13. bölüm · Keskin nişancı
13.bölüm:Tanıdık Ses
Hoparlörden gelen ses eski binanın duvarlarında yankılandıktan sonra derin bir sessizlik oluştu. Lavin’in nefesi düzensizleşmişti. O sesi daha önce duyduğuna emindi.
Ama nerede?
Alp hemen pencerenin yanından çekildi. Gözleri karanlıkta hareket eden gölgeleri arıyordu.
“Çıkışları kapatıyorlar,” dedi alçak sesle.
Karşılarındaki adam hızlıca fotoğrafı cebine koydu.
“Dinleyin beni,” dedi sertçe. “Bu binadan çıkmanız gerekiyor.”
Lavin hâlâ hoparlöre bakıyordu.
“Bu ses…” diye fısıldadı. “Ben bunu biliyorum.”
Bir anda çocukluğundan bir an zihninde canlandı.
Yağmurlu bir gece.
Evlerinin salonu.
Babası biriyle telefonda tartışıyordu.
Ve telefondan gelen o boğuk erkek sesi…
Aynı sesti.
Lavin’in yüzü soldu.
“Bu imkânsız…”
Alp ona döndü.
“Neyi hatırladın?”
Lavin hemen cevap veremedi. Kalbi çok hızlı atıyordu.
“Babam kaybolmadan önce biriyle konuşuyordu,” dedi sonunda. “Telefondaki adamın sesi buydu.”
Odadaki hava bir anda ağırlaştı.
Karşılarındaki adam küfür gibi bir nefes verdi.
“Demek hâlâ hayatta…”
Lavin sertçe sordu:
“Kim hayatta?”
Adam cevap verecekti ki hoparlörden ses tekrar duyuldu.
“Kaçabileceğinizi sanıyorsunuz ama bu akademide hiçbir sır sonsuza kadar saklanmaz.”
Ardından bütün ışıklar yeniden söndü.
Kapıya sert darbeler gelmeye başladı.
Alp bir anda Lavin’in kolunu tuttu.
“Gitmemiz lazım. Şimdi.”
Bu kez Lavin itiraz etmedi.
Üçü birlikte arka çıkışa doğru koştu. Eski kapı zor açılıyordu. Adam omzuyla sertçe vurunca kapı gıcırdayarak açıldı.
Dışarı çıktıklarında gece ayazı yüzlerine çarptı.
Arka bahçe tamamen karanlıktı.
Uzaktan el fenerlerinin ışıkları görünüyordu.
Onları arıyorlardı.
Adam hızlıca konuştu:
“Yatakhanelere dönün. Hiçbir şey olmamış gibi davranın.”
“Ya sen?” dedi Alp.
Adam birkaç saniye sustu.
“Ben dikkatlerini dağıtırım.”
Lavin hemen karşı çıktı.
“Hayır, birlikte gideriz.”
Adam ilk kez hafifçe gülümsedi.
“Baban da aynı şeyi söylerdi.”
Bu cümle Lavin’i durdurdu.
Tam o anda uzaktan bir bağırış duyuldu.
“Oradalar!”
El fenerleri bir anda bulundukları yere döndü.
Adam sertçe fısıldadı:
“Koşun!”
Lavin ve Alp karanlığın içine doğru koşmaya başladı. Arkalarından ayak sesleri geliyordu.
Ama Lavin koşarken tek bir şeyi düşünüyordu:
Babası gerçekten neyin içine karışmıştı
