Kendimden Önce kitap kapağı

6. bölüm / 6

Kendimden Önce

Bölüm 6 - Rastlantı

Vaveyla Yazarı: Nazlı Script

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Bölüm 6 - Rastlantı

Şüphem doğrulanmıştı; halamın art niyeti ortaya çıkmıştı. Onunla yüzleşmeliydim, hem de mahkemeden önce. Mahkemeye henüz 10 gün vardı, bu süre zarfında ona ulaşmalıydım.
Cevap alamayacağımı bilerek halamı defalarca aradım ama ulaşamadım. Durmadım, başka bir numaradan aradım. Bu defa telefon açılmıştı.

— TELEFON GÖRÜŞMESİ —
Hala: Kimsiniz?
Sinem: Senin art niyetli olduğunu bilmem gerekirdi! Kardeşimi bana geri vereceksin! O mahkeme olmayacak, anladın mı beni?! Eğer onu bana getirmezsen bizzat ben gelip sizi bulurum!
Hala: Kardeşin seni istemiyor Sinem. Kendi isteğiyle benimle geldi ve mirasını da kendi rızasıyla bana devretme kararı aldı.
Sinem: Hayır! Onun aklına sen girdin! Onu bana karşı doldurdun, kandırdın!
Hala: Mahkemede detayları konuşuruz Sinem. Kardeşin halinden gayet memnun, tek memnun olmayan sensin.
Sinem: O mahkeme olmayacak, duydun mu beni?! Geleceğim ve sizi bulacağım! Sadece bekle!
Hala: Bizi bulamazsın Sinem, kendini fazla yorma. Kardeşinin artık bir ailesi var, sen yoksun.
— ARAMA SONLANDI —

Kanım adeta kaynıyordu; ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilmiyordum ama tek bildiğim bir şey vardı: Kardeşimi onun elinden almalıydım. Bir çaresini bulmalıydım.
Sabah olduğunda iş yerine gittim. Yeni bir hizmetli işe alınmış görünüyordu; ilk işim onunla tanışmak oldu.

Aylin: Merhaba, ben Aylin. Burada yeni çalışanım, umarım iyi anlaşırız.
Hizmetli Aylin oldukça sempatik ve naif bir kadına benziyordu, benim yaşlarımda görünüyordu. Karşılık verip ona nezaketle gülümsedim.
Sinem: Ben de Sinem, memnun oldum.
Tanışma faslının ardından Gülizar Hanım’ın bana seslendiğini duyar duymaz yanında bittim.
Bayan Gülizar: Bu gece misafirlerimiz geliyor, her şeyin her zamanki gibi mükemmel olmasını istiyorum. Ve Yankı soracak olursa şirkete gittiğimi söylersin.
Sinem: Elbette hanımım.

Gülizar Hanım kabanını giyip evden çıktı. Akşamüzeri misafirler için Aylin ile işe koyulduk. Bir yandan iş yaparken bir yandan da sohbet ediyor, aradaki bağı pekiştiriyorduk. Sohbetimizi Yankı’nın mutfak kapısında beliren varlığı böldü.

Sinem: Bir şeye mi ihtiyacınız vardı?
Yankı dağınık saçlarını karıştırarak neredeyse sıkılgan ve mesafeli bir ifadeyle baktı.
Sinem: Eğer Gülizar Hanım’ı soracak olursanız—
Yankı: Onu merak etmiyorum. Odam dağınık, toplanması gerek.
O an Aylin hemen hevesle atıldı.
Aylin: Ben toparlarım efendim.
Yankı: Sinem toparlayacak.
Yankı bunu vurgulayarak söylemişti. Altında bir şey aramadan başımı salladım ve ardından onun dağınık odasına yürüdüm. Odaya vardığımızda Yankı kapıyı kapattı ve bir köşeye oturdu. Odada yatak ve eşyalar oldukça dağınık görünüyordu. Ben etrafı toparlarken Yankı konuştu.
Yankı: O hazırlıklar ne için?
Sinem: Gülizar Hanım bu akşam misafirlerin geleceğini söyledi.
Yankı: Bilmem gerekirdi...
Derin bir soluk vererek çekmecesinden izmarit kutusunu çıkardı, bir sigara yaktı ve bana bakarak tüttürdü.

Onun bakışlarını üzerimde hissetmemek mümkün değildi. Kiraz bahçesindeki sohbetimizden sonra aramızda bir şey değişmiş gibiydi. Sanki benimle arkadaş olmaya çalışıyor gibi bir hali vardı; en azından ben öyle düşünüyordum.

Yankı: O gün kiraz bahçesinde neden ağlıyordun?
Bu anlık soruyla durakladım ve dağınıklığı aceleyle toplamaya devam ettim.
Sinem: Bununla neden ilgileniyorsunuz?
Yankı: Sen bana bir şey kattın, belki de ben de sana bir şey katmak istiyorum.
Sinem: Ben size bir şey katmadım, sadece size ait olanı verdim.
Yankı: Oldukça dik başlısın, değil mi?
Sinem: Herkes kendi meseleleriyle ilgilenmeli.
Yankı: Hakkında bir şeyler duydum... Bayan Selma’nın konuşmasına kulak misafiri oldum. Ailevi sorunların varmış...
Sinem: Bu sizi ilgilendirmez.
Yankı: Finansal sorun mu?
Gergin bir şekilde soluk verip içimden sabır dileyerek dağınıklığı toparlamaya devam ettim, yanıt vermedim.
Yankı: Şimdi beni görmezden mi geliyorsun? Sana soru sordum.
Sinem: Ve ben de "Sizi ilgilendirmez" dedim.
Sabrım çok sürmeden açık vermiştim.
Yankı: Pekala, sormadım say.

Yankı kabullenmiş bir şekilde geri adım attı. Bu tür özel meselelerimle ilgilenmesinden ve beni sorgulamasından rahatsız olmuştum. Bu tavrı bana göre oldukça hadsizceydi. Ne diye kendisini ilgilendirmeyen bir şeye burnunu sokuyordu, anlam verememiştim. Dağınıklığı nihayet toplayıp tam çıkacakken ardımdan konuştu.

Yankı: Yardıma ihtiyacın olursa sana yardımcı olurum.
Alçak gönüllü bir sesle konuştuğunda duraksadım ama cevap vermeden odadan çıktım. Bana yardım etme isteğinin bir sebebi olmalı diye düşündüm; çünkü kimse kimseye çıkarı olmadan yardım etmezdi.

Mutfağa döndüğümde Bayan Selma masada oturmuş, evin eksikliklerini not alıyordu.
Sinem: Günaydın Bayan Selma.
Bayan Selma: Günaydın Sinem.
Sinem: Yardımcı olabileceğim bir şey var mı?
Bayan Selma: Yok, ben hallediyorum, teşekkür ederim. Sen temizliğe yönel, Hizmetli Aylin yemeklerle ilgilenecek.

Başımı salladım. Temizlik ürünlerini almak için bodruma inecektim ki bodrumdan ağlama sesleri geldiğini fark ettim. Ses bir erkeğe aitti. Duraksayıp dinledim. Usulca kapıyı açtığımda, arkası dönük bir şekilde köşeye çekilip ağlayan Yankı’yı gördüm. Onu rahatsız etmeden temizlik ürünlerini aldım. Neden ağlıyor olabilirdi ki? Ve neden özellikle bodrumda ağlıyordu? Ağlaması nedendir bilinmez, içime dokunmuştu. O kadar savunmasız ve içten ağlıyordu ki kalbime işledi. Usulca ona yaklaştım.

Sinem: İyi misiniz? Bir sorun mu var? Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?
Ağlamaktan kızarmış gözlerini bana kaldırdı ve boğuk bir sesle konuştu:
Yankı: Seni ilgilendirmez. Çık dışarı!
Resmen benim gibi savunma mekanizması geliştirerek beni terslemişti. Bunun özel bir durum olabileceğini anladım ve üstelemeden kapıya yöneldim. Ardımdan seslendi:
Yankı: Kimseye söyleme.
Sinem: Neyi?
Yankı: Bulunduğum durumu kimseye söyleme.
Sadece başımı salladım, temizlik ürünlerini alıp çıktım. Cidden durumuna üzülmüştüm. Özel meselesi ne olabilirdi ki? Ama en başta kendi derdime bakmam gerektiği aklıma gelince bu düşünceleri kafamdan silkeleyip malikaneyi temizlemeye koyuldum.
Yaklaşık yarım saat sonra Aylin’in bana seslendiğini duydum.
Aylin: Sinem, gel biraz mola ver, beraber kahve içelim!
Sinem: Daha çok işim var, katılamam!
Aylin: Bayan Selma da bize katılıyor!

Bayan Selma’nın da onlara katıldığını duyunca şaşırıp mutfağa yöneldim. Masada oturmuş kahve yudumluyorlardı. Bayan Selma sigarasını yakmış, bana cana yakın gözlerle bakarak beni davet ediyordu. Yanlarına oturdum. Aylin oldukça sempatik tavırlarıyla masada bir sohbet açtı. Sohbet benim için uzun sürmedi; kahvemi içip yanlarından ayrıldım ve işime devam ettim.

— ŞİRKET —
Asistan: Gülizar Hanım, Burak Bey bu akşam geleceğini bildirdi. İlk uçakla geliyormuş.
Bayan Gülizar: Bu akşam kesin yetişiyor, değil mi?
Asistan: Kesin yetişecektir. En geç akşam 8 gibi Türkiye’ye varabilir.
— ÖYKÜ'NÜN YANI —
Öykü: Kim aramıştı?
Hala: Ablan aradı. Seni benden almak istiyormuş. Anlaşılan seni sahiplenmem hoşuna gitmedi. Muhtemelen sadece sana sahip çıktığım için seni kıskanıyor...
Öykü: Sana ne dedi?
Hala: Mahkemeden zarf almış, miras durumuna bozuldu. Senin mirasını kendi üstüne almayı planlıyordu sanırım ama neyse ki ben engel oldum. Mirasında gözü varmış.
Öykü: Ablam para canlısı değildir, sen yanlış anlamış olmalısın.
Hala: Ah canım benim, ne kadar da safsın... Seni değil, mirasını istiyor! Seni ne diye idare etti sanıyorsun? Sen benimle o evden ayrıldıktan sonra seni bir kez olsun aradı mı?
Halam, benim numaramı Öykü’nün telefonundan çoktan engellemişti.
Hala: İşte, seni umursamıyor, bu da kanıtı! Seni merak ediyor olsaydı arardı ya da mesaj atardı. Seni gözden çıkarmış. Bana ulaşmak isteyince nasıl da ulaşıverdi, gördün mü? Çünkü konu para olunca insanlar bir yolunu bulur.
Öykü: Ben dışarı çıkıyorum, arkadaşlarla takılacağım!
Öykü kapıyı çarpıp çıktı.

— MALİKANE —
Sinem: Bayan Selma, temizlik bitti.
Bayan Selma: Aslına bakarsan bana yardım etmen gerekiyor. Alışverişe çıkacağım, eksikler listesi tuttum. Alınacaklar var, bana eşlik etmelisin.
Sinem: Tabii, eşlik edeyim.
Bayan Selma: Aylin, biz Sinem ile alışverişe gidiyoruz. Gülizar Hanım soracak olursa söylersin.
Aylin: Tamamdır Bayan Selma, söylerim.
Sinem ve Selma malikaneden ayrıldıktan sonra Yankı merdivenlerden indi. Elleri cebinde mutfağa yöneldi. Aylin mutfaktaki dağınıklığı toparlarken yanında belirdi.
Yankı: Diğerleri nerede?
Aylin: E-ee... Bayan Selma ve Sinem alışverişe gittiler. Gülizar Hanım da henüz gelmedi.
Yankı araya mesafe koyup geri çekildi, başını salladı ve buzdolabını karıştırmaya başladı.
Aylin: Sizin için yapabileceğim bir şey var mı Yankı Bey?
Yankı: Lüzum yok, işine bak.
Aylin: İşim sizsiniz.
Yankı: Haddini bil.
Tam o vakit zil çaldı. Aylin cilveyle sırıtarak kapıya yöneldi. Gelen Gülizar Hanım'dı.
Bayan Gülizar: Selma nerede?
Aylin: Bayan Selma ve Sinem alışverişe gittiler.
Bayan Gülizar: Akşam için hazırlıklar ne durumda?
Aylin: Sinem temizliği yaptı, ben de yemeklerle ilgilendim Gülizar Hanım.
Bayan Gülizar: Yankı dışarı çıktı mı?
Aylin cevap veremeden Yankı salonda belirdi.
Yankı: Hayır, çıkmadım. Gelip ne diye kendin kontrol etmiyorsun da üçüncü kişilere soruyorsun?
Bayan Gülizar: Çünkü burada değildim.
Yankı: Sanki buradayken çok yokluyorsun da...
Bayan Gülizar: Seninle konuşmamız gerekiyor.
Gülizar Hanım, Yankı'ya bakarak konuştu.
Bayan Gülizar: Aylin, sen de gidip kahve hazır et. Sade olsun.
Aylin gülümseyerek başını eğdi ve mutfağa yönelirken Yankı’ya göz ucuyla bakıp koridorda kayboldu.
Gülizar Hanım ana salonda koltuğa oturup Yankı’ya da oturması için işaret etti. Yankı gergin bir ifadeyle oturdu.
Yankı: Dur tahmin edeyim... Ezgi ve ailesi bu akşam bize yemeğe geliyorlar.
Bayan Gülizar: Evet, bu akşam Ezgi ve ailesi gelecek. Tatsızlık istemiyorum. Babanın tepesi atsın istemezsin, baban bu konuda oldukça kararlı. O evlilik en kısa sürede olacak!
Yankı: Yani ben ne desem boş, öyle mi?
Bayan Gülizar: Ailemizin istikbali söz konusu olunca... Ne desen boş. Ayrıca Ezgi güzel, eğitimli ve aile dostumuz. Birbiriniz için oldukça uygunsunuz.
Yankı: Almanya’dan evlilik için dönmedim anne, senin için döndüm. Ama belli ki sen de babamın fikrindesin.
Bayan Gülizar: Sevmeyebilirsin ama zamanla birbirinize alışacağınıza eminim.
Yankı: Anne... Sana söyledim, ben o kadınla evlenmeyeceğim! İstemiyorum! Babamla da bizzat konuşacağım.
Bayan Gülizar: Hiç beni düşünmüyorsun, değil mi? Annen zor durumda kalır mı, kalmaz mı... Baban gelip bana çatıyor, beni senden sorumlu tutuyor!
Yankı: Kimse benim sorumluluğumu almak zorunda değil, çünkü ben çocuk değilim. Kendi sorumluluğumu alacak yaştayım. Siz önce küçük oğlunuzun sorumluluğunu alın!
Bayan Gülizar: Yankı!
Yankı: Bu konuşma burada bitti.
Yankı kalkıp kapıya yöneldi, ceketini alıp kapıyı çarparak dışarı çıktı. Aylin elinde tepsiyle Gülizar Hanım'ın yanına gitti.
Aylin: Gülizar Hanım, kahveniz hazır.
Bayan Gülizar: Git başımdan! Bir kahve hazırlamak bu kadar zor olmamalı! Uyuşuk şey...
Gülizar Hanım uzatılan kahve tepsisini elinin tersiyle devirdi, koltuktan kalkıp bahçeye çıktı. Aylin ise arkasından kendi kendine söylendi:
Aylin: Karnımda torununu taşırken de böyle diyebilecek misin bakalım...

— ALIŞVERİŞ MERKEZİ —
Bayan Selma: Sanırım eksik bir şey kalmadı...
Sinem: Geç kalmadık, değil mi? Neredeyse akşam oluyor... Gülizar Hanım gelmiş olmalı.
Bayan Selma: Sen işini bitirdin ve iş dışı bir şey yapmıyorsun. Gülizar Hanım sorun etmez.
Sinem: Akşam yemeği saati geliyor da ondan dedim.
Bayan Selma: Aylin halleder, senin işin değil.
Sinem: Benim yüzümden zor durumda kalmasını istemem...
Bayan Selma: Seninle bir ilgisi yok, sen fazlasını bile yapıyorsun. Bırak yapsın.
Sinem: Ama epey samimi biri, ona kanım ısındı... Çok neşeli ve muhabbeti sarıyor.
Bayan Selma: Ben öyle düşünmüyorum...
Sinem: Neden, nesi var ki?
Bayan Selma: Fazla samimi kişilerden şüphe etmelisin.
Sinem: Sadece cana yakın biri, hepsi bu.
Bayan Selma: Eski kocam da bana fazla samimi gelmişti ama benden alacağını aldı... O kıza uyma.
Sinem: Herkes aynı değildir. Ve o kızın benden ne gibi bir çıkarı olabilir ki?
Bayan Selma: Hiç bilemezsin...

— ÖYKÜ'NÜN YANI —
Gamze: Senin moralin mi bozuk bugün?
Öykü: Sadece dalgınım biraz, bir şey yok.
Gamze: Bu sıfatı nerede görsem tanırım. Bir şeyler canını sıkmış senin... Al bir tane.
Gamze sigara paketini uzattı.
Öykü: Kullanmıyorum, bilmiyor musun?
Gamze: Bir tane içmek bağımlılık yapmaz.
Öykü tereddüt ederek paketten bir dal aldı.
Gamze: Yarım saate kuzenim Büşra geliyor. Beraber onu karşılamaya gidelim mi? Hem senin de kafan dağılır hem de bana eşlik etmiş olursun.
Öykü: Nereden karşılıyoruz?
Gamze: Havalimanından. Uçağı yarım saate inecek.

Öykü ve arkadaşı Gamze taksiye binip havalimanına yönelirken, Sinem ve Selma malikaneye döndüler.
Bayan Selma: Gülizar Hanım, epey eksik varmış, ancak gelebildik. Sinem de bana eşlik etti.
Bayan Gülizar: Sorun değil. Ürünleri Sinem yerleştirsin, sen yanımda dur.
Sinem: Hallederim hanımım...
Sinem mutfağa ürünleri yerleştirmek üzere gittiğinde Gülizar Hanım konuştu:
Bayan Gülizar: Yankı’yı gözlemliyor musun?
Bayan Selma: Evet hanımım. İlaçlarını düzenli içmesini sağlıyorum.
Bayan Gülizar: İyi, aksatmadığından emin ol. Yarım saate Burak havalimanına iniş yapacak, onu karşılamanı istiyorum.
Bayan Selma: Küçük bey mi geliyor?
Bayan Gülizar: Evet. Bu akşam olası tatsızlıklara hazırım.
Bayan Selma: Her şey güzel olacak Gülizar Hanım, inanıp bana güvenin. Yankı Bey sizi anlayacaktır...
Bayan Gülizar: Sağ ol Selma. Geç olmadan yola çıksan iyi olur.
Bayan Selma: Haklısınız, ben gideyim. Merak edecek olursanız sizi haberdar ederim.
Selma sohbetin ardından malikaneden çıkıp havalimanına doğru yola çıktı.

— HAVALİMANI —
Hostes: Yolculuğunuzdan memnun kaldınız mı Burak Bey?
Burak: Memnun kaldım. En çok da senden...
Burak göz kırpınca hostes kadın sırıtarak bavulunu indirdi.
Burak uçaktan inip terminale doğru yürüdü. Kablosuz kulaklığından müzik açmış, dalgın şekilde yürürken biriyle çarpıştı... Kız tam düşecekken onu belinden kavrayıp tuttu.
Ve o kız Öykü'ydü...
Bu rastlantı kader miydi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.