Kendimden Önce kitap kapağı

4. bölüm / 6

Kendimden Önce

Bölüm 4 - Gölgenin Ardı

Vaveyla Yazarı: Nazlı Script

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 4 - Gölgenin Ardı

Nasıl oldu da Öykü ikna olup gitti? Halamın onu bana sormadan çekip götürme sebebi neydi? Neden onu evlatlık alacaktı? Aklımda bir sürü soru işareti dolanıyordu. Halamın amacını öğrenmeliydim. Öykü’yü defalarca aradım fakat ulaşamadım... Tekrar ve tekrar...
Halama ulaşmaya çalıştım, ona da ulaşamadım... Ulaşmanın bir yolunu bulmam gerekiyordu. Bütün gece düşündüm. Sabah olduğu anda yola çıktım, vakit kaybetmedim... Halamın evine gittim. Kapıyı yabancı, orta yaşlı bir kadın açtı.

Sinem: Siz de kimsiniz?
Yabancı kadın: Bunu benim sormam gerekiyor sabahın bu saatinde?
Sinem: Halamın eviydi burası...
Yabancı Kadın: Halan kim?
Sinem: Fikret Aydın. Tanıyor musunuz?
Yabancı Kadın: Fikret... O hanım evi bana sattı.
Sinem: Ne? Ne zaman peki?
Yabancı Kadın: Yaklaşık bir hafta önce.
Sinem: Yalnız mıydı?
Yabancı Kadın: Evet. Evi acil satması gerekiyormuş, ben de satın aldım.
Sinem: Anladım, teşekkür ederim...

Bir hafta öncesinde acilen evi neden satması gerekiyordu? Aklıma yeni bir soru işareti daha eklenmişti... Bu detayı es geçmeyip kardeşimin peşini bırakmayacaktım.

İşe geç kalmadan zamanında vardım. Malikanede negatif bir enerji yüklüydü... Bayan Selma ve Hizmetli Zehra oldukça gergin görünüyordu... Müştemilattan giyinip çıkarken konuşmalarına denk geldim ve kulağımı kabarttım.

Bayan Selma: ...Geldiğinde eminim gerginlik çıkacak. Murat Bey ile tartışmasalar bari... Bayan Gülizar için endişeliyim...
Hizmetli Zehra: Elbette dünkü çocuk değil ya. Eminim altta kalmayacaktır.
Bayan Selma: Geçen seferki gibi olmasın da... Tek temennim o.
Hizmetli Zehra: Bize sıçramasa bari...

*Neyden ve kimden bahsettiklerini anlayamadan onların sohbetini Gülizar Hanım böldü*

Bayan Gülizar: İki saattir salonda seslenip duruyorum, siz burada sohbet ediyorsunuz!
Bayan Selma: Affedersiniz Gülizar Hanım... Zehra'ya görev veriyordum. Bahçe oldukça kirlenmiş, bahçeyi yıkamasını söylüyordum...
Bayan Gülizar: Yeni gelen kız nerede?
Sinem: Müştemilatta hazırlanıyordum hanımım.
Bayan Gülizar: O halde uyuşuk olma, verimli hareket et!
Sinem: Elbette hanımım...
Bayan Gülizar: Kahve hazırla, ana salondayım.

Başımı salladım ve mutfağa yönelip kahve hazırladım. Koridordan geçerken daha önce fark etmediğim bir fotoğraf çerçevesini gördüm. Genç bir çift ve yanlarında iki erkek çocuğu olan bir fotoğraftı. Çiftin Gülizar Hanım ve Murat Bey olduğunu anladım... Ardından gecikmeden kahveyi servis ettim.

Bayan Gülizar: Bu gece misafirlerimiz var. Her şeyin mükemmel olmasını istiyorum. Sunumdan sen sorumlu olacaksın. Eksiklik ve aksilik istemiyorum.
Sinem: Nasıl isterseniz.

*Mutfağa yöneldiğimde Bayan Selma beni karşıladı ve durdurdu.*

Bayan Selma: Bu akşam önemli misafirler gelecek, sunumdan sen sorumlusun.
Sinem: Biliyorum Bayan Selma, Gülizar Hanım beni tembih etti.
Bayan Selma: Ayrıca akşama dek malikanenin temizliğinden de sen sorumlusun. Hizmetli Zehra yemekleri hazırlamakla ilgilenecek. Öncelikle üst kattan başla, sonrasında alt katla ilgilenirsin. Verimli çalış.
Sinem: Hallederim Bayan Selma.

Bugün epey yoğun bir gün geçireceğimi anlayarak kollarımı sıvadım. Başta üst kattaki koridoru, sonrasında banyoları temizledim. Telefonum çaldı. Duraksayıp Öykü’nün arayabileceğini düşünerek bulunduğum odanın kapısını kapattım. Arayan yabancı bir numaraydı, bir ümit yanıt verdim. Fakat yabancı bir sesten başka bir şey değildi... Telefonu kapattım. Kapıyı açtığım an Gülizar Hanım sert ve yargılayıcı bakışlarla bana bakıyordu. Yanında Hizmetli Zehra da vardı.

Bayan Gülizar: Kapalı kapılar ardında ne yapıyorsun sen?
Sinem: Hiçbir şey yapmıyorum hanımım, kapının ardını temizliyordum.
Bayan Gülizar: Zehra bir süredir kapının kapalı olduğunu söyledi!
Hizmetli Zehra: Gülizar Hanım bunu daha önce deneyimledik... Odadan değerli bir şey çalmış olmasın?
Sinem: Ne? Bu doğru değil!
Hizmetli Zehra: Bakın nasıl da panik yapıp kendini savunuyor...
Sinem: Cidden ben öyle bir şey yapmam, yapmadım!
Bayan Gülizar: Bakalım kapalı kapılar ardında neler çevirmişsin...

Oda Gülizar Hanım'a ait olduğundan değerli eşyalarının da bulunduğu bir odaydı. Gülizar Hanım çekmecelerini kontrol etti, takılarını ve eşyalarını sayıp göz gezdirdi. Ve eksik takılar vardı... Neye uğradığımı şaşırarak diken üstünde dikildim. Gülizar Hanım gergin bir şekilde bana döndü. Zehra kendine pay çıkarıp ortalığı kızıştırdı.

Hizmetli Zehra: Yok artık... Gülizar Hanım, eksiğiniz mi var? İnanılır gibi değil cidden... Diğerlerinden daha hızlı çıktı. Bu ne cesaret böyle?

O an bir suçun altında ezildiğimi anladım... Ve bu suçtan sıyrılmam kolay olmayacak gibiydi.

Sinem: Hanımım size yemin ederim ben hiçbir şey çalmadım! İsterseniz üstümü arayın. Ben... Ben sadece—
Hizmetli Zehra: Sen kimi kandırıyorsun be? Resmen çalmışsın işte! Belki de ayak seslerini duyup çaldıklarını sakladın, nereden bileceğiz?
Sinem: Ben cidden çalmadım! Kendimi açıklamama izin verin.
Bayan Gülizar: Kapa çeneni! Seninle yarın hesaplaşacağız!
Gülizar Hanım tehditkar ve sert bir sesle konuşup odadan çıktı. Zehra yanımda kalarak beni kışkırtmaya devam etti.

Hizmetli Zehra: Bugün cezanı çekmediğin için şanslısın. Dua et bu akşam misafirleri var. Ama yarın senin için cehennemden farklı bir gün olmayacak. Şimdiden bol şans.

Hizmetli Zehra da odadan çıktıktan sonra yere çöküp ağladım... Gözlerimden yaşlar özgürce akıp gitti. Her şey üst üste geliyordu... Sanki her şey benim aleyhimeydi... Kendime güçlü olmak zorunda olduğumu hatırlattım. Silkelenip çöktüğüm yerden doğrulup işime devam ettim. Bu benim için hiç kolay değildi...

Alt kata temizliğe geçtiğim an Bayan Selma beni kolumdan çekip kenara sürükledi.

Bayan Selma: Duyduklarım doğru mu?
Sinem: Hayır Bayan Selma, cidden ben hiçbir şey çalmadım!
Bayan Selma: O halde uzun süre odanın kapısı neden kapalıydı?
Sinem: Uzun süre kapalı olduğunu kim söyledi?
Bayan Selma: Hizmetli Zehra söyledi, Gülizar Hanım'a da şüphelenip o bildirmiş...
Sinem: Kendimi açıklamak istedim ama beni dinlemediler. Bari beni siz dinleyin.
Bayan Selma: Her şey ortada değil mi Sinem? Ki zaten ailevi sorunların olduğunu söylemiştin, para problemiydi değil mi?
Sinem: Hayır, buna nasıl kanaat getirirsiniz?
Bayan Selma: Oldukça mantıklı. Ayrıca kapalı kapılar ardında bulunman, takıların yerinde olmaması, ailevi problemlerinin olması... Kapının ardını temizlemek için neden kapıyı kapatmayı tercih ettin? Ve odanın kapısı neden uzun süre kapalıydı? Bu durum gerçekleri açıklıyor...
Sinem: Çünkü yalan söyledim... Telefonum çalmıştı, kardeşimin arayacağını düşünerek gizlice yanıt vermek istemiştim. Bu yüzden kapıyı kapatmayı tercih ettim ve uzun sürmedi. Hizmetli Zehra’nın bahsettiği kadar uzun sürmedi.
Bayan Selma: Diyelim ki haklısın, o halde takıların yerinde olmaması bir tesadüf mü? Senden önceki hizmetçiler de benzer durumlarda kalmışlardı ve çalınan takılar çantalarından, odalarından çıkmıştı.
Sinem: Yemin ederim ben sadece telefonla görüşmek istedim.
Bayan Selma: O halde neden Gülizar Hanım'a gerçeği söylemek yerine böylesine saçma bir yalan söyledin? Mantıklı bir yalan söylemediğin için daha da şüphe çektin. Haklıysan bile haksız duruma düşmüşsün.
Sinem: Böyle bir şeyle suçlanacağımı nereden bilebilirdim ki? Yalan söyleyerek kendi kuyruğuma basmış bulundum. Ve şimdi bu suçlamanın altından nasıl kalkacağımı düşünüyorum...
Bayan Selma: Muhtemelen şu an çantan ve dolabın karıştırılıyordur.
Sinem: Sorun değil. Sonuç açıkça ortaya çıkacaktır.

*O sırada Hizmetli Zehra bahçede gizlice telefon görüşmesi yapıyordu*

Hizmetli Zehra: Hallettim. Her şey olması gerektiği gibi... Pırlanta kolyeyi ayırdım ama kızın çantasını bulamadım. Yani suç ona kalmayabilir. Ama kendini savunacak hiçbir şeyi yok ve tek şüpheli o. Her halükarda durum bizim lehimize işleyecek. Şimdi kapatmalıyım.

Tekrar işime yöneldiğimde gözler üzerimdeydi. Beni aramaya gelen adamlar içeri girdi.

Arama Yapan Adam: Hanımefendi, kişisel dolabınızı kurcaladık ve çantanıza da baktık fakat hiçbir şey bulamadık. Odanızı da aradık belki bir yere gizlemişsinizdir diye fakat odanızda da bulamadık.
Bayan Selma: Gülizar Hanım ve ben bizzat kendisini sorguladık, üzerini de aradım. Size yalan söylemiş. Kendini açıklamaya çalışmış ama siz dinlemek istememişsiniz.
Bayan Gülizar: Söylediği yalan açıkça ortada... Kapının ardını temizlemiyordu değil mi? Bunu zaten biliyorum.
Bayan Selma: Gerçek şu ki... Kurala aykırı gelecek bir hatada bulunduğu için kapıyı kapatmış.
Bayan Gülizar: Kurallara aykırı bir hata... Çalınmasına mı vesile olmuş?
Bayan Selma: Hayır, telefon görüşmesi yapmak istemiş... Bu yüzden kapıyı kapatmış.
Bayan Gülizar: Eninde sonunda kanıt bulunacak. O zamana dek gözün onun üzerinde olsun. O senin sorumluluğunda, hataya yer yok! Ona dikkatli olmasını söyle, ayağını denk alsın, kuralları aşmasın. Gidebilirsin.
Bayan Selma: Bundan emin olacağım Gülizar Hanım.

Bayan Selma durumu açıkladıktan sonra işine yöneldi. Ben de temizliğin son aşamalarındaydım. Böylesine bir iftiranın altında nasıl kalmışım, ben de anlam veremiyordum. Sanki yem yutmuş balık gibi oltaya gelmiştim.

Akşam vakti geldiğinde masa sunumu görevini yerine getirdim. Misafirler bir aileydi; bir çift ve genç bir kadın. Masaya yerleştiklerinde yemekleri servis ettim ve konuşulanlara kulak misafiri oldum.

Bayan Gülizar: Elbette o da istiyor... Ailelerimiz beraber, önemli olan birlik ve beraberlik. Yılların eskitemediği dostluğumuzu filizlendirmek.
Misafir Kadın: Bunu biz de çok istiyoruz. Tamamına ermesi hayırlısı olacaktır.
Murat Bey: İnanın en kısa sürede birlik olacağız. Hepimizin yararına olacak.

Neyden bahsettiklerini anlamamıştım, zaten beni ilgilendirmiyordu. Hizmetimi yapıp işten ayrıldım. Eve geçtiğimde Öykü’yü aradım. O telefonun açılmayacağını bile bile aradım...

Günün yüküyle soğuk bir duş alıp yatağıma yattım. Gün içinde bastırıp ertelemiş olduğum duygularımı hissedip ağladım... Biri düzelmeden bir diğer aksilik çıkıyordu. Ailemin yasını dahi tutamadan hayata atılıp hayallerimi içime gömmüştüm... Tek ailem, kardeşim elimden kayıp gitmişti. İş yerinde yaşadığım zorluklardan bahsetmiyorum bile...
Duygularıma yenik düşüp saatlerce ağladım. Onca yükü taşımak benim için hiçbir zaman kolay olmamıştı. Yalnızca dayanıyordum çünkü düşecek olursam beni kaldıracak kimsenin olmadığını biliyordum. Benim yıkılmam demek, kendimi kaybetmek demekti. Kendimi ve hayallerimi kaybedemezdim. Bu yüzden her ne olursa olsun kendime güçlü olmam gerektiğini söyledim. Kendimden başka kimse yoktu...

– SABAH –
Sabah olduğunda telefonumu kontrol ettim. Her şeye rağmen ümidim vardı, o aramanın gelmeyeceğini biliyor olsam da... Hazırlanıp zamanında işe doğru yola koyuldum. Malikaneye vardığımda Bayan Selma epey telaşlı görünüyordu. Telaşının sebebini sormadan müştemilata gidip giyindim. Gülizar Hanım'ın yanına gittim; yeterince göze batmıştım, göz önünde bulunmalıyım diye düşündüm.

Sinem: Hanımım, kahvenizi hazır etmemi ister misiniz?
Bayan Gülizar: İyi olur. Aferin, bu defa kendin akıl ettin.

Usulca başımı eğip mutfağa yöneldim. Kahveyi hazırlarken Hizmetli Zehra arkamda belirdi.

Hizmetli Zehra: Bugün cehenneme uçuş biletin kesiliyor...
Sinem: O odada uzun süre kapalı kalmadığımı ikimiz de çok iyi biliyoruz. Senin benimle derdin ne? Ne diye beni hedef alıyorsun?
Hizmetli Zehra: Senin gibi basit bir halkayla ne işim olabilir ki? Eminim kendince sebeplerin vardı... Ailevi problemler gibi...
Sinem: Sen neyden bahsediyorsun?
Hizmetli Zehra: Bayan Selma söyledi, ailevi problemlerin varmış... Takıları çalmış olman bunu açıklıyor.
Sinem: Ailevi problemimin ne olduğunu bilip bilmeden algılara kapılmayın!
Hizmetli Zehra: Her halükarda bugün faturan kesilecek...

Kahve hazır olduğu an gerginlikle Gülizar Hanım'a kahveyi uzattım...

Bayan Gülizar: Neden bu kadar geciktin?
Sinem: Affedersiniz... Hizmetli Zehra ile konuşuyordum.
Bayan Gülizar: Quite dürüstsün değil mi? Bu performansı keşke dün de gösterseydin... Otur, konuşacağız.

Temkinli bir ifadeyle karşısındaki koltuğa oturdum.

Bayan Gülizar: Dün hakkında... Takılarım bulundu.
Sinem: Öyle mi? Buna sevindim...
Bayan Gülizar: Suçlu sen değilmişsin... Zehra’nın dolabında bulunmuş.
Sinem: N-ne?
Bayan Gülizar: Aynen... Koridorda bulunan gizli kamera kayıtları da incelendi. Senden önce o odaya Zehra girmiş. Durum göründüğü gibi değilmiş... Bu yüzden bir sonraki sefere kuralları aşma ve yalan söyleme. Yapmış olduğun şey hata dahi olsa doğruyu söyle. Yoksa hatan bir yanlışa dönüşür.
Sinem: Haklısınız hanımım... Daha bilinçli davranacağıma söz veriyorum.
Bayan Gülizar: Memnun olurum.

Benimle olan kısa sohbetin üzerine Gülizar Hanım adamına emir verip Hizmetli Zehra'yı çağırttı. Fatura kesilen ben değil, Zehra oldu. Tam Zehra kovulmak üzereydi ki zil çaldı... Gülizar Hanım bizzat kapıya kendisi yönelip açtı.

Bayan Gülizar: Gelmişsin...
Kapının ardından giren Gülizar’ın oğlu Yankıydı. Kısa bir sarılmanın ardından ayrıldıklarında Sinem, Yankı ile göz göze geldi...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.