KAT 9 DAİRE? kitap kapağı

24. bölüm / 26

KAT 9 DAİRE?

25.Bölüm: Vazgeçmek

Vaveyla Yazarı: Yeliz B.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: 25.Bölüm: Vazgeçmek

-----
Balıkçı defteri sandığına geri koyduktan sonra denizin mavi sularında kaybolmaya devam etmiş. Kayboldukça vazgeçtiği şeyleri hatırlamış ve şöyle demiş: "Ben deniz için karadan vazgeçtim, gökyüzünün ve etrafımdaki her şeyin yoldaşlığı için insanlardan vazgeçtim, bir kalbi iyilikle dolduran bir kardeşten vazgeçtim. Vazgeçtim ama kaybettiklerimi öğrenebilmek için vazgeçtim."
---

25.Bölüm: Vazgeçmek

Bazen aşkı bilmeden çok aşık olursunuz. Nasıl mı? Ben Birce Korkmaz 18 yaşında olup aşk hayatı nihilizm destekçisi olan kızım ve hiç aşkı bilmeyen bilmeden deli dolu aşık olan o kız da benim. Bilmeden öyle bir aşık olursunuz ki gökyüzüne çıkartayım mı? Diye sorsa evet dersiniz. Çünkü uçamayacağınız ve düşeceğiniz fikri aklınıza gelmez. Çünkü sizi aşkınız her daim korur gibi hissedersiniz. Peki bunu nasıl hissedersiniz?

Binlerce sorunun cevabı onun davranışlarında ve kelimelerinde saklıydı. Her seferinde beni etkilemeyi başardığı ama ona göre sıradan gelen kelimelerinde. Sen beni iyileştiriyorsun cümlesi duyunca sıradan gelen, kalbinle hissedince anlamlı gelen bir cümleydi. Yaralarım var, acılarım var ama sen varsın ve sen beni iyileştiriyorsun demekti.

Birbirimize gülümseyerek bakmaya devam ettik. "Saat 00.00'da hazır olun Oğuz Bey sizi görüntülü arayacağım."

"Ben sana hep hazırım Birce Hanım."

Bir anda kapı açıldı. İçeriye Oğuz'un babası Rıfat Amca ile doktor girdi. "Oğuz oğlum bugün daha iyi misin?"

"Evet daha iyiyim."

"Bak sana hangi doktoru getirdim" diyerek Rıfat Amca yanındaki doktoru gösterdi. Belli ki adamı tanıyorlardı.

"N'aber Oğuz'cum?"

Oğuz gülerek "İyiyim Bay Parker. Siz nasılsınız?" dedi.

"Ben de iyiyim."

Konuşma bitip tüm bakışlar bana dönünce "Merhaba ben Birce Oğuz'un..."

"Sevgilim." Oğuz sözümü kesmişti.

Doktor Bey içten bir şekilde gülümseyerek konuştu. "Merhaba Birce."

"Dün seninle tanışamamıştık Birce. Doktor Bey Oğuz'u muayene ederken biraz sohbet edelim mi?"

Rıfat Amca'nın bu teklifine şaşırmıştım ama şaşkınlığımı belli etmeden "Tabii olur edelim" dedim.

Oğuz'a gülümseyerek yatağın kenarından kalktım ve Rıfat Amca ile odadan çıktım. Birlikte koridordaki koltuklara oturduk.

"Görünen o ki Oğuz seni çok seviyor belli. Nasıl tanıştınız? Oğuz o kadar sosyal bir çocuk değil de."

"İnternetten tanıştık."

"İnternetten mi tanıştınız?"

"Evet, Oğuz bana mesaj atmıştı o şekilde tanışmış olduk."

"İnternet aracılığıyla birbirinize denk gelmeniz iyi olmuş. Annen baban ne işle meşgul?"

Duyduğum soruyla gülümseyen yüzüm yerini hüzünlü bir ifadeye bıraktı. "Şey... Ben annemi ve babamı 8 yaşındayken trafik kazasında kaybettim. "

"Özür dilerim başın sağ olsun. Annen eşimin arkadaşıydı. Buna üzüldüm. "

"Sağ olun. Size bir şey sorabilir miyim?"

"Tabii buyur sor canım."

"Oğuz'u oğlunuzu ne kadar seviyorsunuz?"

Sorduğum soruyla Rıfat Amca şaşırmış gibi baktı. "Bu soruya kesin bir cevap veremem ama diyebileceğim tek şey Oğuz benim her şeyim. Onu çok seviyorum. Berbat şeyler yaptım. Onu çok üzdüm ama onu sevmiyor değilim."

"O zaman geç olmadan onunla konuşun. Çünkü bir şeylere geç kalırsanız ona da o kadar uzaklaşırsınız."

"Onunla konuşmak istiyorum ama o benimle pek konuşmak istemiyor gibi."

"Ben Oğuz'la konuşurum yeter ki siz aranızı düzeltebilmek için konuşmayı isteyin."

"Bunu yaparsan çok mutlu olurum. Teşekkür ederim Birce."

"Rica ederim." O an Rıfat Amca'nın dedikleriyle çok mutlu oldum.

Sessizce oturuyorken doktor çıktı. "Rıfat Bey."

"Nesi varmış?"

"Hapları düzenli kullanmamış bu da bayılmasına neden olmuş."

"Anladım klasik Oğuz hareketi. Çekerim ben onun kulağını düzenli kullanır artık" diyerek Rıfat Amca bana döndü. "Birce sen Oğuz'un yanına git istersen."

"Tamam ben onun yanına gideyim" deyip kalkıp odaya gittim.

Oğuz gayet iyi bir şekilde gözüküyordu. Yanına oturdum. "Oğuz senin tansiyonun kronik bir rahatsızlık mıydı?"

"Neden sordun?"

"Doktor daha doğrusu senin deyiminle Bay Parker senin için ilaçları düzenli kullanmadığı için bayılmasına sebep olmuş dedi."

"Evet kronikti canım. O yüzden etkilemiş oldu."

"Bir şey daha var" deyip biraz duraksadım. "Oğuz baban senden vazgeçmemiş."

O an bakışlarında anlam veremediğim bir ifade oluştu. Sanki babasının ondan vazgeçmemiş olmasına hem sevinmiş hem de üzülmüş gibiydi. Ama sevinen yanı küçükken ki Oğuz üzülen yanı ise şu an ki Oğuz gibi gelmişti.

"Benden vazgeçmemiş öyle mi, bunu kendisi mi dedi?" Şimdi kızgınlık var gibiydi.

"Kendisi söyledi. Seninle gerçekten baba oğul gibi olmak istiyor Oğuz." Ellerini tuttum. Ben ellerini tutunca yüzündeki kızgınlık gitmiş gibiydi. "Sadece bir kere onunla konuş."

"Birce..."

"Benim için sadece bir kere."

"Tamam bir kere konuşurum. Ama sadece senin için" diyerek yanağımdan öptü. Tam o sırada telefonumdan bildirim sesi geldi. Telefonu elime alıp gelen bildirimi okumaya başladım. Benimle birlikte Oğuz da okuyordu.

"3 resim" - Fotoğrafçı Kız Azra

"Selam Birce çektiğim fotoğraflar. Bu daha başlangıç." -Fotoğrafçı Kız Azra

O an Oğuz ile göz göze geldik. "Azra kim?"

"Hani demiştim ya dükkana bir kız geldi fotoğraf falan çekti diye o kız işte. Çektiği fotoğrafları atmış." Oğuz başını onaylar şekilde salladı ben de mesaj yazmaya başladım.

"Selam, resimleri attığın için teşekkür ederim hepsi çok güzel duruyor." -Siz

Telefonu kapatıp Oğuz'a baktım. "Bir şey soracağım kız üçten fazla mı fotoğraf çekti?"

"Hatırladığım kadarıyla hayır. Yani ne çektiyse onu göndermiş işte. Ne oldu ki?"

"Bu daha başlangıç yazmış ya..." Oğuz'un dediği şeyle kafam karışmış bir halde düşünmeye başladım. "3 tane çekmişti. Dükkanın içini, dışını bide bizim üçümüzün fotoğrafını çekti. Ama boş ver zaten kızla o gün tanıştığımızda da Doğa ile bana tuhaf gelmişti."

"İyi tamam o zaman."

"Bu arada sormayı unuttum. O doktora neden Bay Parker diyorsun?"

"Tobey Maquire'ye benziyor da ondan." Güldüm. Haklıydı doktoru cidden benziyordu.

Tam o sırada içeriye bizim grup gelmiş oldu. "Yeter artık Barış sus!" Kaya yine Barış'a sinirlenmişti.

Doğa elini başına götürerek "Harbi ya başım ağrıdı" dedi.

"Nabersiniz Birce' lik ile Oğuz'luk?" Okay onların tam tersi heyecanlı gibiydi.

"İyiyiz Okay da... Bunların nesi var?" dedi Oğuz.

"Klasik Barış işte."

Barış somurtkan bir halde bakıyordu. O sırada Doğa yanıma geldi. "Hadi dükkana gitmiyor muyuz?" Derken Rıfat Amca geldi. "Oğuz çıkış işlemlerini yaptım artık çıkabiliriz."

"Tabii ben hazırlanayım o zaman" diyerek Oğuz yataktan kalkıp banyoya gitti.

"Sonra dükkana mı gidiyoruz?" diye sordu Barış.

"Gideriz" deyip Rıfat Amca'ya baktım. Oğuz'la arasının düzelmesini istiyordu ama o şu anlık bizimle gelemezdi. Çünkü onun sadece Oğuz'la arası bozuk değildi. Funda Abla'yla da arası bozuktu. O yüzden dükkana gelmemesi daha doğruydu.

Bir süre sonra Oğuz da hazırlanıp banyodan çıkmıştı. "Baba biz Birce'lerin dükkanına gidiyoruz. Sonra konuşuruz yine."

"Tamam oğlum."

Herkes yavaş yavş çıkarken Oğuz bana elini uzattı. "Hadi gidelim."

"Oğuz sen çık telefonda bir işim var hemen geliyorum."

Oğuz sorgular bir şekilde baktı. "İyi peki." O çıktıktan sonra Rıfat Amca'ya döndüm. "Şu an dükkana bizimle birlikte gelmeniz pek doğru olmayabilir. Çünkü Funda Abla da var ve açıkcası..."

"Beni hiç sevmiyor biliyorum."

Bu durumdan hoşnut olmadığımı belirtmek için dudaklarımı birbirine bastırdım. "Ama siz merak etmeyin. Ben Oğuz'la sizin için bir şeyler ayarlamaya çalışacağım."

"Teşekkür ederim Birce. Hadi git seni merak etmiştir."

"Hoşça kalın" deyip el sallayıp odadan çıktım. Oğuz gitmemişti, asansörün önünde bekliyordu. Hızlıca yanına gittim.

"Babamla mı sohbet ediyorsunuz?"

"Beni tanımaya çalışıyor. Oğlunun kalbini çaldığım için" derken Oğuz'un basmadığı asansör tuşuna bastım.

"Tek taraflı değil ben de senin kalbini çaldım." Oğuz bilmiş bir tavırla konuşmuştu.

Asansör gelmeden önce ona sarıldım o da bana sarıldı. Başımı kaldırıp tebessüm ederek Oğuz'a baktım. "Hep böyle mi kalsak?"

"Kalmayacağımızı kim söyledi?"

"Ben söyledim kardeşim." Ses tanıdık gelmişti sanki Okay konuşuyor gibiydi. Dönüp baktığımızda bizimkileri asansörde gördük. Cidden konuşan Okay'dı.

Oğz da benimle aynı derecede şaşırarak "Siz hala aşağıya inmediniz mi?" diye sordu.

Kaya bıkkın bir şekilde Barış ve Okay'ı gösterip konuştu. "Bu ikisi çatıyı görmek istediği için en yukarı çıktık."

"Anladım, hadi gel hayatım." Oğuz'un bana uzattığı elini tutarak birlikte asansöre bindik.

Asansör hareket etmeye başlamışken gülerek "Çatı güzel miydi bare?" diye sordum.

"Güzel olmaz mı güzeldi. Sanki kralmış gibi tüm şehir ayaklarımın altındaydı." Barış anlatırken krallığı yaşıyor gibiydi. Ama grubun yüz ifadelerinden anlaşılacağı üzere bir Barış ve Okay vakası yaşanacaktı. Belliydi.

"Sen ve krallığı yönetmek hiç bağdaşmıyor kardeşim."

"O niyeymiş?"

"Sen daha kendini yönetemiyorsun."

Ve yaşanmıştı da.

--

Hep birlikte dükkana geldiğimizde bizi karşılayan Funda Abla'ya sarıldım. "Kızım ne oldu?" Ani sarılmam onun tuhafına gitmişti. Ama o an içimden gelerek sarılmıştım. "İçimden geldi." Tam o sırada Doğa yanımıza gelerek "Kıskanırım ama" diyerek sarıldı. Birkaç saniye öyle durduktan sonra kendimi geri çekerek sarılmayı bıraktım. "Funda Abla sana Oğuz ve arkadaşlarını getirdik."

"Hoş geldiniz çocuklar."

Hepsi aynı anda "Hoş bulduk" dedi.

"Hadi istediğiniz bir yere oturun size tatlı getireyim" diyerek Funda Abla masaları göstermişti.

Hep birlikte masalardan birine oturduk. Okay "Dükkanınız çok tatlıymış" diyerek etrafı incelemeye devam etti.

"Aklıma bir şey geldi." Barış ve yine garip bir fikir.

"Söyle bakalım bu sefer ne geldi." Doğa'nın sorusuyla Barış etrafta göz gezdirmeye başladı.

"Bizim yarım kalmış partiyi burada mı yapsak, nasıl fikir?"

"Biz de dinliyoruz. Barış burası tatlıcı." Oğuz bıkmış bir tavırla konuştu.

"Ya niye öyle diyorsunuz? Ne güzel millet tatlı yer."

"Sen sadece dans ederek bile bayıldın. Burada parti yaparsak tatlı yiyerek bayılırsın." Kaya haklıydı.

O sırada dükkana kargocu geldi. "İyi günler Birce Korkmaz burada mı?"

Hızlıca ayağa kalkıp kargocunun yanına gittim. "Buyrun Birce Korkmaz benim."

"Size kargo var, şurayı imzalayabilir misiniz?" Adamın kağıtta gösterdiği yeri imzalayarak kargoyu aldım. "İyi günler."

"İyi günler."

Kargoyu anlamaya çalışırken bizimkilerin yanına oturdum. Doğa bana dönerek "Bir şey mi almıştın?" diye sordu. Başımı olumsuz anlamda salladıktan sonra kargoyu açtım. İçinden küçük bir kutu çıkmıştı. Hep beraber kutuyu bakıyorduk. Hızlıca kutuyu açtım. Üzerinde bir not vardı.

"Her insanın üstünde onun gerçek kimliğini saklayan bir toz vardır Birce. Onun gerçeğini görebilmek için onu silmek gerekir. Ama bazılarında toz değil karlar kaplıdır. Güneşin çıkıp erimesini beklerken o beyazlıkta renklerini kaybedebilirsin."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18