~Kod 17~ kitap kapağı

1. bölüm / 7

~Kod 17~

Giriş

Vaveyla Yazarı: ~İdil Yıldızz~

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Giriş

30.07.2010
Bulunduğu durumdan çok rahatsızdı Yağmur Nida.
Karşısında duran babasına ve annesine baktı. Hiç mutlu değildi burada. On yaşında olabilirdi ama çocuk gibi mızmızlanıyordu.
“Anne,”
“Nida?”
“Eve gitmek istiyorum.”
“Biliyorum kızım, ama yapabileceğim bir şey yok. Özür dilerim.”
Mızmız bir şekilde önüne döndü Yağmur Nida. Sıkılmıştı artık, bir haftadır aynı yerdelerdi. Annesi, babası ve o.
Arada içeri girip anne ve babasına soru soran adam vardı birde. Her geldiğinde nefret dolu bakışları sürekli Yağmur’u bulurdu, bu durum on yaşında ki bir kızı oldukça korkuturdu hayliyle.
Kapı açıldığında içeri yine o adam girdi. Nefret dolu bakışları önce Yağmur Nida’yı buldu daha sonra annesi ve babasını.
“Yavaş yavaş ölmeye razı oluyorsunuz galba.”
“Burda ölsem de Kod 17 hakkında tek bilgi vermem sana!”
Babasının bağırışı ile daha çok korkmuştu Yağmur. Git gide her şey daha kötü oluyordu. Önceden en azından ekmek verirlerdi artık tamamen aç bırakıyorlardı.
“Ölmeye razısınız yani?”
Adamın eli beline kaydığında Yağmur Nida’nın da gözü adamın beline kaymıştı. Belinden çıkarttığı tabancayı annesinin ve babasının üstüne doğrulttuğunda Yağmur Nida’nın nefesi kesilmişti.
“Kızınıza yazık olacak.”
Bağlı olduğu sandalyede kımıldadı Yağmur Nida, ama nafile hiçbir değişiklik olmadı.
“Bırak annemle babamı onlar bir şey yapmadılar!”
Adam elinde ki tabancayı Yağmur Nida’ya doğrulttu.
“Sen mi gitmek istiyorsun yoksa? Hay hay.”
“Bir şey olacaksa bize olacak ona değil, kendine gel çocuk o!”
“Peki.”
Adam tekrar anne ve babaya döndüğünde bir kaç dakika baktı daha sonra gözünü bile kapatmadan ikisinin de anlından vurdu. Ağlamıyordu Yağmur ağlamak gibi bir huyu yoktu. Hiçbir zamanda olmamıştı. Yere yıkılan iki bedene baktı sadece.
İçin kan ağlarken gülmek böyle olsa gerek.
O gün soylu ailesi tamamen dağıldı. Geriye tek bir kişi kaldı, Yağmur Nida Soylu.
O gün belki orada ağlamamıştı ama her gün gözlerinin dolmasını saklayamıyordu.
Şu an yirmi altı yaşında olan o kız aklının bir köşesinde hâlâ on yaşında anne ve babasının gözleri önünde öldürülmesini izliyordu.
Bazı yerler silik, yüzler buğlu, anne ve babasının sesi yok. Sadece o anda değil hiçbir anda yok annesinin ve babasının sesi. Yüzünde yok aslında. Hiçbir şeyleri yok bütün anılar silik.
Ama yirmi altı yaşında ki Yağmur Nida, hala o on yaşında ki Yağmur Nida’nın bilinç altından çıkamadı, ve bilmediği şey asla çıkamayacak olmasıydı.
Yağmur Nida, Soylu ailesinin tek çocuğu, anneannesinin ve babaannesinin tek torunuydu. Soylu’ların ilk göz ağrı ve asla büyütemedikleri kızlarıydı.
Soylu’ların buluşmasıda mahşere kalmıştı ama Yağmur Nida yemin etmişti ki o adamı bulup kendi elleri ile öldürmeden ölmeyecekti.
Kimine göre yetim, kimine göre bahtsız…
Ama Yağmur Nida her zaman dayısının ve dayısının arkadaşlarının prensesi ya da neşe kaynağı olmuştu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

28okunma 5beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.