4. bölüm / 26
KAT 9 DAİRE?4.Bölüm: Merhaba!
Bölümler 26Şu an: 4.Bölüm: Merhaba!
- 1 1.Bölüm: Satürn'ün Kalabalıklaşan Yerlisi1.134 kelime
- 2 2.Bölüm: Neden Ben?1.604 kelime
- 3 3.Bölüm: Tanıdığın Tanınmayanı1.557 kelime
- 4 4.Bölüm: Merhaba!1.029 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm: Hayatımızın Işıltısı928 kelime
- 6 6.Bölüm: Dans Edelim mi?1.328 kelime
- 7 7.Bölüm: İçi Okyanus1.369 kelime
- 8 8.Bölüm: Onu Gördüm1.490 kelime
- 9 9.Bölüm: Bilinmezliğe Doğru1.120 kelime
- 10 10.Bölüm: Erken Kaybedilen Mutluluk1.375 kelime
- 11 11.Bölüm: İstanbul Gibisin1.516 kelime
- 12 12.Bölüm:Yıldızları Bekleyen Kız1.428 kelime
- 13 13.Bölüm: Satürn1.490 kelime
- 14 14 ve 15.Bölümler2.940 kelime
- 15 16.Bölüm: Sadece Satürn De2.998 kelime
- 16 17.Bölüm: Aklım, Kalbim, Ruhum1.774 kelime
- 17 18.Bölüm: Seni Böyle Buldum1.482 kelime
- 18 19.Bölüm: Bizi Biz Yapan Şeyler2.701 kelime
- 19 20.Bölüm: Işıkları Yakma Zamanı1.876 kelime
- 20 21.Bölüm: Sen Işıksın2.375 kelime
- 21 22.Bölüm: En Güzel Halin1.134 kelime
- 22 23.Bölüm: Yaralısın Yaralıyım1.703 kelime
- 23 24.Bölüm: İyileştirensin1.844 kelime
- 24 25.Bölüm: Vazgeçmek1.496 kelime
- 25 26.Bölüm: Bilinmezlik1.292 kelime
- 26 27.Bölüm: Hepimiz Farklıyız1.555 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yazarken yaşadığım duyguları sizin de okurken yaşamanız dileğiyle. İyi okumalar.
Anı bırakmayı unutmayınız.
Tarih: 03/05/2025
Bölüm şarkısı: Lana Del Rey - Cinnamon Girl ve okurken zihninizde çalan şarkı
-----
Tanıdığı gökyüzünün bile tanınmayan yanları olduğunu öğrenen balıkçı şöyle demiş: "Ben geceyi aydınlatanı tanırdım ama sen bana gündüz bile ışık olanı verdin."
---
4.Bölüm: Merhaba!
Her şey "Yıldızları beklemekten asla vazgeçme" diye 4 kelimelik bir mesajla başlamıştı. Ve şimdiyse ben ona onun bana elini uzattığı gibi elimi uzatıp tutmasını bekliyordum. Nasıl mı yapıyordum? Doğa'nın dediği "Aşk korkakları sevmez" cümlesini beynimdeki tüm hücrelere senfonik bir şekilde ezberletmiştim. Şu an, her saat, her dakika ve her saniye koro eşliğinde bağırarak "Aşk korkakları sevmez" cümlesini şarkı gibi söylüyorlardı ve ben de hareketlerimle onlara uyum sağlıyordum.
Benim uyum sağlama şeklim Oğuz'a durum yazısının neden her şeyin bittiği noktadan çok uzakta olduğunu sormakla başladı. Profiline girip durum yazısını gördüğüm ilk andan beri ne anlama geldiğini çok merak ediyordum ve buna da binlerce cevapsız soru eşlik ediyor. Ve bende attığım mesajdan sonra 20 dakikadır bu soruların en azından birinin bile cevaplanmasını bekliyorum. Mesajım 20 dakika önce Oğuz tarafından görüldü. Ama hiçbir şey yazmadı. Böyle olunca sanki bana 20 dakika geç kalmış gibi hissediyordum. 20 dakika...
Her şeyin bittiği noktada ne yaşandığını bilmiyorum ama kötü şeyler yaşandıysa oradan uzakta olması beni istemsizce rahatlatıyor. Öylece ekrana bakıp dururken tam 20 dakika 32 saniye sonra bildirim sesi geldi. Derin bir nefes alıp oku bildirimler kısmına getirip tıkladım. Mesaj Oğuz'dan gelmişti. Şaşırıp kalmıştım. Önümde 4-5 cümlelik bir yazı vardı. Sakince mesajı okumaya başladım.
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Ben bilmezdim Birce. Kelimelerin insanları tanımlayabilecek kadar yeterli olduğunu düşünmezdim. Ama bunun gerçek olduğunu her şeyin biteceği yerde öğrendim ve herkesin gerçek yüzünü o an gördüm. Yani anlayacağın ben hep o yerden kaçtım. Bu yüzden her şeyin bittiği noktadan çok uzaktayım."
Bunu nasıl yapıyordu bilmiyordum ama beni her mesajıyla şaşırtmayı başarıyordu. Öyle ki "Aşk korkakları sevmez" cümlesini söyleyen hücrelerim bile "Ne!" diye şaşırmış bir haldeydi. Ve bu kuralı tekrar uygulamaya başladım.
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"Ben de her şeyin bittiği noktadan çok uzaktayım Oğuz. Kaç gündür senin bloğunu izledim, paylaştığın yazıları okudum, sana dair olan her cümleyi noktalarına kadar gördüm. Ve bir şey fark ettim Oğuz.Sen ve ben aynıyız, aynı karanlığın içine hapsolmuş aynı aydınlık kurbanlarız. Kendim gibi birini kurtarmak istedim. O karanlıktan seni de çıkarmak, istediğin dilekleri gerçekleştirebilmek istedim. Çünkü yazılarında kendimi gördüm, kendimi okudum. Belki de hiç tanımadığım, hiç görmediğim sadece adını, yaşını ve aynı şehirde yaşadığımızı bildiğim sen bana çok iyi tanıdığım insanlardan daha yakın geldin. Ve bunu sadece kelimelerinle yaptın. Kim bilir birbirimizi görüp tanısaydık neler oldu? İşte bu sorunun cevabını bulabilmek için mesaj attım sana Oğuz. Birbirimizi tanısaydık neler olurdu?"
Korkak bir Birce bu mesajı atmayı başarabilmişti. Ama korkusunu yense bile ağlamayı asla yenemezdi. Bu mesajı ona atabildiğim için ağlamıyordum. Gerçekten ikimizinde yaraları olduğu için ağlıyordum. Onun bana attığı ve şimdi de benim ona attığım bu mesaj "Göstermediğim yaralarım var ama sen görebildin" diyebildiğimiz bir mesajdı.
Yazıyor...
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Birbirimizi tanısaydık neler olurdu bilmiyorum Birce ama sesini bile duymadığım seni kelimelerin sayesinde herkesten daha iyi tanıyorum. Gerçekten de bu gece pembe ay olacağı zaman sesli konuşalım mı? Çünkü ben Yıldızları Bekleyen Kız'ın sesini merak ediyorum."
Birini tanımak için yanınızda olması mı gerekir ya da birini tanımak için kelimeler yeterli gelemez mi? Ben işte bu iki soruyu "Seni kelimelerinle tanıdım ama herkesten daha iyi tanıyorum" cümlesiyle şimdi daha iyi anlıyordum.
Kimden: Satürnüntekyerlisi
Kime: Satürndeki_Savaşçı
"O zaman gece 00.00'da Satürn'de görüşürüz."
Yazıyor...
Kimden: Satürndeki_Savaşçı
Kime: Satürnüntekyerlisi
"Evet, Satürn'de görüşürüz."
---
Şimdi diyeceklerim bazılarınıza çok yabancı bazılarınıza ise çok tanıdık gelecektir. Zaten bizleri birbirimizden farklı yapan da budur. Ama gelgelelim ki cam fanusta yaşayıp hayata karışanın hislerini yine cam fanusta yaşayan anlar. Ki ben annemi babamı kaybettiğim zamandan beri kabuğuma çekilmiş bir haldeydim. Uzaktan bakıldığında özgüvensiz, asosyal, soğuk biri gibi görünüyordum. Görünüyordum az galiba çünkü yüzüme söyleyenler olmuştu. Ama şimdi ise Doğa'nın da yardımıyla bambaşka birini tanımaya başlamıştım. Ve ben onunla gece 00.00 olunca Satürn'de buluşacağım. Ne tuhaf o Satürn'de ki savaşçı ben Satürn'ün tek yerlisiyim ve gece olunca da yine Satürn'de buluşacağız. Şimdiyse sadece bekliyorum. Her saniye her dakika hatta yıllar boyu hayatını monoton bir şekilde sürdüren ben bir bilinmeze elimi uzatıp tutmasını sağladım. Ve hayatımın değişmesine 2 saat kala sadece bekliyorum. Nerede mi? Odamda kendimi yatağa bırakmış bekliyorum.
Ben öylece dururken kapı çalınmış ve içeriye Funda Abla gelmişti. Gülümsemeyle bakıp "Sana tatlı getirdim" diyerek elindeki tatlıyı uzattı. Oğuz'dan kaynaklı ekstra bir gerginlikle de beraber konuştum. "Teşekkür ederim Funda Abla ama getirmene ne gerek vardı ben kendim alırdım."Funda Abla tuhaf bir şekilde bakarak konuşmuştu."Aaa hiç öyle şey olur mu. Sen iyi misin Birce?" Panikle "İyiyim bir şey mi oldu?"
"Asıl sen anlat gergin gibi bir halin var."
"Yok hayır gergin değilim. Saat geç oluyor ya yorgunluk çöktü biraz."
"O zaman sen tatlını ye sonra uyu, tamam mı güzel kızım?"
"Tamam Funda Abla."
Hiç gergin olmayana bak. Gerginliğimden ev sallanacak resmen. Funda Abla gidince tatlıyı yemeye başlamıştım. Hem tatlıyı yiyor hem de duvardaki güneş ve ayın yan yana olduğu resme bakıyordum. Ne tuhaf. farklı şekillere sahipler ama aynı gökyüzünün sadece farklı yerlerindeler. İnsanlarda da olduğu gibi. Kavuşmak isteyip sanki denk gelemiyormuşuz gibi. Acaba bir sesli konuşma onunla karşılaşmamı sağlayabilecek mi?
---
Funda Abla ile Doğa uyumuştu. Ben de balkonda onun araması için kalan 5 dakikayı sayıyordum. Ve tabii ki balkonda dört dönerek yapıyordum bunu. Onun aramasını beklerken ayın pembeleştiğini fark ettim. Çok güzel görünüyordu. Sanki pamuk şekere benziyordu. Ben öylece ayı izlerken telefonum titremeye başlamıştı. Sakin olmalıydım ama daha açma tuşuna basarken bile panik olmuştum.
Açtıktan sonra tok bir sesin bana "Alo!" dediğini duydum. Elim ayağım birbirine karışmışken başımı aya çevirip aya bakarken "Alo!" dedim. Evet ben bunu başardım. Hem de gökyüzünü çok seven bu kızı ayın görüntüsü sakinleştirirken bunu başardım. Benim alo dememden birkaç saniye sonra yine aynı o tok sesi duydum.
"Merhaba Birce!"
Ben geceyi sevip onu aydınlatanı bilirdim şimdiyse bir "merhaba" ile başka bir ışığı tanıyacaktım.
-----
Herkese merhabalar! Nasılsınız? Size birkaç tatlış sorum olacak.
Tatlış Sorular
1.Bölümü nasıl buldunuz?
2.Sizin de geceyi aydınlatanı tanırken hayatınıza gündüz bile ışık olan birisi var mı?
3.Siz de ilişki yaşamaya başlayacağınız kişiyle ilk konuştuğunuzda neler hissetmiştiniz?
Sorularımız bitti ama yaşanacak hikayelerimiz bitmedi. Diğer bölümde görüşmek üzere
İnstagram hesabım: yelizvekalemi
Bölüm etkileşimi
