12. bölüm · Keskin nişancı
12.bölüm:Fotoğraftaki Yüz
Eski eğitim binasının içi sessizdi. Dışarıdan gelen alarm sesi artık daha uzaktan duyuluyordu ama Lavin’in kalbi hâlâ hızla atıyordu. Gözleri adamın elindeki eski fotoğrafa kilitlenmişti.
Fotoğraf yıpranmıştı. Köşeleri kıvrılmış, renkleri solmuştu. Ama yüzler hâlâ seçiliyordu.
Lavin kendi babasını hemen tanıdı.
Yanında Alp’in babası duruyordu.
Üçüncü kişi karşılarındaki adamdı.
Ama dördüncü kişi…
Lavin’in nefesi bir anlığına durdu.
O yüzü daha önce görmüştü.
Hem de çok yakın zamanda.
“Bu adam…” diye mırıldandı.
Alp hemen ona döndü.
“Tanıyor musun?”
Lavin kaşlarını çatıp düşünmeye çalıştı. Zihninin bir köşesinde o yüz sürekli dönüyordu. Sonra bir anda hatırladı.
Koridordaki güvenlik ekranı.
Dosya 27 mesajı göründüğünde, ekran birkaç saniyeliğine bozulmuştu. Ve o sırada arka planda bu adamın yüzü görünmüştü.
Lavin hızla başını kaldırdı.
“Onu akademide gördüm.”
Karşılarındaki adamın yüzü gerildi.
“Bu mümkün değil.”
“Gördüm diyorum!”
Alp fotoğrafı dikkatlice aldı. Gözlerini dördüncü kişiye dikti.
“Kim bu?”
Adam birkaç saniye sessiz kaldı. Sanki cevap vermek istemiyordu.
Sonunda derin bir nefes verdi.
“Adı Kerem Aral.”
Bu isim odada yankılandı.
“Operasyonun lideriydi.”
Lavin hemen sordu:
“Peki şimdi nerede?”
Adamın bakışları karardı.
“Herkes öldüğünü sandı.”
“Sandı mı?”
Adam başını yavaşça salladı.
“Çünkü cesedi hiçbir zaman bulunamadı.”
O anda binanın dışından sert bir metal sesi duyuldu. Birileri kapıyı zorlamaya başlamıştı.
Alp hemen pencereye yaklaşıp dışarı baktı.
“Bizi bulmuşlar.”
Lavin’in içindeki korku yeniden büyüdü.
“Kim bunlar?”
Adam kısa bir süre sustu.
Sonra ilk kez gerçekten ciddi bir ses tonuyla konuştu:
“Babalarınızın peşine düştüğü kişiler.”
Kapıya bir darbe daha geldi.
Bu kez daha güçlüydü.
Tozlar tavandan aşağı döküldü.
Alp hızla etrafa bakındı. Eski binanın arka tarafında dar bir çıkış kapısı vardı.
“Buradan gitmeliyiz.”
Ama tam hareket edecekleri sırada ışıklar aniden yandı.
Ve hoparlörden soğuk bir erkek sesi duyuldu:
“Lavin Kaya… Alp Arslan… sonunda sizi buldum.”
Lavin’in kanı çekildi.
Çünkü bu ses… tanıdık gelmişti.
