9. bölüm · Kayıp kalplerin sessizliği

9.Bölüm-Kırılma Anı

Ceren Kocaer

Ceren, İrem’in sözlerini duyunca bir an nefesi kesildi.
Sanki içindeki bütün dünya çökmüş, ayağının altındaki zemin yok olmuştu.

“Sen… Selim’in gitmesine sen mi sebep oldun?”Sesi titredi ama öfkesini saklayamıyordu.İrem gözlerini yere indirdi.“Evet… ama bunu seni korumak için yaptım. O zaman çok kötü durumdaydı. Sana daha fazla acı çektirmesin diye”

“Bana acı çektirmesin diye onu benden kopardın?”Ceren’in gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı."Benim adıma karar verme hakkını nereden buldun?”

Selim ileri adım attı.“Ceren, İrem’in suçu var… ama ben de yanlış yaptım. Korktum. O konuşunca… gitmenin daha doğru olacağını sandım.”

Selim alaycı bir nefes verdi.
“İkiniz de Ceren’i düşünmediniz. Biriniz gizledi, biriniz kaçtı. İkiniz de ona yalan söylediniz.”

İrem, Yiğitin’in sert bakışına dayanamadı.
“Ben sadece… onun daha fazla kırılmasını istemedim.”

Ceren, başını iki yana salladı.“İrem… sen benim en yakın arkadaşımdın. Bana bunu nasıl yaparsın? Beni nasıl bu kadar… yalnız bırakırsın?”

İrem artık gözyaşlarını tutamadı.“Biliyorum haklısın… ama söyleyemedim. Korktum Ceren. Seni kaybetmekten korktum.”

Bir anda sessizlik çöktü.
Yağmur bile daha hafif yağıyordu.
Ama ortamın soğukluğu kimsenin içindeki fırtınayı dindirmiyordu.

O an Selim, Ceren’in yanına bir adım attı.
Ona dokunmak için elini kaldırdı ama sonra indirdi.
“Ceren… istersen gidip yalnız kal. Bizim saçmalıklarımızla daha fazla uğraşma.”

Ceren gözlerini kapadı.
Yorgundu.
Kırılmıştı.
Herkesin sözleri birer hançer gibi kalbine saplanmıştı.

“Ben… biraz nefes almaya ihtiyacım var,” dedi kısık bir sesle.

Arkasını döndü.
Kimse onu durdurmaya cesaret edemedi.
Islak sokaktan uzaklaşırken yalnızca ayak sesleri duyuluyordu.

İrem, Yiğit ve Selim geride kalmıştı.
Ama dördünün de aklında aynı şey vardı:

Bu gece, her şeyin kırılma anıydı.

Ve kimse artık eskisi gibi olamayacaktı.