~Kod 17~ kitap kapağı

5. bölüm / 7

~Kod 17~

4. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ~İdil Yıldızz~

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 4. Bölüm

07.07.2026
“Güneşte çok durma bence.”
Arkamdan gelen ses ile kafamı telefondan kaldırdım.
Aynı ses,
Aynı ima,
Aynı umursamazlık.
Allah’ım bu kulunu seviyorsan lütfen ama lütfen düşündüğüm kişi olmasın.
Kafamı arkaya çevirdiğimde gözlerim yine ve yine aynı mavilikler ile denk geldi. Ama lütfen demiştim ya.
“Sana ne Alp?”
“Güneş hassasiyetin var, senin için söylüyorum.”
“Seni ilgilendirir mi?”
“İlgilendirmez mi?”
“Ya sabır.”
“Amin.”
Umursamadan önüme döndüm. Umursarsam üzülürüm çünkü biliyorum kendimi.
Telefonuma bakmaya devam ettiğimde o da yanımda ki şejlonga oturdu.
Umursama Yağmur, umursama.
“Nido, Hasan abinin kesin talimatı var güneşte durmasın diyor.”
“Allah’ım niye herkes bana oynuyor bugün.”
“Ben demiştim demeyi hiç sevmem ama ben demiştim sarı kafa.”
“Kes sesini.”
~~~
Ya anladık sende Bodruma tatil yapmaya geldin. Denizde karşılaştık anladım. Lan niye karşıda ki evi yazlık olarak alır bir insan. Bana karezin mi var be çocuk. Her gün yüzünü mü görmek zorundayım ben senin?
“Nido,”
“Hı?”
“Hadi sahile gidiyoruz.”
“Sebep?”
“Çekirdek kola filan yapacağız. Birde seni bozmazsa Toprak’da gelsin diyorlar.”
“Gelsin anasını satayım gelsin, oda gelsin.”
“Git üstünü değiştir, bir de gitarını al çalarsın bir zahmet.”
“Köleniz var zaten.”
“Aynen öyle güzelim.”
“Kaşınma Pars.”
“Bende seni seviyorum prensesim.”
İçimden kuvvetli bir ya sabır çektikten sonra odama gittim ve dolabın karşısında mal mal dikildim.
Ee iyi hoş ben ne giyeceğim?
“Nido napıyon?”
“Kıyafet arıyom Zeyno sen?”
“Bende onun için geldim.”
“Senin kıyafetin yok mu ya niye sürekli alıyorsun benimkileri?”
“Daha güzel duruyor.”
“Sevgilin beğenmiyor di mi? Ağla.”
“Nankör koynumda yılan beslemişim.”
“Sağ ol aşkısı.”
Zeyno kafama çakıp dolabımın karşısına geçtiğinde bende en klasik şort crop kombini yapacaktım ki Zeyno durdurdu.
“Sende etek giy ya.”
“Ya ama.”
“Bir kere ya.”
“Tamam ya.”
Zeyno beyaz eteğimi aldığında bende lacivert olanı aldım üstünede beyaz crop. Zeyno’da üstüne lacivert croplarımdan birini giydi ve şükür aşağı indik. Aşağı indiğimizde bizim köleler bizi bekliyordu. Aferim bekleyin böyle. Dışarı çıktığımızda direkt bahçede bizi bekleyen Alp ile göz göze geldim ama umursamadım.
“Arabanın anahtarı kimde?”
“Al Nido.”
Arabayı açtım ve bagajdan gitarı aldım. Şimdi bunu taşıyacak bir talipli lazım. Yağmur arıyor, Yağmur avını gözüne kestirdi ve o şanslı kişi Parsingo.
“Dünyanın en yakışıklı şahısı.”
“Yine ne isteyeceksin acaba?”
“Sen taşıyana gitarı, çok ağır.”
“İyi ver.”
“Sağ ol Parsingom benim.”
“Her zaman gülüm.”
Birlikte sahile doğru yürümeye başladık. Bu arada söylemeyi unuttum Alp’in bir arkadaşı da onunlaymış oda geliyor. Cinsi de kız. Göz devirme emojisi. Of ne kadar komik bir kızım ben ya.
Zeyno ile bütün yol dedikodu döndürdükten sonra nihayet sahile geldik. Hepimiz kumların üzerine oturduğumuzda tam karşımda Alp, sağımda Zeyno, solumda Pars vardı. Yiğit Zeyno’nun yanında öbür kız ise Alp’in yanındaydı.
Biraz konuştuktan sonra bir süre durduk. Kimse konuşmadı çünkü konu kalmamıştı.
“Ee biriniz gitar çalsın bari.”
“Bana hiç bakmayın ben ölüyüm.”
“Aman Nido be.”
“Ver gitarı.”
“Al.”
Zeyno gitarı Alp’e verdiğinde akordunu yaptı ve çalmaya bir yandan da söylemeye başladı. İlk başta umursamadım. Ellerimi kuma koyup geri doğru yaslandım yüzüne de bakmıyordum zaten. Zeyno’nun dokunup kafası ile Alp’i işaret etmesiyle baktım ve direkt göz göze geldik. İşte o an hiç yapmamam gereken bir şey yapıp göz temasını kesmedim, meydan okur gibi bende onun gözlerine baktım hatta.
Sıcak bir ten, evet ama o sen değilsen
Yarım kalırım seni hissedemezsem.
Sen yokken yanlızım hep ben,
Olsada birileri dolamıyor senin yerin.
Yaralarımı sarmayı denemeli mi?
Yoksa dağlayıp ilerlemeli mi?
Olmadı yapamadım her gördüğüm kadında seni aradım.
“Cidden yalvarıyormuş be güzelim.”
“Son pişmanlık neye yarar? Her şeyin bir bedeli var.”
Sesimi bilerek şarkı tonunda ayarlamıştım ve uzatmaları yapmıştım.
“İyice şarkı diline bağladınız He.”
Kafamı Pars’ın dizine koyduğumda Pars saçımla oynamaya başladı. En sevdiğim, en sevdiğim!
Tabi bu süre boyunca Alp anlamsız bir şekilde bize bakıyordu. Zeyno bunu görmüş olacak ki açıklama yaptı.
“He bu arada Pars abim, Nida ile de abi kardeş gibiler hep.”
“Ha, Toprak bende.”
“Memnun oldum.”
“Bende.”
Bir dakika bir dakika, bunların hepsi tesadüf olamaz. Karşılıklı evler, sabah karşılaşma, gece bizimle oturma, Zeyno’nun yaptığı açıklama. Bu kadar tesadüf fazla.
Tabi ya Zeyno ve Yiğido yaptı. Allah sizi bildiği gibi yapsın itler. Fitil fitil getireceğim bunu burnunuzdan Allah’ın cezaları.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.