünden... Ben o anlamda söylemedim." Gözlerime bakması için alnımı onunkine yasladım.
"— Gerçekten ben başka anlamda söyledim."
Sarp sessizliğini koruyordu. Yanağına sıcak bir öpücük bıraktığımda gözlerini nihayet bana dikmişti. Bir an ne yaptığımın farkına varınca kendime geldim. Duygularımı kontrol edememiştim. İçimden kendime sövdüm. Yavaşça geri çekildim.
"— Pardon... Fazla mesafeyi aştım."
Hedef tahtasına doğru gideceğim sırada kolumdan yakaladı. İri, büyük elleri belimi sardı. Yavaşça üzerime eğildi ve fısıltılı bir sesle konuştu:
"— Sen bütün mesafeyi aşabilirsin, Kızıl Tilki."
Önüme düşen perçemimi başparmağıyla nazikçe arkaya attı. Kahverengileri benim koyu kestane gözlerime öyle derin bakıyordu ki kas katı kesilmiştim. Ne dediğinin farkında mıydı acaba?
"— İ... Artık atış yapsam iyi olacak."
Sarp afallamıştı. Kendisine geldiğinde elini belimden çekti.
...
16:40
Birkaç atış yaptıktan sonra içeri geçtik.
"— Waffle sever misin?" diye sordu Sarp otururken.
"— Severim... Niye sordun?"
Sarp tebessüm ederek:
"— Birlikte yiyelim diye."
Gerçekten bugün çok allıktım. Kafamı masaya vurmak istesem de sadece sırıttım.
Waffle'ın içine koyulacakları seçmiştik. Taban kısmı normal sütlü çikolatalı, klasik muz ve çilek; süsleme olarak pastane süsü ve jelibon, ek sos olarak beyaz çikolata ve frambuaz sosu... Kısacası şeker komasına girecektik. Yanına sade latte sipariş etmiştik.
...
Sarp ile saatlerce konuşmuştuk. Sanki bütün zamanı birbirimizi tanımaya ayırmış gibiydik. Telefonun ekranına baktığımda saat 18:00'di.
"— Saat ne ara 18:00 oldu ya?..."
Sarp da kolundaki saate baktığında o da şaşırmıştı.
"— Evet ya..."
Sarp bana izin vermeden hemen kendisi hesabı ödemişti. Hava karardığı için evime kadar bana eşlik etmek istedi; koluna girip birlikte yürüdük.
...
Sitenin biraz ilerisinde durmuştuk.
"— Her şey için teşekkürler, güzel bir gündü," dedim.
Sarp gülümseyerek gözlerimin içine bakıyordu.
"— Rica ederim... Yarın antrenmanda görüşürüz."
Arkama dönmeden önce elimi hafifçe salladım.
"— Görüşürüz."
Arkamı döndüğümde elimi kalbime doğru götürdüm; çok hızlı çarpıyordu. Yanaklarımdaki sıcaklığı yeni yeni hissetmeye başlıyordum.
Eve girdiğimde mutfaktan mısır kokusu alınca hemen mutfağa girdim. Annem ve Mavi mısır patlatmış ve ıslak kek yapmışlardı.
"— Siz... Bensiz çay keyfi mi sürüyorsunuz?" diyerek beni görmelerini sağladım.
"— Hoş geldin kızım... Daha başlamadık, merak etme," dedi annem gülümseyerek.
Mavi yanıma gelip parmak ucuna kalktı ve yanağıma sıcak bir öpücük bıraktı. Mavi'nin kahverengi saçlarını nazikçe okşayıp öptüm.
"— Ben üstümü değiştirip geliyorum."
"— Tamam kızım, biz salonda seni beklemiş oluruz," dedi annem.
...
Yıkanmış, temiz kahverengi kareli pijamalarımı giydim. Telefonu açıp kızlarla olan gruba girdim.
Ben: "Kızlar şimdi eve geldim, yarın sabah anlatırım hepsini. Şimdi ailemle film keyfi yapacağım."
Mesajı yazıp odamdan çıktım. Salona girdiğimde annem ve Mavi filme bakıyorlardı.
Mavi'nin yanına oturup filme göz attım. Babam bugün eve geç geleceği için onsuz film keyfi yapıyorduk.
Uzun zaman sonra ailece bir şey yapmak bana iyi gelmişti.
Bölüm etkileşimi
