18. bölüm · Keskin nişancı
18.bölüm:Kayıp Kayıt
Arşivdeki sessizlik, silah sesleriyle paramparça oldu.
Alp, Lavin'in kolundan tutarak yere çekti.
"Başını aşağıda tut!"
Kurşunlar raflara isabet ediyor, yıllardır saklanan dosyalar havaya savruluyordu. Eski belgeler yağmur gibi etrafa saçılmıştı.
Lavin'in aklında ise tek bir şey vardı.
"Çocuklarımız bizi affetsin..."
Babası neden böyle bir şey söylemişti?
Alp de aynı sorunun cevabını arıyordu.
"Çıkış nerede?" diye bağırdı.
Yaşlı adam gülümseyerek geri çekildi.
"Artık çok geç."
Tam o anda tavandaki projektörler yandı.
Bütün arşiv aydınlandı.
Duvarlardan biri ağır ağır açılırken içeride büyük bir kontrol odası ortaya çıktı.
Ekranlarda yüzlerce kamera görüntüsü vardı.
Her biri farklı yıllara aitti.
Lavin'in çocukluğu...
Alp'in askerî okul yılları...
Eğitim görüntüleri...
İlk operasyonları...
Hepsi kaydedilmişti.
Lavin'in yüzü bembeyaz kesildi.
"Bizi... yıllardır izliyorlarmış."
Alp öfkeyle masaya yumruk attı.
"Kim yaptı bunu?"
Kontrol masasındaki monitörlerden biri kendiliğinden açıldı.
Ekrana siyah takım elbiseli adam geldi.
"Hoş geldiniz."
Alp dişlerini sıktı.
"Bitmedi mi hâlâ?"
Adam hafifçe gülümsedi.
"Hayır."
"Asıl oyun şimdi başlıyor."
Ekran değişti.
Bu kez eski bir operasyon görüntüsü açıldı.
Tarih...
12 yıl önce.
Yoğun çatışma.
Patlamalar.
Koşan askerler...
Ve görüntünün ortasında iki tanıdık yüz.
Murat Kaya.
Selim Arslan.
Lavin nefesini tuttu.
"Babam..."
Alp de ekrana kilitlenmişti.
Görüntüde Murat Kaya yaralı bir askeri omzuna alıyordu.
Selim Arslan arkasını kolluyordu.
Tam o sırada telsizden bir emir geldi.
"Operasyon iptal edildi. Bölgeyi terk edin."
Murat Kaya bağırdı.
"Burada hâlâ siviller var!"
Telsizdeki ses sertti.
"Emri uygulayın!"
Ama iki asker emri dinlemedi.
Görüntü burada kesildi.
Lavin'in gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Babam emre karşı gelmiş..."
Yaşlı adam ilk kez konuştu.
"Evet."
"Ve bunun bedelini ödedi."
Alp döndü.
"Ne demek istiyorsun?"
Adam derin bir nefes aldı.
"Onlar şehit ilan edilmedi."
"Onlar susturuldu."
Arşivde buz gibi bir sessizlik oluştu.
Tam o sırada...
Bip... Bip... Bip...
Bir bilgisayardan uyarı sesi geldi.
Lavin ekrana yaklaştı.
Yeni bir dosya açılmıştı.
KONU: MURAT KAYA
Durum: CANLI
Konum: Bilinmiyor.
Son temas: 48 saat önce.
Lavin'in gözleri doldu.
"Babam... yaşıyor."
Alp dosyaya dikkatlice baktı.
Tam umutlanacakken, ekranın en altındaki kırmızı satırı fark etti.
Yavaşça okudu.
"Yakalama ekibi hedefe ulaştı."
Ardından bir satır daha belirdi.
"Hedef etkisiz hâle getirildi."
Lavin'in elleri titremeye başladı.
"Hayır..."
Tam o anda ekran yeniden değişti.
Canlı kamera görüntüsü açıldı.
Karanlık bir odada, elleri zincirli bir adam başını kaldırdı.
Yüzü yaralıydı.
Ama o...
Murat Kaya'ydı.
Ve kameraya bakarak dudaklarını kıpırdattı.
"Kaçın..."
Görüntü aniden kesildi.
Arşiv yeniden karanlığa gömüldü.
