1. bölüm / 6
Kendimden ÖncePilot Bölüm
Bölümler 6Şu an: Pilot Bölüm
3 YIL ÖNCE...
O gün ailecek annem, babam, kız kardeşim halamın doğum gününe gidiyorduk. Kız kardeşim Öykü henüz 15 yaşındaydı. Ve ben üniversite hayalleri olan 19 yaşında genç bir kızdım.
Sanki hissetmişlercesine annem ve babam ben ve kardeşimi halama bırakıp pastaneye gitmişlerdi. Halamı oyalıyorduk ki herşey yolunda gidiyorken dakikalar sonra halama telefon geldi.. O telefon ben ve kardeşimin hayatını yerle bir etmişti. Annem ve babam trafik kazası geçirmişlerdi. Hemde bizi halama bıraktıktan dakikalar sonra.. O gün üzerime büyük bir yük binmişti. Ailem hayatını kaybetmişti.. Aileden geriye kalan tek şey kardeşimdi. Kardeşimin sorumluluğu artık bana aitti. Halam cenazeden sonra gözden kayboldu. Sorumluluğumuzu almak istemedi. Borçlardan ötürü evimize haciz geldi.. Herşey üst üste geliyor gibiydi. Herşeyimizi kaybediyorduk.
Eve haciz geldikten sonra üniversite fonuyla düşük bir pansiyona yerleştik. Kardeşim henüz okula giden bir öğrenciydi. Abla olarak sorumluluğu almak zorundaydım. Acımız hala taze olsada ayakta kalmak zorundaydım. Ve ogün pansiyona yerleştiğim gün iş ilanlarına göz gezdirdim yaklaşık 2 hafta sadece iş aradım. 2. haftanın sonunda bir cafede işe başladım. Vardiyam 9/7 olduğundan kardeşime pek vakit ayıramıyordum. Kardeşim Öykü içine kapanmıştı sürekli ağlıyordu. Ona destek olup yakınlık gösteriyordum. Okulda notlarında düşüşler yaşamıştı. Onu eleştirmek yerine anlayış göstermeyi tercih etmiştim. Yaklaşık 2 ay sonrasında kiralık bir ev tutmuştum ve orada düzenimizi kurmuştuk. Psikolojik ve zihinsel açıdan tükenmiş hissediyordum.
Günümüz-
Sabah erkenden uyanıp kahvaltı hazırladım ve kardeşim Öyküyü uyandırdım. Öykü son zamanlarda oldukça asabi ve aykırıydı. Uyanırken bile huysuz uyanmıştı.
*Omuzunu usulca dürterek onu uyandırdım*
"Tamam kalktım dürtüp durma" diyerek çemkirdi. Ve yatağından bir hışımla kalktı.
Kahvaltı etmek için masaya oturduk.
"Bugün mesaim var. Eve geç gelebilirim eğer karnın acıkacak olursa dolapta yemek var" dedim sakin alçak ses tonuyla.
"Gelmesende olur fark etmez işine bak" diyerek kaba bir üslupla geveledi ağzıyla.
Ben ağzıma gelen lafı yuttum ve masadan kalktım çünkü eğer ona kızacak olursam daha da aykırı gelecekti. Bunu bildiğimden hiçbir şey söylemeden paltomu alıp evden çıktım. O gün işim oldukça yoğundu. Akşam saatlerinde mesaide bir grup gürültülü öğrenci kız gelip masalardan birine yerleşmişti. Siparişlerini almak için masaya yöneldiğimde tanıdık bir yüzle karşılaştım. Grubun arasında kardeşim Öykü de vardı. Gruptaki herkes Öykü de dahil alkollüydü. Başımdan aşağıya kaynar sular aktığını hissettim. Öykü'yü kolundan kavrayıp kaldırdım.
"Bu ne hal ne yaptığını sanıyorsun Öykü?"
"Ne varmış halimde ben hayatımı yaşamayacak mıyım?"
"Sarhoş olarak mı hayat yaşanıyor?? Hemen şimdi eve gidiyoruz"
Öykü onu çekmeme karşılık vererek çemkirdi.
"Sırf sorumluluğumu aldın diye hayatımı yönetebileceğini mi sanıyorsun?!"
Sarhoş ağızla geveleyerek.
"Eve gidiyoruz dedim."
Sesimi alçaltıp sertleştirerek.
Bu defa daha da çemkirerek tutuşumdan sıyrıldı ve bağırarak hırçınlaştı:
"Sana söyledim hayatımı yönetemezsin!"
"Bana ablalık yaptığını mı sanıyorsun sen ha!?"
Hayal kırıklığı ve sinirle gözlerim dolmuş şekilde ona baktım.
Kafede bulunan diğer müşteriler dikkatini bize yönlendirmişti.
Tam o sırada Yönetici Hasan Bey yanımda belirdi.
"Bu ne rezillik böyle? Al kardeşini git buradan, kovuldun."
Direkt kısa ve net şekilde işimden olmuştum. Sinirden kanım kaynıyordu.
Öykü'nün sertçe bileğini kavrayıp ardından sürükledim. Hâlâ ağzında bir şeyler geveliyordu... Taksi çevirip eve doğru yola çıktığımızda Öykü koltukta kısa süre sonra baygın düşmüştü.
Kolunu omzuma atarak Öykü'yü eve taşıdım, yatağına yatırdım. Kendimi koltuğa bıraktım. İşimden de olmuştum, kardeşimden de oluyordum..
Bölüm etkileşimi
