6. bölüm / 7
Kod adı : GerçekTEHDİT
Bölümler 7Şu an: TEHDİT
Sabah erkenden evden çıktım.
Dün gece öğrendiğim bilgiler hâlâ aklımdaydı.
Karahan Grup.
Demir Karahan.
Ve Musa'nın kaybolduğu gün gördüğüm araç.
Ne kadar düşünürsem düşüneyim, bu işin peşini bırakmaya niyetim yoktu.
Arabaya binip doğrudan Karahan Grup'a gittim.
Şirketin önüne geldiğimde birkaç saniye binaya baktım.
Derin bir nefes aldım.
"Tamam Nehir. Sakin ol."
Arabadan inip içeri girdim.
Resepsiyondaki görevliye Demir Karahan'la görüşmek istediğimi söyledim. Kısa bir bekleyişin ardından beni odasına aldılar.
Kapıyı açıp içeri girdiğimde Demir masanın arkasında oturuyordu.
Bakışları doğrudan üzerime çevrildi.
"Buyurun?"
"Ben Nehir. Avukatım."
"Memnun oldum."
"Ben pek memnun olduğumu söyleyemeyeceğim."
Kaşını kaldırdı.
"Neden?"
"Üç yıl önce işlenen bir cinayet davasını araştırıyorum. Bu yüzden buradayım."
Demir arkasına yaslandı.
"Benim şirketimle ne ilgisi var?"
"Şirketinize ait bir araç, Musa Asır'ın kaybolduğu gün onun evinin önündeki güvenlik kamerasına yansımış."
Demir'in yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı.
"Şirketimizin birçok aracı var."
"Bu aracın plakasının bazı karakterlerini tespit ettim."
"Ve?"
"Aracın size ait olduğunu doğrulamak istiyorum."
Demir birkaç saniye bana baktı.
"Olabilir."
"Olabilir mi?"
"Evet. Şirket araçlarının nerede kullanıldığını tek tek takip etmiyorum."
"Ben de sizden tek tek takip etmenizi istemiyorum. Sadece o aracın o gün nerede olduğunu soruyorum."
"Hatırlamıyorum."
Cevapları fazla sakindi.
Sanki önceden hazırlanmış gibiydi.
"Aracın kayıtlarına bakılabilir."
"Bakılabilir."
"Ama bakmayacaksınız."
Demir hafifçe gülümsedi.
"Bakmam için bir sebep göremiyorum."
"Ben görüyorum."
"Avukat hanım, elinizde bir kamera görüntüsü olması şirketimizin Musa Asır'la bağlantılı olduğu anlamına gelmez."
"Ben de bağlantınız var demedim."
"Ama ima ettiniz."
"Çünkü verdiğiniz cevaplara inanmıyorum."
Odadaki hava bir anda değişti.
Demir'in bakışları sertleşti.
"İnanıp inanmamanız sizin tercihiniz."
"Benim tercihim değil. Mesleğim gereği şüphe etmek zorundayım."
Ayağa kalktım.
"Yine de teşekkür ederim."
Demir hiçbir şey söylemedi.
Kapıya yöneldim.
Tam çıkacakken arkamdan sesi geldi.
"Umarım aradığınız şeyi bulursunuz."
Durup ona baktım.
"umarım"
Odadan çıkıp şirketten ayrıldım.
Ama içimde tek bir düşünce vardı.
Bana doğruyu söylemedi.
___________________
Adliyeye geçtiğimde dosyayla ilgili birkaç işlem daha yaptım.
Belgeleri tekrar inceledim.
Notlar aldım.
Ama aklım hâlâ Karahan Grup'taydı.
Demir'in o sakin tavrı...
Verdiği cevaplar...
Bir şey sakladığından emindim.
Akşamüstü adliyeden çıkıp merdivenlerden inerken telefonum titredi.
Ekrana baktım.
Tanımadığım bir numaraydı.
Mesajı açtım.
"Bu dosyayı bırak."
Kaşlarımı çattım.
İkinci mesaj geldi.
"Ne yaptığını biliyoruz."
Ardından üçüncü.
"Bir daha Karahan Grup'a gitme."
Telefon elimde donup kaldı.
Dördüncü mesaj birkaç saniye sonra geldi.
"Son kez uyarıyoruz."
Kalbim hızlanmaya başladı.
Bir mesaj daha geldi.
"Bundan sonra olacaklardan kendin sorumlusun."
Etrafıma baktım.
İnsanlar gelip geçiyordu.
Ama bir anda herkes şüpheli görünmeye başlamıştı.
Telefonumu sıkıca tuttum.
İlk aklıma gelen kişi Alp oldu.
Hemen onu aradım.
Telefon çaldı.
Bir kez.
İki kez.
Üç kez...
Açmadı.
"Abi, aç şunu..."
Tekrar aradım.
Yine açmadı.
Bu kez Kuzey'i aradım.
Telefon birkaç saniye sonra açıldı.
"Nehir?"
"Abi, neredesin?"
"Askeriyedeyim. Ne oldu?"
"Ben oraya geliyorum."
"Ne?"
Ama telefonu kapatım.
____________________
Askeriyeye geldiğimde girişte gerekli işlemleri hallettikten sonra içeri girdim.
Etrafıma bakınırken karşıdan gelen bir askeri durdurdum.
"Affedersiniz."
Adam durup bana baktı.
"Buyurun?"
"Kuzey'in odasını arıyorum."
"Komutan Kuzey'i mi?"
"Evet."
Adam eliyle koridoru gösterdi.
"Şu koridorun sonundan sağa dönün."
"Teşekkür ederim."
Tam ilerleyecekken arkamdan tekrar seslendi.
"İsterseniz ben göstereyim. İlk kez geliyorsanız karıştırabilirsiniz."
"Olur, teşekkür ederim."
Yan yana yürümeye başladık.
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra dayanamayarak sordum.
"Bu arada siz?"
"Atlas."
"Nehir."
Kısa bir baş selamı verdi.
"Memnun oldum."
"Ben de."
Koridorun sonuna geldiğimizde Atlas bir kapıyı gösterdi.
"Kuzey'in odası burası."
"Tamam. Teşekkür ederim."
"Rica ederim."
Atlas uzaklaşırken ben kapının önünde kaldım.
Derin bir nefes aldım.
Sonra kapıyı çaldım.
İçeriden sesi geldi.
"Gel."
Kapıyı açtım.
Kuzey başını kaldırdı.
Beni görünce kaşlarını çattı.
"Nehir?"
İçeri girdim.
"Abi..."
Kuzey ayağa kalktı.
"Ne oldu?"
Telefonumu çıkarıp mesajları gösterdim.
Kuzey mesajları tek tek okudu.
Yüzündeki ifade her saniye daha da sertleşiyordu.
"Ne zamandır geliyor bunlar?"
"Adliyeden çıkarken başladı."
"Başka?"
"Bir sürü geldi."
"Alp nerede?"
"Aradım, açmadı."
Kuzey telefonu elinden bıraktı.
"Sen Karahan Grup'a mı gittin?"
Başımı eğdim.
"Evet."
"Nehir!"
Sesindeki öfkeyle irkildim.
"Ne?"
"Sen kendi başına ne yapıyorsun?"
"Ben sadece—"
"Hiçbir şey bilmiyorsun!"
"Bir şey öğrenmeye çalışıyorum."
"Ve bunu tek başına yapıyorsun."
"Ben avukatım. Dosyamı araştırıyorum."
"Dosyanı araştırman başka, kendini tehlikeye atman başka!"
Sustum.
Kuzey derin bir nefes aldı.
"Bir daha böyle bir şey yapmadan önce bizi ara."
"Tamam."
"Gerçekten mi?"
"Evet."
Kuzey bir süre bana baktı.
Sonra sesi biraz yumuşadı.
"Bu mesajları silme."
"Silmem."
"Telefonunu da kapatma. Bir şey olursa hemen beni ara."
Başımı salladım.
"Tamam abi."
Kuzey tekrar telefona baktı.
"Şimdi eve gidiyorsun."
"Abi..."
"Hayır. Tartışmıyoruz."
İstemeden gözlerimi devirdim.
"Tamam."
_____________
Eve geldiğimde bütün günün yorgunluğu üzerime çökmüştü.
Telefonumu komodinin üzerine bıraktım.
Bugün yaşadıklarımı düşündüm.
Demir'in cevapları.
Tehdit mesajları.
Kuzey'in öfkesi.
Her şey birbirine karışmıştı.
Yatağa uzandım.
Gözlerimi kapattım.
Sadece biraz dinlenecektim.
Ama birkaç dakika sonra ne zaman uykuya daldığımı bile anlamadan uyuyakaldım.
BÖLÜM SONU
BITTI KUZULAR
NASILDI
BURALR SIKICI OLABILIR AMA İLERKİ BÖLÜMLER DAHA EĞLENCELİ OLUCAK.
SİZLERİ SEVİYORUM.
KENDINIZE DİKKAT EDİN .
Bİ DAHA Kİ BÖLÜMDE GÖRÜŞÜRÜZ.
Bölüm etkileşimi
