6. bölüm / 26
KAT 9 DAİRE?6.Bölüm: Dans Edelim mi?
Bölümler 26Şu an: 6.Bölüm: Dans Edelim mi?
- 1 1.Bölüm: Satürn'ün Kalabalıklaşan Yerlisi1.134 kelime
- 2 2.Bölüm: Neden Ben?1.604 kelime
- 3 3.Bölüm: Tanıdığın Tanınmayanı1.557 kelime
- 4 4.Bölüm: Merhaba!1.029 kelime
- 5 5.Bölüm: Hayatımızın Işıltısı928 kelime
- 6 6.Bölüm: Dans Edelim mi?1.328 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.Bölüm: İçi Okyanus1.369 kelime
- 8 8.Bölüm: Onu Gördüm1.490 kelime
- 9 9.Bölüm: Bilinmezliğe Doğru1.120 kelime
- 10 10.Bölüm: Erken Kaybedilen Mutluluk1.375 kelime
- 11 11.Bölüm: İstanbul Gibisin1.516 kelime
- 12 12.Bölüm:Yıldızları Bekleyen Kız1.428 kelime
- 13 13.Bölüm: Satürn1.490 kelime
- 14 14 ve 15.Bölümler2.940 kelime
- 15 16.Bölüm: Sadece Satürn De2.998 kelime
- 16 17.Bölüm: Aklım, Kalbim, Ruhum1.774 kelime
- 17 18.Bölüm: Seni Böyle Buldum1.482 kelime
- 18 19.Bölüm: Bizi Biz Yapan Şeyler2.701 kelime
- 19 20.Bölüm: Işıkları Yakma Zamanı1.876 kelime
- 20 21.Bölüm: Sen Işıksın2.375 kelime
- 21 22.Bölüm: En Güzel Halin1.134 kelime
- 22 23.Bölüm: Yaralısın Yaralıyım1.703 kelime
- 23 24.Bölüm: İyileştirensin1.844 kelime
- 24 25.Bölüm: Vazgeçmek1.496 kelime
- 25 26.Bölüm: Bilinmezlik1.292 kelime
- 26 27.Bölüm: Hepimiz Farklıyız1.555 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yazarken yaşadığım duyguları sizin de okurken yaşamanız dileğiyle. İyi okumalar.
Anı için tarih bırakmayı unutmayınız
Tarih: 13/06/2025
Bölüm şarkısı okurken zihnimizde ne çalarsa
-----
Balıkçı birkaç gününü geçirdiği bu denizde biraz daha ilerledikten sonra şöyle demiş: "Geceyi tanıdım ama alışık olmadığım gündüzüne aşık oldum. Denizi tanıdım kıyısına özlem duydum. Ey kocaman deniz ve gökyüzü! Kavuşamadığım ve görünmeyenler görünenden neden daha güzel gelir bana?"
---
6.Bölüm: Dans Edelim mi?
Bir dansın bitiş anı nasıl mı oldu? Tabii ki de Doğa Hanım sayesinde. Bayağı dans ettikten sonra " Birce ben çok yoruldum proje ödevine sonra devam ederiz" dedi. Ben de elimdeki Satürn maketi ile halının ortasında kalakalmıştım. Funda Abla ve Doğa proje ödevinden dolayı biraz dağılan odayı toplamaya yardım ettikten sonra salona gittiler. Bende elimde ki Satürn maketinin resmini çekip Oğuz'a attım. Bilmeden ona çekiliyormuş gibiydim. Sürekli onun düşüncelerini, hayallerini ve yaptıklarını merak eder bir haldeydim. Bir şekilde Jonny Deep'e benzeyen o çocuğa dair her şeyi öğrenmek istiyordum. Ki sırf bu yüzden sürekli ona mesaj atasım geliyordu. Benim attığım Satürn resmine karşılık olarak 2 dakika sonra Oğuz'dan mesaj geldi.
Kimden : Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Sen mi yaptın? Çok güzel olmuş."
Onu bekletmemek ister gibi hızlıca mesaj yazmaya başladım.
Yazıyor...
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Beğenmene sevindim çünkü evet ben yaptım. Daha doğrusu yapmak zorunda kaldım."
Görüldü...Yazıyor...
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Çok yetenekliymişsin. Ama neden yapmak zorunda kaldın?"
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Bir arkadaşımın ödevi normalde ama kendisi şarkı çalınca kendini dansa kaptırdı. Sonra da iş bana kaldı."
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Sen de dans etseydin. Yoksa dans etmeyi sevmiyor musun?"
Görüldü... Yazıyor...
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Seviyorum aslında neden sordun?"
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Dans edelim mi Birce?"
İşte bir mesaj daha. Ekrana dona kalmış gibi bakmama sebep olan bir mesaj daha. Üç kelime ve bir soru ekinden oluşan ve ne yanıt versem havada kalacak gibi hissettiren bir mesajdı. Dans edelim mi Birce? Ama ne olursa olsun mesaj atmalıydım. O yüzden hızlıca yazmaya başladım. Ki 2 dakika geç mesaj atıyorum zaten. Düşünmekten geç mesaj atan ödülü kazanmam an meselesi.
Yazıyor...
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Ama uzaktayken nasıl olabilir ki?"
Görüldü... Yazıyor...
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Uzakta olmamız dans edemeyeceğimiz anlamına gelmez Birce. Ellerini tutmasam bile uzakta olsak bile ruhlarımız kavuşmuş olur. Dans edelim mi?"
Şaşkınlıklar içinde ekrana bakmaya devam ediyordum. Ama bir yanım EVET EDELİM! diye çığlık atıyordu. Ve o beklenen an gelmişti. Ellerim yazmak için klavyeye dokunuyordu.
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Evet edelim ama nasıl?"
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Sesli arama ile. Arayayım seni ve bilgisiyarlarımızdan aynı anda müzik açalım. İşte o zaman birlikte edercesine dans ederiz ."
Dans etmek için dokunmak mı gerekli, dokunmadan dans edilemez mi ya da ruhlarımızın birleşmesi için kavuşmak mı gerekli, görmeden sevemez miyiz? İşte tüm bu soruların cevabı olmuştu Oğuz. Her mesajı dans etmek için sana dokunmama gerek yok, seni sevmek için sana kavuşmama da gerek yok diye haykırıyor gibiydi. Sanki en güzel kelimelerin vücut bulmuş hali gibiydi. İşte o zaman ona doğru çekilmemin çok normal olduğunu fark ettim.
Yazıyor...
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Tamam o zaman aramanı bekliyorum."
Satürn'de ki Savaşçı Oğuz arıyor.
Telefon çalınca daha ikinci konuşmamız olacağı için bedenim tekrardan titremeye başlamıştı. Derin bir nefes alarak açma tuşuna tıkladım.
Telefonu açtığım anda "Alo!" dedim. Kelimeyi söylerken sesimin tınısı heyecandan incecik çıkmıştı. Ki bir iki saniyeliğine Oğuz cevap vermemişti. Buna gülmemek için kendini zor tutuyor gibi hissettim. Tebrikler Birce titreme konusunda seviye atladın.
"Alo Birce! Nasılsın?"
"İyiyim, sen?"
"Bende iyiyim."
Bundan sonra birkaç saniyeliğine yine sessizlik oluştu.
"Tamam o zaman ben bilgisayardan şarkıyı açayım sen de aç ve dans edelim."
Oğuz'un bu cümlesiyle daha da çekinir bir şekilde konuşmaya başladım.
"Tamam. Şarkı ne olsun?"
Bu sorumdan sonra Oğuz'un cümleye "Ee..." diyerek düşüne düşüne başlamasına şahit oldum.
"Eee... Bilmem bunu düşünmedim. Şarkıyı sen seç."
Nedense bu konuşması bende gülme isteği getirmişti. Ve gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Ama bir anlığına dayanamayıp gülmeye başladım.
"Dans edelim mi diyen sensin şaşkın."
Ne! Bir saniye ben çocuğa şaşkın dedim. Bildiğin şaşkın. Ben ona şaşkın dediğim için yerin yedi kat dibine girmeyi hesap ederken bir anda onunda güldüğünü duydum. Ve bu beni rahatlatmaya yetmişti.
"Haklısın. Tamam o zaman şarkıyı beraber seçelim. Hangi tür şarkılar dinlersin?"
"Her tür şarkıyı dinlerim."
"Herkül mü?"
"Herkül derken?"
"Galiba her tür dedin ama herkül diye duydum." Oğuz cümleyi söyledikten sonra onun kahkaha sesini duymuştum. Onun gülüşü benimde gülmemi sağlamıştı. İkimizde şaşkındık. Telefonda birbirimizin gülüşünü duyup daha çok gülüyorduk. İşte bu şaşkın Birce ve şaşkın Oğuz'un telefon konuşmasıydı.
"Tamam peki sen hangi tür şarkılar seversin?"
"Herkül severim ben."
Oğuz şaka yapıp gülüyor ve beni de güldürüyordu. Bende beni güldüreni güldürmek için daha çok gülüyordum. Ve o zaman bu durum daha da garip bir hal alıyordu.
"Tamam şimdi şarkıyı seçelim. Şarkı dans edebileceğimiz bir şarkı olmalı. Hareketli bir şeyler mi olsun?"
"Olur. Ama çok fazla disco tarzı olmasın daha böyle eğlenceli bir şarkı olsun."
"Hande Yener Yayaya şarkısı."
"Hande Yener şarkılarını çok severim. Tamam hadi aynı anda açalım."
"Tamam."
Aynı anda şarkıyı açmak için hazır da bekliyorken Oğuz "Hadi açalım. 3... 2...1..."
Oğuz'un geri sayımı sayesinde şarkıyı aynı anda açabilmiştik. Ama bir şey unuttuk. Şimdi dans etmeliyiz. Oluşan birkaç dakikalık sessizlikten sonra Oğuz'un sesini duydum. "Tamam şimdi dans etmeliyiz."
Evet şu an dans etmeliyiz. Ama sanki gerçekten yan yanaymışçasına bir çekingenlik yaşıyoruz. Oysaki ben ondan uzaktayım, o benden uzakta. Adresini bile bilmediğim bilmeden ruhumu taşıdığım bir yerde. Ama yine de çekiniyorum sanki beni dans ederken görecekmişçesine heyecanlanıp titrer bir vaziyette kalıyorum. İşte bu anda hücrelerim yine o cümleyi söylemeye başlıyordu "Aşk korkakları sevmez." Evet aşk korkakları sevmez ve çekinenleri de hiç sevmez. Bu yüzden derin bir nefes alıp vererek konuşmaya başladım.
"Hadi dans edelim." Bunu dedikten sonra gerçekten dans etmeye başladım. Sonra Oğuz'un da şarkıya eşlik edip dans ettiğini duydum. Ki dans ettiğini belli edercesine ayak sesleri geliyordu. İşte o an gülesim geldi ama kendimi tutup dans etmeye devam ettim.
Birkaç saniye sonra arkamda "Yayaya ben en güzel yayaya ben en özel." Diye bir ses duydum.
Arkamı döndüğümde Doğa tam karşımda duruyordu.
"Ben isteyince dans etmiyorsun ama bakılırsa tek kişilik parti yapıyor gibisin."
Doğa'ya sus der gibi kaş göz işareti yapıyordum. İşte tama o anda Oğuz'un sesini duydum.
"Birce orada mısın?"
Aynı anda Doğa da konuşuyordu. "Bir ses geldi telefonundan. O kim?"
Yerin yedi kat dibine girmek için çok uygun bir zamanmış gibi geliyordu. Bu yüzden Doğa'ya susması için kaş göz işareti yapmaya devam ederken içimden de bir sürü dualar ediyordum.
"Birce bir şey mi oldu?" Oğuz da beni merak edip soru sormaya başlamıştı.
"Konuşuyor Birce o kim?"
Doğa'ya sinirlenip "İnsan olduğu için konuşması normal de ondan Doğa."
Doğa'ya sessizce "Oğuz" dedim.
Doğa ise şaşkın bir halde bana bakıyordu. "Haaa..." deyip eliyle ağzını kapadı.
"Ben çıkayım özür dilerim" diyerek odadan hızlıca çıktı.
Bende hızlıca telefonu elime alıp kulağıma götürdüm. "Oğuz buradayım merak etme."
"İyi bari bir şey olmadı değil mi?"
"Yok hayır bir şey olmadı."
Oğuz "İlk dansımız biraz Olaylı geçti galiba" diyerek güldü.
"Galiba biraz öyle oldu" deyip bende güldüm.
"Bir dakika Birce kapatmam lazım."
"Bir şey mi oldu Oğuz?" Ben bu cümleyi söylerken telefon çoktan yüzüme kapanmıştı.
Ne oluyor diye sorgularken kalbim panikle daha da hızlı atıyordu. Hızlıca Oğuz'a mesaj atmıştım.
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Oğuz kötü bir şey mi oldu?"
Mesaj iletilmedi.
Karşılaştığım şeyle şoka uğramıştım, mesajım Oğuz'a gitmemişti. Belki ulaşır düşüncesiyle tekrar yazmaya başladım.
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Oğuz seni merak ediyorum."
"Lütfen müsait olunca bana mesaj at."
"Oğuz?"
Dört mesaj, ona attığım dört mesajda ona gitmedi. Ekrana öylece bakakalmıştım. Onun dört kelimelik tek mesajı beni ona bağlamışken benim on altı kelime ve bir soru ekinden oluşan dört mesajım ona gitmemişti.
Ona gitmeyen mesajlarımın hemen üstünde onun mesajı vardı. "Dans edelim mi Birce?"
-----
Hey bölüm sonuna geldiniz! Merhaba nasılsınız? Umarım iyisinizdir. En eğlenceli kısma hoş geldiniz.
Tatlış Sorular
1.Bölümü nasıl buldunuz? Ki artık hareketli bölümler geliyor.
2.Birce gibi sizin mesajınız da birine gitmeseydi siz neler yapardınız?
3. Bölümdeki en sevdiğiniz cümle hangisi?
4.Bu bölümü okuduktan sonra siz de dans etmeyi unutmayınız. Ve muhakkak buraya dans ettim diye yazın. Çünkü nasıl hissedeceğimiz birazcıkta bize bağlıdır.
Şimdilik hoşça kalın.
instagram: yelizvekalemi
Bölüm etkileşimi
