11. bölüm / 18
Kayıp kalplerin sessizliği11.Bölüm-Geri Dönüşlerin Sessizliği
Bölümler 18Şu an: 11.Bölüm-Geri Dönüşlerin Sessizliği
- 1 1.Bölüm-Kayıp Sessizlik201 kelime
- 2 2.Bölüm-Selimin Sırrı329 kelime
- 3 3. Bölüm-Kesişen Adımlar292 kelime
- 4 4.Bölüm-Yüzleşmeye Bir Adım369 kelime
- 5 5.Bölüm-Kırılan ve Kalan281 kelime
- 6 6.Bölüm-İtirafın Gölgesi193 kelime
- 7 7.Bölüm-Kırılan Güven247 kelime
- 8 8.Bölüm-İrem'in Sessizliği255 kelime
- 9 9.Bölüm-Kırılma Anı251 kelime
- 10 10.Bölüm-Yanlızlığın Sesi317 kelime
- 11 11.Bölüm-Geri Dönüşlerin Sessizliği284 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 12.Bölüm-kaybolan Denge425 kelime
- 13 13.Bölüm-Gölgelerin Ardındaki Gerçek528 kelime
- 14 14.Bölüm-Sessizliğin Çatlağı292 kelime
- 15 15.Bölüm-Gözlerini Açtığı An282 kelime
- 16 16.Bölüm-Kırılan Taraf401 kelime
- 17 17.Bölüm-İki Kalbin Arasında361 kelime
- 18 18.Bölüm-Kabul Etmenin Ağrısı486 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ceren eve döndüğünde saat çoktan gece yarısını geçmişti.
Üzerindeki kıyafetler sırılsıklamdı ama içindeki ağırlık, yağmurdan daha soğuktu.
Kapıyı kapatır kapatmaz sırtını duvara yasladı ve derin bir nefes aldı.
Telefonu hâlâ titreşiyordu.
Aramalar, mesajlar…
Hepsi birer yük gibiydi.
Ceren telefonu sessize aldı ve masanın üzerine bıraktı.
“Bir gece… sadece bir gece yalnız kalmak istiyorum,” dedi kendi kendine.
Ama yalnızlık bile, bugün yaşadıklarından kaçmasına izin vermiyordu.
Bu sırada Selim, kendi evinde odanın içinde volta atıyordu.
Ceren’in mesajlarına cevap vermemesi onu huzursuz etmişti.
Ellerini saçlarına götürüp bastırdı.
“Keşke zamanında cesaretim olsaydı… keşke her şeyi açıkça söyleyebilseydim.”
Yatakta duran dosyaya baktı.
Klinikten aldığı o rapor…
Gerçek hastalık olmadığını öğrendiği gün…
Her şey değişmişti.
Ama Ceren’in kopması, onu en çok yaralayan şeydi.
“Yarın,” dedi Selim kendi kendine.
“Yarın her şeyi düzelteceğim.”
Fakat içten bir ses fısıldıyordu:
Ya çok geçse?
İrem ise yatakta büzülmüş haldeydi.
Gözleri kızarmış, elleri titriyordu.
Onca zamandır Ceren’i koruduğunu sanmıştı.
Ama aslında onu en çok inciten kişi olmuştu.
Telefonuna baktı.
Ceren’in çevrimiçi bile olmaması içini daha da acıttı.
Keşke ona daha önce gerçeği söyleyebilseydim.
Ama korkmuştu.
Ceren’in kalbi kırıldığında, kendisinin suçlanacağını biliyordu.
İrem, yastığına sarılıp fısıldadı:
“Ne olur beni affet Ceren…”
Yiğit ise sokak lambasının altında bekliyordu.
Yağmur durmuştu ama onun içindeki fırtına hâlâ devam ediyordu.
Ceren’in uzaklaşırken arkasından söylediği o cümle aklından çıkmıyordu:
“Ben herkesin kararları arasında kayboldum.”
Selim yumruklarını sıktı.
“Bir daha kimsenin seni incitmesine izin vermem Ceren. Gerekirse… herkesle karşı karşıya gelirim.”
Ama bilmediği bir şey vardı:
Ceren'in kalbi karışmıştı, evet…
Fakat onları bekleyen gerçek fırtına henüz başlamamıştı.
Ceren yatağa uzandı.
Yabancı kadının söylediği sözler hâlâ kulağında çınlıyordu:
“Kırılmak, yeniden doğmanın başlangıcıdır.”
Ceren gözlerini kapadı, derin bir nefes aldı.
Ve ilk kez, içinde beliren o küçük umudu hissetti.
Belki… her şey bitmiş değildir.
