4. bölüm / 10
Koru Akamedi- hedef noktası4.bölüm
Bölümler 10Şu an: 4.bölüm
Molam biter bitmez bahçeye çıktım. Hava güzel olduğu için antrenmanı bahçede yapmak istemiştik.
Grup benle birlikte altı kişiydi. Sarp sıra sıra atış yaptırıyordu. Onu seyrederken ister istemez tebessüm ettiğimin farkında değildim.
"— Ekin, sıra sende," dedi Sarp.
Kendime gelip tebessümü hemen sildim, yüz ifadem ciddileşti. Yayımı alıp okumu yerleştirdim. Hazırolda bekliyordum.
"— Yayı iyice çek, ger iyice."
Sarp'ın dediği gibi yayı gerdim.
"— Atış serbest!"
Dediği gibi oku hedef tahtasına yolladım. Şansıma 7'den vurmuştum. Atışımı yaptıktan sonra yerime geçtim.
"— Sıra Eylül'de."
Eylül hedef tahtasına geçti, hazırolda bekledi. Yayı kontrollü şekilde çekip hedefini belirledi.
"— Atış serbest!"
Eylül atışını maalesef ki çok iyi gerçekleştirmişti. Tam 10'dan vurmuştu.
"— Çok iyi, böyle devam Eylül," dedi Sarp.
Eylül, Sarp'a gülümsedikten sonra bakışlarını bana çevirdi. İmalı ve alaycı bir bakış attığında gözlerimi devirdim. Ona yavaş yavaş bir rahatlık sağlayacaktım. Hiçbir şey yapmayacağımdan emin olmalıydı; hiç beklemediği bir anda vuracaktım.
...
18:00
Uzun saatler sonra antrenman sona ermişti. Çantamı aldım. Telefonu elime aldığımda üst üste mesaj geldiğini gördüm.
Alin: "YA neler kaçırmışım! Ekin, yarın detaylı konuşma bekliyoruz senden!"
Betül: "Valla yarın sabah ilk iş bu konuyu konuşmak olacak."
Aren: "Onu bunu boş verin, asıl Eylül'e ne yapacak Ekin, onu da konuşmak lazım."
Alin: "Evet, biz de yardım ederiz."
Betül: "Evet, o kıza çok pişman edeceğiz değil mi Ekin?"
Betül: "Ekin şu an atış yapmakla meşgul, inşallah o cadı Ekin'e bulaşmamıştır."
Gelen mesajlara bakarken iç çektim.
Ben: "Öncelikle sakin olun. Eylül'le ben yapacağımı yapacağım, o iş bende. Yardım istersem haber veririm, merak etmeyin."
Ben: "Ve detaylı konuşacak bir şey yok ki."
Mesajı yazdıktan sonra babamı aradım.
...
Babamın gelmesini beklerken kafeteryada oturuyordum. O sırada üstüme bir gölge düştü. İlk gelenin Eylül olduğunu sandığım için sert ve ciddi bakışlarımı hazırlayıp başımı kaldırdım.
"— Yine ne ol..." derken sözüm yarıda kaldı. Sarp sırıtarak bana bakıyordu.
"— Ne o, Eylül mü sandın beni?" dedi kıkırdayarak.
"— Evet, kusura bakma. Oturmak ister misin?"
Sarp hiç itiraz etmeden karşıma oturdu.
"— Birini mi bekliyorsun?"
"— Evet, babam bugün beni alacaktı."
"— Hmm, iyi. Salı günü senden daha iyi atışlar bekliyorum Kızıl Tilki."
Gülümseyerek:
"— Peki başkanım," dedim.
"— 'Başkanım' ne ya?"
Bir süre havadan sudan konuştuktan sonra telefonum çaldı; arayan babamdı.
"— Sanırım babam geldi, sonra görüşürüz Sarp."
Elini sıkmak için uzattığımda Sarp tebessümle elimi sıktı.
"— Senle tanıştığıma memnun oldum Ekin."
"— Ben de," demekle yetindim.
Çantamı alıp kafeteryadan çıktım.
Bölüm etkileşimi
