3. bölüm · Kayıp kalplerin sessizliği
3. Bölüm-Kesişen Adımlar
Ceren o gece neredeyse hiç uyuyamadı.Yağmur dinmişti ama içindeki fırtına hâlâ sürüyordu.Perdenin arasından sokağa baktığında, sessiz bir karanlık şehrin üzerine çökmüştü.Telefonunu eline aldı.Selim’in profil fotoğrafı hâlâ duruyordu…sanki her şey bir rüya, uyanınca düzelecekmiş gibi.
Ama gerçek böyle işlemiyordu.
İrem, sabah erkenden kapısını çaldı.
“Hazır mısın? Biraz dışarı çıkalım. İyi gelir.” dedi.
Ceren yorgun bir nefes verdi.
“İyi değilim İrem… gerçekten değilim.”
İrem omzuna hafifçe dokundu.
“Biliyorum. Ama içeri kapanınca acı daha çok büyüyor.”
İkisi birlikte dışarı çıktıklarında sokak henüz yeni uyanıyordu.
Kahvecinin önünden geçerken Ceren istemsizce durdu.
Selim’le en çok oturdukları masayı gördü.Boştu.
Tam konuşacakken karşıdan Yiğit’in geldiğini fark ettiler.
Yanlarına yaklaşınca yüzündeki ifade ciddiydi.
“Ceren… seninle konuşmam gerek.”
Ceren’in kalbi bir kez daha sıkıştı.
“Kötü bir şey mi oldu?”
Selim birkaç saniye sustu, doğru kelimeyi arar gibi.
“Selim’i dün gördüm.”
Ceren’in dizlerinin bağı çözüldü.
“Ne?.. Nerede? Neden bana söylemedin?”
İrem kolundan tuttu, düşmesin diye.
Yiğit devam etti:
“İyi durumda değildi. Bir parkta oturuyordu… çok zayıflamıştı. Konuştuk.”
Ceren’in gözleri doldu.
“Bana neden gelmedi? Ben onun—”
“Ceren,” diye sözünü kesti Yiğit, “ondan kaçmıyor. Kendinden kaçıyor.”
Ceren derin bir nefes aldı ama yetmedi.Göğsündeki ağırlık nefes almasını bile zorlaştırıyordu.Sonunda fısıldadı:
“Bilmiyorum… karşıma çıksa ne derim, ne hissederim… ama bilmek istiyorum. Gerçeği.”
Selim başını salladı.“O da hazır değil bunu söylemeye. Ama sana karşı bir şey hissetmediğini sanma. Hâlâ seviyor… sadece korkuyor.”
O an Ceren’in içi daha da acıdı.Bir insanı sevdiği için kaybetmek…belki de en ağır kayıptı.
İrem yanlarına yaklaşıp sesini alçalttı:
“Ceren… istersen Selim’i birlikte bulalım. Sen yüzleşmeden bu acı bitmeyecek.”Ceren hafifçe başını kaldırdı.Gözlerinde ilk kez kararlı bir ateş vardı.“Evet,” dedi.“Onu bulacağım. Bana ne söyleyecekse, yüzüme söylemesini istiyorum.”
O an üçü birlikte yürümeye başladılar.Kimse konuşmadı.Her adımda gerçeğe biraz daha yaklaşıyorlardı.
Ama bilmedikleri bir şey vardı:
Selim de o sırada aynı sokakta yürüyordu.Ve yolları… çok yakında kesişecekti.
